okumuş ile cümle

okumuş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Gazetelerde haberlerini büyük ihtimalle okumuşsunuzdur.Vous avez probablement lu quelque chose là-dessus dans les journaux.
Gazetelerde haberlerini büyük ihtimalle okumuşsunuzdur.Πιθανώς να διαβάσατε κάτι γι'αυτό στις εφημερίδες.
Gazetelerde haberlerini büyük ihtimalle okumuşsunuzdur.Вероятно сте чели нещо за тях във вестниците.
Gazetelerde haberlerini büyük ihtimalle okumuşsunuzdur.Вы скорее всего читали об этом в газетах.
Gazetelerde haberlerini büyük ihtimalle okumuşsunuzdur.קרוב לודאי שקראתם על כך בעיתונים.
Gazetelerde haberlerini büyük ihtimalle okumuşsunuzdur.انتم قد تقرأؤن شيئاً في الصحف
Gazetelerde haberlerini büyük ihtimalle okumuşsunuzdur.一部の地域で 投票妨害に対する-
Gerçi bunu sanırım lisedeyken okumuştum.Aber ich erinnere mich, das zu lesen, wenn ich in der High School war.
Gerçi bunu sanırım lisedeyken okumuştum.Ale pamatuju si, že jsem to četl, když jsem byl na střední.
Gerçi bunu sanırım lisedeyken okumuştum.Ale pamiętam jeszcze to, co przeczytałem w szkole średniej.
Gerçi bunu sanırım lisedeyken okumuştum.But I remember reading that when I was in high school.
Gerçi bunu sanırım lisedeyken okumuştum.그것을 고등학교때 읽었는데 기억하고 있습니다.
Gerçi bunu sanırım lisedeyken okumuştum.Men jeg husker at have læst det, dengang jeg gik i high school.
Gerçi bunu sanırım lisedeyken okumuştum.Pero yo recuerdo haber leído que cuando yo estaba en la secundaria.
Gerçi bunu sanırım lisedeyken okumuştum.Пам'ятаю, що читав про нього ще у старших класах.
Hepiniz Zen of Python'u okumuşunuzdur hem de bir çok defa.Alors, vous avez tous lu The Zen of Python, probablement plusieurs fois.
Hepiniz Zen of Python'u okumuşunuzdur hem de bir çok defa.자, 여러분 모두 'Zen of Python' 을
Herkes Evelyn Waugh'ın 'Kepçe' okumuş bilmiyorum.Não sei se já leram o livro de Evelyn Waugh "Scoop" (Furo).
Herkes Evelyn Waugh'ın 'Kepçe' okumuş bilmiyorum.Δεν ξέρω αν κάποιος έχει διαβάσει του Evelyn Waugh "σέσουλα".
İpoteğe dayalı menkul kıymet nedir? Muhtemelen bunun hakkında çok şey okumuşsunuzdur.Co je cenný papír krytý hypotékou?
"Küçük Prens"i okumuş olanların bu göndermeyi anlayacaklarını umuyorum.Akik olvasták a "Kis herceg"-et, könnyen megértik majd az utalást, remélem.
"Küçük Prens"i okumuş olanların bu göndermeyi anlayacaklarını umuyorum.Espero que, quem já leu "O Principezinho", perceba a referência.
"Küçük Prens"i okumuş olanların bu göndermeyi anlayacaklarını umuyorum.För er som läste "Lille prinsen", förstår kopplingen, hoppas jag. Lille prinsen som levde på en asteroid.
"Küçük Prens"i okumuş olanların bu göndermeyi anlayacaklarını umuyorum.Für die unter Ihnen, die den "Kleinen Prinz" gelesen haben, Sie verstehen den Verweis, hoffe ich.
"Küçük Prens"i okumuş olanların bu göndermeyi anlayacaklarını umuyorum."Il Piccolo Principe" capirete il riferimenti, spero.
"Küçük Prens"i okumuş olanların bu göndermeyi anlayacaklarını umuyorum.아마도 그 재단 이름의 유래를 알아보실 겁니다. '어린왕자'가 살았던
"Küçük Prens"i okumuş olanların bu göndermeyi anlayacaklarını umuyorum.Ti z vás, kteří četli "Malého prince", doufám chápou, proč si tak říkají.
"Küçük Prens"i okumuş olanların bu göndermeyi anlayacaklarını umuyorum.Tí z vás, ktorí čítali Malého princa od Saint-Exupéryho, pochopia pôvod názvu, aspoň dúfam.
"Küçük Prens"i okumuş olanların bu göndermeyi anlayacaklarını umuyorum.Wie onder u "De Kleine Prins" heeft gelezen begrijpt die referentie, hoop ik. De kleine prins
"Küçük Prens"i okumuş olanların bu göndermeyi anlayacaklarını umuyorum.Για όσους από εσάς έχετε διαβάσει το "Μικρό Πρίγκιπα", καταλαβαίνετε την αναφορά, ελπίζω.
"Küçük Prens"i okumuş olanların bu göndermeyi anlayacaklarını umuyorum.Те из вас, кто читал "Маленького Принца", поймут смысл названия.
"Küçük Prens"i okumuş olanların bu göndermeyi anlayacaklarını umuyorum.ואסטרונאוטים והם קוראים לעצמם קרן ה"B612". לאלו מכם
"Küçük Prens"i okumuş olanların bu göndermeyi anlayacaklarını umuyorum.قرأ "الأمير الصغير"، سيفهم معنى الإسم، كما أتمنى. الأمير الصغير
"Küçük Prens"i okumuş olanların bu göndermeyi anlayacaklarını umuyorum.何か分かりますね?星の王子様が住んでいた 小惑星がB612と呼ばれていました
"Küçük Prens"i okumuş olanların bu göndermeyi anlayacaklarını umuyorum.對於讀過"小王子"嘅人 我希望你地明白那個指代
Liseyi Budapeşte'de bir Ticaret Lisesi'nde okumuştu.Ako mladý muž navštevoval obchodnú strednú školu v Budapešti.
Liseyi Budapeşte'de bir Ticaret Lisesi'nde okumuştu.Als jongeman ging hij naar de handelsschool in Boedapest.
Liseyi Budapeşte'de bir Ticaret Lisesi'nde okumuştu.Als junger Mann ging er an die Kaufmännische Wirtschaftsoberschule in Budapest.
Liseyi Budapeşte'de bir Ticaret Lisesi'nde okumuştu.Da ragazzo frequentò la scuola superiore commerciale a Budapest.
Liseyi Budapeşte'de bir Ticaret Lisesi'nde okumuştu.En su juventud fue a un colegio especializado en negocio comercial en Budapest.
Liseyi Budapeşte'de bir Ticaret Lisesi'nde okumuştu.Fiatalkorában kereskedelmi-üzleti középiskolába járt
Liseyi Budapeşte'de bir Ticaret Lisesi'nde okumuştu.그는 청년이 되자 부다 페스트에 있는 상업고등학교에 진학하였으며,
Liseyi Budapeşte'de bir Ticaret Lisesi'nde okumuştu.Ông đến trường thương nghiệp khi còn là một thanh niên ở Budapest.
Liseyi Budapeşte'de bir Ticaret Lisesi'nde okumuştu.Quando jovem, foi para a escola comercial, em Budapeste.
Liseyi Budapeşte'de bir Ticaret Lisesi'nde okumuştu.Tânăr fiind, a urmat cursurile liceului comercial din Budapesta.
Liseyi Budapeşte'de bir Ticaret Lisesi'nde okumuştu.Une fois devenu un jeune homme, il alla en école de commerce à Budapest.
Liseyi Budapeşte'de bir Ticaret Lisesi'nde okumuştu.Νεαρός παρακολούθησε το εμπορικό γυμνάσιο στη Βουδαπέστη.
Liseyi Budapeşte'de bir Ticaret Lisesi'nde okumuştu.Юношей он пошел в бизнес-школу в Будапеште.
Liseyi Budapeşte'de bir Ticaret Lisesi'nde okumuştu.כאיש צעיר, הוא הלך לביה"ס התיכון לעסקים
Liseyi Budapeşte'de bir Ticaret Lisesi'nde okumuştu.ذهب الى المدرسة الثانوية التجارية كشاب
Liseyi Budapeşte'de bir Ticaret Lisesi'nde okumuştu.成長した彼はブダベストの 商業高校に通いました 頭もよく おとなしい生徒で
Mahkumların hepsi okumuş, kitaplarımla ve genel olarak yazmakla ilgileniyorlardı.Os detentos leem bastante, além de se interessarem pelos meus livros e por literatura em geral.
Muhtemelen bunun hakkında çok şey okumuşsunuzdur.Začnime od základov. Čo je cenný papier krytý hypotékou?
Muhtemelen bunun hakkında çok şey okumuşsunuzdur.Итак, что такое ипотечные ценные бумаги?
Muhtemelen bunun hakkında çok şey okumuşsunuzdur.それでは歴史的に、歴史的に考えて、
Muhtemelen, FED'in piyasalara likidite verdiğine ilişkin makaleleri okumuşsunuzdur. .A pravděpodobně jste četli článek, že Fed vstřikuje hotové peníze.
Muhtemelen, FED'in piyasalara likidite verdiğine ilişkin makaleleri okumuşsunuzdur. .記事を読んだでしょう。 FRBは何をしたでしょうか。彼らは、
Nathaniel Ayers, Juilliard'da kontrabas okumuş, 20'li yaşlarında bir dizi psikotik atak geçirmiş,나타니엘 에이어는 쥴리아드에서 더블 베이스 연주가였지만 20대 초반에 연이은 정신질환을 앓은 끝에
Nathaniel Ayers, Juilliard'da kontrabas okumuş, 20'li yaşlarında bir dizi psikotik atak geçirmiş,20代前半に一連の 精神病症状に襲われ ベルビューで向精神薬の 治療を受け
Nathaniel Ayers, Juilliard'da kontrabas okumuş, 20'li yaşlarında bir dizi psikotik atak geçirmiş,Nathaniel Ayers a fos contrabasist la Juilliard, dar avusese o serie de episoade psihotice pe la 20 de ani.
İlgili Sayfalar