Ana içeriğe geç
Sözlük

niyet ile cümle

niyet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ona göre makale Rusya'nın soykırım niyetini ortaya koyuyor.[2]In his opinion, the article reveals the genocidal intent of Russia.[2]
McNutt, viral yayılmanın gerçekleşmesi için herhangi bir niyet ifade etmemişti.McNutt had not expressed any intent for the viral spread to occur.
2007 yılında Tsereteli, UNESCO İyi Niyet Elçisi oldu.In 2007, Tsereteli became the UNESCO Ambassador of Good Will.
Rittenhouse kaçmak niyetiyle yangın söndürücüyü düşürdü.Rittenhouse dropped the fire extinguisher, intending to run away.
Soykırım için niyet daha az doğrudandır.The intent for genocide is less direct.
Rendezvous With Rama 1972'de yazıldı ve Clarke'ın bir devam filmi yazmaya niyeti yoktu.Rendezvous With Rama was written in 1972 and Clarke had no intention of writing a sequel.
Bu makalenin sınırları içerisinde Marx'ın yöntemini bütünüyle tartışmak niyetinde değilim.I do not intend to discuss Marx's method in its entirety within the confines of this article.
Gelecekte kötü niyetten kaçınmak için mülkünüze katılımlarını artırmak isteyebilirsiniz."You may wish to increase their participation in your estate to avoid ill will in the future."
Sizinle sonucu paylaşma niyetinde değilim.Ich habe nicht die Absicht, Ihnen das Ergebnis mitzuteilen.
Tom'un niyeti Mary'ye sorun yaratmak değildi.Es war nicht die Absicht von Tom Mary Probleme zu bereiten.
Niyetinizin ne olduğunu biliyorum.Ich weiß, was Sie vorhaben.
Öyle yapmak niyetinde değilim.Ich habe nicht vor, dies zu tun.
Ameller niyetlere göredir.Wahrlich, die Taten entsprechen den Absichten.
Gelmeye niyetim yok.Ich beabsichtige nicht, zu kommen.
Bazen o kadar iyi niyetli oluyorumki, benim bile kendime kazık atasım geliyor.Manchmal bin ich so gutmütig, da würde ich mich selbst am liebsten über den Tisch ziehen.
Bazen tesadüf öyle yollar gider ki, oraya niyet ulaşamaz.Manchmal geht der Zufall Wege, da kommt die Absicht gar nicht hin.
Niyetim gerçekten seni küçük düşürmek değil.Es ist wahrlich nicht meine Absicht, dich zu kompromittieren.
Arka plan bilgisi yazarın niyetini anlayabilmek için çok büyük bir öneme sahiptir.Hintergrundwissen ist von großer Bedeutung, um die Intention des Autors verstehen zu können.
Niyeti hiç şüphesiz ki, iyi idi.Meist war sie die zu rettende Schöne.
Sonra vitir namazının bir rekatına niyet edilir ve sonunda selam verilir.Sie folgen dem Armutsgelübde und weihen sich dem Gebet und frommen Werken.
Bu sırada Avusturya Silezya'yı geri alma niyetindeydi.Österreich wollte die Provinz Schlesien zurückerhalten.
Ve niyetini öğrenir.Er durchschaut die Absicht.
Margo, Orlando'ya dönme niyeti olmadığını ve kendini bulmak için kaçtığı açıklar.Eduardo meint, ihnen bliebe wohl nicht anderes übrig, als zu fliehen.
Rus vatandaşlığı için başvuru niyetinde olduğunu Mart 2014 tarihinde belirtmiştir.Im März 2014 hatte Poklonskaja angegeben, sie beabsichtige, die russische Staatsbürgerschaft zu beantragen.
Robinson Fransa ve Monet'den son kez 1892 yılında ayrıldığında niyeti tekrar geri dönmekti.Robinson verließ Frankreich und Monet 1892 endgültig.
Niyetleri Kızıl Ordu'dan kaçıp Birleşik Devletler Ordusu'na teslim olmaktı.Er nahm Kontakt zur Roten Armee auf und wurde später an die amerikanischen Militärbehörden überstellt.
Fakat Ebû Hanîfe, bu makamın ne niyetle verildiğini sezmiş ve bu görevi kabul etmemiştir.So habe er ihm etwas auferlegt, was er nicht erfüllen könne.
UNICEF'in İyi Niyet Elçisi.Unicef-Botschafter.
Srebrenica'yı korumaya niyetli değiliz.Für die Schweiz war keine Schützin an Start.
Penny çok iyi niyetlidir herkese yardım eder.Selma ist sehr angepasst und möchte es allen recht machen.
