Ana içeriğe geç
Sözlük

nokta ile cümle

nokta kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bunlar suyun donma noktasıyla kaynama noktasıdır.This point is the freeze/thaw point of water.
Filosu 17 uçaktan oluşmakla beraber, 55 uçuş noktasında hizmet vermektedir.The Marinefliegerkommando operate 55 aircraft.
1989-90 sezonunda elde ettiği 9 galibiyet, 13 yenilgi ile ligi 9. sırada noktaladı.His best seasons were 1908–09 and 1909–10, in each of which he scored 13 goals.
Bu sıklıkla, Dünya'nın yüzeyinde isteğe bağlı keyfi bir noktadır.'This year, more than ever, the wish for Peace on Earth holds great meaning.
Birleşik gözleri körelmiş, bazen birkaç nokta göze indirgenmiştir.This group has lost the compound eyes, and sometimes has no eyes altogether.
Bu durumda devrenin baz ucu transistörün girişinin uygulandığı nokta haline gelir.In this case, the manner in which the batter reached base becomes irrelevant.
Karakterlerin her birinin kendilerine Unicode tarafıdan atanan bir kod noktası vardır.Each character appears with its equivalent Unicode code-point.
Bir latisin ölçeklenmesi, birim alandaki noktaların sayısını ölçek çarpanı ile böler.Scaling of a lattice divides the number of points per unit area by the square of the scale factor.
Bir doğru ile dışındaki bir nokta düzlem belirtir.Indicates condition in contrary to a fact.
Onun zayıf noktalarını bilir ve ona göre bir eğitim tertip eder.He feels sorry for her and gives guidance as he knows about drug addiction.
Erkekleri biraz daha beyaz kıllarla kaplı olup opisthosoma üzeri noktaları daha belirgindir.The underparts are rather paler than the upper parts, individual hairs having white tips.
Gece eğlence en doruk noktaya gelir.Night halt is preferred here.
Kuralın bitişini bir bitirici karakter, genellikle noktalı virgül, belirler.Omitting a stroke in the character, usually the final stroke.
Bu yüzden bazı yazarlar kritik noktalara herhangi bir izdüşüm için bakarlar.Everyone knows that my criticism focuses on some critical issues.
Sonuç olarak, kütleçekimsel mercek tek bir odak noktasına sahip değildir.Furthermore, we require the curve to have no singular points.
Özellikle Batı Afrika'nın, insanoğlunun başlangıç noktası olduğu kabul edilir.West Africa is at the highest risk as it is the origin of the virus.
5 noktalı otomatik netleme sistemi.Autodrom Most 5.
O zamana kadar, Kızıl Ordu Finlandiya'daki önemli stratejik noktaları almak için savaşmıştı.At this time, the Japanese began bombing strategic sites in Singapore.
Eğer f''(x) > 0, ise x'^teki durgunluk noktası yukarı doğru içbüey ve minimal ekstremumdur.If f''(x) > 0, the stationary point at x is concave up; a minimal extremum.
Bu noktada herhangi bir kazanım ya da zarar yoktur.No own damages or KIA.
Bu noktadan itibaren darbe girişimi sona erer.At this point, vehicular access comes to an end.
En son bahsedilen odak noktasının çıkış kaynağı “nötr” durumda bulunmaktır.The origin of the term point forward is cloudy.
Seçilen ilk ve son kontrol noktası, eğrinin başı ve sonunu oluşturur.Displays the start and end address for load.
Bu tarza sonradan noktacılık dendi.Exactly how this happened was the subject of later interest.
Her kural bir noktalı virgül ; ile biter.Each counter scores one point at the completion of an end.
Bu noktalardan bahsederken isimleri yerine, koordinatları da kullanılabilir.The words are referred to with their coordinates to .
Bu noktaya tekil nokta da denir.The following problem illustrates this point.
Ama kazanmadan önce Superman'in zayıf noktalarından biri kriptonit taşıdır.Once he gained some of Superman's Kryptonian DNA, he became susceptible to kryptonite.
Bu şarkı Lavigne'in kariyerinin bir dönüm noktası oldu.This series was a major career change for Crenna.
Ancak bu noktada bunu yapmayacağız.To this day, I won't do it.
Ses gönderildiğinde lamba üstte o noktasındadır.At any time when the transmitter is on, the tone is encoded on the signal.
Film bu noktadan sonra kanlı çarpışmalara sahne olur.Next, the film goes into a bleach solution.
Grubun buluşma noktası İhtiyaç Odası'dır.The Upper Chamber is the meeting room of the Society.
2012 yılında ise futbol kariyerini noktalamıştır.2012 was her first year playing football.
Bu noktada iki tür davranış biçimi dikkat çekicidir.Below this level, two styles of addressing are possible.
En güney noktası olarak 60° S enleminde, Drake Boğazı'nda görülürler.In the south, they have been seen at almost 60°S — well into the Drake Passage.
Saldırı takımı, saldırı için birden fazla başlama noktasından birini seçebilecek.The latter influenced Guy to attack immediately.
Başlangıç ve bitiş noktaları aynı olan eğrilere döngü denir.The start and finish is in the same point.
Daha sonra bu durumu Bu bütün çocukluk niyetlerimi değiştiren dönüm noktası oldu diyerek açıkladı.The artist stated later that "this was the turning point which changed all my boyish intentions."
Bunun yanı sıra, bu yeni noktalar hedef hücrelerine yapıştıklarında da daha parlak hale geliyorlar.In addition, these newer quantum dots become more fluorescent when they bond to their target cells.
Kontrol Noktaları haritalarında, iki takım kazanmak için tüm noktaları ele geçirmelidir.Teams must capture all of the points in order to win the round.
Daha sonra Los Angeles Lakers'a takas oldu.Bir sezon da burada geçirdikten kariyerini noktaladı.The Los Angeles Chamber Orchestra performs part of its season there.
Bu aslında Ragga Oktay için bir dönüm noktası sayılabilir.This could be a turning point for North Korea.
Genelde Amerikan İç Savaşı'nın dönüm noktası olarak adlandırılır.It is generally seen as a turning point in the Cambodian Civil War.
Uç noktalar birbirlerine nasıl bağlanmış?The centers were connected to each other.
Hedefler için denetleme unsuru sonuçlardır ve kontrol noktaları ile denetlenirler.It is natural to classify control problems by their control goals.
Bu ilk denetleme tasarım sürecinin ilk dönüm noktalarından biri olmuştur.There was a long build-up to what became the first Test tour.
1988 yılında yer aldığı Tezaab filmi onun oyunculuk kariyerinde önemli bir dönüm noktasıydı.A photograph which Mangelsen took in 1988 is symbolic to his career.
Yüksek noktalarda kayak merkezleri ve oteller yer almaktadır.Celebrations are held in major malls and hotels.
Bu bakış açısı verinin bir çöküş noktası olarak algılanmasına yol açar.This reinforces the impression of being in a heavenly abode.
Ama sonra ortak noktalarını keşfederler.Afterwards, they part their ways.
Kayan noktalı sayılar sistemi de bu temel prensibe dayalı bir sisteme sahiptir.In a metaphoric sense, these relationships also have a source code.
Dolayısıyla Şia’nın tanıtımı noktasında güvenilir bir kaynak olarak istinatta bulunulabilir.Therefore his posts on the DukesBlog may be considered a credible source.
Çok güzel bir şut çıktı ve güzel noktaya gitti.He was in a nice position and kicked really well.
Fırlatma rampasında, mürettebat bu bağlantı noktası aracılığıyla uzay aracına girer.On the launch pad, the crew enter the spacecraft through this port.
Hayvancılık zon çeyrek asırda bitme noktasına gelmiştir.The Area Board meets quarterly.
Victoria Toprakları'nın en güney noktası olarak Minna Bluff isimli dağlık çıkıntıdır.Less than one mile south of Gorham is a large hill named Fountain Bluff.
Diyelimki M bir diferansiyellenebilir manifold olsun ve p Mnin bir noktasıdır.Let M be a differentiable manifold of dimension n.
Orhangazi, Bursa-İstanbul Yolu üzerinde önemli bir kavşak noktasıdır.Julesburg was a prominent way station on the Overland Trail.
Dolayısıyla, Ø yakın noktada en büyük değeri alacaktır.This will very likely be sufficient for the nearest commando.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
nokta ile cümle - Sayfa 15 - nokta kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App