Ahmaklar suç sunusuyla alay eder, Dürüstler ise iyi niyetlidir.الجهال يستهزئون بالاثم. وبين المستقيمين رضى.
Ahmaklar suç sunusuyla alay eder, Dürüstler ise iyi niyetlidir.愚 妄 人 犯 罪 、 以 為 戲 耍 . 〔 或 作 贖 愆 祭 愚 弄 愚 妄 人 〕 正 直 人 互 相 喜 悅
Ahmaklar suç sunusuyla alay eder, Dürüstler ise iyi niyetlidir.愚妄 人 犯罪 、 以 為戲耍 . 〔 或 作贖 愆祭 愚弄 愚妄人 〕 正直 人 互相 喜悅
Ama bu sefer gerçekten bunu yapmaya niyetliyimAber diesmal meine ich es wirklich ernst.
Ama bu sefer gerçekten bunu yapmaya niyetliyimDar vorbesc serios de data asta...
Ama bu sefer gerçekten bunu yapmaya niyetliyimMaar ik meen het echt dit keer...
Ama bu sefer gerçekten bunu yapmaya niyetliyimMais, cette fois-ci, je le pense vraiment.
Ama bu sefer gerçekten bunu yapmaya niyetliyimMa questa volta parlo davvero sul serio.
Ama bu sefer gerçekten bunu yapmaya niyetliyimMen jag menar verkligen denna gång....
Ama bu sefer gerçekten bunu yapmaya niyetliyimNhưng lần này là thật đấy...
Ama bu sefer gerçekten bunu yapmaya niyetliyimTapi aku sungguh-sungguh kali ini...
Ama bu sefer gerçekten bunu yapmaya niyetliyimTym razem mówię poważnie...
Ama bu sefer gerçekten bunu yapmaya niyetliyimΑλλά αυτή τη φορά πραγματικά το εννοώ...
Ama bu sefer gerçekten bunu yapmaya niyetliyimНо на этот раз действительно...
Ama bu sefer gerçekten bunu yapmaya niyetliyimلكني حقاً اعني هذا هذه المره ...
Ama bu sefer gerçekten bunu yapmaya niyetliyim何ですって?
Artık bu tip çözümlere giden ülkeler için teşvikler vermeyi düşünmemiz ve bizim de niyetli olmamız gerekiyor.Chúng ta hãy nghĩ đến việc thúc đẩy những nước sẵn sàng tiếp nhận dự án mở rộng này.
Artık bu tip çözümlere giden ülkeler için teşvikler vermeyi düşünmemiz ve bizim de niyetli olmamız gerekiyor.Dar trebuie să începem să ne gândim să premiem țările care sunt dispuse să lucreze la această scară.
Artık bu tip çözümlere giden ülkeler için teşvikler vermeyi düşünmemiz ve bizim de niyetli olmamız gerekiyor.Debemos comenzar a pensar sobre darle beneficios a los países que están dispuestos a ir a esa escala.
Artık bu tip çözümlere giden ülkeler için teşvikler vermeyi düşünmemiz ve bizim de niyetli olmamız gerekiyor.Dovremo cominciare a dare delle motivazioni alle nazioni che vogliono cominciare a seguire questa strada.
Artık bu tip çözümlere giden ülkeler için teşvikler vermeyi düşünmemiz ve bizim de niyetli olmamız gerekiyor.El kell kezdjünk ösztönzőket kitalálni az országoknak, amelyek ilyen méretekben hajlandók ezt művelni.
Artık bu tip çözümlere giden ülkeler için teşvikler vermeyi düşünmemiz ve bizim de niyetli olmamız gerekiyor.이제 여러 국가들 중 이처럼 대대적인 변화를 추진하는 나라에 혜택을 줘야 합니다.
Artık bu tip çözümlere giden ülkeler için teşvikler vermeyi düşünmemiz ve bizim de niyetli olmamız gerekiyor.Musimy zaangażować kraje gotowe do zmian na wielką skalę.
Artık bu tip çözümlere giden ülkeler için teşvikler vermeyi düşünmemiz ve bizim de niyetli olmamız gerekiyor.Temos de começar a pensar em dar incentivos aos países que estão dispostos a escalonar desta maneira.
Artık bu tip çözümlere giden ülkeler için teşvikler vermeyi düşünmemiz ve bizim de niyetli olmamız gerekiyor.We moeten eraan beginnen te denken om landen die bereid zijn om op deze schaal te werken, voorsprong te geven.
Artık bu tip çözümlere giden ülkeler için teşvikler vermeyi düşünmemiz ve bizim de niyetli olmamız gerekiyor.Wir müssen anfangen, solche Länder zu belohnen, die den neuen Weg in den beschriebenen Maßstäben beschreiten.
Artık bu tip çözümlere giden ülkeler için teşvikler vermeyi düşünmemiz ve bizim de niyetli olmamız gerekiyor.Πρέπει να στηρίξουμε τις χώρες που θέλουν να πετύχουν αυτό το νούμερο.
Artık bu tip çözümlere giden ülkeler için teşvikler vermeyi düşünmemiz ve bizim de niyetli olmamız gerekiyor.Нам нужно начать думать о пинках тем странам, что отказываются от такого.
Artık bu tip çözümlere giden ülkeler için teşvikler vermeyi düşünmemiz ve bizim de niyetli olmamız gerekiyor.Трябва да започнем да мислим за даването на стимули на държавите, които искат да стигнат такъв мащаб.
Artık bu tip çözümlere giden ülkeler için teşvikler vermeyi düşünmemiz ve bizim de niyetli olmamız gerekiyor.אנחנו צריכים לחשוב לתת תמריצים למדינות אשר מוכנות לפעול בקנה מידה כזה.
Artık bu tip çözümlere giden ülkeler için teşvikler vermeyi düşünmemiz ve bizim de niyetli olmamız gerekiyor.علينا البدء فى التفكير بإعطاء بنود للدول ( أشياء ملموسة ) التي على إستعداد للمضي قدماً فى مشروع بهذا الحجم .
Artık bu tip çözümlere giden ülkeler için teşvikler vermeyi düşünmemiz ve bizim de niyetli olmamız gerekiyor.後押しする事を考えなければなりません 車一台につき、4トンもの排ガスを排出します
Aslına bakarsanız onlar kötü niyetli kişiler tarafından kışkırtılmışlardır.In origine sono stati provocati da persone malvagie.
Aslına bakarsanız onlar kötü niyetli kişiler tarafından kışkırtılmışlardır.Originalmente, los provocaron personas maliciosas.
Aslına bakarsanız onlar kötü niyetli kişiler tarafından kışkırtılmışlardır.Их явно провоцируют злые люди.
"Belki de o büyüdükçe iyileştirmek," dedi subay karısı iyi niyetli."Być może ona poprawić, jak ona dorasta," oficer żona powiedziała dobrej dobrodusznie.
"Belki de o büyüdükçe iyileştirmek," dedi subay karısı iyi niyetli."Có lẽ cô ấy sẽ cải thiện khi cô lớn lên", vợ của nhân viên cho biết naturedly.
"Belki de o büyüdükçe iyileştirmek," dedi subay karısı iyi niyetli."Ehkä hän paranee, kun hän vanhenee," upseerin vaimo sanoi hyvän- naturedly.
"Belki de o büyüdükçe iyileştirmek," dedi subay karısı iyi niyetli."Forse migliorerà come lei cresce," la moglie del funzionario ha detto good- umore.
"Belki de o büyüdükçe iyileştirmek," dedi subay karısı iyi niyetli."Kanske hon kommer att förbättras när hon blir äldre", officerens hustru sade god naturedly.
"Belki de o büyüdükçe iyileştirmek," dedi subay karısı iyi niyetli."Måske hun vil forbedre sig som hun bliver ældre," officer kone sagde farvel naturedly.
"Belki de o büyüdükçe iyileştirmek," dedi subay karısı iyi niyetli."Misschien is ze zal verbeteren als ze ouder wordt," de officier zei de vrouw van goede gemoedelijk.
"Belki de o büyüdükçe iyileştirmek," dedi subay karısı iyi niyetli."Morda se bo izboljšala, kot je ona raste starejših," je dejal častnik žena dobro- naturedly.
"Belki de o büyüdükçe iyileştirmek," dedi subay karısı iyi niyetli."Možná, že se zlepší, když stárne," řekl důstojník manželka dobrou dobromyslně.
"Belki de o büyüdükçe iyileştirmek," dedi subay karısı iyi niyetli."Možno, že sa zlepší, keď starne," povedal dôstojník manželka dobrú dobromyseľne.
"Belki de o büyüdükçe iyileştirmek," dedi subay karısı iyi niyetli."Mungkin dia akan meningkatkan saat ia tumbuh lebih tua," kata istri perwira baik- ramah.
"Belki de o büyüdükçe iyileştirmek," dedi subay karısı iyi niyetli."아마도 그녀가 나이가 성장함에 따라 개선,"경찰의 아내는 말했다 좋은가 naturedly.
"Belki de o büyüdükçe iyileştirmek," dedi subay karısı iyi niyetli."Peut-être qu'elle permettra d'améliorer comme elle grandit", l'épouse du policier dit au revoir bonhomie.
"Belki de o büyüdükçe iyileştirmek," dedi subay karısı iyi niyetli."Poate că ea se va îmbunătăţi ca ea creste mai mari", soţia ofiţerului a spus bun- naturedly.
"Belki de o büyüdükçe iyileştirmek," dedi subay karısı iyi niyetli."Talán javulni fog, ahogy nő az idősebb," a tiszt felesége szerint jó naturedly.
"Belki de o büyüdükçe iyileştirmek," dedi subay karısı iyi niyetli."Talvez ela vai melhorar à medida que ela envelhece," a esposa do policial disse boa- humorada.
"Belki de o büyüdükçe iyileştirmek," dedi subay karısı iyi niyetli."Tal vez mejorará a medida que crece", dijo la esposa del oficial de buena humor.
"Belki de o büyüdükçe iyileştirmek," dedi subay karısı iyi niyetli."Vielleicht wird sie zu verbessern, als sie älter wird," der Offizier sagte die Frau gut gutmütig.
"Belki de o büyüdükçe iyileştirmek," dedi subay karısı iyi niyetli."Ίσως θα βελτιωθεί καθώς αυτή μεγαλώνει," η σύζυγος του υπαλλήλου, δήλωσε ο καλός- naturedly.
"Belki de o büyüdükçe iyileştirmek," dedi subay karısı iyi niyetli."Може би тя ще се подобри, тъй като тя расте по-възрастните", каза съпругата на офицер добра усмивка.
"Belki de o büyüdükçe iyileştirmek," dedi subay karısı iyi niyetli."Може бути, вона покращиться, як вона стає старше," Дружина офіцера попрощався добродушно.
"Belki de o büyüdükçe iyileştirmek," dedi subay karısı iyi niyetli."Может быть, она улучшится, как она становится старше," Жена офицера простился добродушно.
"Belki de o büyüdükçe iyileştirmek," dedi subay karısı iyi niyetli."אולי היא תשפר כשהיא מתבגר," אשתו של הקצין אמר טוב ברוח.
"Belki de o büyüdükçe iyileştirmek," dedi subay karısı iyi niyetli."ربما أنها ستحسن كما انها تنمو في السن ،" وقالت زوجة الضابط حسن naturedly.
"Belki de o büyüdükçe iyileştirmek," dedi subay karısı iyi niyetli.快く。 "彼女はそう土色ではなかったとよりよい表現があった場合は、彼女の機能はかなり良いです。