Ayın ilk perşembesi -- öğleden sonra -- ofiste kimse birbiri ile konuşamaz.Am ersten Donnerstag im Monat - nur nachmittags - darf niemand im Büro mit irgendwem reden.
Ayın ilk perşembesi -- öğleden sonra -- ofiste kimse birbiri ile konuşamaz.A primeira quinta-feira do mês, só a parte da tarde, ninguém no escritório pode falar entre si.
Ayın ilk perşembesi -- öğleden sonra -- ofiste kimse birbiri ile konuşamaz.De eerste donderdag van de maand -- alleen 's middags -- mag niemand in het kantoor tegen elkaar praten.
Ayın ilk perşembesi -- öğleden sonra -- ofiste kimse birbiri ile konuşamaz.Den första torsagen i månaden - bara under eftermiddagen - får ingen på kontoret prata med varandra.
Ayın ilk perşembesi -- öğleden sonra -- ofiste kimse birbiri ile konuşamaz.Den første torsdag i måneden -- kun om eftermiddagen -- må ingen på kontoret tale til hinanden.
Ayın ilk perşembesi -- öğleden sonra -- ofiste kimse birbiri ile konuşamaz.Il primo giovedì del mese, solo durante il pomeriggio, nessuno, in ufficio, parla con nessuno.
Ayın ilk perşembesi -- öğleden sonra -- ofiste kimse birbiri ile konuşamaz.그 달의 첫번째 목요일, 그저 오후만 사무실의 누구도 서로에게 말을 하지 않는 것입니다.
Ayın ilk perşembesi -- öğleden sonra -- ofiste kimse birbiri ile konuşamaz.Le premier jeudi du mois -- rien que l'après-midi -- personne dans le bureau ne peut se parler.
Ayın ilk perşembesi -- öğleden sonra -- ofiste kimse birbiri ile konuşamaz.Ngày thứ Năm đầu tiên của tháng - chỉ buổi chiều không ai trong văn phòng được phép nói chuyện với nhau.
Ayın ilk perşembesi -- öğleden sonra -- ofiste kimse birbiri ile konuşamaz.Prima joi a lunii -- doar dupa-amiaza -- nimeni din birou nu are voie sa vorbeasca cu colegii.
Ayın ilk perşembesi -- öğleden sonra -- ofiste kimse birbiri ile konuşamaz.Prvi četrtek v mesecu, zgolj popoldan, se v pisarnah ne smemo pogovarjati.
Ayın ilk perşembesi -- öğleden sonra -- ofiste kimse birbiri ile konuşamaz.První čtvrtek v měsíci - jenom odpoledne - nikdo nesmí mluvit.
Ayın ilk perşembesi -- öğleden sonra -- ofiste kimse birbiri ile konuşamaz.Prvý štvrtok v mesiaci, len poobede, nikto v kancelárii nemôže rozprávať.
Ayın ilk perşembesi -- öğleden sonra -- ofiste kimse birbiri ile konuşamaz.Setiap hari Kamis pertama setiap bulan -- hanya dari siang -- tidak boleh ada yang saling bicara di kantor.
Ayın ilk perşembesi -- öğleden sonra -- ofiste kimse birbiri ile konuşamaz.Первый четверг месяца - только во второй половине - никто в офисе не должен говорить друг с другом.
Ayın ilk perşembesi -- öğleden sonra -- ofiste kimse birbiri ile konuşamaz.Перший четвер місяця — тільки в другій половині — ніхто в офісі не повинен розмовляти один з одним.
Ayın ilk perşembesi -- öğleden sonra -- ofiste kimse birbiri ile konuşamaz.Първият четвъртък от месеца - само следобеда - никой в офиса не може да говори с другите.
Ayın ilk perşembesi -- öğleden sonra -- ofiste kimse birbiri ile konuşamaz.יום חמישי הראשון של החודש -- רק אחר הצהריים -- נאסור על אנשים במשרד לדבר אחד עם השני.
Ayın ilk perşembesi -- öğleden sonra -- ofiste kimse birbiri ile konuşamaz.في الخميس الأول من الشهر -- فقط مساء الخير -- لا يمكن لمن في المكتب الحديث مع بعضهم البعض.
Ayın ilk perşembesi -- öğleden sonra -- ofiste kimse birbiri ile konuşamaz.オフィスでは誰も互いに話してはいけません みんな沈黙を守ります
Aynı durum ofislerde de kendini göstermişti.Același lucru s-a întâmplat și în birouri.
Aynı durum ofislerde de kendini göstermişti.Dasselbe passierte in Büros.
Aynı durum ofislerde de kendini göstermişti.Hal yang sama terjadi di perkantoran.
Aynı durum ofislerde de kendini göstermişti.Hetzelfde gebeurde in kantoren.
Aynı durum ofislerde de kendini göstermişti.Igual sucedió en las oficinas.
Aynı durum ofislerde de kendini göstermişti.Il s'est passé la même chose dans les bureaux.
Aynı durum ofislerde de kendini göstermişti.사무실에도 똑같은 일이 일어났습니다.
Aynı durum ofislerde de kendini göstermişti.La stessa cosa è accaduta negli uffici.
Aynı durum ofislerde de kendini göstermişti.Một điều tương tự đã xảy ra trong giới văn phòng.
Aynı durum ofislerde de kendini göstermişti.To samo nastąpiło w biurach.
Aynı durum ofislerde de kendini göstermişti.To stejné se odehrálo v kancelářích.
Aynı durum ofislerde de kendini göstermişti.Ugyanez történt az irodákban.
