Ana içeriğe geç
Sözlük

ofis ile cümle

ofis kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Ulusal İstatistikler Ofisi (ONS).Oficina Nacional de Estadística (ONE).
İlk ofis binası ise 1966 yılında açıldı.El edificio completo se inauguró en 1961.
Madrid Konferansının ardından Netenyahu İsrail Başbakanlık Ofisine Yardımcı bakan olarak atandı.Después de su liberación, Sharansky se convirtió en el viceprimer ministro israelí.
21 ülkede ofisleri bulunmaktadır.Cuenta con presencia en 21 países.
Ben onun ofisini kolayca buldum.Ho trovato facilmente il suo ufficio.
Ofisimiz şehrin merkezinde bulunur.Il nostro ufficio si trova nel centro della città.
Ofisinde Fransızca konuşan biri var mı?C'è qualcuno che parla francese nel tuo ufficio?
Tom ofisinde olmalı.Tom dovrebbe essere nel suo ufficio.
Neden ofisinde değilsin?Perché non sei in ufficio?
Ofise döndüğümde onu ararım.Lo chiamo quando torno in ufficio.
Hoşça kal! Ofisten nasıl çıkabilirim?Arrivederci! Come esco dall'ufficio?
Pazartesi günleri genellikle ofiste değilim.Di solito il lunedì non sono in ufficio.
Lütfen bunu ofise geri götür.Riportalo in ufficio per favore.
Tom ofisin dışında koştu.Tom corse fuori dall'ufficio.
Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suçlar Ofisi.Ufficio delle Nazioni Unite per il Controllo della Droga e la Prevenzione del Crimine.
Bu Gangnam-gu ofisinin yoksul çocuklar için yaptığı G+Dream projesinin bir parçasıydı.La mostra fa parte del G+Dream Project per i giovani svantaggiati.
Google Dokümanlar Google'ın "hizmet olarak yazılım" ofis paketidir.Google Documenti è la suite per ufficio "software come servizio" di Google.
Ordu Ofisi 1938 yılında silahın üretilmesi emrini verdi ve 1939 yılında silahın üretimine başlandı.Il War Office ordinò l'arma nel 1938; la produzione iniziò nel 1939, incorporando alcune modifiche.
Günümüzde Lefkoşa Turizm Enformasyon Ofisi'ne ev sahipliği yapmaktadır.Attualmente ospita la sede dell'Ufficio Informazioni Turistiche.
1997 yılında, Dış İletişim Ofisi Bakanlar Kurulu Başkanlığı'na devredilmiştir.Nel 1997, l'Ufficio per le comunicazioni esterne venne trasferito alla Presidenza del Consiglio dei Ministri.
Şirketin dünya çapında 40 ofisi ve 500'den çok çalışanı vardır.La compagnia ha più di 500 impiegati ed oltre 40 uffici in tutto il mondo.
Şirketin New York ve Londra'da ofisleri vardı.Aveva appartamenti a Londra e New York.
Almanya'nın teslim olması üzerine Mussert, 7 Mayıs 1945 tarihinde Lahey'deki NSB ofisinde tutuklandı.Dopo la resa della Germania, il 7 maggio 1945 Mussert fu arrestato nell'ufficio dell'NSB a L'Aia.
Bu beyan gazetecilerin basın ofisine yaptıkları sorgulamalar sonunda yazılmıştı.La dichiarazione venne fatta a seguito delle domande fatte in proposito dai giornalisti per l'ufficio stampa.
Rusya Postası, yaklaşık 390.000 kişiyi çalıştırır ve 42.000 üzerinde yazılan ofisleri bulunmaktadır.La Počta Rossii impiega circa 390.000 dipendenti, ha più di 42.000 uffici postali ed ha sede a Mosca.
Üniversitenin kantininde çalışan Bill Potts, Doktor'un ofisine çağrılmıştır.Bill Potts viene chiamata nell'ufficio del Dottore, dove diventa una sua studentessa.
Merkezi Kudüs'te yer almakta olup Tel Aviv'de bir ofisi bulunmaktadır.La sede centrale è a Gerusalemme, con una filiale a Tel Aviv.
21 ülkede ofisleri bulunmaktadır.La TEVA ha rappresentanti in 21 Nazioni.
İlk postane ofisi olan Postahane-i Amire Yeni Cami avlusu yakınlarındaydı.Il primo ufficio postale è stato il Postahane-i Amire vicino al cortile della moschea nuova.
