Bizler sadece önümüzdeki olanakları görmeye çalışıyoruz.My sa iba snažíme hľadať možnosti.
Bizler sadece önümüzdeki olanakları görmeye çalışıyoruz.Og vi prøver bare at se muligheder.
Bizler sadece önümüzdeki olanakları görmeye çalışıyoruz.Și noi încercăm doar să vedem posibilitățile.
Bizler sadece önümüzdeki olanakları görmeye çalışıyoruz.Và chúng tôi đang cố nhìn thấy những triển vọng.
Bizler sadece önümüzdeki olanakları görmeye çalışıyoruz.We zijn de mogelijkheden nog aan het ontdekken.
Bizler sadece önümüzdeki olanakları görmeye çalışıyoruz.Wir versuchen nur, Möglichkeiten wahrzunehmen.
Bizler sadece önümüzdeki olanakları görmeye çalışıyoruz.Y solo estamos explorando posibilidades.
Bizler sadece önümüzdeki olanakları görmeye çalışıyoruz.Και απλά προσπαθούσαμε να δούμε δυνατότητες.
Bizler sadece önümüzdeki olanakları görmeye çalışıyoruz.Ми просто намагаємось побачити можливості.
Bizler sadece önümüzdeki olanakları görmeye çalışıyoruz.Мы пытаемся увидеть возможности.
Bizler sadece önümüzdeki olanakları görmeye çalışıyoruz.Ние просто се опитваме да видим възможностите.
Bizler sadece önümüzdeki olanakları görmeye çalışıyoruz.ואנו פשוט מנסים להבחין באפשרויות.
Bizler sadece önümüzdeki olanakları görmeye çalışıyoruz.ونحن فقط نريد رؤية الإمكانيات.
Bizler sadece önümüzdeki olanakları görmeye çalışıyoruz.これはテトラパックです
Bogatanoluların çok azının arabası vardı ama şehrin olanaklarının büyük kısmını bunların hizmetine sunulmuştu.Aunque pocos bogotanos tienen automóviles, los recursos de la ciudad estaban a su servicio.
Bogatanoluların çok azının arabası vardı ama şehrin olanaklarının büyük kısmını bunların hizmetine sunulmuştu.Chỉ có ít người Bogota có xe hơi, tuy nhiên một phần lớn tài nguyên của thành phố lại được dùng phục vụ nó.
Bogatanoluların çok azının arabası vardı ama şehrin olanaklarının büyük kısmını bunların hizmetine sunulmuştu.Choć niewielu mieszkańców Bogoty miało samochody, na ich obsługę przeznaczano znaczną część zasobów miasta.
Bogatanoluların çok azının arabası vardı ama şehrin olanaklarının büyük kısmını bunların hizmetine sunulmuştu.Harva bogotalainen omisti auton ja siitä huolimatta kaupungin resursseista suuri osa oli omistettu autoille.
Bogatanoluların çok azının arabası vardı ama şehrin olanaklarının büyük kısmını bunların hizmetine sunulmuştu.Kevés bogotainak van kocsija, mégis a város költségvetésének nagy része őket szolgálta.
Bogatanoluların çok azının arabası vardı ama şehrin olanaklarının büyük kısmını bunların hizmetine sunulmuştu.자동차를 소유한 소수와, 시 자원의 막대한 부분이 그들 전용이었죠.
Bogatanoluların çok azının arabası vardı ama şehrin olanaklarının büyük kısmını bunların hizmetine sunulmuştu.Pochi abitanti possedevano automobili, ma un'enorme parte delle risorse cittadine veniva spesa per loro.
Bogatanoluların çok azının arabası vardı ama şehrin olanaklarının büyük kısmını bunların hizmetine sunulmuştu.Weinig Bogatanos hebben een eigen wagen, maar een enorm deel van het geld van de stad werd besteed aan hen.
Bogatanoluların çok azının arabası vardı ama şehrin olanaklarının büyük kısmını bunların hizmetine sunulmuştu.למעטים מבוגוטה יש מכונית, אך חלק עצום ממשאבי העיר מוקדש לשירות מכוניות.
Bogatanoluların çok azının arabası vardı ama şehrin olanaklarının büyük kısmını bunların hizmetine sunulmuştu.هناك القليل من السكان يملكون سيارات خاصة، ولكن هناك جزء كبير من موارد المدينة مخصص لخدمتهم
Bogatanoluların çok azının arabası vardı ama şehrin olanaklarının büyük kısmını bunların hizmetine sunulmuştu.市長であれば 解決できる問題です
Böyle bir denetimsiz büyümeye olanak veren su ve kanalizasyon şebekeleri kuruldu.Bạn đã có nước, mạng lưới hệ thống thoát nước cho phép sự mở rộng không ngừng.
Böyle bir denetimsiz büyümeye olanak veren su ve kanalizasyon şebekeleri kuruldu.Como el agua, redes de alcantarillado que permitieron este tipo de expansión desenfrenada.
Böyle bir denetimsiz büyümeye olanak veren su ve kanalizasyon şebekeleri kuruldu.Es gab Wasser- und Abwasser-Netze, die diese Art ungezügelter Ausdehnung ermöglichten.
Böyle bir denetimsiz büyümeye olanak veren su ve kanalizasyon şebekeleri kuruldu.상수도와 하수도가 설치되면서 네트워크는 손쓸 수 없을 정도로 확장되었어요.
Böyle bir denetimsiz büyümeye olanak veren su ve kanalizasyon şebekeleri kuruldu.On a eu des réseaux d'eau, d'égouts, qui ont permis cette expansion incontrôlée.
Böyle bir denetimsiz büyümeye olanak veren su ve kanalizasyon şebekeleri kuruldu.Rețele de apă și canalizare care să permită o asemenea expansiune necontrolată.
Böyle bir denetimsiz büyümeye olanak veren su ve kanalizasyon şebekeleri kuruldu.Reti idriche e fognarie hanno consentito questo tipo di espansione non controllata.
Böyle bir denetimsiz büyümeye olanak veren su ve kanalizasyon şebekeleri kuruldu.Vznikali vodné siete a kanalizácia a umožnili tak nekontrolovateľný rozmach.
Böyle bir denetimsiz büyümeye olanak veren su ve kanalizasyon şebekeleri kuruldu.Waterleidingen en riolen maakten dit soort ongecontroleerde uitbreiding mogelijk.
Böyle bir denetimsiz büyümeye olanak veren su ve kanalizasyon şebekeleri kuruldu.Υπήρχαν τα δίκτυα ύδρευσης κι αποχέτευσης που επέτρεπαν αυτού του είδους την ανεξέλεγκτη ανάπτυξη.
Böyle bir denetimsiz büyümeye olanak veren su ve kanalizasyon şebekeleri kuruldu.Будівництво каналізацій дало можливість безперешкодно продовжувати розширення.
Böyle bir denetimsiz büyümeye olanak veren su ve kanalizasyon şebekeleri kuruldu.Водопровод, канализация... Всё это способствовало неумолимому росту.
Böyle bir denetimsiz büyümeye olanak veren su ve kanalizasyon şebekeleri kuruldu.היו רשתות מים וביוב שאיפשרו מין התפשטות בלתי מבוקרת.
Böyle bir denetimsiz büyümeye olanak veren su ve kanalizasyon şebekeleri kuruldu.شبكات الماء ، والمجاري التي أتاحت هذا النوع من التوسع.
Böyle bir denetimsiz büyümeye olanak veren su ve kanalizasyon şebekeleri kuruldu.際限ない拡張を支えました 機能がますます分化していき
Böyle bir durumda, halen geçerli olan iznin geri alınması da olanaklı bulunmaktadır.Det är även möjligt att ett existerande tillstånd upphävs.
Böyle bir durumda, halen geçerli olan iznin geri alınması da olanaklı bulunmaktadır.Il est également possible que votre permis de séjour en vigueur soit annulé.
Böyle bir durumda, halen geçerli olan iznin geri alınması da olanaklı bulunmaktadır.On myös mahdollista, että voimassaoleva lupa perutaan.
Böyle bir durumda, halen geçerli olan iznin geri alınması da olanaklı bulunmaktadır.También es posible que se cancele su permiso de residencia en vigor.
Böyle bir durumda, halen geçerli olan iznin geri alınması da olanaklı bulunmaktadır.Кроме того, имеющийся вид на жительство может быть аннулирован.
Böylece hücrenin doğru istikamette yavaşça akmasına olanak veriyor.Das bringt die Zellen dazu, sich in die richtige Richtung zu bewegen.
Böylece hücrenin doğru istikamette yavaşça akmasına olanak veriyor.Isso permite às células avançarem nas direções certas.
Böylece hücrenin doğru istikamette yavaşça akmasına olanak veriyor.Ce qui permet aux cellules de s'écouler dans les bonnes directions.
Böylece hücrenin doğru istikamette yavaşça akmasına olanak veriyor.Daardoor kan de cel meedeinen in de juiste richting.
Böylece hücrenin doğru istikamette yavaşça akmasına olanak veriyor.그래서 세포들이 올바른 방향을 타고 흐를 수 있게 됩니다.
Böylece hücrenin doğru istikamette yavaşça akmasına olanak veriyor.lungindu-se lent în direcțiile impuse.
Böylece hücrenin doğru istikamette yavaşça akmasına olanak veriyor.Questo permette alla cellula di espandersi nelle direzioni giuste.
Böylece hücrenin doğru istikamette yavaşça akmasına olanak veriyor.To umožňuje buňce pomalu se posouvat správným směrem.
Böylece hücrenin doğru istikamette yavaşça akmasına olanak veriyor.Vì vậy, nó cho phép các tế bào rỉ ra dọc theo các hướng đúng.
Böylece hücrenin doğru istikamette yavaşça akmasına olanak veriyor.Y eso permite que las células se deslicen en la dirección correcta.
Böylece hücrenin doğru istikamette yavaşça akmasına olanak veriyor.Με τέτοιο τρόπο που επιτρέπει στα κύτταρα να ρέουν κατά μήκος, αυτής της σωστής κατεύθυνσης.
Böylece hücrenin doğru istikamette yavaşça akmasına olanak veriyor.Това позволява клетките да излъчват в правилните посоки.
Böylece hücrenin doğru istikamette yavaşça akmasına olanak veriyor.Это позволяет клетке перетекать в нужном направлении.
Böylece hücrenin doğru istikamette yavaşça akmasına olanak veriyor.כך שזה מאפשר לתאים לזרום בכיוונים הנכונים.
Böylece hücrenin doğru istikamette yavaşça akmasına olanak veriyor.وهذا يسمح للخليه بأن تنسل في ذلك الاتجاه