Kötülerin sunduğu kurban iğrençtir, Hele bunu kötü niyetle sunarlarsa.惡人 的 祭物 是 可憎 的 、 何況 他 存惡意來 獻呢
Kötü niyete gerek kalmamıştı.Nu mai era nevoie de ea.
Kötü niyete gerek kalmamıştı.Ya no fueron necesarias
Kötü niyete gerek kalmamıştı.لم تعد هنالك حاجة لذلك
Kötü niyeti arttırıyor.Aumenta la presunción.
Kötü niyeti arttırıyor.Aumenta l'autocompiacimento.
Kötü niyeti arttırıyor.Elle augmente l'exultation malveillante.
Kötü niyeti arttırıyor.Es verstärkt Häme.
Kötü niyeti arttırıyor.질투심을 유발한다고 합니다. 고소해 하는거죠.
Kötü niyeti arttırıyor.lisäävän kateutta ja vahingoniloa.
Kötü niyeti arttırıyor.Nó làm tăng thèm muốn.
Kötü niyeti arttırıyor.Zvyšuje škodolibost.
Kötü niyeti arttırıyor.מגבירה קנאה. היא מגבירה שמחה-לאיד.
Kötü niyeti arttırıyor.يزيد من الاحساس بالحسد ، و يزيد من الاحساس بالشماتة.
Kötü niyeti arttırıyor.オキシトシンの増加が 自分の集団のために 他集団を犠牲にする傾向を強めることもあります
Kötü niyetli olmadıklarını biliyorum.Et je suis sûre que les serveurs n'ont aucune mauvaise intention.
Kötü niyetli olmadıklarını biliyorum.Ich weiß, dass Kellner es nicht böse meinen.
Kötü niyetli olmadıklarını biliyorum.저도 그 웨이터가 저를 기분 나쁘게 하려고 한 것이 아님을 압니다.
Kötü niyetli olmadıklarını biliyorum.Och jag vet att kypare inte menar illa.
Kötü niyetli olmadıklarını biliyorum.Știu că chelnerii nu sunt rău intenționați.
Kötü niyetli olmadıklarını biliyorum.Y sé que los camareros no tienen la intención de dañar.
Kötü niyetli olmadıklarını biliyorum.Я понимаю, что официанты так делают не со зла.
Kötü niyetli olmadıklarını biliyorum.ومع أني أعلم أن النادل لايعني أي إهانة لي،
Kötü niyetli olmadıklarını biliyorum.しかし 知性的に知り得る事と 感情的に感じる事は全く別のものです
Kötü niyetli tanıklar türüyor, Bilmediğim konuları soruyorlar.(34:11) Восстали на меня свидетели неправедные: чего я не знаю, о том допрашивают меня;
Kötü niyetli tanıklar türüyor, Bilmediğim konuları soruyorlar.De faux témoins se lèvent: Ils m`interrogent sur ce que j`ignore.
Kötü niyetli tanıklar türüyor, Bilmediğim konuları soruyorlar.Der opstår urettferdige vidner, de spør mig om det jeg ikke vet.
Kötü niyetli tanıklar türüyor, Bilmediğim konuları soruyorlar.Erõszakos tanúk állnak elõ; azt kérdezik tõlem, a mirõl nem tudok.
Kötü niyetli tanıklar türüyor, Bilmediğim konuları soruyorlar.Es treten frevle Zeugen auf; die zeihen mich, des ich nicht schuldig bin.
Kötü niyetli tanıklar türüyor, Bilmediğim konuları soruyorlar.Falske Vidner står frem, de spørger mig om, hvad jeg ej kender til;
Kötü niyetli tanıklar türüyor, Bilmediğim konuları soruyorlar.불의한 증인이 일어나서 내가 알지 못하는 일로 내게 힐문하며
Kötü niyetli tanıklar türüyor, Bilmediğim konuları soruyorlar.Leugenachtige getuigen nemen het woord en vragen mij dingen die ik helemaal niet weet.
Kötü niyetli tanıklar türüyor, Bilmediğim konuları soruyorlar.Levantam-se testemunhas maliciosas; interrogam-me sobre coisas que eu ignoro.
Kötü niyetli tanıklar türüyor, Bilmediğim konuları soruyorlar.Những chứng gian ấy dấy lên , Tra_hỏi những việc tôi không biết đến .
Kötü niyetli tanıklar türüyor, Bilmediğim konuları soruyorlar.Những chứng gian ấy dấy lên, Tra hỏi những việc tôi không biết đến.
Kötü niyetli tanıklar türüyor, Bilmediğim konuları soruyorlar.Nişte martori mincinoşi se ridică, şi mă întreabă de ceeace nu ştiu.
Kötü niyetli tanıklar türüyor, Bilmediğim konuları soruyorlar.Orättfärdiga vittnen träda fram; de utfråga mig om det jag icke vet.
Kötü niyetli tanıklar türüyor, Bilmediğim konuları soruyorlar.Povstávají svědkové lživí, a na to, o čemž nevím, dotazují se mne.
Kötü niyetli tanıklar türüyor, Bilmediğim konuları soruyorlar.Povstávajú ukrutní svedkovia, ktorí sa ma pýtajú na to, o čom neviem.
Kötü niyetli tanıklar türüyor, Bilmediğim konuları soruyorlar.Powstawają świadkowie fałszywi, a o czem nie wiem, pytają mię.
Kötü niyetli tanıklar türüyor, Bilmediğim konuları soruyorlar.Priče vstajajo krivične, česar si nisem v svesti, me izprašujejo.
Kötü niyetli tanıklar türüyor, Bilmediğim konuları soruyorlar.Saksi-saksi jahat bangkit melawan aku, dan menuduh aku melakukan hal-hal yang tidak kuketahui
Kötü niyetli tanıklar türüyor, Bilmediğim konuları soruyorlar.Se han levantado testigos falsos, y me interrogan de lo que no sé
Kötü niyetli tanıklar türüyor, Bilmediğim konuları soruyorlar.Sorgevano testimoni violenti, mi interrogavano su ciò che ignoravo
Kötü niyetli tanıklar türüyor, Bilmediğim konuları soruyorlar.Väärät todistajat astuvat esiin, he minulta tutkivat, mitä minä en tiedä.
Kötü niyetli tanıklar türüyor, Bilmediğim konuları soruyorlar.Σηκωθεντες μαρτυρες αδικοι, με ηρωτων περι πραγματων, τα οποια εγω δεν ηξευρον
Kötü niyetli tanıklar türüyor, Bilmediğim konuları soruyorlar.Несправедливи свидетели въстават И питат ме за неща, за които аз не зная нищо
Kötü niyetli tanıklar türüyor, Bilmediğim konuları soruyorlar.יקומון עדי חמס אשר לא ידעתי ישאלוני׃
Kötü niyetli tanıklar türüyor, Bilmediğim konuları soruyorlar.شهود زور يقومون وعما لم اعلم يسألونني.
Kötü niyetli tanıklar türüyor, Bilmediğim konuları soruyorlar.兇 惡 的 見 證 人 起 來 、 盤 問 我 所 不 知 道 的 事
Kötü niyetli tanıklar türüyor, Bilmediğim konuları soruyorlar.兇惡 的 見證 人 起來 、 盤問 我 所 不 知道 的 事
Kuantum ilde zengin bir çevre ekmek sepeti niyet de bir merkezidir Geniş beyaz sanayi양자 성에게 풍성한을 둘러싼 breadbasket 의 의도도의 중심입니다 광범위한 화이트 산업
Kuantum ilde zengin bir çevre ekmek sepeti niyet de bir merkezidir Geniş beyaz sanayiסביב המחוזות הקוונטים עשיר אסם התבואה נחוש גם את מרכז תעשיית לבן רב
Kuantum ilde zengin bir çevre ekmek sepeti niyet de bir merkezidir Geniş beyaz sanayiالمحافظات المحيطة الكم غنية سلة الخبز عازمة على هو أيضا مركز لل أبيض صناعة واسعة النطاق
Kuantum ilde zengin bir çevre ekmek sepeti niyet de bir merkezidir Geniş beyaz sanayi上の意図もの中心です 大規模な白の産業 ウォーターフロント
@lunarnomad etiketin ardındaki niyet hakkında konuştu:@lunarnomad a parlé de l'intention derrière le hashtag :
@lunarnomad etiketin ardındaki niyet hakkında konuştu:@lunarnomad legt het idee achter de hashtag uit:
@lunarnomad etiketin ardındaki niyet hakkında konuştu:Por su parte, @lunarnomad habló de la intención detrás de la etiqueta:
@lunarnomad etiketin ardındaki niyet hakkında konuştu:Η @lunarnomad μίλησε για την πρόθεση πίσω από το hashtag:
Makedonyadan geçtikten sonra yanınıza geleceğim. Çünkü Makedonyadan geçmek niyetindeyim.Aion nimittäin tulla teidän tykönne kuljettuani läpi Makedonian, sillä minä kuljen Makedonian kautta;