Babasının yerel sicil memurluğu ofisinde çalıştı ve sadece sekiz yaşında iken babası öldü.Il padre lavorava in un ufficio locale di registrazione e morì quando Karl aveva solo otto anni.
Ofisleri ve lisansiyeleri ile dünya üzerinde toplam 127 ülkede yer almaktadır.La sua rete di telecomunicazione copre 127 nazioni nel mondo.
Ofisindeki bozuk bir saati tamir etmiştir.Sulla facciata è posto un orologio.
Bina şimdi İran Cumhurbaşkanlığı Ofisi olarak kullanılmaktadır.La sala è oggi utilizzata per l'inaugurazione del Presidente della Repubblica d'Irlanda.
1986 yılında New York’ta bulunan ofisin yöneticiliğini yapmış bir mimardır.Fu il direttore dei vecchi uffici dell'Agenzia a New York City nel 1986.
İstanbul merkez ofisinde 370 kişi çalışmaktadır.Presso la sede centrale di Berlino lavorano oltre 130 persone.
Kilise dükkanlar ve ofislere sahipti.È sede di negozi ed uffici.
Getty Images'in dünyanın birçok yerinde dağıtım ofisleri bulunmaktadır.Focus Features detiene i diritti di distribuzione in tutto il mondo.
Araştırma ofisinin personeli yaklaşık 20 civarındadır.Il presidente è assistito da uno staff di circa venti persone.
GHDK'nin merkez ofisi Viyana, Avusturya'da bulunmaktadır.SGAC ha sede a Vienna, Austria.
Şirket 1998 de ABD'de 2005'te ise Çin'de ofis açmıştır.Nel 2008 ha aperto uffici anche in Cina.
2007 yılı itibarıyla dünya çapında tüm ofislerinde yaklaşık 60.000 kişi çalışmaktadır.Al 2007, più di 90 destinazioni sono disponibili in tutto il mondo.
Bina, 261.8 metre yüksekliğinde ve 87 katlı olup ofis, otel ve konut olarak kullanılmaktadır.Alto 157,8 metri, esso è adibito come struttura alberghiera e condominio residenziale.
Şirketin merkezi Londra'da, yürütme ofisi ise Dublin'de yer almaktadır.La sede centrale è a Londra, la sede generale è a Dublino.
Ofisi Washington'da bulunmaktadır.Ha sede a Washington.
1981'de IBM'in Detroit ofisinde bir sistem mühendisi olarak şirkete girdi.Nel 1981 entra, sempre a Detroit, in IBM come analista di sistemi.
Sette asansörleri ve yürüyen merdivenleriyle tam faal iki tane de ofis binası yapıldı.Da entrambi i lati si trovavano ascensori pubblici e scale mobili.
Bir SS ofisi idi.Fu Prevosto dei Ss.
Aberdeen'in yanı sıra Cebelitarık ve Falkland Adaları'nda da ofisleri bulunmaktadır.Inoltre, l'ente ha anche un centro previsionale ad Aberdeen e uffici a Gibilterra e sulle isole Falkland.
Han Nehri Sel Kontrol Ofisi.Lavora all'Ufficio Sinistri.
Organizasyonun New York kentindeki Birleşmiş Milletler binasında da bir ofisi vardır.Un ufficio dell'organizzazione è situato a New York, presso le Nazioni Unite.
Vanuatu Turizm Ofisi Vanuatu DevletiUfficio Turismo di Vanuatu.
Üstelik aralarındaki bir didişme sonucunda onu ofisten bile kovmuştur.Quella notte, riceve la chiamata da uno dei due per farsi tirare fuori di prigione.
Los Angeles'ta bir ofis açmışlardır.Un nuovo ufficio è stato aperto a Los Angeles, Stati Uniti.
Viyana'daki Birleşmiş Milletler Ofisi'nde yer almaktadır.A Oslo è presente una delegazione ufficiale dell'Unione europea.
ABD Devlet Yayın Ofisi. s. 418.Taschen America. pp. 481.
Biz ofisteki ekipmanı yenileyeli henüz çok olmadı.Мы недавно обновили оборудование нашего офиса.
O, ofise arabayla gider.Он ездит на работу на машине.
Bu akşam benim ofisime uğra.Загляни ко мне в офис сегодня вечером.
O zaten ofisten ayrıldı.Она уже покинула офис.
Bir miktar sıvı ofisimize sızıyor.Некоторое количество жидкости просачивается в наш офис.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod