Böylece uçak da, hızla okyanus tabanına doğru inişe geçer.Flyet var, som jeg sagde, på vej sydpå med en høj hastighed.
Bu etki okyanusların yeniden oluşmasına engel olabilir.De tror, at dette kan forklare havens beroligende virkning.
Sayid sahil boyunca yürürken okyanustan gelen ve ormanın içine doğru giden bir kablo bulur.Sayid finder et mystisk kabel, der løber ud af havet og ind i junglen.
Kuyrukluyıldız Arktik Okyanusu'ne gömülür.Fjorden udmunder i Wandelhavet i det Arktiske Hav.
Okyanusya'ya hiçbir zaman büyük ölçüde yerleşme olmamıştır.Der har aldrig udfoldet sig noget stort fiskeri fra denne havn.
Mart 1942'de, Japon uçak gemileri Hint Okyanusu'na baskın yürüttü.I mars 1942 deltok japanske hangarskip i angrepet i Det indiske hav.
"Sallardan Okyanus Gemilere"."Seilbåter til havs"».
Bu gerçekleştiğinde, Akdeniz, Atlas Okyanusu'ndan ayrılacaktır.Når dette skjer vil Middelhavet bli isolert fra Atlanterhavet.
Amerika'daki kölelerin toplam nüfusunun üçte biri Atlas Okyanusu'ndaki köle ticaretinin parçasıydı.Det utgjorde kun noe mer enn 3 prosent av hele den atlantiske slavehandelen.
USS San Francisco (SSN-711), 2005, Büyük Okyanus'ta bir deniz dağına çarptı.Den mest alvorlige da USS «San Francisco» (SSN-711) kolliderte med et undersjøisk fjell sør for Guam i 2005.
Hint Okyanusu'nda Réunion adasında yaşamıştır.Arten lever på øya Réunion i Det indiske hav.
Kıtaların iç kesimlerinde bulunan ve okyanusların uzantısı olan su kitleleri.Alver som har bosatt seg ved, og under havet.
Büyük Japon İmparatorluk Donanması denizaltıları Hint Okyanusu'nda serbestçe dolaşmaktaydı.Ubåter fra den japanske flåte kunne operere fritt i Det indiske hav.
Ocak 1895'te Cunard Hattına katıldı ve okyanus gemisi RMS Umbria'da dördüncü subay olarak görev aldı.Han begynte i Cunard Line i januar 1895 som fjerdestyrmann på RMS «Umbria».
Çocuğu çalar ve okyanusa atar.Han kastet gutten i havet og stjal gullet hans.
Bu kuşlar, olağanüstü dalgıçlardır, yüksek hızda okyanusa dalarlar.Brunsulene er spektakulære dykkere og stuper ned i havet med høy hastighet.
Pasifik Okyanusu'nu 100 günde geçtikten sonra Makao'ya ulaştı.Men reisen over Stillehavet skulle ta over 100 dager!
Avustralya dışında, Okyanusya adaları başlıca üç türdür.I ”Landsplanen for flyveplasser” var det for Sørlandet hovedsakelig tre alternativer.
Sial’in kalınlığı okyanus ve deniz tabanlarında az iken, kara tabanlarında fazladır.På framvingene finnes en trekantet mørkere flekk ved sømmen.
Odtengiz veya Odtalay (Ateş Okyanusu) olarak da bilinir.Tidligere var den kjent som Hurka eller Hurha (瑚爾哈).
1927 - Okyanus aşırı ilk telefon görüşmesi, New York'tan Londra'ya yapıldı.1927 – Første transatlantiske telefonsamtale; fra New York til London.
Ama Hint Okyanusu'nda Portekizliler yine hücumlarına devam ettiler.Ved São Salvador fortsatte portugiserne å utøve innflytelse.
Tüm dünyada, bütün okyanuslarda yayılış gösterirler.De er utbredt i alle hav i hele verden.
Bu okyanus ortası sırtı sonuç olarak farklı iki tektonik plakayı birbirinden ayırır.På midthavsrygger driver to tektoniske plater fra hverandre.
Cenazesi yakılarak, külleri Pasifik Okyanusu'na saçıldı.Han ble kremert og hans aske ble spredt over Stillehavet.
Svalbard, Arktik Okyanusu'nde Norveç'e bağlı takımadadır.Svalbard – Norge i Nordishavet.
Ülkesine dönmek için uzun yolu seçerek bir yelkenliyle Büyük Okyanus'a açıldı, Tahiti'de birkaç ay geçirdi.Han tok den lange veien hjem, seilte over Stillehavet og ble værende noen måneder i Polynesia.
II. Dünya Savaşı sırasında Lizbon Avrupa’nın Atlas Okyanusu’na açılan birkaç tarafsız limanından biriydi.Lisboa var en av få nøytrale havner ved Atlanterhavet under den andre verdenskrig.
Şehir, Pasifik Okyanusu kıyısında yer almaktadır.Byen ligger mot Stillehavet.
Okyanusa uygun bu tip savaş gemileri, Alman donanmasında hizmet etmek üzere inşa edilmişti.Disse fartøyene ble bygget fordi de skulle tjene den tyske krigføringen.
Arktik Okyanusu'ne ulaşmayı hedeflediğinde dev buz kitleleri yolunu kesti ve Hawaii'ye geri döndü.Etter å ha blitt stoppet av isen i nord, vendte ekspedisjonen tilbake til Hawaii for å overvintre.
Cidade Velha - Okyanustan bakış.Bra utsikt over byen og havet.
Yüzen buzlar okyanus akıntıları ve rüzgarlar ile taşınır.Drivis eller pakkis er isen som beveger seg med vind og havstrøm.
Timor adası, Hint Okyanusu'nda Endonezya ve Doğu Timor devletleri tarafından ikiye ayrılan bir adadır.Timor er en øy delt mellom Indonesia og Øst-Timor.
Bunlardan en bilinenleri Gulf stream okyanus akıntısı ve Labrador okyanus akıntısıdır.Klimaet påvirkes av Golfstrømmen og Labradorstrømmen.
Termohalin sirkülasyona okyanus konveyör bandı, büyük okyanus konveyörü veya küresel konveyör bandı denir.Organisasjonen kalles også Broderkretsen på Havet eller bare Broderkretsen.
Döteryum veya ağır hidrojen, hidrojenin sabit izotoplarından biri olup, okyanuslarda büyük miktarda bulunur.Deuterium, også kalt tungt hydrogen, er en stabil isotop av hydrogen.
Yüzeyinin altında sıvı sudan oluşan bir okyanus olma ihtimali bulunmaktadır.Det er også mulig at det finnes et hav av flytende vann under overflaten.
Okyanusya Futbol Konfederasyonu (OFC) üyesi olan ülke, OFC Uluslar Kupası'na katılabilir.Oceania Football Confederation (OFC) er Oseanias konføderasjon av nasjonale fotballforbund.
Dünya yüzeyinin yaklaşık %71'ini (362 milyon km²'lik bir alan) okyanus ve denizler oluşturur.Omtrent 71 % av jordoverflaten som dekkes av sammenhengende vannmasser, ca. 362 mill. km².
Okyanus bir temadır.Laut adalah temanya..
29 Nisan 2003 günü ise Pasifik Okyanusu'na düşerek görevini tamamladı.Pada tanggal 29 April 2003, satelit berakhir hidupnya jatuh ke Samudera Pasifik.
İngiltere'de, Lord Ascot Alice'i, Çin'e okyanus ticareti yolu kurmak fikriyle yardımcısı olarak alır.Terkesan, Lord Ascot membawanya sebagai muridnya dengan ide mendirikan jalur perdagangan laut ke China.
Yıldız dünya ile çarpışmamıştır, ancak bir parçası Arktik Okyanusu'ne düşmüştür.Namun pada kenyataan meteorit tidak menabrak Bumi, tetapi sebagian kecil darinya jatuh di Samudra Arktik.
RMS Queen Mary 1936-1967 yılları arasında Atlantik Okyanusu seferleri yapmış bir transatlantiktir.RMS Queen Mary yang pertama berlayar mengarungi Samudra Atlantik dari 1936 sampai 1967.
Irminger Akıntısı, İzlanda'nın güneybatı kıyısından batıya uzanan Kuzey Atlantik Okyanusu akıntısıdır.Arus Irminger adalah arus samudra Atlantik yang mengalir ke barat dari pesisir barat daya Islandia.
Planktonlara bulaşan okyanus virüsleri, kendi genlerinin yanı sıra diğer canlıların genlerini de taşırlar.Virus samudera yang menginfeksi plankton, membawa gen organisme lain selain gen virus itu sendiri.
Bu gerçekleştiğinde, Akdeniz, Atlas Okyanusu'ndan ayrılacaktır.Saat ini terjadi, Laut Mediterania akan terisolasi dari Samudra Atlantik.
Kuzey krili (Meganyctiphanes norvegica), Kuzey Atlantik Okyanusunda yaşayan bir kril türüdür.Meganyctiphanes norvegica atau kril utara adalah spesies kril yang hidup di samudra Atlantik Utara.
Bikini Bottom, Büyük Okyanus'tadır.Bikini Bottom berada di bawah Samudera Pasifik, di Bikini Atoll.
Terim adını iki kıtayı ayıran Atlantik Okyanusu'ndan almaktadır.Istilah ini diambil dari Samudra Atlantik yang memisahkan kedua benua ini.
Her iki mavi şerit ise bölgeyi çevreleyen Karayip Denizi'ni ve Pasifik Okyanusu'nu ifade etmektedir.Dua garis biru luar melambangkan Samudera Pasifik dan Laut Karibia.
Dünyadaki bütün okyanuslardaki ortalama tuzluluk yaklaşık %3.5'tur.Air laut memiliki kadar garam rata-rata 3,5%.
Amerikalar'daki monarşiler Okyanusya'daki monarşilerMonarki di Amerika Daftar raja-raja terakhir di Eropa
Laptev Denizi (Rusça: мо́ре Ла́птевых) Arktik Okyanusu'nde yer alan bir kenar denizdir.Laut Laptev (Rusia: мо́ре Ла́птевых) adalah laut di Samudra Arktik.
Borçka'da okyanusal iklim (Köppen: Cfb) görülmektedir.Kopenhagen berada pada zona iklim lautan (Köppen: Cfb ).
Bering denizi'nde "Kula Plate" (eski Okyanus levhası) nin küçük bir kısmı vardır.Ada sebagian kecil dari Lempeng Kula di Laut Bering.
Böylece Pasifik Okyanusu ve Güneydoğu Asya'ya yöneldiler.Contohnya, ikan tuna di Pasifik bergerak ke timur.
Suyu doğrudan okyanustan alınmaktadır.Mencari makan sampai ke tengah laut.
Geri kalanlar ise diğer Büyük Okyanus adaları ve kimi Asya ülkelerinden kente göç etmişlerdir.Sisanya berasal dari Kepulauan Pasifik lainnya atau keturunan Asia.