Ve yüksek obezite, diabet ve kalp hastalığı görülme oranları da bunun sonucuydu.El resultado son las altas tasas de obesidad, diabetes, y enfermedades cardíacas.
Ve yüksek obezite, diabet ve kalp hastalığı görülme oranları da bunun sonucuydu.Et leurs taux anormalement élevés d'obésité, de diabète et de maladies cardiaques en sont la conséquence.
Ve yüksek obezite, diabet ve kalp hastalığı görülme oranları da bunun sonucuydu.Iar predispoziția lor spre diabet şi boli de inimǎ e rezultatul.
Ve yüksek obezite, diabet ve kalp hastalığı görülme oranları da bunun sonucuydu.Ich wyższy wskaźnik otyłości, cukrzycy i chorób serca jest tego rezultatem.
Ve yüksek obezite, diabet ve kalp hastalığı görülme oranları da bunun sonucuydu.I loro maggiori tassi di obesità, diabete e malattie cardiache sono il risultato.
Ve yüksek obezite, diabet ve kalp hastalığı görülme oranları da bunun sonucuydu.그래서 그 사람들의 많은 비만, 당뇨 그리고 심장 질환들이 그 결과입니다
Ve yüksek obezite, diabet ve kalp hastalığı görülme oranları da bunun sonucuydu.Met een vaker voorkomen van obesitas, diabetes en hartziekten als gevolg.
Ve yüksek obezite, diabet ve kalp hastalığı görülme oranları da bunun sonucuydu.Og deres forhøjede fedme, diabetes og hjertesygdomme er resultatet af dette.
Ve yüksek obezite, diabet ve kalp hastalığı görülme oranları da bunun sonucuydu.Több elhízás, cukor- és szívbetegségek lett az eredmény.
Ve yüksek obezite, diabet ve kalp hastalığı görülme oranları da bunun sonucuydu.Và tỷ lệ cao hơn của bệnh béo phì, tiểu đường và bệnh tim mạch là kết quả của việc đó.
Ve yüksek obezite, diabet ve kalp hastalığı görülme oranları da bunun sonucuydu.Višja pojavnost debelosti, sladkorne bolezni in srčnih obolenj je rezultat tega.
Ve yüksek obezite, diabet ve kalp hastalığı görülme oranları da bunun sonucuydu.Výsledkom je vyššia miera obezity, cukrovky a ochorení srdca u týchto ľudí.
Ve yüksek obezite, diabet ve kalp hastalığı görülme oranları da bunun sonucuydu.Τα υψηλότερα ποσοστά παχυσαρκίας, οδηγούν σε διαβήτη και καρδιακές παθήσεις.
Ve yüksek obezite, diabet ve kalp hastalığı görülme oranları da bunun sonucuydu.И техните по-високи темпове на затлъстяване, диабет и сърдечни заболявания са резултата.
Ve yüksek obezite, diabet ve kalp hastalığı görülme oranları da bunun sonucuydu.І їхній підвищений рівень ожиріння, діабетів та серцевих захворювань є результатом.
Ve yüksek obezite, diabet ve kalp hastalığı görülme oranları da bunun sonucuydu.Результат: более высокий процент ожирения, диабета и болезни сердца.
Ve yüksek obezite, diabet ve kalp hastalığı görülme oranları da bunun sonucuydu.ושיעורי ההשמנה הגבוהים שלהם, הסוכרת ומחלות הלב הם התוצאה.
Ve yüksek obezite, diabet ve kalp hastalığı görülme oranları da bunun sonucuydu.وارتفاع معدلات السمنة لديهم، وأمراض السكري والقلب كانت هي النتيجة.
Ve yüksek obezite, diabet ve kalp hastalığı görülme oranları da bunun sonucuydu.高い発病率が その結果です カロリー一つ一つを大事に扱うように
Ya eğer yanlış düşmana karşı savaşıyorsak, insülin direncinden ziyade obezite ile savaşıyorsak?Alors, et si on se trompait d'ennemi : l'obésité plutôt que la résistance à l'insuline ?
Ya eğer yanlış düşmana karşı savaşıyorsak, insülin direncinden ziyade obezite ile savaşıyorsak?Co, jeśli uczestniczymy w złej wojnie, walczymy z otyłością zamiast z odpornością na insulinę?
Ya eğer yanlış düşmana karşı savaşıyorsak, insülin direncinden ziyade obezite ile savaşıyorsak?Dacă ducem un război greşit şi în loc să ne luptăm cu rezistenţa la insulină, ne luptăm cu obezitatea?
Ya eğer yanlış düşmana karşı savaşıyorsak, insülin direncinden ziyade obezite ile savaşıyorsak?Jadi bagaimana jika kita berperang di medan yang salah, melawan obesitas dan bukan resistensi insulin?
Ya eğer yanlış düşmana karşı savaşıyorsak, insülin direncinden ziyade obezite ile savaşıyorsak?따라서 만약 우리가 인슐린 저항성보다 비만과 싸우는 잘못된 전쟁을 하고 있다면 어떻겠습니까?
Ya eğer yanlış düşmana karşı savaşıyorsak, insülin direncinden ziyade obezite ile savaşıyorsak?Mi van, ha rossz csatát vívunk, ha a túlsúly ellen küzdünk, mikor az inzulin-rezisztencia ellen kellene?
Ya eğer yanlış düşmana karşı savaşıyorsak, insülin direncinden ziyade obezite ile savaşıyorsak?Så tänk om vi utkämpar fel krig; bekämpar vi fetma istället för insulinresistens?
Ya eğer yanlış düşmana karşı savaşıyorsak, insülin direncinden ziyade obezite ile savaşıyorsak?Takže co když bojujeme proti nesprávnému nepříteli, bojujeme proti obezitě a ne proti inzulinové rezistenci?
Ya eğer yanlış düşmana karşı savaşıyorsak, insülin direncinden ziyade obezite ile savaşıyorsak?Voeren we de verkeerde strijd? Die tegen obesitas in plaats van tegen insulineresistentie.
Ya eğer yanlış düşmana karşı savaşıyorsak, insülin direncinden ziyade obezite ile savaşıyorsak?Was wäre also, wenn wir den falschen Krieg führen, gegen Adipositas statt gegen Insulinresistenz?
Ya eğer yanlış düşmana karşı savaşıyorsak, insülin direncinden ziyade obezite ile savaşıyorsak?Και αν πολεμάμε τον λάθος πόλεμο, αν πολεμάμε την παχυσαρκία αντί την ινσουλινοαντίσταση;
Ya eğer yanlış düşmana karşı savaşıyorsak, insülin direncinden ziyade obezite ile savaşıyorsak?Ами ако водим грешната война, борейки се със затлъстяването, вместо с инсулиновата резистентност?
Ya eğer yanlış düşmana karşı savaşıyorsak, insülin direncinden ziyade obezite ile savaşıyorsak?А что, если мы ведем не ту войну, вступив в борьбу с ожирением, а не с инсулинорезистентностью?
Ya eğer yanlış düşmana karşı savaşıyorsak, insülin direncinden ziyade obezite ile savaşıyorsak?Раптом ми боремося не з тим ворогом? Воюємо проти ожиріння, а не проти інсулінорезистентності?
Ya eğer yanlış düşmana karşı savaşıyorsak, insülin direncinden ziyade obezite ile savaşıyorsak?עבור מה שקורה. אז מה אם אנחנו נלחמים את המלחמה הלא נכונה, נלחמים בהשמנת יתר ולא בתנגודת לאינסולין?
Ya eğer yanlış düşmana karşı savaşıyorsak, insülin direncinden ziyade obezite ile savaşıyorsak?ماذا لو أننا نحارب المشكلة الخطأ، محاربة السمنة عوضاً عن محاربة مقاومة الإنسولين؟
Ya eğer yanlış düşmana karşı savaşıyorsak, insülin direncinden ziyade obezite ile savaşıyorsak?インスリン抵抗性ではなく 肥満と戦っているとしたら? 肥満を責めるということは
Ya eğer yanlış düşmana karşı savaşıyorsak, insülin direncinden ziyade obezite ile savaşıyorsak?如果我哋醫錯咗 剩係醫肥胖而唔係醫抗胰島素 咁會有咩後果?
Yani, agouti genine sahip anne, obez, sarı ve hastalıklara dirençsiz yavrular dünyaya getirecektir.太った 黄色の 病気になる傾向のある子を 産むことになるでしょう
Yani eğer 227 pound olsaydım, boyum sabit kalmak kaydıyla, obez kategorisinde olacaktım.Czyli przy moim wzroście waga 227 funtów oznaczałaby otyłość.
Yani eğer 227 pound olsaydım, boyum sabit kalmak kaydıyla, obez kategorisinde olacaktım.Dus als ik 227 pond zou wegen, gezien mijn lengte, zou er sprake zijn van ernstig overgewicht ofwel obesitas.
Yani eğer 227 pound olsaydım, boyum sabit kalmak kaydıyla, obez kategorisinde olacaktım.Se eu tivesse 227 pouns, com a minha altura, seria considerado obeso.
Yani eğer 227 pound olsaydım, boyum sabit kalmak kaydıyla, obez kategorisinde olacaktım.إذًا كان وزني 227 باوندًا وطولي معطى فإنني سأعتبر سمينًا.
Yani finansal teşviğin büyük obezite sorununu zapt etmek için kullanıldığını söylüyoruz.Alors nous disons que la récompense financière est utilisée pour s'attaquer au vaste problème de l'obésité.
Yani finansal teşviğin büyük obezite sorununu zapt etmek için kullanıldığını söylüyoruz.Also sagen wir, dass finanzielle Belohnung benutzt wird, um das große Problem der Fettleibigkeit zu bekämpfen.
Yani finansal teşviğin büyük obezite sorununu zapt etmek için kullanıldığını söylüyoruz.Azt látjuk, hogy pénzbeli jutalmat használnak arra, hogy a túlsúlyosság problémáját megoldják.
Yani finansal teşviğin büyük obezite sorununu zapt etmek için kullanıldığını söylüyoruz.Digamos que se está a usar uma recompensa financeira para resolver o grave problema da obesidade.
Yani finansal teşviğin büyük obezite sorununu zapt etmek için kullanıldığını söylüyoruz.Dus we zeggen dat een financiële beloning gebruikt wordt om het grote probleem van obesitas te tackelen.
Yani finansal teşviğin büyük obezite sorununu zapt etmek için kullanıldığını söylüyoruz.Estamos diciendo que se usa una recompensa económica para abordar el gran problema de la obesidad.
Yani finansal teşviğin büyük obezite sorununu zapt etmek için kullanıldığını söylüyoruz.Imbalan finansial digunakan untuk menghambat masalah besar obesitas.
Yani finansal teşviğin büyük obezite sorununu zapt etmek için kullanıldığını söylüyoruz.비만이라는 문제를 해결하는데 금전적 보상이 활용된 것입니다.
Yani finansal teşviğin büyük obezite sorununu zapt etmek için kullanıldığını söylüyoruz.Nagrody finansowe są używane w walce z problemem otyłości. Ale mogłyby być one lepiej dobrane,
Yani finansal teşviğin büyük obezite sorununu zapt etmek için kullanıldığını söylüyoruz.Phần thưởng tiền bạc đang được sử dụng để đối phó với vấn nạn béo phì.
Yani finansal teşviğin büyük obezite sorununu zapt etmek için kullanıldığını söylüyoruz.Så vi ser at finansielle belønninger bliver brugt til at takle de store problemstillinger ved fedme.
Yani finansal teşviğin büyük obezite sorununu zapt etmek için kullanıldığını söylüyoruz.Så vi ser att ekonomiska belöningar används för att ta itu med den stora frågan om fetma.
Yani finansal teşviğin büyük obezite sorununu zapt etmek için kullanıldığını söylüyoruz.Stiamo dicendo che la ricompensa monetaria è stata usata per sconfiggere il grande problema dell'obesità.
Yani finansal teşviğin büyük obezite sorununu zapt etmek için kullanıldığını söylüyoruz.Takže můžeme říct, že je finanční odměna použita v boji s velkým problémem obezity.
Yani finansal teşviğin büyük obezite sorununu zapt etmek için kullanıldığını söylüyoruz.Vedem că recompensele financiare sunt folosite pentru a rezolva marea problemă a obezității.
Yani finansal teşviğin büyük obezite sorununu zapt etmek için kullanıldığını söylüyoruz.Οπότε βλέπουμε ότι χρησιμοποιούνται χρηματικές ανταμοιβές για να αντιμετωπιστεί το πρόβλημα της παχυσαρκίας.
Yani finansal teşviğin büyük obezite sorununu zapt etmek için kullanıldığını söylüyoruz.Значи казваме, че финансовите награди се използват за справяне с големия проблем -- затлъстяването.
Yani finansal teşviğin büyük obezite sorununu zapt etmek için kullanıldığını söylüyoruz.Как мы видим, для борьбы с ожирением используется финансовая награда.