Altı ay sonra ofisime geldi ve bana şu dokuz kelimeyi bir kâğıt parçası üstünde sundu.Efter sex månaders arbete kom han till mitt kontor och presenterade för mig dessa nio ord på en bit papper.
Altı ay sonra ofisime geldi ve bana şu dokuz kelimeyi bir kâğıt parçası üstünde sundu.Sau 6 tháng, anh ấy đến văn phòng và đưa cho tôi 9 từ viết trên 1 mảnh giấy.
Altı ay sonra ofisime geldi ve bana şu dokuz kelimeyi bir kâğıt parçası üstünde sundu.Після 6 місяців роботи він прийшов у мій офіс і показав мені ті 9 слів, написаних на клаптику паперу.
Altı ay sonra ofisime geldi ve bana şu dokuz kelimeyi bir kâğıt parçası üstünde sundu.После шести месяцев работы он пришёл ко мне в офис и показал мне эти девять слов на клочке бумаги.
Altı ay sonra ofisime geldi ve bana şu dokuz kelimeyi bir kâğıt parçası üstünde sundu.След шест месеца на работа, той дойде в офиса ми и ми представи тези девет думи на лист хартия.
Altı ay sonra ofisime geldi ve bana şu dokuz kelimeyi bir kâğıt parçası üstünde sundu.לאחר שישה חודשי עבודה, הוא נכנס למשרדי והציג לי תשע מילים על חתיכת נייר.
Altı ay sonra ofisime geldi ve bana şu dokuz kelimeyi bir kâğıt parçası üstünde sundu.بعد ستة شهور من العمل, جاء الى مكتبي و أحضر لي تلك الكلمات التسعة على قطعة ورقية.
Altı ay sonra ofisime geldi ve bana şu dokuz kelimeyi bir kâğıt parçası üstünde sundu.健康な生活の9原則: 入浴、洗濯、排水 栄養、密集、害獣・害虫、埃、温度、怪我 健康な生活の9原則: 入浴、洗濯、排水 栄養、密集、害獣・害虫、埃、温度、怪我
Amerika Birleşik Devletleri başkanı oval ofisinde oturuyor미국의 대통령은 백악관 집무실에 앉아서
Amerika Birleşik Devletleri başkanı oval ofisinde oturuyorנשיא ארה"ב בחדר הסגלגל,
Amerika Birleşik Devletleri başkanı oval ofisinde oturuyorرئيس الولايات المتحدة يجلس في المكتب البيضاوي،
Amerika Birleşik Devletleri başkanı oval ofisinde oturuyor大統領執務室に座っており イエメンにいるアルカイダを
Amerika'da henüz Afganistan'ın nerede olduğunu bilen kimse yokken, ofisimden içeriye girdi.A intrat în biroul meu într-un moment când nimeni în SUA nu ştia unde este Afganistan.
Amerika'da henüz Afganistan'ın nerede olduğunu bilen kimse yokken, ofisimden içeriye girdi.Arrivò nel mio ufficio quando nessuno negli Stati Uniti sapeva dove fosse l'Afghanistan.
Amerika'da henüz Afganistan'ın nerede olduğunu bilen kimse yokken, ofisimden içeriye girdi.Ella entró a mi oficina en una época en que nadie sabía en los Estados Unidos dónde estaba Afganistán.
Amerika'da henüz Afganistan'ın nerede olduğunu bilen kimse yokken, ofisimden içeriye girdi.Sie kam in mein Büro, zu einer Zeit als niemand in den USA wußte, wo Afghanistan lag.
Amerika'da henüz Afganistan'ın nerede olduğunu bilen kimse yokken, ofisimden içeriye girdi.Ze liep binnen in mijn kantoor op een moment dat niemand in de Verenigde Staten wist waar Afghanistan lag.
Amerika'da henüz Afganistan'ın nerede olduğunu bilen kimse yokken, ofisimden içeriye girdi.Μπήκε στο γραφείο μου την εποχή που κανείς στις Ηνωμένες Πολιτείες δεν ήξερε που βρίσκεται το Αφγανιστάν.
Amerika'da henüz Afganistan'ın nerede olduğunu bilen kimse yokken, ofisimden içeriye girdi.Она появилась в моем офисе, в те дни, когда никто в США еще не знал, где находится Афганистан.
Amerika'nın ilk sözde "yeşil ofis"ini yaptık.환경 보호 단체를 위해 지었습니다.
Amerika'nın ilk sözde "yeşil ofis"ini yaptık.למשרד להגנת הסביבה.
Amerika'nın ilk sözde "yeşil ofis"ini yaptık.لوزارة الدفاع عن البيئة.
Amerika'nın ilk sözde "yeşil ofis"ini yaptık.建築素材の生産者に原料を尋ねると 「企業秘密だが 合法的なものだ」と追い払われました
Angers – Fransa Topluluk Bitki Çeşitleri Ofisi isiAngers — França Instituto Comunitário das Variedades Vegetais
Angers – Fransa Topluluk Bitki Çeşitleri Ofisi isiAngers — France Office communautaire des variétés végétales
Angers – Fransa Topluluk Bitki Çeşitleri Ofisi isiAngers – Franciaország Közösségi Növényfajta-hivatal
Angers – Fransa Topluluk Bitki Çeşitleri Ofisi isiAngers — Francia Ufficio comunitario delle varietà vegetali
Angers – Fransa Topluluk Bitki Çeşitleri Ofisi isiAngers — Francja Wspólnotowy Urząd Ochrony Odmian Roślin
Angers – Fransa Topluluk Bitki Çeşitleri Ofisi isiAngers – Francúzsko Úrad Spoločenstva pre odrody rastlín
Angers – Fransa Topluluk Bitki Çeşitleri Ofisi isiAngers — Frankreich Gemeinschaftliches Sortenamt
Angers – Fransa Topluluk Bitki Çeşitleri Ofisi isiAngers — Frankrijk Communautair Bureau voor plantenrassen
Angers – Fransa Topluluk Bitki Çeşitleri Ofisi isiAngers — Frankrike Gemenskapens växtsortsmyndighet
Angers – Fransa Topluluk Bitki Çeşitleri Ofisi isiAngers – Franţa Biroul Comunităţii pentru Varietatea Plantelor
Angers – Fransa Topluluk Bitki Çeşitleri Ofisi isiAngers – Ranska Yhteisön kasvilajikevirasto
Araba satıcısı bu kadar nakit parayı süreceği onun ofisinde tutmak istemiyor geri başka bir bankaya.Autoliike ei halua pitää niin paljon käteistä toimistossaan, joten se vie rahat toiseen pankkiin.
