Dolaylı travma: Kol dümdüz haldeyken elin üzerine düşmeyle oluşabilir.Indirect trauma: by falling and landing with an outstretched arm.
GTAW Torçu, demonte haldeGTAW torch, disassembled
O halde:Then:
Genç bir kovboy, açık bir arazide izole halde bulunan bir bankayı soymak ister.A young cowboy robs an isolated bank on the prairie.
E-posta genellikle her zaman giriş yapılmış haldedir.Email is usually always logged in.
Ancak kalabalığın havasını fena halde yanlış okumuş.However, he had badly misread the crowd's mood.
"O halde neden siz (erkekler) anneme gidip onunla istişare ediyorsunuz? demiş El-Hadi. [1]'Then why do men go to my mother to speak to her?'[1]
Pelikán daha sonra serbest bırakıldığı halde "daha yüksek komuta" ile ceza evine alınır.Pelikán is taken to prison though later released, on "higher command".
Molibden (V) klorür'e göre de oda sıcaklığında kararsız halde bulunmaktadır.It is unstable at room temperature with respect to molybdenum(V) chloride:
Taze yapılmış sıvı haldeki sade yağFreshly made clarified butter, still liquid
Çok üzgün bir halde, kadının dairesine koşar ve onunla kaçması için ona yalvarır.Distressed, he runs to the apartment of the woman and begs her to run away with him.
Yerinde liç, doğal olarak katı halde bulunan mineralleri çözerek çalışır.In situ leach works by artificially dissolving minerals occurring naturally in a solid state.
Oregon Sunstone elementer halde bakır içerir.Oregon Sunstone contains elemental copper.
O halde ve olarak hesaplanmış olur.Then k1 = 10102 and k2 = 0100 ⊕ 0011 = 01112.
Eğer tam bloksa , aksi halde olur. olsun.If mn is a complete block then mn′ = k1 ⊕ mn else mn′ = k2 ⊕ (mn ∥ 10...02).
Sınır günümüzde de aynı haldedir.It became a foundation for good and healthy cooperation between the two nations.
O halde, X kendisini eleman olarak içermeyen kümeler kümesi olsun.Let R be the set of all sets that are not members of themselves.
O halde y=x seçtiğimiz durumda aşağıdaki gibi bir çelişki elde ederiz.Then by existential instantiation (reusing the symbol y) and universal instantiation we have
Kararlı haldeyken, parçacık başına serbest radikallerin oranı üç duruma ayrılabilir.While at steady state, the ratio of free radicals per particle can be divided into three cases.
Manzaranın çoğu hâla paslanan yağ vinçleri ile işgal edilmiş halde.Much of the landscape remains scarred with rusting oil derricks.
Birincisi aktif halde olan uzun süreli bellek tasvirlerini içerir.The first consists of long-term memory representations that are activated.
Bu prototip taret şu anda hasarlı halde Bovington Tank Müzesinde sergilenmektedir.This prototype turret is now found in the Bovington tank museum.
O halde, yargılananlardan bazıları izinsiz girmiş olacak.[1]Therefore, some of those prosecuted will have trespassed.[1]
Annesi, Roy Haldeman adlı bir marangozla evlendikten sonra 7 yaşındayken geri döndü.His mother returned when he was seven, after her marriage to a carpenter named Roy Haldeman.
Bonnie Sue ve Haldeman'ın 1966 doğumlu Roger adında bir oğulları vardı.Bonnie Sue and Haldeman had a son together, named Roger, who was born in 1966.
O halde , 'nin orta noktasıdır.Then M is the midpoint of XY.
İzoelektrik noktaları dışındaki tüm pH değerlerinde proteinler yüklü halde olacaklardır.At all pH values other than their isoelectric point, proteins will be charged.
Theophanes'te savaş alanına "Kopidnadon" deniyor, aksi halde göze çarpmayan bir isim.The site of the battle is called "Kopidnadon" in Theophanes, a name otherwise unattested.
Aksi halde ne anlamı var?Otherwise, what is the point?
Kral, bir miras almadıkları halde Leonowens ve oğlundan vasiyetinde bahsetti.The king mentioned Leonowens and her son in his will, though they did not receive a legacy.
Hastanede, birkaç gün sonra Singapur düşene kadar röntgen makinelerini çalışır halde tuttu.At the hospital, he kept the X-ray machines going[15] until Singapore fell a few days later.
Bilim dünyasından soyutlanmış halde 1941'de Roma'daki dairesinde öldü.Isolated from the scientific world, he died in his apartment in Rome in 1941.
Bu haklar sona ermiş[1], kaybedilmiş [2], açıkça feragat edilmiş ya da uygulanamaz haldedir.[3]Those rights may have expired,[1] been forfeited,[2] expressly waived, or may be inapplicable.[3]
Bu ilk metaller tekil hâlde bulunan elementler veya doğal olarak oluşan bileşimlerdi.These first metals were single elements, or else combinations as naturally occurred.
Bu sürede bozuk halde olan birkaç alarm tetiklenmiştir.Several (obviously faulty) alarms were tripped.
Mavi Kitap'ın kadrosu hem sayı hem de bilimsel eğitim açısından fena halde yetersiz ...The staff of Blue Book, both in numbers and in scientific training, is grossly inadequate ...
Le Roux operasyonlarını büyük ölçüde bölümlere ayrılmış halde tuttu.Le Roux kept his operations highly compartmentalized.
Buzağılar bir yılda sütten kesilir ve kısa bir süre sonra bağımsız hâlde yaşamaya başlar.Calves are weaned at one year and become independent shortly thereafter.
Otelde birisi Adrian'a vurarak onu bayıltır. Uyandığında Laura'yı banyoda ölmüş halde bulmuştur.At the hotel, Adrián was knocked unconscious and awoke to find Laura dead in the bathroom.
Kişisel veriler, çevrimiçi kimliğin önemli bir bileşeni olarak istismara açık haldedir.Personal data is a key component of online identity and can be exploited by individuals.
Türkiye'de dağınık halde bulunan Gürcü kökenli göçmen grupları Chveneburi olarak biliniyor.Immigrant groups of Georgian origins, found scattered in Turkey are known as Chveneburi.
Türler tanımlanamaz haldedir. [1] [2]The species can not be identified.[4][5]
ve aksi halde H1 seçilir.and H1 otherwise.
Michel üniformalı haldeykenMichel in uniform.
O halde Madison'ın yanıtladığı soru, hiziplerin olumsuz etkilerinin nasıl ortadan kaldırılacağıdır.The question Madison answers, then, is how to eliminate the negative effects of faction.
Kolayca buharlaşır ancak oda sıcaklığında sıvı haldedir.It vaporizes readily but is a liquid at room temperature.
Suçlarını 1978 ile 1979 yılları arasında işlediği halde 1996'ya kadar katil olarak bilinmiyordu.The crimes took place in 1978 and 1979, but Parker was not identified as the killer until 1996.
Ayrıca, yüklemle ilgili olan ad öbekleri de yalın halde olabilir.[1]In addition, agreeing predicate NPs can also be marked nominative case:[6]
İçeri girdiğinde Meera'yı yatak odasında bağlı ve ağzı açık halde bulur.Dashing back inside he finds Meera bound and gagged in the bedroom.
O halde bu insanları hapsetmemizin sebebi nedir?What then is the reason that we imprison these people?
Orada pazar yerinde bitkin bir halde yere yığıldılar ve derin bir uykuya yenik düştüler.There they sank down exhausted in the market place and were overpowered by a deep sleep.
6 Nisan 1522'de Trinidad, Tidore'den 50 ton karanfille yüklü olduğu halde ayrıldı.On 6 April 1522, Trinidad left Tidore loaded with 50 tons of cloves.
Arabası 6 gün sonra Miami Havaalanında terk edilmiş halde bulundu.Her car was found 6 days later abandoned at the Miami Airport.
1599'da bedeni hala bozulmamış halde, uyuyormuş gibi bulunmuştur. [1]In 1599, her body was found still incorrupt, seeming to be asleep.[1]
1944'te Ahıska Türkleri, Joseph Stalin tarafından Gürcistan'dan toplu halde Orta Asya'ya sürüldü.In 1944, Meskhetian Turks were deported en masse from Georgia to Central Asia by Joseph Stalin.
O sekiz yaşındayken annesi, aile bahçesinde yanmış halde bulundu.When he was eight, his mother was found burned to death in the family garden.
Höyük, araştırma başladığı tarihte tahrip olmuş bir haldeydi.The tell was much disturbed in the past.
Gongadze, 2000 yılında sığ bir mezarda başı kesilmiş halde bulundu.Gongadze was found beheaded in a shallow grave in 2000.
2005 yılında Kravçenko, kafasına iki kurşun sıkılmış halde ölü bulundu.In 2005, Kravchenko was found dead with two bullets in his head.
Etler donduruldu ve hamburgerler taze et yerine donmuş halde pişirilmeye başlandı.The meat was frozen and hamburgers came to be cooked from frozen, instead of using fresh meat.