Adanalı, İdil'i fena halde gıcık eder.FEA Practice Guidance.
Eğer f {\displaystyle f} monotonik ise, o halde M f {\displaystyle M_{f}} de monotoniktir.If f {\displaystyle f} is monotonic, then M f {\displaystyle M_{f}} is monotonic.
Misenum'da yaşadığı halde hala çok meşhur, güçlü ve etkiliydi.Although living in Misenum, she was still very popular, powerful and influential.
Bu bakımdan vücut yapısı gelişmiş bir haldedir.The meditation of the soul is done in this way.
Sonunda "Peter" ve kız kardeşleri, Mutluluk'un Şehrine ulaştıkları halde, arkadaşları ulaşamaz.Although Peter and his sisters finally make it to the City of Happiness, their companions do not.
Genç bir kovboy, açık bir arazide izole halde bulunan bir bankayı soymak ister.A young cowboy robs an isolated bank on the prairie.
Hareketler güçsüzleşir ve kollar titrek bir halde olabilir.Movements become weak and the arms may become tremulous.
Bazı donanımlarda mikro güneş redresörleri her bir güneş paneliyle bağlantılı haldedirler.In some installations a solar micro-inverter is connected at each solar panel.
1945 yılında İkinci Dünya Savaşı sonunda, Lettow-Vorbeck perişan haldeydi.By the end of the Second World War in 1945, Lettow-Vorbeck was destitute.
Aksi halde eğer bir kadın sağlıklı ve menopoz öncesi dönemde ise komplike kabul edilmez.Otherwise if a woman is healthy and premenopausal it is considered uncomplicated.
Bu Haliyle de yer yer davranış olarak sıvı halde bir maddeye benzer.May the earth lie light upon him as lightly as he trod upon its face.
(Örneğin sadece iki halden oluşan bir sistem düşünün, açma ve kapama.(For example, imagine a system with only two states, ON and OFF.
Dağınık halde bulunan milletler, siyasi birliklerini kurmaya başladılar.These men, unlike their comrades, were fully armed for battle.
Tüm geceyi son derece gergin bir halde geçirdiler.I was really nervous all night.
Bazıları serbest dolaşıp avlandıkları halde diğer bazıları örmüş oldukları ağa bağımlı olarak yaşar.Some will chase you, some will wander freely, some run from you.
Buffy, Robin'i kendi garajında yaralı bir halde bulur ve Spike'a saldırdığı için ona bağırır.Buffy finds the injured Robin in his garage and angrily shuns him for attacking Spike.
Susanna ve Kontes birbirlerinin elbiselerini değişip giymiş halde salona girerler.Susanna and the Countess arrive, each dressed in the other's clothes.
Hiçbir zaman serbest halde bulunmaz.He is never free.
Erişilmez olmadığı halde, hiç kimse oraya varamamıştır.No one will be permitted to assail the honor of any one, whosoever he may be.
Yansıyan ışın, tamamen polarize halde olmasına rağmen, yayılmaktadır ve pek kullanışlı olmayabilir.The reflected beam, while fully polarized, is spread out and may not be very useful.
O halde, en iyi cümle nedir?What is the best option?
Gözlerinden iki sıra yaş döküldüğü hâlde; "Efendim!When they give him a second glance, he is gone.
Burada gerçekte var olmadığı halde beyaz bir üçgen algılanmaktadır.A floating white triangle, which does not exist, is seen.
İo hamile bir halde eski haline kavuşur.Use in pregnancy appears to be okay.
Hemen ardından bebek Winkie, Winkie'yi üzgün ve solgun bir halde bırakarak gözden kaybolur.Baby Winkie then disappears, leaving Winkie alone and depressed.
Kristal sıvıların diğer bir çeşidi bu haldeki ana madde yazısında bahsedilir.Other types of liquid crystals are described in the main article on these states.
Hazır toz halde satılır.It is covered in dust.
O, “Ya üzerinize savaş farz kılındığı halde, savaşmayacak olursanız?” demişti.He replied: "This too is possible that when commanded to fight you may not fight at all."
Şu halde Antalya ve havalisi 1390-1391 veya 1392 senelerinden birinde alınmış olmaktadır.His bank was dissolved prior, in either 1391 or 1392.
Tarihçi Tireli William'a göre Haçlılar burayı insansız ve harabe bir halde buldu.According to the chronicler William of Tyre, the Crusaders found it uninhabited and in ruins.
