ofis ile cümle

ofis kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ofisnur: Başarılı bir iş kadınıdır.Jest ambasadorką akcji społecznej Jestem kobietą sukcesu.
1963 yılında kendi mimarlık ofisini New York'ta açtı.W 1963 założył własną firmę reklamową w Nowym Jorku.
KEİ Ofisi.Biuro IAO.
Bros. ofisinin önüne 50,000 protesto mektubu bırakıldı.Wuj zapisał mu w testamencie 50 000 zł.
Araştırma ofisinin personeli yaklaşık 20 civarındadır.Studio liczy około 20 osób.
Dünyada 95 ülkede ofisi bulunmaktadır.Organizacja ma biura w 55 krajach.
Sırbistan Cumhuriyeti İstatistik Ofisi.Urząd statystyczny słowackiej republiki.
Ev-ofisinden çalışırdı ve asla bir sekreteri olmadı.Był członkiem Izby Adwokackiej, jednak nigdy nie pracował w zawodzie.
Bu beyan gazetecilerin basın ofisine yaptıkları sorgulamalar sonunda yazılmıştı.Poinformowali o tym na konferencji prasowej przedstawiciele przewoźnika.
Episkopal Kilise'nin Piskoposunun ofisi binada yer alır.Każdorazowo biskup naczelny Kościoła jest proboszczem tej parafii.
İlk örnek T dizayn ofisi tarafından Mikulin AM-37 motoru ile üretildi.Pierwszy projekt, któremu biuro konstrukcyjne nadało oznaczenie T, był napędzany silnikami Mikulin AM-37.
Viyana'daki Birleşmiş Milletler Ofisi'nde yer almaktadır.Wspólne biuro stowarzyszenia mieści się w Wiedniu.
Her bölüm, öncekinden daha büyük bir ofiste geçmektedir.Każdy z nich osiągał wyższą pozycję od poprzedniego.
Bu ajanlar Elçiliklerin Konsolosluk bölümlerinin dışında, Bölgesel Güvenlik Ofisi’ nde çalışırlar.Lista nie uwzględnia wydziałów konsularnych ambasad.
2003'ten beri Macaristan cumhurbaşkanının resmî konutu ve çalışma ofisidir.Członek Komitetu Elektroniki i Telekomunikacji PAN od 2003.
Bay Jones ofiste mi?Czy Pan Jones jest w biurze?
Ben ofiste olacağım.Będę w biurze.
Herhangi birinin bana ihtiyacı olursa burada ofisimde olacağım.Jeśli ktoś będzie mnie potrzebował, będę tutaj w swoim biurze.
Şu an, ofiste kimse yok.W tej chwili nie ma nikogo w biurze.
Ofisim beşinci katta bulunuyor.Moje biuro znajduje się na piątym piętrze.
Bu ofis, İkinci Polonya Cumhuriyeti'nin başkanlığını sürdürdü.Urząd ten stanowił kontynuację prezydentury II RP.
Sonrasında Swift yine ofise döner, masasında erkek arkadaşının (Zach Gilford) yazdığı nota bakar.Tillbaka vid sitt skrivbord igen så tar Swift fram en lapp skriven av hennes pojkvän (Zach Gilford).
Ofis binası olarak kullanılmaktadır.Byggnaden används som kontor.
Sağlık ocağı ve posta ofisi bulunmaktadır.Där finns också polisstation och postkontor.
İsviçre Uzay Ofisi (İUO) İsviçre ulusal uzay programını yürütmekten sorumlu kurum.Swiss Space Office (SSO) är Schweiz nationella rymdprogram.
Bu konuda bir ofis bulunmaktadır.Allra överst finns kontor.
Birleşmiş Milletler Viyana Ofisi.Förenta nationernas kontor i Wien.
Yeongdeungpo, Seul'de önemli bir ofis, ticaret ve konut bölgesidir.Yeongdeungpo Distrikt har utvecklats kraftigt som ett kontors- och bostadsområde.
Çevredeki herkes ofisi terk ederken onu görmüştür.Vittnen ser honom lämna kontoret.
1990 yılında Kengo Kuma ve Ortakları adlı mimarlık ofisinin kuruluşunu gerçekleştirdi.År 1990 grundade han Kengo Kuma & Associates.
İlk ofis binası ise 1966 yılında açıldı.Det första huset restes under våren 1966.
Los Angeles'ta bir ofis açmışlardır.Kommissionen har också ett kontor i Los Angeles.
IARC'nin ana ofisi Fransa'nın Lyon kentindedir.IARC har sitt huvudkontor i Lyon i Frankrike.
1876'da Müze Sekreterliği ofisine atandı ve 1878'de Zooloji Departmanına geçti.Han började på museet 1876 och flyttade 1878 till den zoologiska avdelningen.
Bundan dolayı isim "uffizi" ("ofisler") dir.Namnet Uffizi betyder kontor.
Adamları ile beraber elinde tabanca ile Goebbels'in çalışma ofisine girdi.Med dragen pistol skyndade Remer iväg till Goebbels arbetsrum.
Bu durumda ilk önce ofisteki ağa bağlanmak gerekir.Man förstår, att det måste vara bekvämt att ha sitt kontor där.
1995: SPE'nin Kuala Lumpur ofisi açıldı.1996 öppnades Kazakstans ambassad i Kuala Lumpur.
1941 yılında kendi ofisini açtı.År 1936 öppnade han eget kontor.
Hazırım cevabının ardından eşyalarını hazırlayıp ofisini terk etti.De packade sina saker och stack från sin lägenhet.
Gestapo ofisi tarafından işe alındı.Han hittades dock av Gestapo.
Dünyada 95 ülkede ofisi bulunmaktadır.Nätverket finns representerat i 57 länder världen över.
Box Ofis Mojo, filmlerle ilgili bir İnternet sitesidir.Box Office Mojo är en webbplats som täcker de kommersiella aspekterna av långfilmer.
Ofisin temel amacı salgın hastalıkları kontrol ve etmek ve yayılmalarını önlemek için çalışmaktır.Enheten var enligt uppgift aktiv både med att förhindra och utveckla epidemier.
Şirketin dünya çapında 40 ofisi ve 500'den çok çalışanı vardır.Företaget har mer än 500 anställda i över 40 kontor över hela världen.
Dünyada 14 ofisi bulunan Schiebel , 13. ofisini 2013'te Türkiye'de açmıştır.Sveriges femte hus med 14 platser öppnade i Uppsala år 2013.
Merkezi Moskova olan şirketin İstanbul’da da bir ofisi bulunuyor.Regionen har även ett kontor i Moskva, Ryssland.
Babasının 1901 yılındaki vefatından sonra annesi kasabanın süvari ofisi sofrasının işletmecisi olmuştu.Dess abbedissa svor sedan 1340 in stadens borgmästare i ämbetet.
Şirketin New York ve Londra'da ofisleri vardı.Företaget har kontor i Los Angeles, London och New York.
Ofis Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği tarafından atanan bir icra direktörü tarafından yönetilmektedir.Organisationen leds av en verkställande direktör som utses av FN:s generalsekreterare.
Bu ofislerinde yaklaşık 110.000 çalışanı vardır.Tillsammans har medlemmarna cirka 110 000 anställda.
Bu nedenle AB kurumları ve bazı uluslararası hukuk ofisleri bu diplomaya sahip olan mezunları tercih eder.Саме тому інституції ЄС і деякі міжнародні фірми надають перевагу випускникам з цим видом диплома.
Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suçlar Ofisi.Управління ООН з наркотиків і злочинності
1999 yılında şirket ismini Epic Games olarak değiştirdi ve ofislerini Cary, North Carolina'ya taşıdı.У 1999 році компанія перемінила назву на Epic Games і переїхала в Північну Кароліну.
Bu konuda bir ofis bulunmaktadır.В цьому ж приміщенні знаходилася контора.
Microsoft bu tarihte Mac için ofis yazılımları geliştiriyordu.Microsoft в той час розробляла офісні застосунки під «Mac».
Vader,ofisinde,ekranında onunla görüştü.Жан хотів бачити на екрані свою дружину.
ABD patent ofisi 55 patentini onayladı.Запатентовано в СРСР 50 патентів.
Alıştırma odası dışında ne bir bina ne de bir ofisleri vardı.Тут немає жодного торгового закладу й офісу, окрім відновлених будинків.
Ayrıca birçok ofisi ve bürosuna saldırı düzenlendi.У його будинку і офісах часто з'являлася поліція.

İlgili Sayfalar