Benim söylediğim şimdi daha fazla olanak var.Říkali jsme, že je tu také další možnost.
Benim söylediğim şimdi daha fazla olanak var.Teraz wiemy, że są też inne opcje.
Benim söylediğim şimdi daha fazla olanak var.Днес казваме, че съществуват и други възможности.
Benim söylediğim şimdi daha fazla olanak var.Итак, мы говорим о том, что существуют и другие варианты.
Benim söylediğim şimdi daha fazla olanak var.עכשיו אנו אומרים שיש עוד דרכים.
Benim söylediğim şimdi daha fazla olanak var.ونحن نقول بأن هناك خيارات أخرى أيضا
Benim söylediğim şimdi daha fazla olanak var.例えば 市が
Benim yolum, küçük işletmelerin büyümesi ve iş olanakları sağlaması. Crowley:Mein Weg soll immer in kleine Unternehmen wachsen und mieten Menschen. \ CROWLEY:
Bilinen türlerin sadece %15 kadarı durumlarının değerlendirebilmesini olanaklı kılacak kadar iyi araştırıldı.발견된 생물의 15%만이 그 상태를 평가할 수 있을 정도의 연구가 되어 있을 뿐이며
Bilinen türlerin sadece %15 kadarı durumlarının değerlendirebilmesini olanaklı kılacak kadar iyi araştırıldı.Az ismert fajok mindössze 15 százalékáról tudunk annyit, hogy a státuszuk megállapítható legyen.
Bilinen türlerin sadece %15 kadarı durumlarının değerlendirebilmesini olanaklı kılacak kadar iyi araştırıldı.Doar 15% din toate speciile au fost studiate suficient încât să le putem evalua situaţia.
Bilinen türlerin sadece %15 kadarı durumlarının değerlendirebilmesini olanaklı kılacak kadar iyi araştırıldı.Hanya sekitar 15 persen dari spesies yang diketahui telah dipelajari dengan baik untuk mengevaluasi statusnya.
Bilinen türlerin sadece %15 kadarı durumlarının değerlendirebilmesini olanaklı kılacak kadar iyi araştırıldı.Nur etwa 15 % der bekannten Arten sind ausreichend untersucht, um sie einzuordnen.
Bilinen türlerin sadece %15 kadarı durumlarının değerlendirebilmesini olanaklı kılacak kadar iyi araştırıldı.Slechts ongeveer 15 percent van de gekende soorten zijn goed genoeg bestudeerd om hun status te beoordelen.
Bilinen türlerin sadece %15 kadarı durumlarının değerlendirebilmesini olanaklı kılacak kadar iyi araştırıldı.Só 15% das espécies conhecidas têm sido estudadas suficientemente para avaliar a sua situação.
Bilinen türlerin sadece %15 kadarı durumlarının değerlendirebilmesini olanaklı kılacak kadar iyi araştırıldı.Tan solo un 15% de ellas aproximadamente han sido ampliamente estudiadas como para evaluar su situación
Bilinen türlerin sadece %15 kadarı durumlarının değerlendirebilmesini olanaklı kılacak kadar iyi araştırıldı.Tylko 15% znanych gatunków zbadano na tyle, by ocenić ich stan.
Bilinen türlerin sadece %15 kadarı durumlarının değerlendirebilmesini olanaklı kılacak kadar iyi araştırıldı.Vain noin 15 % tunnetuista lajeista on tutkittu kyllin hyvin arvioidaksemme niiden merkittävyyttä.
Bilinen türlerin sadece %15 kadarı durumlarının değerlendirebilmesini olanaklı kılacak kadar iyi araştırıldı.Μόλις το 15% των γνωστών ειδών έχουν μελετηθεί αρκετά καλά ώστε να εκτιμούμε την κατάστασή τους.
Bilinen türlerin sadece %15 kadarı durumlarının değerlendirebilmesini olanaklı kılacak kadar iyi araştırıldı.Само около 15 на сто от известните видове са изследвани достатъчно добре за да се оцени състоянието им.
