Ana içeriğe geç
Sözlük

o halde ile cümle

o halde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Hiçbir zaman serbest halde bulunmaz.Lebih baik tidak pernah hidup.
Bu sırada, o civarda dağınık halde bulunan müfrezelerimize hücum ederek Viranşehir’i işgal ettiler.Ia juga menerima gelar Izumi-no-kami (和泉守) (Penguasa Izumi) dari istana.
Aksi halde 1 Kasım’dan itibaren büyük şiddet olayları yaşanabilir.Mulai tanggal 15 Agustus terjadi pertempuran udara yang besar di siang hari.
“O halde, olmayan şeyler hiçbir yerde mevcut değildir?”Apakah mereka tidak mengetahui jikalau ‘tuhan-tuhan’ mereka itu tidak bisa berbuat apa-apa?
Bu inancına pek bağlı olmadığı halde değiştirmeyi de reddetmiştir.Keadaan berubah sebaliknya jika si mayat adalah orang yang tidak beriman.
Kimyasal tankerler, sıvı hâlde kimyasal ürünler taşıyan gemilerdir.Kapal tanker bahan kimia adalah sejenis kapal tanker yang berfungsi untuk mengangkut bahan kimia.
O, Allah katında olmadığı halde, "Bu, Allah katındandır." derler.Apabila seorang dicobai, janganlah ia berkata: "Pencobaan ini datang dari Allah!"
Tek bir malzemenin ayrı fazlar oluşturabilen çeşitli farklı katı halde olabilir.Material tunggal dapat memiliki beberapa wujud padatan berbeda yang mampu membentuk fase terpisah.
Aksi halde işletme ceza faturası ödemek ile yükümlüdür.Jadi, buat apa ia harus susah-susah membayar ongkos kirim surat.
Çakal, misk kedisi ve firavun faresi, yaygın haldedir.Ubadah turut serta dalam perang Badar, Uhud, dan seluruh peperangan pada zaman Nabi Muhammad.
Tula kentinin kalıntılarının büyük kısmı halen keşfedilmemiş halde, toprak altında durmaktadır.Kebanyakan wilayah kota hilir masih belum ditemukan.
Evlerin çoğu kullanılamaz haldedir.Kebanyakan rumah Palimbangan tidak menggunakan anjung.
Not: † — Yarışın %90'ını tamamladığı halde yarış dışı kalan pilotlar, yarışı tamamlamış olarak kabul edilir.Catatan: † – Walaupun pembalap tidak menyentuh garis finis, pembalap dianggap menyelesaikan 90% balapan.
Çok çatallı bir hâlde bulunur.Dia terlihat sangat tertutup.
Molarite, bir litre çözeltide çözünmüş halde bulunan maddenin mol sayısı.Molaritas suatu larutan menyatakan jumlah mol suatu zat per liter larutan.
O halde, konuşmak meydana getirmektir.Dan anda dapat memulai percakapan.
Futbol ve şöhretten bitkin hâlde, Tostão tıp doktoru oldu.Từ giã bóng đá và vinh quang, Tostão trở thành một bác sĩ.
Karen, Doug'u korkudan donakalmış bir halde bulur ve onunla birlikte evden kaçmaya çalışır.Khi đến Karen thấy Doug bị tê liệt bởi sự sợ hãi và cô cố gắng chạy trốn khỏi nhà với anh ta.
O gece Nero, akılsız, sessiz ve korkmuş bir haldeydi.Đêm đó, Nero thẫn thờ, câm lặng và khiếp đảm.
Düşük sıcaklıklı ortamlarda ise proteinin yapısı istikrarlı kalır ve işleyişi normal halde devam eder.Ở môi trường nhiệt độ thấp, cấu trúc protein lại ổn định và thực hiện chức năng bình thường.
Gagarin, yaşamı boyunca fiziksel olarak uygun bir halde kaldı ve keskin bir sporcuydu.Gagarin giữ một thân hình cân đối trong suốt cuộc đời, và anh là một người say mê thể thao.
Takım arkadaşı olmayan Orton ve Sheamus, sonunda Big Show'un teklifini ona güvenmedikleri hâlde kabul etti.Orton và Sheamus cuối cùng chấp nhận Show vào nhóm mặc dù họ không tin tưởng ông.
Spielberg, Schindler'in öyküsünden şaşkına dönmüş halde, şakayla karışık, gerçek olup olmadığını sormuştur.Spielberg, kinh ngạc khi biết câu chuyện về Schindler, đã hỏi đùa rằng đây có phải là truyện thật không.
Aksi halde dünyamız yok olacaktır.Nếu vậy thì Trái Đất của chúng ta sẽ bị bẹp gí rồi!
Bran, kuleden Jaime Lannister tarafından atılıp düştüğünden beri bilinçsiz halde komada yatıyordur.Bran đã bị hôn mê hơn một tháng kể từ khi bị Jaime Lannister ném khỏi tháp.
Helyum adlı kimyasal element çok düşük sıcaklıklarda (-269°C, 4°K ya da -452.2°F) sıvı halde bulunur.Nguyên tố hóa học heli tồn tại ở dạng lỏng ở nhiệt độ cực kỳ thấp là -269 độ C (khoảng 4 K hay -452,2 F).
Demir metali, demir cevherlerinden elde edilir ve doğada nadiren elementel halde bulunur.Sắt là kim loại được tách ra từ các mỏ quặng sắt, và rất khó tìm thấy nó ở dạng tự do.
Bu halde hipotez testine t-testi adı verilir.Điều này cho phép ta viết được các công thức bên dưới theo t.
Her iki sur da harap haldeydi ve çarpışmalar sürüyordu.Quá tức giận, cả hai đã nhảy vào đánh nhau.
Geleneksel olarak, Windows yazılımı, istedikleri halde ekosistemini kullanma ve değiştirme gücüne sahiptir.Phần mềm Windows có quyền sử dụng và thay đổi hệ sinh thái của chúng.
Bazı ksenon bileşikleri renklidir ancak elementin çoğu bileşiği renksiz halde bulunur.Một số hợp chất của xenon có màu nhưng đa phần là không màu.
Aksi halde tekrarı kaçınılmaz olur.Nếu không, sẽ xảy ra bất trắc.
Çocuklarını korkmuş bir halde bulur.Jim xin lỗi vì đã làm lũ trẻ sợ.
Bazıları ise nem miktarı arttığı halde fazla segatife ihtiyaç göstermezler.Có thể không cần phải để ý quá nhiều đến số lượng.
Verilere göre gezegen geçmişte günümüzdeki haline kıyasla daha yaşanabilir haldeydi.Ở một vài thời điểm trong quá khứ, nó có thể đã quay nhanh hơn hiện tại.
İo hamile bir halde eski haline kavuşur.Làm tình bằng miệng không bao giờ làm có thai.
Glenn ve Daryl Randall'ı bir aylağa dönüşmüş halde bulur ve onu öldürür.Daryl và Glenn tìm thấy Randall trong hình dạng một thây ma và họ đã giết anh ấy.
Bu hâlde ikimizin bir araya gelmesi mümkün mü?Họ còn có thể đến với nhau được chăng?
Dünyaya tekrar gelsem, her hâlde yine asker olurdum.Anh trở lại, tham gia vào chiến trường một lần nữa.
Düğmelerin tümü alüminyumdan siyah ve kabartılmış haldeydi.Tất cả các nút đều có màu đen và được làm nổi cùng nhôm.
Aksi halde metal erir ve ışıma sona erer.Tuy nhiên accu sẽ phóng điện khi động cơ dừng và dần hết điện.
O halde Axe6 yazacağız.Quận lỵ là Wray6.
Kışı toprakta ergin halde geçirir.Nó qua mùa đông dưới dạng nhộng dưới đất.
“O da olmaz.” dedi. “O halde, dedim yanlış kanı da kesinlikle olmaz.”Tôi trả lời "Có chứ" và anh ấy nói "Nó không tồi chút nào đâu.
“Yani hiç kimse olmayanı hiç kimsenin söyleyemez; aksi halde bir yapmış olur.Bà bảo:"Những điều này tuyệt đối không được cho người khác hay, nếu không sẽ mang họa".
Hiçbir zaman serbest halde bulunmaz.Có bao giờ được ai là tàn nhẫn.
Bu olay hala çözülmemiş haldedir.Trong khi vụ việc vẫn chưa được giải quyết.
Ayna ona prensesle evleneceği halde kral olabileceğini söyledi.Nhưng hắn chỉ thực sự trở thành vua nếu cưới được một nàng công chúa.
O halde, konuşmak meydana getirmektir.Điều đó khiến Anh phải can thiệp.
Kralın bu halde bu vergiyi ödemeyenleri hapse atmak için hukuki yetkisi olduğu kabul edildi.Nhà vua cũng khuyên con nên để cho những người này khỏi phải nộp thuế.
Tahtın arkasındaki asıl güç Pothinus olduğu halde Ptolemaios tek başına kral olmaya niyetlenmiştir.Ptolemaios dự định trở thành người cai trị duy nhất, với Pothinus nắm quyền đằng sau ngai vàng.
Aksi halde hemen paslanır.Nếu ngược lại thì sẽ chết ngay lập tức.
O halde, Allah ile birlikte bir başkasına yakarmayan / Allah'ın yanında bir başkası için çağrıda bulunmayın”.アッラーの定めに基づき,両人に対し情に負けてはならない。
Sizin asıl Rabbiniz Rahman (olan Allah)dır; şu halde bana uyun ve emrime itaat edin" demişti.(中略)しかし、主でありまた教師であるわたしが、あなたがたの足を洗ったからには、あなたがたもまた互いに足を洗うべきである。
Daha yüksek ücret için hemen saf değiştirebilecek haldedirler.パーツを付け替えることにより強度向上が図れる。
Bunlar kesin bir bilgi olmadığı halde insanlar onu kesin bilgi zanneder.かれらはそれに就いて(確かな)知識はなく,只臆測するだけである。
Kuşlar sabahları kursakları boş olarak çıktıkları halde akşam dolu kursaklarla dönerler. ”頼朝から駿馬が下賜され急ぎ本領へもどる。
Hatta uykuya başladığı zaman diliminden daha uykulu bir hâldedir.初登場時に冥夜に斬られる(無事だったが)。
Bu Haliyle de yer yer davranış olarak sıvı halde bir maddeye benzer.その地は西吐蕃にあたると思われる(考其地則西吐蕃也)。
Resmi olarak tanınmadığı halde bazen Bellerofon da denir.時折、非公式にSBbisと呼ばれる。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod