numune ile cümle

numune kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Numuneler enzimatik hasarı önlemek için soğukta tutulur.Muitas reações de enzimas somente são paradas pelo congelamento.
Adı İstanbul Numune Hastanesi olarak değişti.Teve seu nome alterado para Istambul.
Adı "Haydarpaşa Numune Hastanesi" olarak değiştirildi.De naam was 'Protestants Ziekenhuis Drachten'.
Böcekbilimci kardeşi ile birlikte yabana geziler yapıp örnekler toplamış, numuneler almıştır.Samen met zijn zoon verzamelde en kweekte hij insecten.
Mesela katlanabilir bıçak veya bir tabanca ve diğer numuneler gibi.Może też brać dodatkową broń, jak kije czy noże.
6 Nisan 2016 tarihinde, bir süredir tedavi gördüğü Haydarpaşa Numune Hastanesi'nde vefat etti.Od lata do grudnia 2016 przez kilka miesięcy przebywał na zwolnieniu lekarskim po operacji chirurgicznej.
Üretimi aşaması hızlı olan silahın üretim numuneleri 1937 yılının ilk aylarında ordu envanterine girdi.Pierwsza faza budowy przemysłu zbrojeniowego w rejonie bezpieczeństwa do roku 1937.
Mesela katlanabilir bıçak veya bir tabanca ve diğer numuneler gibi.Framför allt gäller det skjutvapen, men även andra vapen, som knivar eller batonger.
Bu divan, Dîvân-ı Hümâyun'un küçük numunesi idi.Лише маленька донечка була її єдиною відрадою.
İnert gazlar, genel olarak istenmeyen kimyasal reaksiyonların numuneyi etkilemelerini önlemek için kullanılır.Inertní plyny se obecně využívají k zabránění nechtěným chemickým reakcím poškozujícím vzorek.
Orta öğreniminin Beyazıd Nümune Mektebi ve Vefa Sultanisi'nde tamamladı.El a rămas în istoria științei și ca descoperitorul balenei cu cioc.
Üçüncü evre, 2020'den önce Ay'dan toprak numunelerini toplamayı içermektedir.Tredje mål er at komme til månen inden 2020 som udgangspunkt for missioner videre ud i rummet.
23 Mart 1970 günü Ankara Numune Hastanesi'nde öldü.Mandag 17. mars 1930 ble han innlagt på Aker sykehus.
1949'da bu dalda ihtisas veren ilk kliniği Haydarpaşa Numune Hastanesi'nde kurmuştur.Năm 1901, lớp nam y tá đầu tiên của cả nước được mở ra tại bệnh viện Chợ Quán.
17 Eylül'de ayrıca beş parçalık bir numune bedava indirilebilmiştir.同年9月17日にはサンプル曲5トラックが無料公開された。
2011'de doping numunesinin pozitif çıkmasıyla altı ay ceza aldı.彼は2014年に興奮剤の陽性反応で6か月間の試合停止処分を受けた。
Üçüncü evre, 2020'den önce Ay'dan toprak numunelerini toplamayı içermektedir.第二段階は2010年までに着陸機を送り込み、第三段階は2020年までに月の土壌サンプルを地球に持ち帰る予定とされた。
Numuneler bütün dokudan veya hücre kültüründen elde edilebilir.样品可以从整个组织中或从细胞培养物中提取。
İyonlaştırıcı numunenin bir kısmını iyonlara dönüştürür.於是進忠令善繼所部分隸於其私黨。
Küçük bir uranyum nümunesi, milyarlarca atom bulundurur.一個細胞大約由數萬億個原子組成。
Numuneler enzimatik hasarı önlemek için soğukta tutulur.그런 다음 효소에 의한 손상을 막기 위해 시료를 차갑게 유지한다.
Üçüncü evre, 2020'den önce Ay'dan toprak numunelerini toplamayı içermektedir.השלב השלישי של איסוף דגימות הקרקע מפני הירח צפוי היה להסתיים לפני 2020.
Bu alet iniş rotası boyunca atmosferşk numuneleri analiz etti.Ще анализизра всички слоеве на атмосферата.
Numunelerin aralıkları ve sayısı testin amacına göre değişir.Броят на вземанията на кръв и интервалите между тях варират в зависимост от целите на изследването.
Mesela katlanabilir bıçak veya bir tabanca ve diğer numuneler gibi.Kao projektile zračna puška ili pištolj može rabiti kuglice, tupo zrno ili strelice.
Bu divan, Dîvân-ı Hümâyun'un küçük numunesi idi.Namjena ove kapele bila je biti duhovnim središtem ženskoj mladeži na Trešnjevci.
Mesela katlanabilir bıçak veya bir tabanca ve diğer numuneler gibi.Môže používať pušku, brokovnicu a kopiju.
Yüzeyin 50 santim altından numune alınabilmesini mümkün kılar.Páska môže byť umiestnená až 15 mm pod povrchom.
İlk tahsilini Edirne Numune Mektebinde gördü.Na svojo prejšnjo oceno je pozabil.
Numuneye dayalı akustik bir parmak izi oluşturur ve bir maç için merkezi bir veritabanıyla karşılaştırır.See loob valimis põhineva akustilise sõrmejälje ja võrdleb seda mängu keskandmebaasi vastu.
Bu araştırma altı ay sürdü ve numunelerin hiçbirinde eşleşme olmadı.Tal õnnestus seal püsida vaid kuus kuud, mille käigus ei lindistatud ühtegi lugu.
Mesela katlanabilir bıçak veya bir tabanca ve diğer numuneler gibi.Võitluses võidakse kasutada üht või kaht mõõka, mõõka ja kilpi, mõõka ja pistoda või muid kombinatsioone.
Tavşanlı'yı bir “numune köy” haline getirmek istiyorlardı.Viljaraagu vilja osana nimetatakse ka viljavarreks.
10 numunelik bir çekmeceniz var.10개의 표본이 담긴 카세트를 가지고 있습니다.
10 numunelik bir çekmeceniz var.Bạn có một cuốn băng cát sét với 10 mẫu.
10 numunelik bir çekmeceniz var.Di sini ada kaset dengan 10 contoh.
10 numunelik bir çekmeceniz var.Hay una cinta con 10 muestras.
10 numunelik bir çekmeceniz var.In una cassetta abbiamo 10 campioni.
10 numunelik bir çekmeceniz var.Je hebt een cassette met 10 monsters.
10 numunelik bir çekmeceniz var.Mamy kasetę z 10 próbkami.
10 numunelik bir çekmeceniz var.Máte kazetu s 10-imi vzorkami.
10 numunelik bir çekmeceniz var.Máte kazetu s deseti vzorky.
10 numunelik bir çekmeceniz var.Tarvitaan 10 näytteen kasetti.
10 numunelik bir çekmeceniz var.Van egy kazetta 10 mintával.
10 numunelik bir çekmeceniz var.Você tem uma fita com 10 amostras.
10 numunelik bir çekmeceniz var.Vous avez une cassette avec 10 échantillons.
10 numunelik bir çekmeceniz var.Wir haben eine Kassette mit 10 Proben.
10 numunelik bir çekmeceniz var.Έχετε ένα συρτάρι με 10 δείγματα.
10 numunelik bir çekmeceniz var.Есть кассета с 10 образцами.
10 numunelik bir çekmeceniz var.Имаме касета с 10 проби.
10 numunelik bir çekmeceniz var.יש מחסנית עם 10 דגימות.
10 numunelik bir çekmeceniz var.لديك شريط مع 10 عينات.
10 numunelik bir çekmeceniz var.一度にケージに設置します
Ben de numuneyi içine koydum, ki ne olduğunu görmek için şimdi dışarı çıkaracağım.Adesso andrò a estrarre il campione che avevo inserito, e vedremo cosa succede.
Ben de numuneyi içine koydum, ki ne olduğunu görmek için şimdi dışarı çıkaracağım.Așadar, am pus proba înăuntru, iar acum o voi scoate, să văd ce s-a întâmplat.
Ben de numuneyi içine koydum, ki ne olduğunu görmek için şimdi dışarı çıkaracağım.Betettem a mintadarabot, amit most kiveszek, hogy megnézzük mi történt vele.
Ben de numuneyi içine koydum, ki ne olduğunu görmek için şimdi dışarı çıkaracağım.Eu coloco a amostra dentro, que agora vou tirar para ver o que aconteceu.
Ben de numuneyi içine koydum, ki ne olduğunu görmek için şimdi dışarı çıkaracağım.Ich habe die Probe vorhin reingelegt und werde sie nun herausholen. Mal sehen, was passiert ist.
Ben de numuneyi içine koydum, ki ne olduğunu görmek için şimdi dışarı çıkaracağım.Ik zette het specimen erin en haal het er nu uit om te bekijken wat er is gebeurd.
Ben de numuneyi içine koydum, ki ne olduğunu görmek için şimdi dışarı çıkaracağım.J'ai mis l'échantillon dedans, je vais maintenant le sortir pour voir ce qui s'est passé.

İlgili Sayfalar