Kuşlar sabahları kursakları boş olarak çıktıkları halde akşam dolu kursaklarla dönerler. ”They then come in the morning and gather the herbs upon which the gold is found." (tr.
Aksi halde polis ceza kesebilir.The word police can fuck off.
Ancak bu hadislerin bir kısmı okunamaz haldedir.But they would not listen to one another.
Bu hâlde ikimizin bir araya gelmesi mümkün mü?Is it possible to reconcile the two?
Bu halde iki alternatif bulunmaktadır: ( 2.a.)Here are a few examples: II.
O'nun bir eşi olmadığı halde nasıl bir çocuğu olabilir?Yibum = levirate marriage) when they had no offspring.
Orta Avrupa'da Yahudi tüccarlar aktif haldeydi.Jewish traders are very active in Central Europe.
Galya'da doğmuş, ölmesi için terk edildiği halde bulunmuş ve bir köle olarak yetiştirilmiştir.Born in Gaul, he was exposed as a child, but was found, and grew up a slave.
Aksi halde dünyamız yok olacaktır.Otherwise the town will be destroyed.
Halder'in karısı Gertrud'un hapis hayatı süresinde kocasına eşlik etmesine izin verildi.Halder's wife Gertrud chose to, and was allowed to, accompany her husband into imprisonment.
İsrail UEFA üyesi olmadığı halde bu gruplara katılabildi.Moreover, Israel were also assigned to the European zone despite not being a UEFA member.
Mistik rünlerle kaplıdır ve ne gaz ne de sıvı halde olarak tanımlanan anıları içerir.Covered in mystic runes, it contains memories whose physical form is neither gas nor liquid.
Bir mesajın şifrelenmesi bu mesajın şifrelenmiş haldeyken değiştirilmediğini garantileyemez.Encrypting a message does not guarantee that this message is not changed while encrypted.
Bu sonuncu halde iken Allah'a âzamî derecede yaklaşır.This eventually leads to the nearness to Allah.
Bir gün sonra komaya girmiş halde bulundu ve Göteborg'daki Sahlgrensche Hastanesi'ne götürüldü.The next day he was found in a coma and taken to hospital in Gothenburg.
Aksi halde hemen paslanır.Otherwise they would dim quickly.
Bran, kuleden Jaime Lannister tarafından atılıp düştüğünden beri bilinçsiz halde komada yatıyordur.Bran has been in a coma for more than a month since being thrown from the tower by Jaime Lannister.
Güneş redresörü birçok güneş panelleriyle bağlantılı halde olabilir.A solar inverter may connect to a string of solar panels.
Harry odaya tek başına girer ve Ginny'yi başında Riddle beklerken baygın bir hâlde bulur.Harry enters the Chamber alone and finds Ginny unconscious, guarded by Riddle.
Bu olay hala çözülmemiş haldedir.This event still remains unresolved.
Bu haldeyken, kendi kabından dışarı çıkmaya kalkışır.So he leaves Will to face this on his own.
Bu işlem de sıralı halde yapılır.This movement is also busy.
Yeni oluşan yaprakları kırmızımsı bir haldedir,çiçekleri parlak pembe ve uzun salkımlar halindedir.New leaves are reddish, and flowers are bright pink, borne on long racemes.
Çaresiz bir halde dolaşırken yine zengin arkadaşına rastlar, onun verdiği tüm parayı kıza götürür.He gets more trouble, and his new girlfriend Alice spends all the money she gets.
Sersemlemiş durumdaki Barton, elinde hâlâ paket olduğu halde plaja gider.Dazed, Barton wanders onto a beach, still carrying the package.
"Bir Chansey Operasyonu"nda yaralı haldeydi."Channon injured in motorway crash".
Oda sıcaklığında katı haldedir.It is solid at room temperature.
Bütün haldeki iyon ve parçalar önce MS' in analizörüne ve en sonunda teşhis edilirler.Intact ions and fragments pass into the mass spectrometer's analyzer and are eventually detected.
Yalnızca Toplama Sıraları etkin durumda kalır, böylece öğeler renklendirilmemiş halde kalmaz.Only the Gather Queues are kept active so that items do not go unindexed.
Yemek için, üzerine çok sıcak haldeki et yemeği dökülür.They even left a hot meal on the table.