Aynı durum ofislerde de kendini göstermişti.Το ίδιο πράγμα έγινε και στα γραφεία.
Aynı durum ofislerde de kendini göstermişti.Същото се случило и в офисите.
Aynı durum ofislerde de kendini göstermişti.Таке ж сталось і в офісах.
Aynı durum ofislerde de kendini göstermişti.Тоже самое произошло в офисах.
Aynı durum ofislerde de kendini göstermişti.אותו דבר קרה במשרדים.
Aynı durum ofislerde de kendini göstermişti.و حصل نفس الشيء في المكاتب
Aynı durum ofislerde de kendini göstermişti.かつては 表計算がされていました
Aynı zamanda bir de ziyaretcimiz oldu, Azerbeycan'dan bir bakan ofisimize bizi ziyarete geldi.A la même époque, nous avons eu la visite d'un ministre venu d'Azerbaïdjan.
Aynı zamanda bir de ziyaretcimiz oldu, Azerbeycan'dan bir bakan ofisimize bizi ziyarete geldi.Ao mesmo tempo tivemos uma visita, um ministro do Azerbaijão veio ao nosso atelier.
Aynı zamanda bir de ziyaretcimiz oldu, Azerbeycan'dan bir bakan ofisimize bizi ziyarete geldi.Casi al mismo tiempo, recibimos la visita de un ministro de Azerbaiyán.
Aynı zamanda bir de ziyaretcimiz oldu, Azerbeycan'dan bir bakan ofisimize bizi ziyarete geldi.Cùng lúc đó chúng tôi lại có một vị khách đến thăm, một bộ trưởng từ Azerbaijan đến văn phòng của chúng tôi.
Aynı zamanda bir de ziyaretcimiz oldu, Azerbeycan'dan bir bakan ofisimize bizi ziyarete geldi.În același timp am avut un vizitator, un ministru din Azerbaijan care a venit la biroul nostru.
Aynı zamanda bir de ziyaretcimiz oldu, Azerbeycan'dan bir bakan ofisimize bizi ziyarete geldi.In die tijd hadden we een bezoeker, een minister uit Azerbeidzjan kwam naar ons toe.
Aynı zamanda bir de ziyaretcimiz oldu, Azerbeycan'dan bir bakan ofisimize bizi ziyarete geldi.Nello stesso periodo ricevemmo una visita, un ministro dell'Azerbaijan venne nel nostro ufficio.
Aynı zamanda bir de ziyaretcimiz oldu, Azerbeycan'dan bir bakan ofisimize bizi ziyarete geldi.Ugyanekkor kaptunk egy látogatót, egy azerbajdzsáni miniszter érkezett az irodánkba.
Aynı zamanda bir de ziyaretcimiz oldu, Azerbeycan'dan bir bakan ofisimize bizi ziyarete geldi.V tom istom čase sme mali návštevu, prišiel k nám minister z Azerbajdžanu.
Aynı zamanda bir de ziyaretcimiz oldu, Azerbeycan'dan bir bakan ofisimize bizi ziyarete geldi.W tym samym czasie, mieliśmy w biurze gościa, ministra z Azerbejdżanu.
Aynı zamanda bir de ziyaretcimiz oldu, Azerbeycan'dan bir bakan ofisimize bizi ziyarete geldi.В тот же период у нас был гость: в наш офис нанёс визит один министр из Азербайджана.
Aynı zamanda bir de ziyaretcimiz oldu, Azerbeycan'dan bir bakan ofisimize bizi ziyarete geldi.По същото време имахме посетител, министър от Азербайджан дойде в нашия офис.
Aynı zamanda şehrin, New York'un ilk yeşil ve serin çatı projesini ofislerimizin tepesinde sergiliyoruz.우리는 또한 우리 사무실 꼭대기에 시범 프로젝트로 뉴욕시 최초로 그린 앤 쿨 루프를 만들었습니다.
Aynı zamanda şehrin, New York'un ilk yeşil ve serin çatı projesini ofislerimizin tepesinde sergiliyoruz.Megépítettük a város első -- New York első hűvös zöldtetőjét egy bemutató projektként az irodánk tetején.
Aynı zamanda şehrin, New York'un ilk yeşil ve serin çatı projesini ofislerimizin tepesinde sergiliyoruz.Me rakensimme myös New Yorkin ensimmäisen vihreän ja viileän katon demoprojektin toimistojemme katolle.
Aynı zamanda şehrin, New York'un ilk yeşil ve serin çatı projesini ofislerimizin tepesinde sergiliyoruz.También construimos el primer techo ecológico y fresco de Nueva York sobre nuestras oficinas.
Aynı zamanda şehrin, New York'un ilk yeşil ve serin çatı projesini ofislerimizin tepesinde sergiliyoruz.אנחנו גם בונים על גגות המשרדים שלנו את פרויקט ההדגמה הראשון בעיר לגגות ירוקים וקרים.
Aynı zamanda şehrin, New York'un ilk yeşil ve serin çatı projesini ofislerimizin tepesinde sergiliyoruz.كما بنينا أيضاً أول مشروع للسطح الأخضر في مدينة نيويورك، وذلك فوق مكاتبنا
Aynı zamanda şehrin, New York'un ilk yeşil ve serin çatı projesini ofislerimizin tepesinde sergiliyoruz.ルーフの宣伝も兼ねて設置しました クール・ルーフは 表面の反射が高度で太陽熱を
Ayrıca bizzat Kela ofisine gidebilirsiniz.Du kan också besöka FPA:s kontor.
Ayrıca bizzat Kela ofisine gidebilirsiniz.También puede acudir personalmente a una oficina de Kela.