Ana içeriğe geç
Sözlük

okumak ile cümle

okumak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Sanatçı olmak için bir güzel sanatlar okulunda okumak zorunda değilsiniz.You don't have to study at a school of fine arts to become an artist.
Tom, Fransızca okumak istemediğini söyledi.Tom told me he didn't want to study French.
Sözleşmeyi dikkatli bir şekilde okumak için zaman ayırmalısın.You should take the time to read the contract carefully.
Fransızca okumak için buraya geldim.I came here to study French.
Kitaplar okumak azınlığın bir ayrıcalığı olmaktan çıktı.Reading books ceased to be a privilege of a minority.
Tom'un bütün yaptığı okumaktır.All Tom does is read.
Tom kitap okumaktan başka bir şey yapmıyor.Tom doesn't do much other than read books.
Bu okumak istediğim bir kitap.This is a book I'd like to read.
Tom gerçekten Fransızca okumak istedi.Tom really wanted to study French.
Tom bütün gün okumaktan başka hiçbir şey yapmıyor.Tom does nothing all day but read.
Tom çizgi romanlar okumaktan başka bir şey yapmaz.Tom does nothing but read comics.
Tom ve ben Fransızca okumak istiyoruz.Tom and I want to study French.
Fransızca okumak zorunda kalabilirim.I may have to study French.
Tom asla Fransızca okumak zorunda kalmadı.Tom never had to study French.
Fransızca okumak zorunda mıyız?Do we have to study French?
Boston'da okumak istiyorum.I want to study in Boston.
Tıp okumak istiyorum.I want to study medicine.
Tom Fransızca okumak istiyordu.Tom wanted to study French.
Tom, Fransızca okumaktan hoşlanıyor.Tom enjoys studying French.
Meydan okumaktan zevk aldım.I enjoyed the challenge.
Fransızca okumaktan hoşlanıyorum.I enjoy studying French.
Tom Fransızca okumak istiyor.Tom wants to study French.
Tom, Fransızca okumaktan nefret ediyor.Tom hates studying French.
Fransızca okumak istiyorum.I wish to study French.
Tom Mary'ninFransızca okumak zorunda olduğunu söylüyor.Tom says Mary has to study French.
Tom, Mary'nin Fransızca okumak zorunda olduğunu söyledi.Tom said Mary had to study French.
Fransızca okumaktan nefret ediyorum.I hate studying French.
Müzik okumak istiyorum.I want to study music.
Bir kitap okumak istiyorum.I want to read a book.
Fransızca okumak zorundaydım.I had to study French.
Tom fransızca okumak istiyor gibi görünmüyordu.Tom didn't seem to want to study French.
Tom Fransızca okumaktan hoşlanıyor gibi görünüyordu.Tom seemed to enjoy studying French.
Tom Fransızca okumak istiyor gibi görünüyordu.Tom seemed to want to study French.
Tom Fransıca okumaktan hoşlanıyor gibi görünüyordu.Tom seemed to like studying French.
Okumaktan hoşlanmıyorum.I dislike studying.
Tom çoğu zamanını kitap okumak için harcıyor.Tom spends most of his time reading books.
Bu kitabı okumaktan hoşlandım.I enjoyed reading this book.
Hem Tom hem de Mary Fransızca okumak istiyor.Both Tom and Mary want to study French.
Uçakta okumak için bir dergi aldım.I bought a magazine to read on the plane.
Tom Boston'da okumak istemiyor.Tom doesn't want to study in Boston.
Tom tıp okumak istemiyor.Tom doesn't want to study medicine.
Tom, Boston'da okumak istemedi.Tom didn't want to study in Boston.
Tom tıp okumak istemedi.Tom didn't want to study medicine.
Tom yurt dışında okumak istemiyor.Tom doesn't want to study abroad.
Tom müzik okumak istemiyor.Tom doesn't want to study music.
Tom bir kitap okumak istemiyor.Tom doesn't want to read a book.
Tom yurt dışında okumak istemiyordu.Tom didn't want to study abroad.
Tom bir kitap okumak istemedi.Tom didn't want to read a book.
Tom, Boston'da okumak istedi.Tom wanted to study in Boston.
Tom tıp okumak istedi.Tom wanted to study medicine.
Tom müzik okumak istiyordu.Tom wanted to study music.
Tom bir kitap okumak istedi.Tom wanted to read a book.
Tom okumak istemedi.Tom didn't want to study.
Tom, Fransızca okumaktan hoşlandığını söyledi.Tom said that he enjoys studying French.
En üst raftaki okumak istediğim kitaba erişemiyorum.I can't reach the book on the top shelf that I want to read.
Tom bana uçakta okumak için bir kitap verdi.Tom gave me a book to read on the plane.
Okumak için bütün gün yatakta kaldım.I stayed in bed all day reading.
Boston'da okumak istemiyorum.I don't want to study in Boston.
Tom, bilim kurgu romanlarını Fransızca olarak okumaktan hoşlanır.Tom likes reading science fiction novels in French.
Tom makine mühendisliği okumak için Boston'a gitti.Tom went to Boston to study mechanical engineering.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod