Ana içeriğe geç
Sözlük

niyetli ile cümle

niyetli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Doğalarında var, DNAlarında bu kodlu. işleri bu -- iyi, iyi niyetli şirketler bile böyleler.Protože komerční firmy jsou v podstatě navrženy k tomu, vyždímat z vás co jen můžou.
Doğalarında var, DNAlarında bu kodlu. işleri bu -- iyi, iyi niyetli şirketler bile böyleler.To je v njihovi naravi, v njihovem DNK, to je tisto kar delajo celo dobra podjetja z dobrimi nameni.
Doğalarında var, DNAlarında bu kodlu. işleri bu -- iyi, iyi niyetli şirketler bile böyleler.To leży w ich naturze, zapisane w ich DNA, właśnie to robią - - nawet te grzeczne firmy o dobrych zamiarach.
Doğalarında var, DNAlarında bu kodlu. işleri bu -- iyi, iyi niyetli şirketler bile böyleler.Είναι στη φύση τους, στο DNA τους, είναι η δουλειά τους- ακόμα και των καλών, καλοπροαίρετων επιχειρήσεων.
Doğalarında var, DNAlarında bu kodlu. işleri bu -- iyi, iyi niyetli şirketler bile böyleler.Це їх природа, це закладено в їх ДНК, це те чим вони займаються - навіть хороші компанії, з добрими намірами.
Doğalarında var, DNAlarında bu kodlu. işleri bu -- iyi, iyi niyetli şirketler bile böyleler.זה בטבע שלהם, זה בדנ"א שלהם, זה מה שהם עושים - אפילו החברות הטובות, עם הכוונות הטובות.
Doğalarında var, DNAlarında bu kodlu. işleri bu -- iyi, iyi niyetli şirketler bile böyleler.انه في طبيعتها , إنه في حمضها النووي , هذا ما يفعلونه حتى الجيدة , الشركات ذات النوايا الحسنة.
Doğalarında var, DNAlarında bu kodlu. işleri bu -- iyi, iyi niyetli şirketler bile böyleler.健全で、善意のある企業でさえ やっていることなのです 一方で
Genellikle doğrudan hayır derim ama bazılarının belli referansları vardı ve iyi niyetli görünüyorlardı.De obicei zic nu de la bun început, dar unii dintre ei vin cu pedigriu, şi par bine intenţionaţi.
Genellikle doğrudan hayır derim ama bazılarının belli referansları vardı ve iyi niyetli görünüyorlardı.보통은 바로 거절해버리는데 어떤 분들은 혈연을 들먹였고 악의도 없어 보였어요.
Genellikle doğrudan hayır derim ama bazılarının belli referansları vardı ve iyi niyetli görünüyorlardı.Normalmente digo logo que não mas algumas delas vêm com estatuto e parecem ter boas intenções.
Genellikle doğrudan hayır derim ama bazılarının belli referansları vardı ve iyi niyetli görünüyorlardı.Normalmente, digo que no inmediatamente, pero algunos de ellos vienen con pedigrí y suenan bien intencionados.
Genellikle doğrudan hayır derim ama bazılarının belli referansları vardı ve iyi niyetli görünüyorlardı.Thường thì tôi từ chối ngay lập tức, nhưng một số đến đem theo cả dự trù kế hoạch, và họ có vẻ có định tốt.
Genellikle doğrudan hayır derim ama bazılarının belli referansları vardı ve iyi niyetli görünüyorlardı.Обикновено веднага казвам "не", но някои от тях са от сой и звучи, все едно са с добри намерения.
Genellikle doğrudan hayır derim ama bazılarının belli referansları vardı ve iyi niyetli görünüyorlardı.בדרך כלל אני מסרב מיד, אבל חלקם מגיעים עם ייחוס והם נשמעים כבעלי כוונות טובות
Genellikle doğrudan hayır derim ama bazılarının belli referansları vardı ve iyi niyetli görünüyorlardı.عادةً، أنا أرفض مباشرةً ولكن بعضهم كانوا ذات أصول وبدا عليهم حسن النية
Genellikle doğrudan hayır derim ama bazılarının belli referansları vardı ve iyi niyetli görünüyorlardı.いくつかは いい筋の紹介で来てるし 良い意図があるように聞こえて いくつかは いい筋の紹介で来てるし 良い意図があるように聞こえて 1つや2つは ミーティングには駆り出される
Gerçekte, sadece iyi niyetli olarak sürece müdahale ediyordum.De fapt mă amestecam în proces cu multe intenţii bune.
Gerçekte, sadece iyi niyetli olarak sürece müdahale ediyordum.En fait, j'interférais avec le processus avec beaucoup de bonnes intentions.
Gerçekte, sadece iyi niyetli olarak sürece müdahale ediyordum.Eu estava realmente a interferir no processo com muitas boas intenções.
Gerçekte, sadece iyi niyetli olarak sürece müdahale ediyordum.In feite beïnvloedde ik het proces met heel goede bedoelingen.
Gerçekte, sadece iyi niyetli olarak sürece müdahale ediyordum.Ingerowałem w ten proces z masą dobrych intencji.
Gerçekte, sadece iyi niyetli olarak sürece müdahale ediyordum.In realtà stavo interferendo con il processo con tante buone intenzioni.
Gerçekte, sadece iyi niyetli olarak sürece müdahale ediyordum.In Wirklichkeit habe ich den Prozess mit jeder Menge guter Absichten gestört.
Gerçekte, sadece iyi niyetli olarak sürece müdahale ediyordum.Jag påverkade verkligen processen med en mängd goda intensioner.
Gerçekte, sadece iyi niyetli olarak sürece müdahale ediyordum.Jeg blandede mig faktisk i processen med en masse gode intentioner.
Gerçekte, sadece iyi niyetli olarak sürece müdahale ediyordum.전 사실 많은, 좋은 의도들이 있는 과정과 충돌하고 있었습니다.
Gerçekte, sadece iyi niyetli olarak sürece müdahale ediyordum.Olin itse asiassa sekaantumassa prosessiin hyvissä aikeissa.
Gerçekte, sadece iyi niyetli olarak sürece müdahale ediyordum.Saya sebenarnya mengganggu proses itu dengan banyak maksud baik.
Gerçekte, sadece iyi niyetli olarak sürece müdahale ediyordum.Thực tế là tôi đã làm méo mó quá trình với những mục đích tốt.
Gerçekte, sadece iyi niyetli olarak sürece müdahale ediyordum.Valójában befolyásoltam a folyamatot sok jó szándékkal.
Gerçekte, sadece iyi niyetli olarak sürece müdahale ediyordum.V bistvu sem se vmešaval v proces, čeprav z dobrimi nameni.
Gerçekte, sadece iyi niyetli olarak sürece müdahale ediyordum.Ve skutečnosti jsem se spoustou dobrých záměrů manipuloval s procesy.
Gerçekte, sadece iyi niyetli olarak sürece müdahale ediyordum.V skutočnosti som zasahoval do procesu s mnohými dobrými úmyslami.
Gerçekte, sadece iyi niyetli olarak sürece müdahale ediyordum.Yo estaba interfiriendo en el proceso con las mejores intenciones.
Gerçekte, sadece iyi niyetli olarak sürece müdahale ediyordum.Βασικά, παρενέβαινα στη διαδικασία με πολλές καλλές προθέσεις.
Gerçekte, sadece iyi niyetli olarak sürece müdahale ediyordum.Всъщност пречех на процеса с много добри намерения.
Gerçekte, sadece iyi niyetli olarak sürece müdahale ediyordum.Насправді я блокував процес її розвитку попри купу добрих намірів.
Gerçekte, sadece iyi niyetli olarak sürece müdahale ediyordum.Я вмешивался в процесс со многими добрыми намерениями.
Gerçekte, sadece iyi niyetli olarak sürece müdahale ediyordum.בעצם הפרעתי לתהליך עם הרבה כוונות טובות.
Gerçekte, sadece iyi niyetli olarak sürece müdahale ediyordum.كنت في الواقع أتدخل في العملية بالكثير من النوايا الحسنة.
Gerçekte, sadece iyi niyetli olarak sürece müdahale ediyordum.ここでの課題は利益相反の生ずる
Herkes birbirine karşı kinci ve kötü niyetliydi, ama eyaletler birleşir birleşmez bu kötü niyet yok oldu.Erau răi unii cu alții, dar odată ce statele s-au unit, răutatea a dispărut.
Herkes birbirine karşı kinci ve kötü niyetliydi, ama eyaletler birleşir birleşmez bu kötü niyet yok oldu.Había milicias pero una vez que los estados se unieron, las milicias desaparecieron.
Herkes birbirine karşı kinci ve kötü niyetliydi, ama eyaletler birleşir birleşmez bu kötü niyet yok oldu.ولكن بمجرد ان انضمت الولايات معا، اختفا الاحتراب.
İyiyim merak etmeyin, rahatsız olmayın -- bu çok kötü niyetli bir şey.Ça ira, restez assis -- le jeu que ces gens jouent.
İyiyim merak etmeyin, rahatsız olmayın -- bu çok kötü niyetli bir şey.Het gaat nog steeds goed, blijf rustig zitten -- spel dat deze mensen spelen.
İyiyim merak etmeyin, rahatsız olmayın -- bu çok kötü niyetli bir şey.Îmi revin, stați jos -- pe care îl joacă acești oameni.
İyiyim merak etmeyin, rahatsız olmayın -- bu çok kötü niyetli bir şey.Jag mår bra, sitt kvar -- spelet dessa personer spelar.
İyiyim merak etmeyin, rahatsız olmayın -- bu çok kötü niyetli bir şey.Jeg klarer den nok - bliv bare siddende - spil, som disse mennesker spiller.
İyi niyetli bir hareket değil.Đừng có hy vọng gì vào điều này.
İyi niyetli bir hareket değil.Ennek nincs jövője.
İyi niyetli bir hareket değil.Er ist nicht sehr sinnvoll.
İyi niyetli bir hareket değil.Fout.
İyi niyetli bir hareket değil.성의라고는 찾아볼 수가 없어요.
İyi niyetli bir hareket değil.Não há boa vontade nisto.
İyi niyetli bir hareket değil.Není v tom dobrá víra.
İyi niyetli bir hareket değil.Nie ma w tym dobrej wiary.
İyi niyetli bir hareket değil.No hay una buena intención en esto.
İyi niyetli bir hareket değil.Non è un atto di buona fede.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod