O çizgiye göre, eğer arkadaşlarınız obez ise, sizin obez olma riskiniz %45 daha fazladır.It says that, if your friends are obese, your risk of obesity is 45 percent higher.
Ve sonunda, ağın içerisinde obez olan ve olmayan bireylerin kümelendiğini göreceksiniz.And, by the end, you're going to see clusters of obese and non-obese individuals within the network.
Ve nihayet, eğer 30'un üzerinde ise obez sayılıyorsunuz.And finally, if you're above 30, let's say you're out here, then you're obese."
Obez kelimesinin geldiği yer gerçekten burası.And so that's where the word obese really comes from.
'Hangi kiloda olsaydım fazla kilolu ve hangi kiloda olsaydım obez olarak değerlendirilecektim?'"What weight would I be if I was overweight and what weight would I be if I was obese?
Yani eğer 227 pound olsaydım, boyum sabit kalmak kaydıyla, obez kategorisinde olacaktım.So if I was 227 pounds, given my height, I would be considered obese.
Ve yüksek obezite, diabet ve kalp hastalığı görülme oranları da bunun sonucuydu.And their higher rates of obesity, diabetes and heart disease are the result.
Bu aynı zamanda obeziteden de kaynaklanabilir.This can also be caused by obesity.
Fiziksel hareket eksikliği de obeziteye katkıda bulunmaktadır.More and more restaurants are putting the amount of calories that are in the meals.
Obezitedeki rolüRole in obesity
Jogging, obezite ile savaşmak ve sağlıklı kalmak için faydalıdır.Jogging is useful for fighting obesity and staying healthy.
Bunun dışında farelerde yapılan bir araştırmada, fruktozun obezite riskini arttırdığı görülmüştür.Es gibt allerdings eine Studie, laut der Ballaststoffe das Risiko erhöhen.
Obez olmayan hastalarda da uygulanabilmektedir.Diese werden auch bei Nichtbehinderten kombiniert angewandt.
Obezite ulusal bir salgındır.L'obésité est une épidémie nationale.
Obez ve diabetik hastalarda daha sık görülür.L'obésité ainsi qu'un diabète sont également plus souvent observés.
Rosemary çok iyi bir insan olmasına karşın bir obezdir.Marcus semble être, malgré ses crimes, un homme bon.
Obezite dışında, çocuklarda böbrek hastalıkları hipertansiyonun en yaygın (%60-70) nedenidir.A parte l'obesità, la malattia renale è la causa più frequente (60-70%) d'ipertensione nei bambini.
Şu anda dünyada 1 milyar insan açlık çekerken, obezite ve diyabetten muzdarip olanların sayısı 2 milyar.1 миллиард людей в данный момент страдает от голода, тогда как 2 миллиарда страдают ожирением либо диабетом.
Diyabet oranı, son 50 yılda obeziteyle paralel olarak önemli boyutta artış göstermiştir.ارتفعت مُعدلات مرض السكري بشكل ملحوظ على مدى السنوات الـ 50 الماضية بالتوازي مع السمنة.
Obezite dışında, çocuklarda böbrek hastalıkları hipertansiyonun en yaygın (%60-70) nedenidir.فيما عدا السمنة، تعد أمراض الكلى السبب الأكثر شيوعاً (بنسبة 60-70%) لإصابة الأطفال بفرط ضغط الدم الثانوي.
Obezite dışında, çocuklarda böbrek hastalıkları hipertansiyonun en yaygın (%60-70) nedenidir.Para além da obesidade, as doenças renais são a causa mais comum (60-70%) de hipertensão infantil.
İki hafta boyunca işsiz kalmasının da etkisiyle Peter, aşırı derecede kilolu, obez biri hâline gelir.Depois de ficar desempregado por duas semanas, Peter fica muito obeso.
Obez olanlarda zayıflatma ameliyatı, diyabet tedavisinde etkili bir önlemdir.A cirurgia de redução de peso em indivíduos obesos é uma medida eficaz no tratamento da diabetes.
Bu ameliyat ayrıca aşırı obez insanların ölüm oranlarını %40 kadar azaltmaktadır.Além disso, a atividade diminui os riscos de morte prematura em 40%.
Burada insanlar obezite sorunları yaşamaktadırlar.Hier leren jongeren omgaan met hun autisme.
Biber - Louie'nin obez japon balığı.Pepper: de (ook te dikke) goudvis van Louie.
Diyabet oranı, son 50 yılda obeziteyle paralel olarak önemli boyutta artış göstermiştir.Zachorowalność na cukrzycę znacznie wzrosła w ciągu ostatnich 50 lat, równolegle do wzrostu otyłości.
Bu da obezite hastalığının artışında yüksek bir etkiye neden olur.Zawsze ma związek z nasileniem zjawiska insulinooporności.
Hayatı boyunca obeziteyle mücadele etti ve kalp büyümesi nedeniyle yaşamını yitirdi.Choroba, z którą walczył przez całe życie, w końcu wzięła górę.
Obezite dışında, çocuklarda böbrek hastalıkları hipertansiyonun en yaygın (%60-70) nedenidir.Bortsett från fetma, är njursjukdom den vanligaste orsaken (60–70 procent) till hypertoni hos barn.
Obez olanlarda zayıflatma ameliyatı, diyabet tedavisinde etkili bir önlemdir.Viktminskningskirurgi för de som är överviktiga är en effektiv åtgärd för att behandla diabetes.
Diğer risk faktörleri arasında obezite, ayakta şişme ve yaşlılık sayılabilir.Andra riskfaktorer är bland annat fetma, benödem, och ökad ålder.
Obezite dışında, çocuklarda böbrek hastalıkları hipertansiyonun en yaygın (%60-70) nedenidir.Крім ожиріння, захворювання нирок є найбільш поширеною (60-70 %) причиною гіпертензії у дітей.
Diyabet oranı, son 50 yılda obeziteyle paralel olarak önemli boyutta artış göstermiştir.Рівень захворюваності діабетом значно збільшився за останні 50 років паралельно з надлишковою вагою.
Obez olanlarda zayıflatma ameliyatı, diyabet tedavisinde etkili bir önlemdir.Хірургія зменшення ваги у хворих на ожиріння є ефективним методом лікування діабету.
Zorlayıcı yemek yemesi ile kötü bir üne sahipti ve obez olmuştu.Він жив настільки тяжко, що був змушений їсти недоїдки.
Obezite, diyabet ve kalp hastalığı riskini arttırır.Ожиріння збільшує ризик діабету та сердечних захворювань.
Diyabet oranı, son 50 yılda obeziteyle paralel olarak önemli boyutta artış göstermiştir.Výskyt diabetu v posledních 50 letech značně vzrostl, a to paralelně s výskytem obezity.
Amerika obeziteyle savaşta yıllık 250.000.000 $ para harcamaktadır.Američany válka proti terorismu stojí 250 milionů dolarů denně.
Obezite sorunları da yaşayan Boccacio, son yıllarını hastalıkla geçirir ve 21 Aralık 1375'te ölür.V následujících letech se Ullmann začal stranil společenského života a 31. května 1922 umírá.
Diyabet oranı, son 50 yılda obeziteyle paralel olarak önemli boyutta artış göstermiştir.Incidența diabetului a crescut considerabil în decursul ultimilor 50 de ani, în paralel cu cea a obezității.
Biber - Louie'nin obez japon balığı.Piper - peștele obez al lui Louie.
Adenokarsinom türünün en yaygın sebepleri ise tütün içilmesi, obezite ve reflüdür.Cele mai frecvente cauze ale adenocarcinomului sunt consumul de tutun, obezitatea și refluxul gastroesofagian.
Diğer risk faktörleri arasında obezite, ayakta şişme ve yaşlılık sayılabilir.Alți factori de risc includ obezitatea, umflarea piciorului și vârsta înaintată.
Genetik olarak obeziteye yatkın olan insanlarda tip 2 diyabetin ana sebebinin obezite olduğu düşünülmektedir.Se crede că obezitatea constituie cauza principală a diabetului de tip 2 la persoanele predispuse genetic.
Newman (oyuncu Wayne Knight)— Obez bir postacı.Spencer Wilson (Mike Noble) on paikallinen postimies.
Diyabet oranı, son 50 yılda obeziteyle paralel olarak önemli boyutta artış göstermiştir.Τα τελευταία 50 χρόνια αυξήθηκαν σημαντικά τα ποσοστά του διαβήτη, παράλληλα με την παχυσαρκία.
Obezite dışında, çocuklarda böbrek hastalıkları hipertansiyonun en yaygın (%60-70) nedenidir.Εκτός από την παχυσαρκία, οι νεφροπάθειες είναι η πιο συχνή (60-70%) αιτία της υπέρτασης στα παιδιά.
Genetik olarak obeziteye yatkın olan insanlarda tip 2 diyabetin ana sebebinin obezite olduğu düşünülmektedir.Η παχυσαρκία σε άτομα με γενετική προδιάθεση στο διαβήτη τύπου 2 θεωρείται κύριο αίτιο της ασθένειας.
Diyabet oranı, son 50 yılda obeziteyle paralel olarak önemli boyutta artış göstermiştir.Diabetes er blevet meget mere udbredt i løbet af de sidste 50 år i takt med overvægt.
Obezite dışında, çocuklarda böbrek hastalıkları hipertansiyonun en yaygın (%60-70) nedenidir.Selain obesitas, penyakit ginjal menjadi penyebab hipertensi yang tersering (60–70%) pada anak.
MSG'nin obeziteye neden olup olmadığını inceleyen diğer çalışmaların sonuçları da farklılık göstermektedir.Penelitian tambahan yang mempelajari apakah MSG menyebabkan obesitas memberikan hasil beragam.
Sümüklü böceğe benzeyen bir görünüşe sahip, obez bir yaratık görüntüsündedir.怪蟲(かいこ) 虫のような見た目をした生物。
Diğer risk faktörleri arasında obezite, ayakta şişme ve yaşlılık sayılabilir.その他のリスク要因としては肥満、足のむくみ、高齢である。
Obezite dışında, çocuklarda böbrek hastalıkları hipertansiyonun en yaygın (%60-70) nedenidir.除了肥胖外,肾疾病是儿童时期高血压病的最常见原因(60-70%)。
18 Temmuz 1994) dünyanın en ağır obezite sorunu yaşayan kadını olarak kayıtlara geçmiştir.1984年创世界肝母细胞瘤切除手术对象年龄最小的纪录。
Obez olmayanların genellikle bel-kalça oranı yüksektir.비만이 없는 사람들도 종종 높은 허리엉덩비율을 갖는다.
Obezite dışında, çocuklarda böbrek hastalıkları hipertansiyonun en yaygın (%60-70) nedenidir.Освен затлъстяването, бъбречните заболявания също са много честа (60 – 70%) причина за хипертония при децата.
Diyabet oranı, son 50 yılda obeziteyle paralel olarak önemli boyutta artış göstermiştir.Заболеваемостта от диабет се е повишила значително през последните 50 години успоредно със затлъстяването.
Bu da obezite hastalığının artışında yüksek bir etkiye neden olur.Това води до по-високо производство на ушна кал.