Ana içeriğe geç
Sözlük

odak ile cümle

odak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Aslında yapmaya çalıştığım, sorunlara gerçekten odaklanacaksak doğru sorunlara odaklanmamızı sağlamak.A ja bym chciał, żebyśmy dokonali odpowiedniego wyboru -- żebyśmy się skoncentrowali na tych prawidłowych.
Aslında yapmaya çalıştığım, sorunlara gerçekten odaklanacaksak doğru sorunlara odaklanmamızı sağlamak.Dan apa yang ingin saya pastikan, jika kita fokus pada masalah, dan fokus pada yang benar.
Aslında yapmaya çalıştığım, sorunlara gerçekten odaklanacaksak doğru sorunlara odaklanmamızı sağlamak.E ciò di cui voglio assicurarmi è, se ci focalizziamo sui problemi, che ci focalizziamo su quelli giusti
Aslında yapmaya çalıştığım, sorunlara gerçekten odaklanacaksak doğru sorunlara odaklanmamızı sağlamak.En ik wil zeker weten dat, als we ons richten op bepaalde problemen, dat we ons op de juiste richten.
Aslında yapmaya çalıştığım, sorunlara gerçekten odaklanacaksak doğru sorunlara odaklanmamızı sağlamak.És biztosra akarok menni, hogyha meg akarjuk oldani őket, a megfelelőekre koncentrálunk.
Aslında yapmaya çalıştığım, sorunlara gerçekten odaklanacaksak doğru sorunlara odaklanmamızı sağlamak.제가 확실히 해두고 싶은 것은, 우리가 어떤 문제에 초점을 맞춰야 한다고 하면 올바른 것에 맞춰야 한다는 겁니다.
Aslında yapmaya çalıştığım, sorunlara gerçekten odaklanacaksak doğru sorunlara odaklanmamızı sağlamak.Şi vreau să fiu sigur că, dacă ne concentrăm pe probleme, atunci ne concentrăm pe cele care trebuie.
Aslında yapmaya çalıştığım, sorunlara gerçekten odaklanacaksak doğru sorunlara odaklanmamızı sağlamak.Und ich möchte sicherstellen, dass wenn wir uns auf Probleme konzentrieren, wir auch die richtigen angehen.
Aslında yapmaya çalıştığım, sorunlara gerçekten odaklanacaksak doğru sorunlara odaklanmamızı sağlamak.А я ж хочу переконатись у тому, що серед них усіх ми виберемо найнеобхідніші.
Aslında yapmaya çalıştığım, sorunlara gerçekten odaklanacaksak doğru sorunlara odaklanmamızı sağlamak.ואני רוצה לוודא שהבעיות שאנחנו מתמקדים בהן, הן הבעיות הנכונות.
Aslında yapmaya çalıştığım, sorunlara gerçekten odaklanacaksak doğru sorunlara odaklanmamızı sağlamak.والذي اريده ان اؤكد عليه , انه في حال ركزنا على المشاكل , هي المشاكل التي تحتاج فعلا ان نركز عليها .
Aslında yapmaya çalıştığım, sorunlara gerçekten odaklanacaksak doğru sorunlara odaklanmamızı sağlamak.適切な問題に集中するべきではないか という事です わずかな改善よりは 多くの成果が得られる問題に集中しましょう
Atık yönetimi, 1970’lerden beri, AB çevre politikalarının odaklarından biri olmuştur.Avfallshanteringen har varit högt prioriterad i EU:s miljöpolitik sedan 1970-talet.
Atık yönetimi, 1970’lerden beri, AB çevre politikalarının odaklarından biri olmuştur.Gestionarea deşeurilor a fost o focalizare a politicilor de mediu ale UE începând cu 1970.
Atık yönetimi, 1970’lerden beri, AB çevre politikalarının odaklarından biri olmuştur.Jätehuolto on ollut EU:n ympäristöpolitiikan kohteena vuodesta 1970.
Atık yönetimi, 1970’lerden beri, AB çevre politikalarının odaklarından biri olmuştur.La gestion des déchets a été au centre des politiques environnementales de l'UE depuis les années 1970.
Atık yönetimi, 1970’lerden beri, AB çevre politikalarının odaklarından biri olmuştur.Nakládání s odpady je v ohnisku zájmu politik životního prostředí EU od 70. let minulého století.
Atık yönetimi, 1970’lerden beri, AB çevre politikalarının odaklarından biri olmuştur.Odpadové hospodárstvo je centrom pozornosti environmentálnych politík EÚ od 70–tych rokov.
Atık yönetimi, 1970’lerden beri, AB çevre politikalarının odaklarından biri olmuştur.Ravnanje z odpadki je osrednja tema okoljskih politik EU že od 70. let preteklega stoletja.
Atık yönetimi, 1970’lerden beri, AB çevre politikalarının odaklarından biri olmuştur.Sinds de jaren zeventig is afvalbeheer een centraal thema in het Europese milieubeleid.
Atık yönetimi, 1970’lerden beri, AB çevre politikalarının odaklarından biri olmuştur.W roku 2006 kraje UE-27 wytworzyły około 3 mld ton odpadów – średnio 6 ton w przeliczeniu na osobę.
Atık yönetimi, 1970’lerden beri, AB çevre politikalarının odaklarından biri olmuştur.Η διαχείριση αποβλήτων βρίσκεται στο επίκεντρο των περιβαλλοντικών πολιτικών της ΕΕ από τη δεκαετία του 1970.
Atık yönetimi, 1970’lerden beri, AB çevre politikalarının odaklarından biri olmuştur.От 1970 г. управление на отпадъците е във фокуса на политиките на ЕС за околната среда.
Avrupa Araştırma Konseyi1(Fikirler Özel Programı), faaliyetleri ve strateji odaklı Ortak Programlama2ileAstfel, viitoarele propuneri de proiecte trebuie să acorde atenţie:
Avrupa Araştırma Konseyi1(Fikirler Özel Programı), faaliyetleri ve strateji odaklı Ortak Programlama2ileBei der Einreichung zukünftiger Projektvorschläge sollte besonders auf folgende Kriterien geachtet werden:
Avrupa Araştırma Konseyi1(Fikirler Özel Programı), faaliyetleri ve strateji odaklı Ortak Programlama2ileDe voorstellen voor toekomstige projecten moeten nu dus aandacht besteden aan:
Avrupa Araştırma Konseyi1(Fikirler Özel Programı), faaliyetleri ve strateji odaklı Ortak Programlama2ileLes futures propositions de projets devraient donc veiller à:
Avrupa Araştırma Konseyi1(Fikirler Özel Programı), faaliyetleri ve strateji odaklı Ortak Programlama2ilePor consiguiente, las propuestas para futuros proyectos deberán prestar atención a los siguientes aspectos:
Avrupa Araştırma Konseyi1(Fikirler Özel Programı), faaliyetleri ve strateji odaklı Ortak Programlama2ilePrihodnji predlogi projektov morajo biti torej osredotočeni na:
Avrupa Araştırma Konseyi1(Fikirler Özel Programı), faaliyetleri ve strateji odaklı Ortak Programlama2ilePrzyszłe propozycje projektów powinny obejmować takie zagadnienia, jak:
Avrupa Araştırma Konseyi1(Fikirler Özel Programı), faaliyetleri ve strateji odaklı Ortak Programlama2ileЕто защо в бъдещите предложения за проекти ще трябва да се положат особени усилия за постигането на:
Avrupa’da kokain kullanımı artmaya devam ettikçe, kokainin yasaklanmasına odaklanan çabalar da artmaktadır.Da brugen af kokain fortsat vokser i Europa, fokuseres indsatsen i stigende grad på kokainforbud.
Avrupa’da kokain kullanımı artmaya devam ettikçe, kokainin yasaklanmasına odaklanan çabalar da artmaktadır.Eftersom kokainanvändningen fortsätter att öka i Europa intensifieras ansträngningarna att förbjuda kokain.
Avrupa’da kokain kullanımı artmaya devam ettikçe, kokainin yasaklanmasına odaklanan çabalar da artmaktadır.Herstellung von Cannabis im eigenen Land: die große Unbekannte
Avrupa’da kokain kullanımı artmaya devam ettikçe, kokainin yasaklanmasına odaklanan çabalar da artmaktadır.Prevalencia a lo largo de la vida: al menos 12 millones (el 3,6% de los europeos adultos).
Avrupa’da kokain kullanımı artmaya devam ettikçe, kokainin yasaklanmasına odaklanan çabalar da artmaktadır.Samalla kun kokaiininkäyttö lisääntyy Euroopassa, kokaiinin torjuntatoimia voimistetaan.
Avrupa’da kokain kullanımı artmaya devam ettikçe, kokainin yasaklanmasına odaklanan çabalar da artmaktadır.So zvyšovaním užívania kokaínu v Európe sa zvyšuje úsilie zamerané na jeho zakázanie.
Aynı şekilde, sizinle konuşurken çok fazla gevşersem, o zamanda toplara odaklanamam.Allo stesso modo, se mi rilasso troppo mentre parlo con voi, allora non ho modo di focalizzarmi sulle palline.
Aynı şekilde, sizinle konuşurken çok fazla gevşersem, o zamanda toplara odaklanamam.Dacă mă relaxez prea mult vorbind cu dvs., nu mă pot concentra asupra mingiilor.
Aynı şekilde, sizinle konuşurken çok fazla gevşersem, o zamanda toplara odaklanamam.Da mesma forma, se relaxar demasiado ao falar convosco, não me vou conseguir concentrar nas bolas.
Aynı şekilde, sizinle konuşurken çok fazla gevşersem, o zamanda toplara odaklanamam. Düşürürüm.Còn nếu tôi quá thoải mái nói chuyện với các bạn thì tôi không tài nào tập trung vào những trái banh.
Aynı şekilde, sizinle konuşurken çok fazla gevşersem, o zamanda toplara odaklanamam. Düşürürüm.De même, si je me détends trop en vous parlant, je n'ai aucune chance de me concentrer sur les balles.
Aynı şekilde, sizinle konuşurken çok fazla gevşersem, o zamanda toplara odaklanamam. Düşürürüm.Igualmente, si me relajo demasiado hablándoles, entonces no hay manera de que pueda centrarme en las bolas.
Aynı şekilde, sizinle konuşurken çok fazla gevşersem, o zamanda toplara odaklanamam. Düşürürüm.Rovnako, ak sa príliš uvoľním pri rozprávaní, potom nie je možné, aby som sa sústredil na lopty.
Aynı şekilde, sizinle konuşurken çok fazla gevşersem, o zamanda toplara odaklanamam. Düşürürüm.Εξίσου, εάν χαλαρώσω πάρα πολύ μιλώντας σας, δε θα καταφέρω να εστιάσω στις μπάλες, θα μου πέσουν.
Aynı şekilde, sizinle konuşurken çok fazla gevşersem, o zamanda toplara odaklanamam. Düşürürüm.В то же время, если я слишком расслаблюсь, беседуя с вами, то я не смогу сосредоточиться на шарах и уроню их.
Aynı şekilde, sizinle konuşurken çok fazla gevşersem, o zamanda toplara odaklanamam.In enako, če se preveč sprostim, ko predavam, ni mogoče, da se osredotočim na žogice.
Aynı şekilde, sizinle konuşurken çok fazla gevşersem, o zamanda toplara odaklanamam.Jeśli za bardzo się odprężę mówiąc, upuszczę piłeczki.
Aynı şekilde, sizinle konuşurken çok fazla gevşersem, o zamanda toplara odaklanamam.마찬가지로 제가 여러분께 너무 느긋하게 말한다면
Aynı şekilde, sizinle konuşurken çok fazla gevşersem, o zamanda toplara odaklanamam.lige så, hvis jeg slapper for meget af med at tale til jer, så kan jeg på ingen måde fokusere på boldene.
Aynı şekilde, sizinle konuşurken çok fazla gevşersem, o zamanda toplara odaklanamam.Maar als ik tevéél ontspan in het praten, kan ik onmogelijk focussen op de ballen.
Aynı şekilde, sizinle konuşurken çok fazla gevşersem, o zamanda toplara odaklanamam.Om jag slappnar av för mycket när jag pratar med er kan jag inte fokusera på bollarna.
Aynı şekilde, sizinle konuşurken çok fazla gevşersem, o zamanda toplara odaklanamam.Stejně tak, když se kvůli mluvení s vámi příliš uvolním, pak tu není způsob, jak se mohu soustředit na koule.
Aynı şekilde, sizinle konuşurken çok fazla gevşersem, o zamanda toplara odaklanamam.По същия начин, ако се отпусна прекалено докато ви говоря, няма как да се съсредоточа над топките.
Aynı şekilde, sizinle konuşurken çok fazla gevşersem, o zamanda toplara odaklanamam.Так само, якщо спілкуючись із вами, я занадто розслаблюсь, то не зможу сконцентрувати уваги на м'ячах.
Aynı şekilde, sizinle konuşurken çok fazla gevşersem, o zamanda toplara odaklanamam.ובאותה מידה, אם ארגע יותר מדי כשאני מדבר אליכם,
Aynı şekilde, sizinle konuşurken çok fazla gevşersem, o zamanda toplara odaklanamam.وبالمثل، إن كنت مسترخياً تماماً و أتحدث معكم
Aynı şekilde, sizinle konuşurken çok fazla gevşersem, o zamanda toplara odaklanamam.ボールは落っこちてしまいます
Ayrıca, faaliyetler ölçüm süreçlerine ve kıyaslamalara odaklanacaktır.Další činnost se pak zaměří na pokrok v měření a srovnávání.
Ayrıntılı bilgi için bkz. 2007 istatistik bülteninde Şekil HSR-3.Kaynaklar: Ulusal odak noktaları.Bővebb információért lásd a HSR-3. ábrát a 2007. évi statisztikai közlönyben.Forrás: Nemzeti fókuszpontok.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod