Ana içeriğe geç
Sözlük

olan biten ile cümle

olan biten kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Tolga olan biteni anlamaya başlamıştır.В половодье вся пойма заливается.
Ed hastanede kendine gelir, olan biteni hayal meyal hatırlar.Мэри Лэнд ночует в больнице и ей снится страшный сон.
Bütün bu olan bitenlerin gerçekte yaşanmamış olduğu ima edilmiştir.ويقول الكثيرون إنها ربما لم توجد على الإطلاق.
Meraklılar, olan biteni pencerelerden sarkarak izledi.Atrás do olhos havia grandes fenestras infratemporais.
Olan biteni izleyen oğlan, herkes yatıya çekildikten sonra bu otları her gün yer.Het grote voordeel van dit systeem is dat eenmaal per dag iedereen wakker is.
Halk ise tüm bu olan biteni izlemekle meşgul oldu.Tutejsza ludność żywo interesowała się tym wszystkim czym żył naród.
İlk de Eve kılığında, olan biteni izlemiştir.Najpierw oblecieli ją, dokonując dokładnych oględzin jej uszkodzeń.
Kimileri de, bu sessizliğimizi, olan biten her şeyi onayladığımız biçimde yorumluyor.Enligt dessa är vår vilja, precis som allt annat, orsaksbestämd.
Meraklılar, olan biteni pencerelerden sarkarak izledi.Fasaden har spetsigt avslutade spröjsade fönster.
Ed hastanede kendine gelir, olan biteni hayal meyal hatırlar.Мері Ленд ночує в лікарні і їй сниться страшний сон.
Bu arada olan biten her şeyi öz anneleri Nephele cennetten seyretmektedir.A király egyenként kínoztatta meg őket az édesanyjuk és a többi testvér szeme láttára.
Bütün bu olan bitenlerin gerçekte yaşanmamış olduğu ima edilmiştir.Det er enestående at de i det hele tatt har overlevd.
Bütün bu olan bitenden sonra Oedipus Kolonos'a sürülmüş ve orada ölmüştür.Setelah itu, diketahui juga bahwa ia menetap di Korintus dan akhirnya meninggal disana.
Odaya döndüğünde ise Tazı'nın olan biteni gördüğünü izler.Dalam perjalanan pulang, Tita masih memikirkan apa yang dilihatnya tadi.
Bu arada olan biten her şeyi öz anneleri Nephele cennetten seyretmektedir.母の日にはいっしょに空を眺めそれぞれの母親を想ったりする。
Bütün bu olan bitenlerin gerçekte yaşanmamış olduğu ima edilmiştir.ידוע כי לפחות חלק מהמקרים המתוארים למעשה לא התרחשו מעולם.
Üstelik olan bitenle değil, olayların içindeki kişiler önemlidir onun için.Винаги бъди себе си, дори и когато обстоятелствата не са в твоя полза.
Senato toplantılarını ziyaret edebiliyor, perdeler arkasından olan biteni görüp duyabiliyordu.Докато разговарят, той чува глас, идващ зад завесите.
Olan biteni izleyen oğlan, herkes yatıya çekildikten sonra bu otları her gün yer.Inimesed läinud vaatama, mis see mees iga päev pühas hiies teeb.
Adresini okuldan aldım. Olan biteni sordum. Her şeyden haberim var.I rozpocząć raz jeszcze, od wybranego przez siebie miejsca.
Ama biraz daha derine bakarsanız, orada olan biteni merak edebilirsiniz.Ale když se nad tím pořádně zamyslíte, najednou vám začne vrtat hlavou, co se tam přesně mohlo stát.
Ama biraz daha derine bakarsanız, orada olan biteni merak edebilirsiniz.Anda pasti bertanya-tanya apa yang sebenarnya terjadi di sana.
Ama biraz daha derine bakarsanız, orada olan biteni merak edebilirsiniz.하지만 좀 더 깊이 들여다 보면, 정확히 거기서 무슨 일이 벌어졌나 궁금할 것입니다.
Ama biraz daha derine bakarsanız, orada olan biteni merak edebilirsiniz.אבל אם תחפרו מעט יותר עמוק, אתם חייבים לתהות מה בדיוק קרה שם.
Ama biraz daha derine bakarsanız, orada olan biteni merak edebilirsiniz.ولكن ان غصت اكثر في هذا المنحى .. سوف تجد شيئاً مبدعاً جرى هناك
Ama biraz daha derine bakarsanız, orada olan biteni merak edebilirsiniz.そこで何が起きたのか不思議に思われますね 例外的事象が2つも一度に
Ancak aynı zamanda bir tiyatro sahnesi gibi, olan bitenler önümüzde canlandırılıyor.Harris: Asa pare. Ceva ce un copil ar face parca.
Anlıyor musunuz? Olan biten bu işte.هل تفهم ذلك؟ بأنها اختفت؟
Asteğmen Ross olayında olan biteni bilmiyorum.A co ze sprawą porucznik Ross? Zupełnie nie wiem, co się dzieje.
Asteğmen Ross olayında olan biteni bilmiyorum.Com o incidente com a Tenente Ross, já não sei nada do que se passa.
Asteğmen Ross olayında olan biteni bilmiyorum.Efter episoden med Ross - - ved jeg hverken ud eller ind.
Asteğmen Ross olayında olan biteni bilmiyorum.Efter incidenten med Ross- -vet jag varken ut eller in.
Asteğmen Ross olayında olan biteni bilmiyorum.E il caso della Tenente Ross? Non so nulla di cosa stia succedendo.
Asteğmen Ross olayında olan biteni bilmiyorum.Luutnantti Rossin tapauksen jälkeen en tajua mistään mitään.
Asteğmen Ross olayında olan biteni bilmiyorum.Todo esto sumado al incidente de la teniente Ross... Yo ya no sé qué está pasando.
Asteğmen Ross olayında olan biteni bilmiyorum.Αυτό που έγινε με την υπολοχαγό Ρος... Δεν ξέρω τι συμβαίνει.
Asteğmen Ross olayında olan biteni bilmiyorum.После случая с лейтенантом Росс я не знаю, что происходит.
Belki de gerçekte olan biten bu. Bu iki olasılığı birbirinden nasıl ayırt edebileceğiz?Jak bychom vůbec někdy mohli tyto dvě možnosti od sebe oddělit?
Belki de gerçekte olan biten bu.Có thể đó là những gì đang thực sự xảy ra.
Belki de gerçekte olan biten bu.Eine Tatsache kann uns dabei helfen.
Belki de gerçekte olan biten bu.Forse questo è ciò che sta realmente accadendo.
Belki de gerçekte olan biten bu.Kanske det är vad som faktiskt händer.
Belki de gerçekte olan biten bu.그게 진짜 사실이라면 어떡할까요? 어떻게
Belki de gerçekte olan biten bu.Misschien is dat het?
Belki de gerçekte olan biten bu.Może o to chodzi.
Belki de gerçekte olan biten bu.Možnože tak to naozaj je.
Belki de gerçekte olan biten bu.Peut-être est-ce vraiment ce qui se passe.
Belki de gerçekte olan biten bu.Poate că asta se petrece.
Belki de gerçekte olan biten bu.Talán ez az, ami történik.
Belki de gerçekte olan biten bu.Tal vez sea eso lo que realmente esté sucediendo.
Belki de gerçekte olan biten bu.Ίσως αυτό να συμβαίνει.
Belki de gerçekte olan biten bu.Може би това е, каквото се случва.
Belki de gerçekte olan biten bu.Може все відбувається саме так.
Belki de gerçekte olan biten bu.Может быть, дело именно в этом.
Belki de gerçekte olan biten bu.אולי זה מה שמתרחש כאן למעשה. כיצד אפשר
Belki de gerçekte olan biten bu.وربما هذا ما يحدث في الواقع. كيف يمكن لنا
Belki de gerçekte olan biten bu.どうすれば判定ができるでしょうか?
Biliyorsun ki prenses olan bitenden pek haberdar değil ve aklına eseni yapıyor.Mint tudja, a hercegnő nem foglalkozik a környezetével és teszi, amit akar, igazi lobbanékony típus.
Biliyorsun ki prenses olan bitenden pek haberdar değil ve aklına eseni yapıyor.Πρέπει να ξέρεις ότι η πριγκίπισσα δεν έχει επίγνωση του περίγυρου της και συχνά κάνει ότι θέλει...
Biliyorsun ki prenses olan bitenden pek haberdar değil ve aklına eseni yapıyor.يجب ان تعلم ان الاميرة لا تعرف الكثير عن محيطها, وتتصرف احيانا من دون تفكير وفوق كل هذا هي عاطفية
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod