Modern İbranice telaffuzu da Ahit metinlerini okurken kullanılmaktadır.Pelafalan Ibrani modern juga digunakan oleh sejumlah orang untuk membaca teks Alkitab.
Şimdi ise ildeki okur yazarlık oranı %90'ı aşmıştır.Sekarang, negara bagian tersebut memiliki tingkat melek huruf 90 persen.
Kendisi de bu kitapları okurdu.Mereka juga membaca buku bersama.
Bunlar önemli bir kısmı ise okur-yazar değildir.Sejumlah bacaan tidak ditemukan di naskah-naskah lain (diberi istilah "bacaan singular").
Birçok okur Hoffman'ın önerisini takip edip kitabı çaldı.Dan serentak mereka mencerca dan menggugat Hoffman, hingga sebelum mereka membaca buku tersebut.
Japon liginde lisede okurken profesyonel kontrat imzalayan ilk futbolcu oldu.Anh là cầu thủ đầu tiên tại Nhật Bản ký hợp đồng chuyên nghiệp trước khi tốt nghiệp trường trung học.
Lisbet, tuzun üzerinde bir dua okurdu.Dormammu sử dụng một lỗ hổng trong lời thề của mình.
Okur yazar oranı %97 dir.Tỷ lệ biết chữ là 97%.
Babası evde çoğu zaman çocuklarına yüksek sesle Shakespeare ve Schiller okurdu.Bố cậu thường đọc to các tác phẩm của Schiller và Heine cho gia đình nghe.
Bu sahnelerde okurların o acıyı hissetmeleri gerekir.Độc giả của những tác phẩm này cần để ý điều đó.
Kadın okur-yazar oranı ise %89 dur.Tỷ lệ biết đọc biết viết là 89%.
Fransa'da okuryazarlık oranı %99'dur.Tại Philippines, tỷ lệ này là 99%.
Okur, hele şiirsever okur, arayıcı bulucu olmalı.Phải thừa nhận, Thanh Tùng có những câu thơ thật thi sĩ, đọc một lần thì ám ảnh khôn nguôi.
Konuşup her şeyi tartışırlar, kitap ve kuran okurlar, şakalaşırlar.なおこの讖緯のことを記した書物全てをひっくるめて緯書と呼ぶ場合もある。
Hepsini en güzel ve en faydalı biçimde terbiye eden Rabbimizin rahmetini, keremini okuruz.主の「לאהבי」(愛人)であることに対する見返りが、主の「חסד」(慈悲)である。
Mum ışığıyla yatakta kitap okurken 29 Ocak 1916'da, Markham yatak örtülerini yakıp dumanla zayıf düşürüldü.1916年1月29日、マーカムはベッドの中で、蝋燭の明かりで書を読んでいる間に、その火が寝具に燃え移り、その煙を吸ってしまった。
Bu, hem senin ve hem de okurunun zahmetlerini azaltacaktır.金庫や書庫などで登録証のみ別に管理している場合もある。
Bariz hatalar yakalanır, yazarlar okurlarından düzeltme ve öneriler alırlar.完全な間違いは見つけられ、著者は訂正や提案を受け入れている。
Şabat günü Yahudiler gün boyu dinlenir, Tevrat okur ve sinagog'a (havra) giderek dua ederler.7月には佐渡奉行に、12月には所務奉行(後の勘定奉行)に任じられ、同時に年寄(後の老中)に列せられた。
Daha sonraki yayınlar ise, bu sebeple okurun su yüzüne çıkmış beklentilerine karşılık verememiştir.そこに至るまでについて後に貴源治は「稽古場で言われたことが素直に出来なかった。
Okur sayısı 1960'larda düşüşe geçti ve 1969'da dergi iki yıllığına yayınına ara verdi.この雑誌は1960年代の間に読者数が減少し、1969年に休刊したが、2年後の1971年に季刊として復刊した。
Müezzin, ezan okurken kıbleye döner.縦読みにすると大塚になる。
Grimm Kardeşler'in öyküsü, 19. yüzyıl orta sınıf okurları için hoş bir fabl olarak kaleme alınmıştı.タナグラ人形は19世紀の中流階級の人に写実主義の美術品として人気を博した。
Okur yazarlık oranlarında yaklaşık %90'a varan bir durum söz konusudur.収録にあたり写植文字の約90%が改正されている。
Gece namazlarında her rekâtta bir cüz okurdu.夜に葉が閉じることから祈り草(prayer-plant)と呼ばれる。
Okuryazarlık oranı %98,0.改良率は99.8パーセント。
İlçede okuryazarlık oranı %98'dir.収納率は約98%。
"Ben şarkı okurken tanrısallaşabilirim".『もも子、かえるの歌がきこえるよ。
Okuryazarlık oranı %24,55'tir.変換効率は24.5%以上である。
Bir atın üzerinde bildiri okurken.父については同馬を参照のこと。
Okur-yazar olmayanlar 60 yaş ve üzeri insanlardan oluşmaktadır.読者は60代~の男女。
Kitapları okursanız anlarsınız zaten.読書家で物知り。
Eşi Rita Harradence ile bu üniversitede okurken tanışmıştır.彼はシドニー大学で妻となるリタ・ハラデンスと知り合った。
Hırvatistan'da okuryazarlık oranı %98.1'dir.クロアチアの識字率は98.1%である。
2000 yılında, ülkesinde okurken tanıştığı Valérie Villemin adlı bir Fransız tarım uzmanı ile evlendi.フランス留学中の2000年に、同国の農業専門家であるヴァレリー・ヴィレマンと結婚した。
Plaklar dinler, kitaplar okur.趣味は読書、本を書く事。
Japon liginde lisede okurken profesyonel kontrat imzalayan ilk futbolcu oldu.日本初の高卒プロ契約選手。
"Finansal Okuryazarlık: Üniversite Öğrencilerine Yönelik Bir Araştırma" (PDF).『研究報告』: 研究機関・研究者向けの学術誌(PDF版なし)。
Ermenistan'daki okuryazarlık oranı %99,4 (erkek oranı %99,7, kadın oranı %99,2).1990年時点の識字率は、99.8%(男99.9%、女99.7%)。
Fransa'da okuryazarlık oranı %99'dur.全国で人口カバー率99%となる。
Her ayın ilk pazartesi günü Zaman gazetesi ile birlikte satılmıştır. ^ "Sevgili okur,".毎週月曜日にレギュラーで出演中の『上泉雄一のええなぁ!
Ülkedeki okur yazar oranı %42,2'dir.国内のテレビ視聴率は、42.1%を記録。
Okuryazar oranı yüksektir.葉書のレベルは高い。
Halkın % 98'i okuryazar geriye kalan % 2'si ise okuma yazma bilmemektedir.そうならないためには国民の1ないし2パーセントが文語を読み書きすることができなければならない。
Büyürken ağabeyi sık sık ona bakıcılık yapar, kitaplar okurdu.息子のかつのりに甘く、息子が寝る前にはよく絵本を読んであげている。
O her ay en az 10 kitap okur.彼は少なくとも月に10冊は本を読む。
Hangisini okursanız, onu ilginç bulacaksınız.どちらを読んでもおもしろいだろう。
Lise çağlarında dini merasimlerde Kur'an okurdu.當奥斯曼被刺時,他正在閱讀《古蘭經》。
Köyde herkes okur yazardır.在村子裡是唯一識字的人。
"Ben şarkı okurken tanrısallaşabilirim".」僧應時奉,歌呈之。
Ressam, insanları müzik dinlerken, bira içerken, flört ederken, bir şeyler okurken ya da beklerken çizdi.他描绘了人们喝啤酒,听音乐,调情,阅读,或等待。
Pek çok insan doğrudan güneş ışığını çok parlak bulur, özellikle gazete okurken.”许多人发现直射的阳光过于明亮而使人不舒服,特别是在阳光下阅读白色报纸的时候。
Bu, hem senin ve hem de okurunun zahmetlerini azaltacaktır.廼洎學諭樊君相典、訓何君洪高商其事。
Corinne ilk şiiri okur ve çok etkilenir.曹丕聽了這首詩,感到很慚愧。
Finansal Okuryazarlık ve Erişim Derneği.稅收及發展財經法規。
Okurken siyah kayanın günlüğe yazılı olduğunu görür.大黑沟岩画的历史年代为待考。
(Alıkışlar) Esbabı ise lisanım, bana şeref veren lisanım okur yazar olmaklığımdır.若 (A, l) 是一個標記,則稱 A 重合於 l 或 l 重合於 A(此一關係具對稱性),且寫作 A I l。
2014'te sonlarında okur kitlesi toplam %14,6'lık bir düşüş göstermiştir.至2014年底,整體安裝率達到63%。
İlçede okuryazarlık oranı %98'dir.该系统得到了98%的正确率。
Hep moda dergileri okur.會閱讀時尚雜誌。