Figaro ona Kont'un kötü niyetlerinden şikayete başlar, ama karşısındakinin nişanlısı olduğunu birden anlar.Figaro berichtet ihr von den Absichten des Grafen gegenüber seiner Braut, erkennt sie dann aber an der Stimme.
Bu kuramın oluşumu “iyi niyetli yorumlama” ilkesine dayanır.Dies geschieht durch das „Prinzip der wohlwollenden Interpretation“.
Ama Ordu onu bırakma niyetinde değildir.Aber der Portier will ihn nicht gehen lassen.
Osmanlılar ise Avrupa'dan baskı gelmeden mümkün olduğunca ilerlemek niyetindeydiler.Die Große Magellangans gelangte noch vor der Nominatform nach Europa.
2000 ve 2001 yılında da UNESCO'un iyi niyet elçisi olarak görev yaptı.Von 2003 bis 2010 war sie Botschafterin an der UNESCO.
Yazarının ve şerh edenlerin ard niyetliliği öne sürülmektedir.Durch den Preis sollte Leben und Werk des Schriftstellers in Ehren gehalten werden.
Başlangıçta şirketin seçmelerine katılmak gibi bir niyeti yoktu.Das Europäische Parlament war an der Kandidatenauswahl zunächst nicht beteiligt.
Örgüt, Britanya yanlısı İrlanda Parlamentosunun vermeye niyeti olmayan reformları talpe eder.Deren Amtszeit war durch die Wandlungen in der britischen, nicht jedoch irischen Parteipolitik bestimmt.
Amerika'ya gitmeye niyetlendiğim için İngilizce öğreniyorum.J'étudie l'anglais car j'ai l'intention d'aller en Amérique.
Teorinizi inkar etmek gibi bir niyetim yok.Je n'ai pas l'intention de contester votre théorie.
Niyetim onu hayal kırıklığına uğratmak değildi.Je n'avais pas l'intention de la décevoir.
Bunu gizli tutmak niyetinde değildim.Je n'avais pas l'intention de la garder secrète.
Niyetlerinizin güvenilir olduğuna eminim.Je suis certain que vos intentions sont honnêtes.
Tom'un niyetlerini bilmiyorum.Je ne connais pas les intentions de Tom.
Bunu kullanmaya niyetim var.J'ai l'intention de l'utiliser.
Dönmeye niyetim yok.Je n'ai pas l'intention de rentrer.
Bense futbolcu olmak niyetindeydim.Je voulais devenir footballeur.
İngiltere'ye geri dönüşü üzerine hemen Markham, donanmayı terk etme niyetinden babasını haberdar etmiştir.Dès son retour en Angleterre, Markham informe son père de sa détermination à quitter la marine.
Marge, Simpson ailesinin iyi niyetli ve aşırı sabırlı annesidir.Marge est la mère bien intentionnée et très patiente de la famille Simpson.
Eksiklerini iyi niyetiyle telafi ediyor.Corrige tous les torts avec une même intention.
68 baharında, Galba Nero'nun kendisini öldürtme niyetini ve Julius Vindex'in Galyadaki isyanını öğrendi.Durant l'été 68, Galba apprit l'intention de Néron de le tuer et l'insurrection de Julius Vindex en Gaule.
Dawn da ona niyetini açıklar.Diavolo explique alors son plan.
Bazı hayvanlar satılmak üzere çalındı, kimileri yiyecek niyetine öldürüldü.De nombreux animaux ont été tués pour être mangés.
Exo-K'nın üyeleri Aralık 2012'de Güney Kore'nin Red Cross Youth'ın iyi niyet elçileri oldu.Le 2 décembre 2012, EXO-K a été nommé ambassadeur d’honneur de la Croix-Rouge sud-coréenne.
Aleksios reddetti ve kızlarından biriyle evlendirme niyetinde olduğunu iddia etti.Alexis justifie son refus en affirmant qu'il a pour projet de le marier à l'une de ses filles.
İyi niyetin bir nişanesi olarak, Nikiforos mektup ile beraber altın hacını yolladı.Pour prouver sa bonne foi, Nicéphore envoie sa propre croix en or avec la lettre.
Belirli bir niyetleri var gibiydi."Il y a une spécificité ».
Ernesto tek başına sahneye girer ve uzak bir seyahat için ayrılmadan önce amcasına veda etmek niyetindedir.Scène 5 : Entre justement Ernesto qui vient saluer son oncle avant de partir.
Fakat Napolyon’un niyeti hiç de böyle değildi.En tout cas Napoléon n'y est pour rien.
En başta Batman'in kötü niyetli olduğunu varsaysa da, sonradan onunla işbirliğine gider.Tandis que sa relation avec Batman a été tendue au départ, elle finit par gagner son respect.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
niyet ile cümle - Sayfa 15 - niyet kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App