Araba satıcısı bu kadar nakit parayı süreceği onun ofisinde tutmak istemiyor geri başka bir bankaya.Az autókereskedő nem szeretne ennyi pénzt tartani az irodájában, így a pénzt elviszi egy másik bankba.
Araba satıcısı bu kadar nakit parayı süreceği onun ofisinde tutmak istemiyor geri başka bir bankaya.Het autobedrijf wil niet zoveel contant geld in kas houden, dus zij brengen het naar een andere bank.
Araba satıcısı bu kadar nakit parayı süreceği onun ofisinde tutmak istemiyor geri başka bir bankaya.Il rivenditore d'auto non vuole tenere tutto quel contante in ufficio, così lo porta in un'altra banca.
Araba satıcısı bu kadar nakit parayı süreceği onun ofisinde tutmak istemiyor geri başka bir bankaya.Prodejce aut si nechce ponechávat tolik peněz v hotovosti v kanceláři, a tak peníze odnese do další banky.
Araba satıcısı bu kadar nakit parayı süreceği onun ofisinde tutmak istemiyor geri başka bir bankaya.Sprzedawca nie chce trzymać tak dużo gotówki w swoim biurze, więc zanosi pieniądze do innego banku.
Araba satıcısı bu kadar nakit parayı süreceği onun ofisinde tutmak istemiyor geri başka bir bankaya.סוחר הרכב אינו רוצה לשמור כל כך הרבה מזומן אצלו במשרד, אז הוא מפקיד את הכסף בחזרה לבנק אחר.
Artur Malczewski, Ulusal Uyuşturucu Önleme Ofisi, Polonya.Artur Malczewski, Bureau national pour la prévention de la drogue, Pologne.
Artur Malczewski, Ulusal Uyuşturucu Önleme Ofisi, Polonya.Artur Malczewski, Национальное бюро профилактики наркомании, Польша.
Aslında, büyük ajanslardan biri Afrika'da bir ofis kuruyor.De fapt, una dintre cele mai mari agenții își deschide birou in Africa.
Aslında, büyük ajanslardan biri Afrika'da bir ofis kuruyor.De hecho, uno de los grandes organismos está estableciendo una oficina en África.
Aslında, büyük ajanslardan biri Afrika'da bir ofis kuruyor.Dokonca aj jedna z najväčších agentúr otvára pobočku v Afrike.
Aslında, büyük ajanslardan biri Afrika'da bir ofis kuruyor.Eine der Rating-Agenturen öffnet sogar ein Büro in Afrika.
Aslında, büyük ajanslardan biri Afrika'da bir ofis kuruyor.En effet, une des grandes agences va ouvrir un bureau en Afrique.
Aslında, büyük ajanslardan biri Afrika'da bir ofis kuruyor.In effetti, una delle grandi agenzie sta creando un ufficio in Africa.
Aslında, büyük ajanslardan biri Afrika'da bir ofis kuruyor.Jedna z wielkich agencji zakłada swoje biuro w Afryce.
Aslında, büyük ajanslardan biri Afrika'da bir ofis kuruyor.사실, 큰 규모의 신용평가 사무실 중 하나가 아프리카에서 운영되고 있습니다.
Aslında, büyük ajanslardan biri Afrika'da bir ofis kuruyor.Μάλιστα, ένας από τους μεγαλύτερους οργανισμούς ανοίγει γραφεία στην Αφρική.
Aslında, büyük ajanslardan biri Afrika'da bir ofis kuruyor.Всъщност една от големите агенции създава офис в Африка.
Aslında, büyük ajanslardan biri Afrika'da bir ofis kuruyor.Одно из больших агентств открывает офис в Африке.
Aslında, büyük ajanslardan biri Afrika'da bir ofis kuruyor.האמת היא שאחת מהסוכנויות הגדולות מקימה משרד באפריקה.
Aslında, büyük ajanslardan biri Afrika'da bir ofis kuruyor.في الحقيقة، واحدة من أكبر الوكالات لديها مكتب في أفريقيا.
Aslında, büyük ajanslardan biri Afrika'da bir ofis kuruyor.なぜでしょうか? 次の投資を予測しているからです
Aslında dünyanın bir çok yerinde, farklı ofislerde çalışan insanlarımız var.사실 우리는 세계 곳곳에 사무실이 있습니다. 사실 우리는 세계 곳곳에 사무실이 있습니다.
Aslında dünyanın bir çok yerinde, farklı ofislerde çalışan insanlarımız var.لذا لدينا فعلياً أشخاص على الأرض في الكثير من المكاتب النختلفة حول العالم، ولدينا أيضاً
Ayın ilk perşembesi -- öğleden sonra -- ofiste kimse birbiri ile konuşamaz.A hónap első csütörtöke -- csak délután -- senki sem szólhat a másikhoz az irodában.