Ana içeriğe geç
Sözlük

o halde ile cümle

o halde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Aksi halde eğer bir kadın sağlıklı ve menopoz öncesi dönemde ise komplike kabul edilmez.Egyéb esetekben, ha a nő egészséges és menopauza előtt áll, a betegség szövődménymentesnek minősül.
Odasına girdiğinde Sayori'yi kendini asmış bir halde bulur.Amint a szobájában fekszik amikor szaxofonzenét hall meg.
Çocuklarını korkmuş bir halde bulur.Vele ijesztgetik a gyerekeket.
Fakat bu halde kompleks kökleri bulunabilir.Itt találhatjuk meg a serték gyökereit.
İbriği göğsüne bastırmış bir halde kalakaldı.Józan énje a karjába emelte.
4 Haziran 2009 tarihinde Tayland'ın başkenti Bangkok'taki lüks bir otelin odasında asılı halde bulundu.2009. június 3-án egy bangkoki hotelszobához tartozó WC-ben holtan találták meztelenül, kötélen akasztva.
Kerberos sunucuları çalışmaz halde olduğunda, yeni kullanıcılar giriş yapamaz.Ha a Kerberos szerver leáll, senki nem tud bejelentkezni.
Ürün daha sonra satışa hazır halde kutulara konur ve depolanır. ^A termék ezután dobozokba kerül, majd következik a raktározás, ami után készen áll az eladásra.
Ama aktif halde değildir.Jelenleg inaktív.
Genellikle moleküler halde bulunur.Gyakran több gyűrű is található a molekulájukban.
İtilaf Devletleri ise kuvvet kullanacak halde değildi.Az Amerikai Védelmi Minisztérium szerint sem üzemképesek.
O halde vektör, denklik sınıflarıdır.Az interfészek tulajdonképpen absztrakt osztályok.
Kassapa: Yüce Gotama o halde bana acıyı açıklar mısınız lütfen?Csomasz Tóth Kálmán: Dicsérjétek az Urat. .
1945 yılında İkinci Dünya Savaşı sonunda, Lettow-Vorbeck perişan haldeydi.A második világháború végén az idős Lettow-Vorbeck gyakorlatilag nincstelenné vált.
Ve ayrıca denizde bir başka kişinin baygın halde olduğunu görürler ve onu botlarına alarak kurtarırlar.Első éjszaka a tengeren rátalálnak egy hajóra, és azt hiszik, megmenekültek.
Filiz Akın ise saldırıyı hafif bir yarayla atlattı ve aynı gece yaralı bir hâlde sahneye çıktı.Habár Curtin túlélte a lövést, és sebesülten elkúszik az éjszaka.
Tahminen 40 milyon yıl önce meydana gelmiştir ve halen jeolojik olarak aktif haldedir.Így is majdnem 400 millió éves történetű, geológiailag igen fontos képződmény.
X, kayınvalidesini çok istediği halde Esmé'nin düğününe gitmesinin engeli olarak anar.Hunt válasza, hogy mielőtt bármit is tenne, élvezni akarja Juliával a nászútját.
Dünyaya tekrar gelsem, her hâlde yine asker olurdum.Később az iparosegyleté, majd ismét magánszemélyeké lett.
Ancak, olayların akışı artık durdurulamaz haldeydi.Az események folyását azonban már nem lehetett megállítani.
O halde tarih nasıl yazılır?Miten historiaa luetaan?
Pettigrew 10 Ağustos 2010'da kilitli hâldeki aracının arka koltuğunda ölü bulundu.Pettigrew löydettiin kuolleena autostaan 10. elokuuta 2010.
O halde, konuşmak meydana getirmektir.Se vastaa puheen tuottamisesta.
Evren'de madde dört halde bulunur.Aine esiintyy maailmankaikkeudessa pääosin neljässä olomuodossa.
Gumilyov kitabıyla gurur duyduğu halde, eleştirmenler tekniği çok saçma buldular.Vaikka Gumiljov oli ylpeä kirjasta, monet kriitikot arvostelivat sen tekniikkaa huonoksi.
Sıfatlar ayrıca vokatif hâlde çekimleri olur.Pisteitä saa myös, jos gladiaattorit tekevät virheitä.
Şaşkın bir hâlde kalan Gittings, "Ben geyim.Gittings oli ymmällään ja änkytti: ”Olen homo.
4 Haziran 2009 tarihinde Tayland'ın başkenti Bangkok'taki lüks bir otelin odasında asılı halde bulundu.Carradine löydettiin kuolleena 4. kesäkuuta 2009 hotellihuoneensa kaapista Bangkokissa.
Halde ve sükunette kalın.Istukaa ja pysykää paikoillanne.
200 tane tankın sadece 20 tanesi düzeltilebilir halde savaşı bitirdi.Kaksikymmentä miestä pystyi iltaisin vain vaivoin sulkemaan sen.
Oda sıcaklığının üstünde 3 katı halde bulunur.Maan pinnasta poistuu lämpöä kolmella tavalla.
Buffy mahcup bir halde, "Sağol" der.Mielestäni Brik valittaa varsin aiheellisesti..."»
Charlie eve artık fena halde dövülmüş bir şekilde döner.Catherine palaa onnettomana kotiin.
2011 yılı itibarıyla stadyum harabe haldedir.Veikkausliiga-kausi 2011 oli sen sijaan pettymys.
Hiçbir zaman serbest halde bulunmaz.En aio koskaan jättää sitä.
Bir evcikli çiçekler yalnız olarak terminal halde bulunurlar.Kasvien yksineuvoiset kukat sijaitsevat yksikotisesti.
Çoğu basılmamış, bir kısmı kaybolmuş, arandığı halde bulunamamıştır.Enin osa heistä oli tunnistamatta tai kadoksissa.
Daha önceleri dağınık halde yerleşim gösteren halk, köyde su bulunması nedeniyle köye yerleşmişlerdir.Paha kultti on kuitenkin heidän perässään saatuaan tietää kylässä olevan vettä.
Bu olay hala çözülmemiş haldedir.Tapaus on edelleen selvittämätön.
Elmas kimberlit kütlesi içinde saçılmış halde bulunmaktadır.Tarkoituksena on saada kaikki kimberliitin sisällä olevat timantit talteen.
Bugün bunlardan 47 tanesi çalışır haldedir.Organisaatiossa työskentelee 47 ihmistä.
Bazen sayısal veriler çokluk dağılımı olarak sadece önceden özetlenmiş halde görülebilirler.Tämän vuoksi vain osa varhaisten vaurioiden esiintymisestä voidaan mitata.
Saf metal haldeyken yumuşaktır ve jilet ile kolayca kesilebilir.Metalli on pehmeää ja sitä voidaan leikata veitsellä.
Orta Avrupa'da Yahudi tüccarlar aktif haldeydi.Jopa juutalaisia kauppiaita kävi Kiinassa.
Bu halde olanaklı yöre boştur ve hiçbir çözüm bulunmadığı için en iyi optimal sonuç da yoktur.Katot ehkä viistot, yhtään täydellistä taloa ei ole säilynyt.
Dışkıyı çok kuru bir halde atarlar.Se säilyy hyvin kuivattuna.
Aksi halde tekrarı kaçınılmaz olur.Päinvastaisessa tapauksessa tapahtuu painumista.
Bu kuşlar yuvalama zamanlarında bile toplu halde yaşarlar.Sen vuoksi linnut ovat usein rauhoitettuja niinä aikoina.
Aksi halde hemen paslanır.Muutoin siitä kehittyy naaras.
Eski yıkık katedralin dört duvarı biraz pekiştirilerek yıkık halde bırakıldı.Vanhojen muurien tarpeettomat osat jätettiin rapistumaan.
Duvar yükseklikleri üç farklı haldedir.Kenraalilaattoja on kolmea eri pituutta.
Mahallenin eski adı Haldeh'tir.Lähin kaupunki on nimeltään Ghat.
Part Krallığı, uydu krallıkların dağınık halde birleşmesinden oluşmaktaydı.He pelkäsivät muiden kansojen hajottavan valtakunnan yhtenäisyyden.
Birliklerimi 5 Aralık'ta durdurdum, aksi halde bir felaket kaçınılmaz olacaktı." diye yazmaktadır.Ευτυχώς σταμάτησα τα στρατεύματά μου στις 5 Δεκεμβρίου αλλιώς η καταστροφή θα ήταν αναπόφευκτη.»
Fakat başlangıçta Street View için Google Maps'e entegre halde Adobe Flash ile kullanım imkanı bulunuyordu.Αρχικά, οι Χάρτες Google χρησιμοποίησαν το Adobe Flash για το Street View.
Ancak, şarkı Temmuz 2008'de tamamlanmamış bir halde iken medyaya sızdılmış idi.Ωστόσο, ενώ ήταν μη ολοκληρωμένο, το τραγούδι διέρρευσε τον Ιούλιο του 2008.
O halde taradığımız sayılardan birisi C sayısı olmalı.Ο αριθμός Χ πρέπει να ανήκει σε ένα από αυτά?
Aksi halde hemen paslanır.Σε αντίθετη περίπτωση έχουμε οξείδωση.
Yani kişi erkek olduğu halde kadın olmayı isteyebilir, kadın olduğu halde erkek olmayı isteyebilir.Κι όταν βγει, μπορεί, αν είναι άντρας, να γίνει γυναίκα ή να γίνει σκύλος.
Doğal hâlde bulunan platin ve platin alaşımlarının varlığı uzun zamandan beri bilinmektedir.Η φυσική εμφάνιση του λευκόχρυσου και τα κράματα του είναι γνωστά εδώ και πολύ καιρό.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod