Başkalarına karşı iyi niyetlidir.他人にとってはどうでもよいことだ。
Ancak onlar da bir söz koparmadan ayrılmaya niyetli değillerdi.故に私情に於てもまた相離隔するを欲せず。
Meğerse bu iyi niyetli değilmiş.故意ではなかった。
Bronn (Jerome Flynn) plandan şüphelense de Tyrion kullanmaya niyetlidir.ブロン(ジェローム・フリン)はうまくいくか疑うが、ティリオンは〈炎素〉の蓄えを自分で使うことにする。
Felsefe okumaya niyetlidir.趣味は哲学書を読むこと。
Penny çok iyi niyetlidir herkese yardım eder.レイジに好意を持っており、事あるごとに彼の手助けをする。
2012 yılında, The New York Times ona "Çin'in ilk iyi niyetli süpermodeli" demiştir.2012年,《紐約時報》稱讚她是“中國第一個超模”。
Ancak onlar da bir söz koparmadan ayrılmaya niyetli değillerdi.當時,他們並不需要任何傳譯。
Doğal, iyi niyetli, karizmatik ve çalışkan bir adam olan Galip, hep hayırlı bir evlat olmuştur.与一个如此有才华、有趣又善良的人一起,这是一个愉快的工作。
Başkalarına karşı iyi niyetlidir.擅長和其他人交涉。
Kötü niyetli, dedikoducu, ikiyüzlü biri.他是个伪善的、失衡的、说谎的人。
Ancak onlar da bir söz koparmadan ayrılmaya niyetli değillerdi.그러나 그들은 전란 이래 진주성만은 공략하지 못하였다.
Anya, bankadan para çalmaya niyetlidir.듀드는 은행에 돈을 얻으러 간다.
NME, albüme karşı olan antipatisini şaka niyetli olarak albüme 10/10 vererek göstermiştir.앨범은 전반적으로 상당한 호평을 받았으며 믹스매그(Mixmag) 지는 이 앨범을 10/10점을 주며 "이번 달의 앨범"으로 선정했다.
Tercüme yapan cahiller veya kötü niyetlilerin uydurmasıdır.이 경우의 정견은 부정견(不正見) 또는 악견(惡見)의 반대이다.
Ancak bir hakka engel bir eksikliği bilmek kötü niyetliliktir.사실의 착오가 있을 때 고의를 찾아내는 것은 어려운 일이다.
"İyi niyetli olanlara huzurlu olsun".그는 참회자들에게 “안심하세요.
Başkalarına karşı iyi niyetlidir.מציק לאחרים באופן מכוון.
Bu kuramın oluşumu “iyi niyetli yorumlama” ilkesine dayanır.ברירה על ידי התוצאות זוהי צורה של 'הסבר סיבתי'.
İncelikli, samimi, iyi niyetli.Тя е разумна, послушна, богобоязлива.
İago Cassio'yu sarhoş yapıp bir kavga etmeye neden olma niyetlidir.В монолог Яго разкрива плана си да напие Касио и да го злепостави.
Bolesław, şehri teslim etmeye niyetli değildi.Но въпреки това Ленинград не се предава.
Başkalarına karşı iyi niyetlidir.Недоверчив е към други хора.
Başlangıçta çabuk kızan ve biraz kötü niyetli biri olan Doktor hızla daha merhametli bir figüre dönüştü.Първоначално заплашителния на вид Доктор бързо се превръща в по-приятна личност.
Çvş. Abraham Ford (Michael Cudlitz), Eugene'i Washington'a götürmeye niyetlidir.Abraham Ford (Michael Cudlitz), seržant, ktorý má za úlohu doviesť Eugenea Portera do Washingtonu.
Halkı çalışkan, iyi niyetli, misafirperver, dürüst ve saygılıdır.Ľudia sú sympatickí, dobrí, pohostinní a otvorení.
Bu kuramın oluşumu “iyi niyetli yorumlama” ilkesine dayanır.Ni usklajenega mnenja, kaj naj bi bil učinek te "optične izboljšave".
Bu durum art niyetli bazı kişiler tarafından suistimal edilmekte ve haksız kazanç elde edilmektedir.Po njenem mnenju bi se ta vojna borila zaradi nepravičnih razlogov in z nepravičnimi sredstvi.
Josh ise iyi niyetli ve çalışkan bir gençtir.Skandan je bil priden in zelo delaven mladenič.
Alexander imparator olduğunda, genç, sevimli, iyi niyetli ve tamamıyla annesinin yönetimi altındaydı.Kai Aleksandras tapo imperatoriumi, jis buvo jaunas, draugiškas, gerų norų ir visiškai po motinos padu.
Aslında bu gece buraya gelirken kalmaya niyetliydim.Bet dabar aš trokštu pasilikti šioje vietoje.
Bu kuramın oluşumu “iyi niyetli yorumlama” ilkesine dayanır.Savęs stebėjimas yra paremtas proto „valymu“.
Bu durum art niyetli bazı kişiler tarafından suistimal edilmekte ve haksız kazanç elde edilmektedir.Buvo įtarti rezultatų įtakojimu ir nesąžiningu žaidimu.
Kitap "Eğer bu kitabı okumaya niyetliyseniz vazgeçin."Lugege seda, kui kavatsete suitsetamist maha jätta!"
İago Cassio'yu sarhoş yapıp bir kavga etmeye neden olma niyetlidir.Jago julgustab Cassiot jooma ja ajab ta Roderigoga tülli.
En azından niyetli ve isteklidir.Või suudab ja tahab.
Bu kuramın oluşumu “iyi niyetli yorumlama” ilkesine dayanır.Sellised algelised kirjeldused on vastuolus soovitusega "Head kommentaarid ... selgitavad kavatsust".
Ahmaklar suç sunusuyla alay eder, Dürüstler ise iyi niyetlidir.A bolondokat megcsúfolja a bûnért való áldozat; az igazak között pedig jóakarat van.
Ahmaklar suç sunusuyla alay eder, Dürüstler ise iyi niyetlidir.A culpa zomba dos insensatos; mas os retos têm o favor de Deus.
Ahmaklar suç sunusuyla alay eder, Dürüstler ise iyi niyetlidir.Blázen přikrývá hřích, ale mezi upřímými dobrá vůle.
Ahmaklar suç sunusuyla alay eder, Dürüstler ise iyi niyetlidir.Bláznom sa posmieva obeť za hriech; ale medzi úprimnými je záľuba.
Ahmaklar suç sunusuyla alay eder, Dürüstler ise iyi niyetlidir.Cei nesocotiţi glumesc cu păcatul, dar între cei fără prihană este bunăvoinţă. -
Ahmaklar suç sunusuyla alay eder, Dürüstler ise iyi niyetlidir.Dårer spottes av sitt eget skyldoffer, men blandt de opriktige råder Guds velbehag.
Ahmaklar suç sunusuyla alay eder, Dürüstler ise iyi niyetlidir.De oförnuftiga bespottas av sitt eget skuldoffer, men bland de redliga råder gott behag.
Ahmaklar suç sunusuyla alay eder, Dürüstler ise iyi niyetlidir.Die Narren treiben das Gespött mit der Sünde; aber die Frommen haben Lust an den Frommen.
Ahmaklar suç sunusuyla alay eder, Dürüstler ise iyi niyetlidir.Fra gli stolti risiede la colpa, fra gli uomini retti la benevolenza
Ahmaklar suç sunusuyla alay eder, Dürüstler ise iyi niyetlidir.Hulluja pilkkaa vikauhri, mutta oikeamielisten kesken on mielisuosio.
Ahmaklar suç sunusuyla alay eder, Dürüstler ise iyi niyetlidir.Każdy głupi nakrywa grzech, a między uprzejmymi mieszka przyjaźó.
Ahmaklar suç sunusuyla alay eder, Dürüstler ise iyi niyetlidir.Kẻ ngu dại bỉ báng tội lỗi; Nhưng người ngay thẳng có được ơn của Ðức Chúa Trời.
Ahmaklar suç sunusuyla alay eder, Dürüstler ise iyi niyetlidir.Kẻ ngu_dại bỉ_báng tội_lỗi ; Nhưng người ngay_thẳng có được ơn của Ðức_Chúa_Trời .
Ahmaklar suç sunusuyla alay eder, Dürüstler ise iyi niyetlidir.미련한 자는 죄를 심상히 여겨도 정직한 자 중에는 은혜가 있느니라
Ahmaklar suç sunusuyla alay eder, Dürüstler ise iyi niyetlidir.Les insensés se font un jeu du péché, Mais parmi les hommes droits se trouve la bienveillance.
Ahmaklar suç sunusuyla alay eder, Dürüstler ise iyi niyetlidir.Los insensatos se mofan de la culpabilidad, pero entre los rectos hay buena voluntad
Ahmaklar suç sunusuyla alay eder, Dürüstler ise iyi niyetlidir.Med Dårer driver Skyldofret Spot, men Velvilje råder iblandt retsindige.
Ahmaklar suç sunusuyla alay eder, Dürüstler ise iyi niyetlidir.Neumni se smejejo krivdi, odkritosrčni pa so si dobrohotni.
Ahmaklar suç sunusuyla alay eder, Dürüstler ise iyi niyetlidir.Orang bodoh tidak peduli apakah dosanya diampuni atau tidak; orang baik ingin diampuni dosanya
Ahmaklar suç sunusuyla alay eder, Dürüstler ise iyi niyetlidir.Οι αφρονες γελωσιν εις την ανομιαν εν μεσω δε των ευθεων ειναι χαρις.
Ahmaklar suç sunusuyla alay eder, Dürüstler ise iyi niyetlidir.Глупые смеются над грехом, а посреди праведных - благоволение.
Ahmaklar suç sunusuyla alay eder, Dürüstler ise iyi niyetlidir.Приносът за грях се присмива на безумните, А между праведните има Божие благоволение.
Ahmaklar suç sunusuyla alay eder, Dürüstler ise iyi niyetlidir.אולים יליץ אשם ובין ישרים רצון׃