Biz bu emirdeki Rab isminden dersimizi alarak, öncelikle kendimizde tecelli eden ilâhî terbiyeyi okuruz.Sia fatta la volontà del Signore, io predicherò con quella diligentia che potrò: Nostro Signore me guidi».
Finansal Okuryazarlık ve Erişim Derneği.Politica dei redditi e pianificazione .
1015 nüfusun 180'i okur-yazar değildir.Interpretare non è tradire 10.1.
Bahşı, dombırasını alır ve bütün gece destan okur.La lettura lo impegna per una notte intera e lo commuove.
Kitap okurlar ve kritikler arasında ilgi uyandırmadı.La collezione gli ha portato notevole attenzione e buona reputazione tra lettori e critici.
Candice, Lake Highland Preparatory School'da okurken ailesiyle beraber Los Angeles'a taşındı.Successivamente, dalla Highland Preparatory School, si trasferisce a Los Angeles.
Okurken sevgiyle yaşarmış.Era un appassionato della lettura.
Hindistan'da okuryazarlık oran kadınlarda %53,7, erkeklerde %75,3 toplam nüfusta ise 64,8'dir.Il tasso di alfabetizzazione in India è del 64,8% e risulta 53,7% per le donne e 75,3% per gli uomini.
Annem bana hikâyeler okur, masallar anlatırdı.Ha scritto anche romanzi, racconti e storie per bambini.
Okuryazarlık oranı %24,55'tir.La Corrida al 23.5%.
Genellikle Daily Mail okur.Si vede quasi sempre leggere il giornale.
Okur-yazar oranı %85'dir.Il tasso di alfabetizzazione è dell'85,8%.
Charlie parkta oturmuş gazete okurken bir gençle karşılaşır.Una tata cammina nel parco, leggendo un libro.
Aynı şekilde, kamera yerleşimi de genellikle standart seyirci beklentilerine meydan okur.Purtroppo, i suoi amici sembrano avere problemi in qualità di norma di fronte alla telecamera.
(Charlie nerede?) kitabı okuru olmasının da etkisi olduğunu belirtmiştir.Anche Steve è stupito di leggere quel cruciverba.
Tefeyyüz Mektebi’nde okurken tiyatroya ilgi duydu ve aktör olmaya karar verdi.Affascinato dal mondo teatrale, scelse infatti di fare l'attore.
Hagen meydan okur, fakat kimse onunla dövüşmeye cesaret edemez.Rigioca tutto ma nessuno osa sfidarlo.
Okur Film medya sektöründe hizmet veren bir yapım şirketi.Vive in una fabbrica simile a quella del film La fabbrica di cioccolato.
O, Çince okur.Она читает по-китайски.
Sık sık okurum.Я часто читаю.
Tom okurken oturdu.Том сидел и читал.
Ben kitap okurken telefon çaldı.Когда я читал книгу, зазвонил телефон.
Ne kadar çok okursam, o kadar az anladığım kitaplar var.Есть книги, которые я понимаю тем меньше, чем больше читаю.
İnsan Okur.Человек читающий.
(Alıkışlar) Esbabı ise lisanım, bana şeref veren lisanım okur yazar olmaklığımdır.Да и обещано мною им твердо, а в литературе я человек честный».
Hep moda dergileri okur.Часто читает модные журналы.
İmam, sûre ve âyetleri okur, cemaat dinler.تلبيس إبليس) «Сад проповедников и луга слушающих» (Бустан аль-ваизин ва рийяд ас-самиин; араб.
Japon liginde lisede okurken profesyonel kontrat imzalayan ilk futbolcu oldu.Стал первым японским футболистом, подписавшим профессиональный контракт до окончания школы.
Hepsini en güzel ve en faydalı biçimde terbiye eden Rabbimizin rahmetini, keremini okuruz.Уготовав таким образом праведную душу свою, блаженный преставился ко Господу для вселения в небесные обители.
(Yasin: 21) ayetini okurlar ve onları kınarlar.Им свойственно запоминание различных правил и выражений, которые шаблонно употребляются.
Okur beni yazdıklarımda bulur....Я всё читаю как по нотам...
Ödülü kazananlar dergi okurlarının anketleriyle belirlenmektedir.Победителей выбирают читатели журнала.
"Siz okurlarım için, Araştırdım..İnceledim..Anlattırdım..Yazdım.И у меня их полно - приезжайте, читайте, пишите правду.
Bu duâyı üzerinde taşır ve okursan zırhtan daha büyük tesiri vardır." demiştir.Если же твоё мнение является ложью, то это величайший обман».
Okur, hele şiirsever okur, arayıcı bulucu olmalı.Я считаю так: если тебе нужна поэзия, иди и читай поэзию.
Kitap okurlar ve kritikler arasında ilgi uyandırmadı.Повесть вызвала споры среди читателей и критиков.
Zorlukla okurken solcu fikirlere yakınlık duyar.Находясь в заключении, разочаровался в левых идеях.
Çizgi roman okur, kendimi çizgi kahraman hayal ederdim.Обладал большими ушами и мечтал стать гонщиком.
Bunlar deyişlerinde Demir Baba, Akyazılı Baba gibi uluların isimlerini okurlar, onları anarlar.Среди них назван и Моэнах, наследник своего отца Муйредаха Сните.
Okuryazar oranı yüksektir.Качество текстур выше.
"Öykü okurları eşik atlıyor".А пока мы ходим, мы пишем сказки».
Mahallenin neredeyse tamamı okur yazardır.Всю тетрадку почти прочла.
Okur yazar olmadığı için bu işten çıkartıldı.Надо полагать, что по причине отсутствия издателя.
Kızıl Ordu'yu yok edeceğini..." okurlarına ilan etti.Книги все уничтожены красноармейцами до последнего листа».
Bu, hem senin ve hem de okurunun zahmetlerini azaltacaktır.Такое же точно знакомство с обоими языками он предполагает и в читателях своей книги — иудеях.
Okuryazarlık oranı %98,0.Электрификация: 93,83%.
Porto Riko'ya akın eden Amerikalı gazete okurlarının fazlaca bir entelektüel beklentileri de yoktur.Нетрудно заметить, что американская школа очень многим обязана Дюрану.
Halkın yüzde doksan beşi okur yazardır.Грамотными были 5 % населения.
Müezzin, ezan okurken kıbleye döner.Потому что неудобно одновременно слушать одно и читать другое.
Erişim tarihi: 10 Temmuz 2009. ^ "Okuryazarlığın kayboluşu".2009; А что-то главное пропало… // Октябрь 2009. № 12; Юность не порок.
Sonraki gün, Moore duruşmaya tekrar çağrılır ve Emily'nin ölmeden önce yazdığı mektubu okur.في اليوم التالي ، أخذت مور الشاهدة تقف مرة أخرى وتقرأ رسالة كتبتها إميلي قبل وفاتها.
Başçavuş X'in ağabeyi: Öykünün ikinci bölümünde X ağabeyinden gelen düşüncesizce yazılmış bir mektubu okur.الأخ الأكبر ل Başçavuş X:في القسم الثاني من القصة يقرأ x رسالة مكتوبة بدون تفكير التي أتت من أخوه الأكبر.
(Alıkışlar) Esbabı ise lisanım, bana şeref veren lisanım okur yazar olmaklığımdır.ففعلتُ، فما مضى لي نصف شهر حتى حَذِقْتُهُ، فكنت أكتب له إليهم، وإذا كتبوا إليه قرأتُ له».
Ağustos 2005 sayısında, okurlarını, yazmış olduğu bestelenmemiş sözleri için beste yapmaya çağırdı.وفي عدد أغسطس عام 2005 دعى القراء لكتابة ألحان للكلمات التي لم يقم بكتابة لحن لها بعد.
Lise çağlarında dini merasimlerde Kur'an okurdu.وأنهى كتابه في علوم التصوّف، «غنية أرباب السماع».
Mahallede okur yazarlık oranı yüksektir.ووجدتُ نسبة الكتاب للكبير في .
Gece namazlarında her rekâtta bir cüz okurdu.وهي: ركعة تختم صلاة الليل التي تصلى قبلها شفعا.
İdadi’nin dokuzuncu sınıfında okurken, ailesinin maddi sıkıntıya düşmesi sebebiyle öğrenimine ara verdi.وعندما كان يدرس في الصف التاسع الإعدادي قد استراح من التعليم بسبب سقوط عائلته في ازمه ماديه.
Duaları okur.انه سميع الدعاء.
Okur-yazar oranı %90 dır.مجلة Resolution منحتها 90 ٪.