Ana içeriğe geç
Sözlük

okur ile cümle

okur kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Ancak, taksici tekrar hapı seçmesi için ona meydan okur.Sherlock už chce odejít, ale taxikář mu dá znovu na výběr mezi pilulkami.
Hem çalışır, hem okur.Vezmi a čti.
İlk amatör tiyatro oyunu, Vefa Lisesi'nde okurken rol aldığı "Zoraki tabip"tir.Jeho první "divadelní role" byla role hodného vousatého trpaslíka v mateřské škole.
Annem bana hikâyeler okur, masallar anlatırdı.Její vnučka chtěla slyšet pohádky.
Kitapları okursanız anlarsınız zaten.Věnuje se psaní knih.
Bu şekilde maskelenen olay, aslında okur kitleden gizlenmiş olur.Z toho, co poutník vidí, se odvíjí to, co je skryté.
Filistin Ulusal İstatistik Bürosuna göre 1997 yılında 10 yaş üstü Gazze halkının yaklaşık % 90'ı okur-yazardı.Podle PCBS, v roce 1997, byla populace Gazy nad 10 let z 90% vzdělána.
Science dergisi de makaleyi geri çekip okurlarından özür diledi.Mail následně článek stáhl zpět a omluvil se.
Bu cilt kapakları okurun kendisinin kolayca fasikülleri iliştirebileceği tarzda tasarlanmışlardı.Scénář byl napsán tak, aby se mohl s podobnými situacemi snadno vypořádat.
Babe bir sipere sığınmışken kız kardeşi Mattie'den gelen mektubu okur.Když Angèle přichází domů, najde omluvný dopis od svého manžela.
Nüfusun %98'lik okur yazarlık oranı vardır.Asi 98 % dospělé populace je gramotných.
2012’ye kadar felsefe okuru ve felsefe bölüm başkanıydı.V roce 1996 založil a do roku 2006 vedl Katedru filozofie.
Köy halkının %90'ı okur yazardır.Hlásí se k ní asi 90 % obyvatel státu.
Finansal Okuryazarlık ve Erişim Derneği.Finanční plánování a likvidita.
Okur yazarlık oranı yüksektir.Rozlišuje velikost písmen.
Hepsini en güzel ve en faydalı biçimde terbiye eden Rabbimizin rahmetini, keremini okuruz.Milostivenia Domnului tău este mai bună decât ceea ce ei adună.
Babası evde çoğu zaman çocuklarına yüksek sesle Shakespeare ve Schiller okurdu.Tatăl lui le citea copiilor, de exemplu, din Shakespeare sau Schiller.
Kitapları okursanız anlarsınız zaten.(Ei) Citesc cărțile.
Ağustos 2005 sayısında, okurlarını, yazmış olduğu bestelenmemiş sözleri için beste yapmaya çağırdı.În numărul din august 2005, și-a invitat cititorii să compună muzică pentru versuri scrise de el.
Ödülü kazananlar dergi okurlarının anketleriyle belirlenmektedir.Premiile sunt acordate în baza voturilor cititorilor revistei.
Bu durum, günümüz okur kitlesi için de geçerlidir.Și cu parere de rău această descriere corespunde și zilelor noastre.
Hem çalışır, hem okur.Ori zboară, ori mint.
Hırvatistan'da okuryazarlık oranı %98.1'dir.Rata alfabetizării în Croația se ridică la 98,1 procente.
İnsan Okur.Simtă cel ce citește.
Ortodoks Aşkenaz Yahudileri bugün dahi Haçlılar sebebiyle ölenler nedeniyle anma duası okurlar.Evreii ortodocși încă recită o rugăciune în memoria morților și a distrugerilor cauzate de cruciați.
Okur-yazar oranı %85'dir.Alfabetizare 85%.
Bazı duaları ve kutsal metinleri okurlar, Santa Misa'ya katılmak tavsiye edilir.Sfinții Părinți sfătuiesc în nenumărate rînduri despre necesitatea prieteniei.
Bu noktada, "anlamı üreten okurdur" düşüncesi belirginlik kazanır.Această fază duce la o "poartă" de evaluare a ideilor.
Bahşı, dombırasını alır ve bütün gece destan okur.Îi plăcea să stea în nișă și să citească uneori toată noaptea.
Okur beni yazdıklarımda bulur....Iar tu îți râzi când vezi ce scriu...
Oldukca ironik ve bol küfürlü olan roman hem okur hem de eleştirmenlerce ilgiyle karşılanmıştır.Mai înainte de vot, expresia a fost utilizată în mod ironic și critic de cei care doreau rămânerea în Uniune.
Bazıları yalnızca zaman geçsin diye kitap okurlar.Unii oameni citesc cărți doar ca să treacă timpul.
Nüfusun %99’u okur-yazardır.A népesség 99,99%-a írástudó.
Annem bana hikâyeler okur, masallar anlatırdı.Tollrajzokat készített és meséi jelentek meg.
Okur yazar oranı %95. En önemli geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır.A lakosság körülbelül 5%-a írástudó, fő megélhetési forrása a mezőgazdaság.
Gleeson kendisini meraklı bir okur olarak tanımlamaktadır.Selena a lemezt vidámként jellemezte.
Okulda başarısız bir öğrenciydi fakat saatlerce kitap okurdu.Tulajdonképpen iskolajárat volt, csak tanítási napokon közlekedett.
Eyaletin okuryazarlık oranı %95. Bebek ölüm oranı, her bin yenidoğan bebeğin başına 15,0 ölüm.A csecsemő halandóság magas: 1000-ből 59 csecsemő hal meg.
Sarma işlemi esnasında bir rahip yüksek sesle büyüler okurdu.A műveletek közben egy pap imádságokat olvasott fel.
Okurlara 1998’de sunulmuştur.Azoknak is adjunk jogokat.” 1998.
Bu durum, günümüz okur kitlesi için de geçerlidir.A mai tanácsadásra is kihat.
Yazar, okur ve yazdığını okutabilirdi.Tudniuk kellett írni és olvasni.
Ülkenin okur yazar oranı %80.2 dir.Az írni–olvasni tudók aránya 82,32%.
Lincoln, bir otel odasında bir hademe cesedi bulunduğu haberini okur.Ilana elmondja, a repülőgépük csomagterében volt egy koporsóban.
Okur yazarlık büyük ölçüde gelişti ve standart bir edebi dil ortaya çıkarıldı.A példányszám emelkedett, és stabil olvasói bázist épített maga köré.
Tukay medresede okurken şiirler yazmaya başladı.Pohlin hatására kezdett el verseket írni.
Dolayısıyla okur-yazar oranı da oldukça düşüktü.Az írónők aránya nagyon alacsony lehetett.
"Siz okurlarım için, Araştırdım..İnceledim..Anlattırdım..Yazdım.Tanácsokat, ma úgy mondanánk, felvilágosítást, tájékoztatást is adtam az olvasóknak.”
Ben daha kendi okurumu bulamadım."En voi kuvitella parempaa käyttöä ajalleni."
Çok akıllıdır ve genelde kitaplar okur.Hän ei ole kovin suosittu, ja lukee yleensä kirjaansa.
Nichols, 1990ların sonunda New York'ta Columbia Üniversitesi'nde okurken modelliğe başladı.Nichols ryhtyi malliksi opiskellessaan Columbia Universityssä 1990-luvun lopulla.
İnsan Okur.Ihan kuin ihminen kuuntelisi.
Yazar, okur ve yazdığını okutabilirdi.He varmasti osasivat lukea ja kirjoittaa.
Okurken aynı zamanda trafik polisliği de yaptı.Poliisisoittokunnassa toimiessaan hän levytti myös Lasten liikennelaulun.
İlçede okuryazarlık oranı %98'dir.Lukutaitoisuus on 98 %.
Ödülü kazananlar dergi okurlarının anketleriyle belirlenmektedir.Palkinnon saajan äänestävät lehden lukijat.
"50 Words for Snow"da ise aktör Stephen Fry karın 50 adını teker teker okur.Näyttelijä Stephen Fry esiintyy puolestaan kappaleessa "50 Words for Snow".
Nüfusun %98'lik okur yazarlık oranı vardır.Arviolta 98 prosenttia väestöstä on lukutaitoisia.
Okurken siyah kayanın günlüğe yazılı olduğunu görür.Mustasiivessä näkee, miten kirja on suunniteltu.
Hem çalışır, hem okur.Elää, ajatella, katsoa.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod