okumuş ile cümle
okumuş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
On altı yaşıma kadar yayımlanmış olan bütün Mills ve Boon romanlarını okumuştum.Я, должно быть, прочла все любовные романы от Mills & Boon ещё до того, как мне исполнилось 16.
O okumuştu.Aveva letto.
O okumuştu.Dia membacanya.
O okumuştu.El ar citi.
O okumuştu.Ele lê-lo.
O okumuştu.Er hatte es gelesen.
O okumuştu.Han hade läst det.
O okumuştu.Hän oli lukenut sen.
O okumuştu.He volna olvasni.
O okumuştu.Hij had gelezen.
O okumuştu.Il l'avait lu.
O okumuştu.Lo había leído.
O okumuştu.Miał ją przeczytać.
O okumuştu.On bi ga prebral.
O okumuştu.Ông đã đọc nó.
O okumuştu.Už si to.
O okumuştu.Už si to.
O okumuştu.Είχε να το διαβάσετε.
O okumuştu.Беше я прочетете.
O okumuştu.Він читав її.
O okumuştu.Он читал ее.
Örneğin, — eminim ki bir çoğunuz okumuştur—Als je Thomas Friedmans boek 'De Aarde is Plat' las,
Örneğin, — eminim ki bir çoğunuz okumuştur—예를 들어, 토마스 프리드만의 책을 보시면 --
Örneğin, — eminim ki bir çoğunuz okumuştur—Par exemple, si vous avez lu - et je suppose que beaucoup d'entre vous l'ont fait -
Örneğin, — eminim ki bir çoğunuz okumuştur—Por ejemplo, si han leído y sospecho que muchos de
Örneğin, — eminim ki bir çoğunuz okumuştur—Ví dụ, nếu bạn đã đọc -- Tôi nghĩ là nhiều người đã đọc cuốn sách của Thomas Friedman
Örneğin, — eminim ki bir çoğunuz okumuştur—Wenn Sie zum Beispiel - ich vermute, viele von Ihnen haben das schon getan - Thomas Friedmans Buch
Örneğin, — eminim ki bir çoğunuz okumuştur—למשל, אם קראתם - אני מניח שרובכם קראתם
Örneğin, — eminim ki bir çoğunuz okumuştur—على سبيل المثال، إذا كنتم قرأتم، وانا متأكد أن الكثير منكم
Örneğin, — eminim ki bir çoğunuz okumuştur—『フラット化する世界』 の中で著者の
Rodos Bilimadamları, Harvard'da, Princeton'da okumuş insanlar.Harvard sau Princeton.
Rodos Bilimadamları, Harvard'da, Princeton'da okumuş insanlar.하버드나 프린스턴대학교에서 공부한 로드( Rhodes) 장학생들입니다.
Rodos Bilimadamları, Harvard'da, Princeton'da okumuş insanlar.Vaak hebben ze met een prestigieuze beurs gestudeerd aan Harvard of Princeton.
Rodos Bilimadamları, Harvard'da, Princeton'da okumuş insanlar.Среди них, опять же, стипендиаты грантов Родса, учившиеся в Гарварде или Принстоне.
Rodos Bilimadamları, Harvard'da, Princeton'da okumuş insanlar.בעלי מילגת רודס, שלמדו בהרווארד או בפרינסטון,
Rodos Bilimadamları, Harvard'da, Princeton'da okumuş insanlar.هم ممن تعلمو في جامعات كهارفرد أو برينستون
Rodos Bilimadamları, Harvard'da, Princeton'da okumuş insanlar.しかしジャマイカの首都の中心には
Sizler muhtemelen bunun canlı örnekleri ile ilgili birşeyler okumuş veya duymuşsunuzdur.Chắc bạn có biết đến cách phát minh này ra đời.
Sizler muhtemelen bunun canlı örnekleri ile ilgili birşeyler okumuş veya duymuşsunuzdur.Daar heb je wellicht al van gehoord.
Sizler muhtemelen bunun canlı örnekleri ile ilgili birşeyler okumuş veya duymuşsunuzdur.Imagiologia de Ressonância Magnética functional [IRMf] É provável que já tenham lido ou ouvido falar nele.
Sizler muhtemelen bunun canlı örnekleri ile ilgili birşeyler okumuş veya duymuşsunuzdur.여러분들 모두 한번 쯤은 읽어보거나 들어본 적이 있을 거에요.
Sizler muhtemelen bunun canlı örnekleri ile ilgili birşeyler okumuş veya duymuşsunuzdur.Pravdepodobne ste o nej už čo-to počuli.
Sizler muhtemelen bunun canlı örnekleri ile ilgili birşeyler okumuş veya duymuşsunuzdur.Probabil toţi aţi citit sau auzit despre ea.
Sizler muhtemelen bunun canlı örnekleri ile ilgili birşeyler okumuş veya duymuşsunuzdur.Probablemente han leído u oído a alguien mencionarlo en algún lugar.
Sizler muhtemelen bunun canlı örnekleri ile ilgili birşeyler okumuş veya duymuşsunuzdur.Sie alle haben wahrscheinlich schon davon gehört oder gelesen.
Sizler muhtemelen bunun canlı örnekleri ile ilgili birşeyler okumuş veya duymuşsunuzdur.Tutti voi ne avrete probabilmente letto o sentito parlare in qualche modo.
Sizler muhtemelen bunun canlı örnekleri ile ilgili birşeyler okumuş veya duymuşsunuzdur.Valószínűleg mind olvastak, vagy hallottak róla valamilyen formában.
Sizler muhtemelen bunun canlı örnekleri ile ilgili birşeyler okumuş veya duymuşsunuzdur.Vous en avez sans doute tous entendu parler d'une manière ou d'une autre.
Sizler muhtemelen bunun canlı örnekleri ile ilgili birşeyler okumuş veya duymuşsunuzdur.Πιθανόν να έχετε όλοι διαβάσει ή ακούσει γι΄αυτό σε κάποιο είδος ενσάρκωσης.
Sizler muhtemelen bunun canlı örnekleri ile ilgili birşeyler okumuş veya duymuşsunuzdur.Вероятно всички сте чели или чували за това, в някаква инкарнация.
Sizler muhtemelen bunun canlı örnekleri ile ilgili birşeyler okumuş veya duymuşsunuzdur.Ми використовуємо для цього метод функціональної магнітно- резонансної томографії.
Sizler muhtemelen bunun canlı örnekleri ile ilgili birşeyler okumuş veya duymuşsunuzdur.Наверное, вы все читали об этом или где-то слышали.
Sizler muhtemelen bunun canlı örnekleri ile ilgili birşeyler okumuş veya duymuşsunuzdur.בודאי קראתם או שמעתם על כך בהקשר
Sizler muhtemelen bunun canlı örnekleri ile ilgili birşeyler okumuş veya duymuşsunuzdur.ولابد أنكم جميعاً قد قرأتهم أو سمعتم عنه في بعض
Sizler muhtemelen bunun canlı örnekleri ile ilgili birşeyler okumuş veya duymuşsunuzdur.一言二言で説明して差し上げましょう
Şok olucaksın okula yazılana kadar binlerce kitap okumuştum.Es wird euch überraschen, bis zu meiner Immatrikulation hatte ich Tausende von Büchern gelesen.
Şok olucaksın okula yazılana kadar binlerce kitap okumuştum. İşim bitmişti, Halil Cibran'laVei fi surprins sa aflii ca pana am fost admis la facultate am citit mii de carti terminam cu Kahlil Gibran
Şok olucaksın okula yazılana kadar binlerce kitap okumuştum.Vi stupirà sapere che alla fine delle scuole medie avevo letto migliaia di libri.
Şok olucaksın okula yazılana kadar binlerce kitap okumuştum.Yllätyt varmasti että aloittaessani yliopiston olin lukenut tuhansia kirjoja.
Şok olucaksın okula yazılana kadar binlerce kitap okumuştum.انت ستتفاجأ انه بالوقت انا كنت مسجلاً بالجامعة انا قد قرأت
İlgili Sayfalar