Bilinen türlerin sadece %15 kadarı durumlarının değerlendirebilmesini olanaklı kılacak kadar iyi araştırıldı.Только около 15% известных видов были изучены достаточно хорошо, чтобы оценить их состояние.
Bilinen türlerin sadece %15 kadarı durumlarının değerlendirebilmesini olanaklı kılacak kadar iyi araştırıldı.רק כ 15% מהמינים הידועים נחקרו מספיק כדי להעריך את מצבם.
Bilinen türlerin sadece %15 kadarı durumlarının değerlendirebilmesini olanaklı kılacak kadar iyi araştırıldı.فقط حوالي 15 في المائة من الأنواع المعروفة تم دراستها بما يكفي لتقييم حالتها.
Bilinen türlerin sadece %15 kadarı durumlarının değerlendirebilmesini olanaklı kılacak kadar iyi araştırıldı.しかも調査が進んだ 15% 中 20% は危険な状態
Bir başka olanak ise, bizim laboratuvarlarımızda çalıştığımız, hibritler üretme olanağıdır.Abbiamo un'altra possibilità. Nel nostro laboratorio stiamo lavorando sulla costruzione di ibridi.
Bir başka olanak ise, bizim laboratuvarlarımızda çalıştığımız, hibritler üretme olanağıdır.Je tu dalšia možnosť, na ktorej v mojom laboratóriu pracujeme, ktorou je vyvinutie hybridu.
Bir başka olanak ise, bizim laboratuvarlarımızda çalıştığımız, hibritler üretme olanağıdır.Kita mempunyai kemungkinan lain yang kami kerjakan di lab kami, yaitu membuat hibrid.
Bir başka olanak ise, bizim laboratuvarlarımızda çalıştığımız, hibritler üretme olanağıdır.우리는 연구실에서 일할때도 다른 가능성을 가지고 있습니다. 혼합체를 만들때이죠.
Bir başka olanak ise, bizim laboratuvarlarımızda çalıştığımız, hibritler üretme olanağıdır.Mai e o posibiltate la care lucrăm în laboratorul nostru, şi anume să construim hibrizi.
Bir başka olanak ise, bizim laboratuvarlarımızda çalıştığımız, hibritler üretme olanağıdır.Máme další možnost, pracujeme na ní v naší laboratoři, která má za úkol sestavit křížence.
Bir başka olanak ise, bizim laboratuvarlarımızda çalıştığımız, hibritler üretme olanağıdır.Mamy też inną możliwość, nad którą właśnie pracujemy, mianowicie budowanie hybryd.
Bir başka olanak ise, bizim laboratuvarlarımızda çalıştığımız, hibritler üretme olanağıdır.Meillä on toinen mahdollisuus, jonka parissa työskentelemme labrassamme -- rakennamme hybridejä.
Bir başka olanak ise, bizim laboratuvarlarımızda çalıştığımız, hibritler üretme olanağıdır.Temos outra possibilidade em que estamos a trabalhar no nosso laboratório, que é construir híbridos.
Bir başka olanak ise, bizim laboratuvarlarımızda çalıştığımız, hibritler üretme olanağıdır.Tenemos otra posibilidad en la que estamos trabajando en el laboratorio que es construir híbridos.
Bir başka olanak ise, bizim laboratuvarlarımızda çalıştığımız, hibritler üretme olanağıdır.Van egy másik lehetőség is: azon dolgozunk a laborban, hogy hibrideket építsünk.
Bir başka olanak ise, bizim laboratuvarlarımızda çalıştığımız, hibritler üretme olanağıdır.We hebben nog een andere toepassing waar we in ons lab aan werken: hybriden bouwen.
Bir başka olanak ise, bizim laboratuvarlarımızda çalıştığımız, hibritler üretme olanağıdır.Wir haben eine andere Möglichkeit, an der wir in unserem Labor arbeiten, nämlich Hybriden zu bauen.
Bir başka olanak ise, bizim laboratuvarlarımızda çalıştığımız, hibritler üretme olanağıdır.Έχουμε μια άλλη δυνατότητα πάνω στην οποία δουλεύουμε στο εργαστήριό μας, που είναι να κατασκευάσουμε υβρίδια.
Bir başka olanak ise, bizim laboratuvarlarımızda çalıştığımız, hibritler üretme olanağıdır.Има и друга възможност, над която работим в нашата лаборатория, която е да се направят хибриди.
Bir başka olanak ise, bizim laboratuvarlarımızda çalıştığımız, hibritler üretme olanağıdır.Существует другая возможность, которую мы разрабатываем в нашей лаборатории, она связана с созданием гибридов.
Bir başka olanak ise, bizim laboratuvarlarımızda çalıştığımız, hibritler üretme olanağıdır.יש לנו אפשרות נוספת אנו עובדים על כך במעבדה שלנו, והיא בניית יצורי כלאיים,
Bir başka olanak ise, bizim laboratuvarlarımızda çalıştığımız, hibritler üretme olanağıdır.ولدينا احتمالية أُخرى نحن نعمل في مختبرنا لكي نصنع روبوتات هجينة
Bir başka olanak ise, bizim laboratuvarlarımızda çalıştığımız, hibritler üretme olanağıdır.私の研究室で行っているのは ハイブリッドを作ることです ロボットより作るのがもっと簡単です
Bir öğretmenin rolü öğrenmeye olanak sağlamaktır. Bu kadar.A tanár szerepe a tanulás előmozdítása, ez minden.
Bir öğretmenin rolü öğrenmeye olanak sağlamaktır. Bu kadar.선생님의 역할을 다른 사람이 배우도록 돕는 것입니다. 그게 전부에요.
Bir öğretmenin rolü öğrenmeye olanak sağlamaktır. Bu kadar.Zadaniem nauczyciela jest ułatwienie uczenia się.
Bir öğretmenin rolü öğrenmeye olanak sağlamaktır. Bu kadar.תפקיד המורה הוא להקל על הלמידה. זה הכל.
Bir öğretmenin rolü öğrenmeye olanak sağlamaktır. Bu kadar.دور المعلم يتلخص في تيسير التعلم. هذا كل شيء.
Bir öğretmenin rolü öğrenmeye olanak sağlamaktır. Bu kadar.私が思うに 問題は
Bir öğretmenin rolü öğrenmeye olanak sağlamaktır.De rol van de leerkracht is om leren te vergemakkelijken.
Bir öğretmenin rolü öğrenmeye olanak sağlamaktır.Die Rolle eines Lehrers ist es, das Lernen zu ermöglichen.
Bir öğretmenin rolü öğrenmeye olanak sağlamaktır.El papel de un docente es facilitar el aprendizaje.
Bir öğretmenin rolü öğrenmeye olanak sağlamaktır.En lærers rolle er at muliggøre læring.
Bir öğretmenin rolü öğrenmeye olanak sağlamaktır.Il ruolo dell'insegnante è quello di facilitare l'apprendimento.
Bir öğretmenin rolü öğrenmeye olanak sağlamaktır.Le rôle d'un enseignant est de faciliter l'apprentissage.
Bir öğretmenin rolü öğrenmeye olanak sağlamaktır.O papel do professor é facilitar a aprendizagem.
Bir öğretmenin rolü öğrenmeye olanak sağlamaktır.Peran guru adalah untuk memfasilitasi pembelajaran.
Bir öğretmenin rolü öğrenmeye olanak sağlamaktır.Role učitele je usnadnit učení.
Bir öğretmenin rolü öğrenmeye olanak sağlamaktır.Rollen av en lärare är att underlätta lärande.
Bir öğretmenin rolü öğrenmeye olanak sağlamaktır.Rolul profesorului e să înlesnească învățarea.