Ana içeriğe geç
Sözlük

okur ile cümle

okur kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Hem çalışır, hem okur.ينظر يقرأ يسمع .
Kadın okur-yazar oranı ise %89 dur.أما نسبة النساء المتعلمات فتبلغ 89%.
Lozan Üniversitesi'nde Sosyal ve Siyasal Bilimler okurmaya başlar.وبدأت في دراسة العلوم السياسية والاجتماعية في جامعة لوزان.
"Mücellâ ile Okurların Karşına Tekrar Çıkan Nazan Bekiroğlu". (yardım)يعود نصار وعرفة إلى المغار الذي أقاموا فيه.
Çok akıllıdır ve genelde kitaplar okur.احيانا كان يؤلف لكن في الغالب يدرس ويقرأ الإنجيل.
Dünyada okurları tarafından yazılıp düzenlenen ve yayınlanan ilk örnektir.وتعتبر عموما الرواية الأولى التي كتبت ونشرت في أمريكا اللاتينية.
Rottentomatoes sitesi ve okurlarından da yüzde 92 ve yüzde 88'lik oy oranı almayı başarmış.في بعض أجزاء الكانتون، حصل "لا" على نسبة 92% من الأصوات.
Müezzin, ezan okurken kıbleye döner.ويجب الإتيان به مرة واحدة في كلّ ركعة بعد القراءة.
Okuryazar olduğu bilinmemektedir ve kendisi yazılı bir kayıt bırakmamıştır.كاتبته حزينة، لكنه لم يقرأ الرسالة.
Kitapları okursanız anlarsınız zaten.للإطلاع على الكتاب وقرآته كتب
Nüfusun hemen hemen %95.4'ü okur-yazardır.وتشكل نسبة من يستطيعون القراءة والكتابة حوالي 93.5% من سكان المنطقة.
Günümüzde her yıl 8 Eylül günü Dünya Okuryazarlık Günü olarak kutlanır.في التاسع من كانون الأول (ديسمبر) من كل عام، يحتفل باليوم العالمي لمكافحة الفساد.
Ödülü kazananlar dergi okurlarının anketleriyle belirlenmektedir.يتم اختيار الأفلام الفائزة من قبل قراء المجلة.
Kitap okurlar ve eleştirmenler tarafından iyi karşılandı.وقد لقيت قصائدها الترحيب سواء من القراء أو النقاد.
Annem bana hikâyeler okur, masallar anlatırdı.ثم وجدت طريقها في كتابة الروايات والقصص.
İmam hutbeyi merdivenin basamakları üzerinde okur.أخرج وعد إلى الدرج.
Lincoln, bir otel odasında bir hademe cesedi bulunduğu haberini okur.اعترف فرانكلين بالقتل على شريط فيديو.
Bununla birlikte, evde uzun vakitler kitap okurdu.خلال فترة احتجازها ، قضت الكثير من الوقت في قراءة الكتب.
Zeynep (Nurgül Yeşilçay) Başkomiser Sinan (Mert Fırat) Ahmet (Yurdaer Okur) Nil (Ege Kökenli)زينب ( نورغول يسيلكاي ) المشرف سنان ( ميرت فرات ) أحمد ( يورداير أوكور )
Ancak, taksici tekrar hapı seçmesi için ona meydan okur.No entanto, o taxista desafia-o novamente para escolher uma pílula e ver se ele pode resolver o enigma.
Okur yazarlık büyük ölçüde gelişti ve standart bir edebi dil ortaya çıkarıldı.A alfabetização aumentou e uma língua padrão foi introduzida.
Nichols, 1990ların sonunda New York'ta Columbia Üniversitesi'nde okurken modelliğe başladı.Nichols começou a modelar enquanto frequentava a Universidade de Columbia em Nova York no final de 1990.
Hem çalışır, hem okur.Erga-se e leia.
Ödülü kazananlar dergi okurlarının anketleriyle belirlenmektedir.Os vencedores são escolhidos pelos leitores da revista.
Ertem Eğilmez gelen senaryoyu okur, çok beğenir.Gosto de escrever. - De escrever é o objeto indireto do verbo gostar.
Dolayısıyla okur-yazar oranı da oldukça düşüktü.O número de leitores também se reduziu de forma considerável.
Madonna portresi çocuğu elinde kitap okurken tutar.A Virgem Maria a ler um livro; após o mesmo.
Karakteristik rebetis, toplum dışıdır, kurumsal güçlere meydan okur.Uma figura brutal que só se interessa em poder.
Babam bir köy imamının oğluydu ve okur-yazar bir kişiydi.My Dad Says, da qual ele foi um dos criadores e escritores.
Hindistan'ın okur yazar oranı 1991'de %52.2 iken 2011'de %74.04'e yükseldi.A taxa bruta de frequência à escola, que em 1991 era de 53,04%, passou para 74,25% em 2000.
Gülnar'ın eğitim seviyesi yüksek olup, okuryazar oranı %97'dir.A população de Chandigarh tem um nível de alfabetização alto, perto de 97%.
Yazar, bu kitabında da kendi hayal dünyasını çocuk okurlarıyla paylaşıyor.É também neste livro que Lin resolve seus conflitos familiares com ela.
Köy halkının %90'ı okur yazardır.Hoje ele cobre 90% dos estudantes.
İbrahim Okur (d.Abraham gezien hebben.
Kitapları okursanız anlarsınız zaten.Het lezen van boeken.
O gece kitabı evine götürür ve büyük bir merakla okur.Die nacht neemt hij het boek mee naar huis en leest het vol bewondering en ontzag.
(Alıkışlar) Esbabı ise lisanım, bana şeref veren lisanım okur yazar olmaklığımdır.Hij komt voor in Hoe overleef ik(zonder) dromen?.
Sebe taraftarları evini kuşattı, oruçluyken Kur'an okurken öldürüldü (656).Ook in hun handen viel een andere medewerker die de woning was binnengegaan om hen te waarschuwen.
Schicchi veraset vesikasını okur ve hiçbir şey yapamayacağını ilan eder.Schicchi leest het testament en verklaart dat er niets tegen gedaan kan worden.
Daha sonra senaristler birbirlerinin senaryolarını okur.Voorbeeld: Ze kijken dan naar elkaars foto's.
306.763 tirajı bulunan gazete her gün yaklaşık 800.000 okura ulaşır.Dagelijks bereikt Metro zo'n 837.600 lezers.
Kilise zenginlik, askeri insan gücü ve kendisinin okuryazarlık tekelini sunuyordu.De kerk bood rijkdom, militaire mankracht en haar monopolie in geletterdheid.
Her sene öğrencileri seçmeden önce yeni bir açılış şiiri okur.Daarna wordt elk jaar een ander onderwerp bestudeerd door de leerlingen.
Yaşadığı dönem içerisinde eserleri geniş bir okur kitlesince okundu.In zijn vrije tijd, die hij kennelijk in ruime mate bezat, las hij veel.
Ödülü kazananlar dergi okurlarının anketleriyle belirlenmektedir.De winnaars worden bepaald door de lezers van het tijdschrift.
Plaklar dinler, kitaplar okur.Hij verzamelt boeken, leest ze en schrijft ze.
"Öykü okurları eşik atlıyor".Literatuurhistorici maken al fouten genoeg."
Kitap okurlar ve kritikler arasında ilgi uyandırmadı.Het boek kreeg veel aandacht van media, critici en lezers.
İmam hutbeyi merdivenin basamakları üzerinde okur.Op een dag hoort ze voetstappen op de trap.
Hem çalışır, hem okur.Van het kijken en van het schrijven.
Okullarda okurlar.Ze leven in scholen.
Müezzin, ezan okurken kıbleye döner.Wel vallen ze duidelijk op tijdens het lezen.
Genellikle hangi gazeteyi okursun?Welke krant lees je meestal?
O çok okur.Hij leest veel.
Kitabını okurum.Ik lees jouw boek.
Her hafta yirmi kitap okur.Hij leest elke week twintig boeken.
Hepsini en güzel ve en faydalı biçimde terbiye eden Rabbimizin rahmetini, keremini okuruz.Lecz wspomniawszy na miłosierdzie swego Pana, który przebaczył jawnogrzesznicy, opanował swój gniew.
Genellikle Daily Mail okur.Codziennie czyta dziennik Daily Mail.
Yazar, okur ve yazdığını okutabilirdi.Testator powinien umieć czytać i pisać.
"Mücellâ ile Okurların Karşına Tekrar Çıkan Nazan Bekiroğlu". (yardım)"Beer (Song)" z płyty Evildoers Beware!
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod