Ana içeriğe geç
Sözlük

olanak ile cümle

olanak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Böylece hücrenin doğru istikamette yavaşça akmasına olanak veriyor.外から見ると優雅な動きですが
BS: Etrafımızda birçok olanak var.Bem, há oportunidades à nossa volta.
BS: Etrafımızda birçok olanak var.BS: 우리 주위에는 얼마든지 그럴 기회가 있습니다.
BS: Etrafımızda birçok olanak var.Sunt oportunităţi peste tot în jurul nostru.
BS: Etrafımızda birçok olanak var.ב.ס: ובכן ישנן מסביבנו המון אפשרויות.
BS: Etrafımızda birçok olanak var.ب.س: حسناً هناك فرص في كل مكان.
BS: Etrafımızda birçok olanak var.例えば カリフォルニアに住んでいたら
Bu, aslında, olanakları kısmakla ilgili de değildir.Es geht tatsächlich nicht darum, Möglichkeiten einzuschränken.
Bu, aslında, olanakları kısmakla ilgili de değildir.Faktum är att det inte handlar om att begränsa möjligheter.
Bu, aslında, olanakları kısmakla ilgili de değildir.Het gaat in feite om het beknotten van mogelijkheden.
Bu, aslında, olanakları kısmakla ilgili de değildir.Il ne s'agit pas, en fait, de restreindre les possibilités.
Bu, aslında, olanakları kısmakla ilgili de değildir.이건 실제로 가능성을 좁히는 것이 아니고
Bu, aslında, olanakları kısmakla ilgili de değildir.Não se trata, na realidade, de limitar possibilidades.
Bu, aslında, olanakları kısmakla ilgili de değildir.Non si tratta, infatti, di ridurre le possibilità.
Bu, aslında, olanakları kısmakla ilgili de değildir.No se trata, de hecho, de restringir posibilidades.
Bu, aslında, olanakları kısmakla ilgili de değildir.Nu este, de fapt, despre privarea de posibilitati.
Bu, aslında, olanakları kısmakla ilgili de değildir.Thực tế nó cũng không phải về cướp đi các khả năng.
Bu, aslında, olanakları kısmakla ilgili de değildir.To nie chodzi, w gruncie rzeczy, o ograniczenie możliwości.
Bu, aslında, olanakları kısmakla ilgili de değildir.V skutočnosti ani nie je o obmedzovaní možností.
Bu, aslında, olanakları kısmakla ilgili de değildir.Στην πραγματικότητα, δεν περιορίζει τις δυνατότητες.
Bu, aslında, olanakları kısmakla ilgili de değildir.То не е, всъщност, за ограничаване на възможностите.
Bu, aslında, olanakları kısmakla ilgili de değildir.זה לא קשור בהפחתת אפשרויות.
Bu, aslında, olanakları kısmakla ilgili de değildir.ليس كذلك، فى الحقيقة، عن تقليل إحتماليات.
Bu, aslında, olanakları kısmakla ilgili de değildir.これは開放を示します
Bu bana - onlara neler düşündüğünüzü söylemenize olanak tanıyacak.Auf diese Weise können Sie ihnen sagen, was Sie denken.
Bu bana - onlara neler düşündüğünüzü söylemenize olanak tanıyacak.Będziecie mogli wtedy przekazać to mnie, powiedzieć im, co o tym myślicie.
Bu bana - onlara neler düşündüğünüzü söylemenize olanak tanıyacak.Cela vous permettra de me dire -- vous pourrez leur dire ce que vous pensez.
Bu bana - onlara neler düşündüğünüzü söylemenize olanak tanıyacak. Çok iyi olacak.Ez lehetővé teszi majd azt, hogy elmondják nekem -- elmondhassák nekik, hogy mit gondolnak.
Bu bana - onlara neler düşündüğünüzü söylemenize olanak tanıyacak. Çok iyi olacak."Saberão o que eles pensam, poderão dizer-lhes o que pensam.
Bu bana - onlara neler düşündüğünüzü söylemenize olanak tanıyacak.Điều đó cũng cho phép các ngài nói nữa.
Bu bana - onlara neler düşündüğünüzü söylemenize olanak tanıyacak.Dit geeft je de mogelijkheid om me te vertellen -- je kan hen vertellen wat je denkt.
Bu bana - onlara neler düşündüğünüzü söylemenize olanak tanıyacak.Esto permitirá que me digan; que les puedan decir lo que piensan.
Bu bana - onlara neler düşündüğünüzü söylemenize olanak tanıyacak.그러면 여러분의 생각을 저와 그들에게 말해줄 수 있고
Bu bana - onlara neler düşündüğünüzü söylemenize olanak tanıyacak.Le poți spune ceea ce gândești.
Bu bana - onlara neler düşündüğünüzü söylemenize olanak tanıyacak.Questo vi permetterebbe di parlargli... potete dire loro cosa pensate.
Bu bana - onlara neler düşündüğünüzü söylemenize olanak tanıyacak.To vám umožní říct mi - budete jim moci říct, co si myslíte.
Bu bana - onlara neler düşündüğünüzü söylemenize olanak tanıyacak.Έτσι θα μπορείτε να τους πείτε τι πιστεύετε.
Bu bana - onlara neler düşündüğünüzü söylemenize olanak tanıyacak.Така можете да им кажете какво мислите.
Bu bana - onlara neler düşündüğünüzü söylemenize olanak tanıyacak.Це дозволить вам сказати мені -- ви можете сказати їм, що думаєте.
Bu bana - onlara neler düşündüğünüzü söylemenize olanak tanıyacak.Это позволит вам сказать мне - сказать им, что вы считаете.
Bu bana - onlara neler düşündüğünüzü söylemenize olanak tanıyacak.זה ייאפשר לכם לומר לי -- תוכלו לומר להם את דעתכם.
Bu bana - onlara neler düşündüğünüzü söylemenize olanak tanıyacak.وهذا سوف يخولهم باخباركم مالذي يفكرون به ..
Bu bana - onlara neler düşündüğünüzü söylemenize olanak tanıyacak."つまり意見の交換です"
Bu bize sıtmayı bir hastalık olarak elimine etmemize olanak sağlayacaktır.Ça nous donnerait la possibilité d'éliminer réellement le paludisme en tant que maladie.
Bu bize sıtmayı bir hastalık olarak elimine etmemize olanak sağlayacaktır.Ci darebbe finalmente l'opportunità di eliminare la malaria come malattia.
Bu bize sıtmayı bir hastalık olarak elimine etmemize olanak sağlayacaktır.Dadurch wären wir tatsächlich in der Lage, Malaria als Erkrankung auszulöschen.
Bu bize sıtmayı bir hastalık olarak elimine etmemize olanak sağlayacaktır.Dałoby nam to szansę faktycznie wyplenić malarię.
Bu bize sıtmayı bir hastalık olarak elimine etmemize olanak sağlayacaktır.Dat zou ons een kans geven om malaria daadwerkelijk uit te roeien.
Bu bize sıtmayı bir hastalık olarak elimine etmemize olanak sağlayacaktır.Ezzel jó esetben akár elpusztíthatjuk a maláriát, mint betegséget.
Bu bize sıtmayı bir hastalık olarak elimine etmemize olanak sağlayacaktır.Isso iria dar-nos uma oportunidade para eliminar realmente a malária como uma doença.
Bu bize sıtmayı bir hastalık olarak elimine etmemize olanak sağlayacaktır.우리는 말라리아라는 질병을 실질적으로 말살시킬 기회를 얻는 것입니다.
Bu bize sıtmayı bir hastalık olarak elimine etmemize olanak sağlayacaktır.Ne-ar da ocazia să eradicăm malaria ca boală.
Bu bize sıtmayı bir hastalık olarak elimine etmemize olanak sağlayacaktır.Nos daría la oportunidad de eliminar realmente la malaria como enfermedad.
Bu bize sıtmayı bir hastalık olarak elimine etmemize olanak sağlayacaktır.Nó sẽ cho chúng ta cơ hội để thật sự loại bỏ bệnh sốt rét.
Bu bize sıtmayı bir hastalık olarak elimine etmemize olanak sağlayacaktır.Αυτό θα μας έδινε την ευκαιρία να εξαλείψουμε την ελονοσία ως ασθένεια.
Bu bize sıtmayı bir hastalık olarak elimine etmemize olanak sağlayacaktır.У нас появится шанс уничтожить малярию как болезнь.
Bu bize sıtmayı bir hastalık olarak elimine etmemize olanak sağlayacaktır.Це дало б нам можливість реально усунути малярію як хворобу.
Bu bize sıtmayı bir hastalık olarak elimine etmemize olanak sağlayacaktır.זה ייתן לנו הזדמנות למחוק בעצם את המלריה כמחלה.
Bu bize sıtmayı bir hastalık olarak elimine etmemize olanak sağlayacaktır.والذي سوف يعطينا فرصة حقيقية للقضاء على الملاريا كمرض.
Bu bize sıtmayı bir hastalık olarak elimine etmemize olanak sağlayacaktır.できるかもしれません チーズ、犬、そして錠剤で蚊を駆逐出来るのです
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod