okumuş ile cümle

okumuş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Nathaniel Ayers, Juilliard'da kontrabas okumuş, 20'li yaşlarında bir dizi psikotik atak geçirmiş,Nathaniel Ayers studiował w Julliard w klasie kontrabasu, ale jako 20-latek przeszedł szereg psychoz.
Nathaniel Ayers, Juilliard'da kontrabas okumuş, 20'li yaşlarında bir dizi psikotik atak geçirmiş,נתניאל איירס היה נגן קונטרבס בהרווארד, אבל הוא סבל מסדרת אירועים פסיכוטיים בתחילת שנות ה-20 שלו,
Nathaniel Ayers, Juilliard'da kontrabas okumuş, 20'li yaşlarında bir dizi psikotik atak geçirmiş,ناثانيال آيرز كان عازف باص مزدوج في جوليارد لكنه تعرض لسلسة من الاضطرابات الذهنية في بداية عشرينياته
"Ne bir kadın - oh, ne bir kadın" Biz her üç okumuştu Bohemya Kralı, ağladı"Kaj ženska! - Oh, kaj je ženska" je zavpil kralj Češke, ko smo imeli vsi trije brati
"Ne bir kadın - oh, ne bir kadın" Biz her üç okumuştu Bohemya Kralı, ağladı"무슨 여자 - 오, 이런 여자가하면"우리가 세 읽을 때 보헤미아의 왕, 울었다
"Ne bir kadın - oh, ne bir kadın" Biz her üç okumuştu Bohemya Kralı, ağladı"Mitä nainen - Oi, mikä nainen!" Huudahti Böömin kuninkaaksi, kun olimme kaikki kolme lukenut
"Ne bir kadın - oh, ne bir kadın" Biz her üç okumuştu Bohemya Kralı, ağladı"Que mulher! - Oh, o que uma mulher", gritou o rei da Boêmia, quando tivemos todos os três ler esta epístola.
"Ne bir kadın - oh, ne bir kadın" Biz her üç okumuştu Bohemya Kralı, ağladı"איזו אשה - הו, איזו אשה" קרא מלך בוהמיה, כאשר היה לנו את כל שלושת לקרוא
"Ne bir kadın - oh, ne bir kadın" Biz her üç okumuştu Bohemya Kralı, ağladı"يا لها من امرأة --! أوه ، يا لها من امرأة" بكى ملك بوهيميا ، عندما كان لدينا كل ثلاثة قراءة
"Ne bir kadın - oh, ne bir kadın" Biz her üç okumuştu Bohemya Kralı, ağladıこの書簡。 "私はあなたを教えてくれなかった方法を迅速かつ断固たる
Oğlum okumuş adam, onun söyledikleri çok doğru.Avec son instruction, c'est normal qu'il parle comme ça.
Oğlum okumuş adam, onun söyledikleri çok doğru.Przepraszam, ¿e ciê uderzy³em.
Oğlum okumuş adam, onun söyledikleri çok doğru.Мой сын получил образование. В его словах есть смысл.
Okuduğum bir röportajında, bu durumun kendisini daha iyisini yapmaya yönelttiğini söylediğini okumuştum.Ale w jednym wywiadzie przyznał, że zmusiło go to do ulepszeń.
Okuduğum bir röportajında, bu durumun kendisini daha iyisini yapmaya yönelttiğini söylediğini okumuştum.De egy interjúban, amit olvastam, azt mondta, ez arra kényszerítette, hogy többet hozzon ki magából.
Okuduğum bir röportajında, bu durumun kendisini daha iyisini yapmaya yönelttiğini söylediğini okumuştum.하지만 제가 읽은 한 인터뷰에 따르면, 그는 이런 사람들이 자기를 더 열심히 하게 만들었다고 해요.
Okuduğum bir röportajında, bu durumun kendisini daha iyisini yapmaya yönelttiğini söylediğini okumuştum.Maar ik las in een interview met hem dat het hem wel op scherp zette.
Okuduğum bir röportajında, bu durumun kendisini daha iyisini yapmaya yönelttiğini söylediğini okumuştum.Ma in un'intervista che ho letto, spiegava che ciò lo ha veramente spinto a far meglio.
Okuduğum bir röportajında, bu durumun kendisini daha iyisini yapmaya yönelttiğini söylediğini okumuştum.Mais dans une interview que j'ai lue, il a dit que ça l'a vraiment forcé à améliorer sa production.
Okuduğum bir röportajında, bu durumun kendisini daha iyisini yapmaya yönelttiğini söylediğini okumuştum.Nhưng trong một buổi phóng vấn tôi đọc được, anh ta nói, bạn biết đấy, nó đẩy anh ta vào cuộc chơi của anh ấy.
Okuduğum bir röportajında, bu durumun kendisini daha iyisini yapmaya yönelttiğini söylediğini okumuştum.Pero en una entrevista que leí, dijo que eso le ha obligado a superarse.
Okuduğum bir röportajında, bu durumun kendisini daha iyisini yapmaya yönelttiğini söylediğini okumuştum.Tetapi dalam sebuah wawancara yang saya baca, dia berkata, tahukah anda, hal ini sesungguhnya memacu kreasinya
Okuduğum bir röportajında, bu durumun kendisini daha iyisini yapmaya yönelttiğini söylediğini okumuştum.Αλλά σε μια συνέντευξη διαβάζω πως είπε, ότι η αντιγραφή τον ανάγκασε να στοχεύσει ψηλότερα.
Okuduğum bir röportajında, bu durumun kendisini daha iyisini yapmaya yönelttiğini söylediğini okumuştum.Но в едно интервю, което четох, той казва, че това наистина го е пришпорило в играта.
Okuduğum bir röportajında, bu durumun kendisini daha iyisini yapmaya yönelttiğini söylediğini okumuştum.Но в одном из интервью я прочла о том, что такое положение дел, по его словам, заставляет совершенствоваться.
Okuduğum bir röportajında, bu durumun kendisini daha iyisini yapmaya yönelttiğini söylediğini okumuştum.אבל באחד הראיונות שקראתי, הוא אמר שזה דווקא אילץ אותו להעביר הילוך.
Okuduğum bir röportajında, bu durumun kendisini daha iyisini yapmaya yönelttiğini söylediğini okumuştum.لكن في إحدى مقابلته التي قرأتها، قال، أتعلمون، لقد أجبرته حقيقة لبلوغ غايته.
Okuduğum bir röportajında, bu durumun kendisini daha iyisini yapmaya yönelttiğini söylediğini okumuştum.やり方を考え直すことになったと言っていました 真似するのが難しい
"okumuş pislik" diye etiketlenmişti.Imenovala se je Nerve.com (Živec.com), čigar podnaslov se je glasil "Knjižne obscenosti."
"okumuş pislik" diye etiketlenmişti.그것의 슬로간은 "교양있는 외설"이었습니다.
"okumuş pislik" diye etiketlenmişti.(Risos)
"okumuş pislik" diye etiketlenmişti.והסיסמה שלו היתה "תועבה מושכלת."
"okumuş pislik" diye etiketlenmişti.والذي كان مختصاً ببذائة المتعلمين !
"okumuş pislik" diye etiketlenmişti.性と文化を扱った 知的なオンラインマガジンを
Okumuşsunuzdur, tahminler çok ciddidir.Ak ste čítali predpovede, sú závažné.
Okumuşsunuzdur, tahminler çok ciddidir.A předpovědi, jak jste viděli, nejsou příznivé.
Okumuşsunuzdur, tahminler çok ciddidir.A przewidywania, jak czytaliście, są poważne.
Okumuşsunuzdur, tahminler çok ciddidir.Dan perkiraannya, seperti yang telah Anda baca, serius.
Okumuşsunuzdur, tahminler çok ciddidir.E as previsões, como sabem, são sérias.
Okumuşsunuzdur, tahminler çok ciddidir.En zoals je kon lezen, zijn de voorspellingen ernstig.
Okumuşsunuzdur, tahminler çok ciddidir.És az előrejelzések, mint olvashatták rendkívül súlyosak
Okumuşsunuzdur, tahminler çok ciddidir.Et les prédictions, comme vous l'avez vu, sont inquiétantes.
Okumuşsunuzdur, tahminler çok ciddidir.보신 것처럼 문제는 심각합니다.
Okumuşsunuzdur, tahminler çok ciddidir.Le previsioni, come avete letto, sono gravi.
Okumuşsunuzdur, tahminler çok ciddidir.Och förutsägelserna är, som ni läst, allvarliga.
Okumuşsunuzdur, tahminler çok ciddidir.Og fremskrivningerne er alvorlige.
Okumuşsunuzdur, tahminler çok ciddidir.Si predictiile, asa cum ati citit, sunt serioase.
Okumuşsunuzdur, tahminler çok ciddidir.Und die Vorhersagen, wie sie sie gelesen haben, sind ernst.
Okumuşsunuzdur, tahminler çok ciddidir.Và các dự báo, như các bạn đã đọc, rất nghiêm trọng.
Okumuşsunuzdur, tahminler çok ciddidir.Y las predicciones, como han leído, son preocupantes.
Okumuşsunuzdur, tahminler çok ciddidir.Και οι προβλέψεις, όπως διαβάσατε, είναι σοβαρές.
Okumuşsunuzdur, tahminler çok ciddidir.И прогнозите, както сте прочели, са сериозни.
Okumuşsunuzdur, tahminler çok ciddidir.И прогнозы, как вы читали, не шутошные.
Okumuşsunuzdur, tahminler çok ciddidir.І прогнози, які ви могли читати, серйозні.
Okumuşsunuzdur, tahminler çok ciddidir.והתחזיות, כפי שקראתם, חמורות.
Okumuşsunuzdur, tahminler çok ciddidir.والتوقعات، كما قرأتم، جدية بالفعل.
Okumuşsunuzdur, tahminler çok ciddidir.世界中でこのように水がなくなる事で
On altı yaşıma kadar yayımlanmış olan bütün Mills ve Boon romanlarını okumuştum.Cred că am citit fiecare roman de dragoste apărut la Mills & Boon până să fac 16 ani.
On altı yaşıma kadar yayımlanmış olan bütün Mills ve Boon romanlarını okumuştum.Creó que leí cada una de las novelas románticas de Mills y Boom publicadas antes de los 16 años.
On altı yaşıma kadar yayımlanmış olan bütün Mills ve Boon romanlarını okumuştum.Ich glaube, ich las jeden einzelnen Mills-&-Boon-Roman, der veröffentlicht wurde, bevor ich 16 war.
İlgili Sayfalar