Tıp okumak istemiyorum.I don't want to study medicine.
Tom mimarlık okumak için Boston'a gitti.Tom went to Boston to study architecture.
Yurt dışında okumak istemiyorum.I don't want to study abroad.
Tom bilim kurgu romanları okumaktan hoşlanır.Tom likes reading science fiction novels.
Otobüste okumaktan hoşlanmam.I don't like reading on the bus.
Geçen hafta bana verdiğin o kitabı okumaktan gerçekten keyif aldım.I really enjoyed reading that book you gave me last week.
En çok hangi kitapları okumaktan hoşlanırsın?Which books do you like to read most?
Okumak için gözlüğe ihtiyacın var mı?Do you need glasses to read?
Çizgi roman okumaktan hoşlanırım.I like reading comics.
Blogları okumak hoşuma gider.I like reading blogs.
Dergi okumak hoşuma gider.I like reading magazines.
Trende okumak hoşuma gitmiyor.I don't like reading on the train.
Sanat okumak için Paris'e gitmeyi umuyorum.I hope to go to Paris to study art.
Yurt dışında okumak ister misin?Would you like to study abroad?
Okumak için sana birkaç kitap ödünç vereceğim.I'll lend you some books to read.
Fransızca kitap okumaktan hoşlanır mısınız?Do you enjoy reading books in French?
Tom Avustralya'da okumak istiyordu.Tom wanted to study in Australia.
Tom sadece okumak için gözlük takıyor.Tom only wears glasses for reading.
Sami hutbeyi okumak için minbere çıktı.Sami ascended the minbar to deliver the khutbah.
Müzik okumak için İngiltere'ye gitti.He went to England to study music.
Bugün o raporu okumak için vaktin var mı?Do you have time to read that report today?
Amerikan romanlarını okumak hoşuma gider.I like reading American novels.
Uçakta okumak için bir kitap almak istedim.I wanted to buy a book to read on the plane.
Uçakta okumak için bir kitap almak istiyorum.I want to buy a book to read on the plane.
Yorumları okumak istemiyorum.I don't want to read the comments.
Berberice okumak benim için en iyi seçimdi.Studying Berber was the best choice for me.
Hayali yurt dışında üniversite okumak.His dream is to go to a university abroad.
Yurt dışında okumak istiyor.He wants to study abroad.
Okumak yazmaktan daha kolaydır.Reading is easier than writing.
Kitap okumak bir azınlığın ayrıcalığı olmaktan çıktı.Reading books ceased to be the privilege of a minority.
Tatildeyken okumak için birkaç kitap aldım.I bought several books to read while I'm on vacation.
Tom'un aksanını anlamak bir doktorun el yazısını okumak kadar zor.Understanding Tom's accent is as difficult as reading a doctor's handwriting.
Okumak kafa açıyor.Reading opens up windows.
Bir kitap okumak için oturdu.He sat down to read a book.
Doktor, 1930'lu yıllarda geçen Melody Malone adlı detektif hakkındaki bir romanı okumaktadır.The Doctor reads a novel about a 1930s detective named Melody Malone.
Mrs Williams düşüncelere dalmıştır, Mrs Desmoulins örgü örmektedir, Miss Carmichael ise okumaktadır.Mrs Williams is meditating, Mrs Desmoulins is knitting and Miss Carmichael is reading.
Kur’an okumaktan başka bir tahsili yoktur.He has been deprived of all reading material except a Qur'an.
Söz gelimi, radyoyu dinlemek bir dergi okumaktan çok daha farklıdır.For instance, hearing the radio is very different from reading a magazine.
Gawker bu durumu “/b/‘yi okumak beyninizi eritecektir.” diyerek esprili bir şekilde açıklamıştır.Gawker once jokingly claimed that "reading /b/ will melt your brain".
Okumak Hızlı okuma Birkerts, Sven.Reading (process) Speed reading Birkerts, Sven.
Yurt dışında okumak içinse babasının veya kocasının yazılı izni gerekiyordu.In order to study abroad, Sofia needed written permission from her father (or husband).
1951'den 1955'e kadar "viroloji" alanında okumak için Sovyetler Birliği'ne gitti.He went to the Soviet Union to study virology from 1951 to 1955.
"Blu-ray" adı, diski okumak için kullanılan mavi lazerden gelir.The name "Blu-ray" is derived from the use of a blue laser that is used to read the disc.
Ayrıca 22 tane kolej de var, bunlarda 12.200 öğrenci okumaktadır.There are also 22 high schools which educate over 12,200 students.
Doueiri, Amerika Birleşik Devletleri'nde okumak için Lübnan İç Savaşı sırasında Lübnan'dan ayrıldı..Doueiri left Lebanon during the Lebanese Civil War to study in the United States.
Buna karşın tek yaptığım hep okumaktı.I'm just doing what I've always been doing.
Bose Londra Üniversitesi’nde tıp okumak için İngiltere’ye gitti.Bose went to England to study Medicine at the University of London.
1870 yılında liseyi Higher Real Gymnasium'da okumak için Karlovac'ın kuzeyine taşındı.In 1870, Tesla moved far north to Karlovac to attend high school at the Higher Real Gymnasium.
Kitaplar çevrimdışı okumak için "cihazda tutulabilir" olabilir.Books can be "kept on device" for offline reading.
Heyecanlı bir kitap okumakta olan Poppy, diğerleri tarafından aralıklarla rahatsız edilir.Poppy reads aloud from a titillating book, interrupted at intervals by the others.
Daha büyük SD ve SDHC kartlarını okumak için yükseltilmiş bir sürücüye ihtiyaç vardır.In order to read larger SD and SDHC cards an upgraded driver is required.
"100 yıllık sinemayı okumak"."Celebrating 100 years of cinema".
Günümüzde, Tora okumak üzere ikinci sırada bir Levi çağrılır.Today, a Levite is called up second to the reading of the Torah.
Niyeti, Teoloji okumaktı ancak çok geçmeden kendini tamamen edebiyata adadı.His original intention was to study theology, but he soon devoted himself entirely to literature.
Bunun bir örneği, diskteki bir veriyi okumak ya da yazmaktır.An example of this is the reading from or writing to a file on disk.
Üniversite okumak üzere İstanbul'a gitti ve Atıf Yılmaz ile tanıştı.The Met sent him to Italy that summer with a stipend to study.
2 yıl sonra hep okumak istediği Petersfield’daki Bedales School’a yazıldı.Two years later, he took up a post at Bedales School, Petersfield, where he taught for three years.
1965'te Trinity'yi bırakarak Sorbonne'da okumak üzere Paris'e gitti.He left Trinity in 1965 to take up studies at the Sorbonne in Paris.
Sekizinci sınıftan beri, Safura, Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de 23 mumaralı okulda okumaktadır.Since the eighth grade Safura has been studying at the school no. 23 in Baku.
Dharmawangsa Medang'ı bölgenin süper gücü yapıp Srivijaya imparatorluğuna meydan okumak istiyordu.Dharmawangsa aspired to ascend Medang as regional power by challenging Srivijaya Empire domination.