Ana içeriğe geç
Sözlük

nitekim ile cümle

nitekim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Nitekim onların velisi (yakın arkadaşı) bugün odur. Onlar acı bir azaba mahkum olmuşlardır.He is their master today, and they will have a painful punishment.
Nitekim, onlara ansızın gelecek ve onları şaşkına çevirecektir.In fact, it will come upon them suddenly, and bewilder them.
Nitekim kendisine döndürülecekleri gün, yaptıkları her şeyi onlara bildirecektir.And on the Day they are returned to Him, He will inform them of what they did.
Nitekim biz atalarımızdan da böyle bir şey işitmedik.Had Allah wanted (to send any Messengers) He would have sent down angels.
Nitekim, ona inanmazlar.they do not believe in it.
Nitekim Meryem oğlu Îsa da havarilere: "Allah yolunda benim yardımcıları kimdir?" demişti.Be Allah's helpers, even as Jesus son of Mary said unto the disciples: Who are my helpers for Allah?
Nitekim Meryem oğlu İsa da havarilere: "Allah'a (giden yolda) benim yardımcılarım kimdir?" demişti.Be Allah's helpers, even as Jesus son of Mary said unto the disciples: Who are my helpers for Allah?
Nitekim onların velisi (yakın arkadaşı) bugün odur.But Satan made their deeds seem decorous to them.
Nitekim Allah onu, söylediklerinden beri tutmuştu.Allah cleared him of what they said.
Nitekim, yoldan çıktıkları için zulmedenlerin üzerine gökten bir azap indirdik.Then, We afflicted them with a torment from the heavens for their evil deeds.
Nitekim elçilerin tarihi sana ulaşmış bulunuyor.You have already received news about the Messengers.
Nitekim bir karar kılmayı bir ayrılış izler.Some of you are settled (on earth) and some are still in the depository system of (their parents).
Nitekim, üstün kılınanlar, emirleri altındakilerle varlıklarını eşit paylaşmazlar.The rich ones do not have to give away their property to their slaves to make them equally rich.
Size ulaşan her nimet ALLAH'tandır. Nitekim, bir sıkıntıya uğradığınızda sadece O'na yalvarırsınız.Whatever blessing you have is from God, and to Him you turn for help when distress befalls you,
Nitekim saldırgan, ateşkes sona erer ermez saldırmayı seçti.The attacker chose to strike as a ceasefire expired.
Nitekim benzer bir durum 2006 yılında etnik millyetçi Hırvatların başına gelmişti.This is what happened to Croat ethno-nationalists in 2006.
Nitekim roman kelimesi de Türkçeye Fransızcadan doğrudan geçmiştir.As a matter of fact, the word novel passed directly from French to Turkish.
Nitekim, herhangi tek anahtar sadece sabit ve bilinen uzunluktaki mesajlar için kullanılmalıdır. .Thus, any single key must only be used for messages of a fixed and known length.
Nitekim Mehdî onu Bağdat'a davet ederek kendisine yakın ilgi gösterdi.Having offended the caliph, he was imprisoned for a short time.
Nitekim pek çok sertlik yanlısı bu değişiklikleri çok özgürlükçü buldu.However, many hard-liners scorned these as too liberal.[citation needed]
Nitekim onu onurlandıran festivallerde sahte savaşlar yapıldı.Indeed, at festivals honoring him, mock battles were staged.
Nitekim sayılabilir toplanırlık vasıtasıyla,Indeed, by countable additivity,
Nitekim soğutucu olarak kullanılan ham kerosen motor içinde ayrışma ve polimerleşme eğilimindeydi.Raw kerosene used as coolant tends to dissociate and polymerize.
Nitekim bir gün onların cinsel tacizine uğrayacaktır.Eines Tages wird ihnen die seelische Last zu groß.
Nitekim ölümü de bir Abbâsî halifesinin eliyle olmuştur.Die Palme stirbt dann recht plötzlich ab.
Nitekim, öyleydi de.Ja, doch, der auch.
Nitekim ilk karyaca yazıtlar burada bulunmuştur.Ich sah meinen Anfangsbuchstaben darin.
Nitekim sonuçta kazanan grup olmuştur.Man fühlte sich schon als Sieger.
Nitekim, yaşamının son yıllarında yeniden bir araya geldiler.Möglicherweise hat er sie in seinem letzten Lebensjahrzehnt zusammengetragen.
Nitekim, Çin'in ailesi bu süreden sonra tekrar birleşmiştir.China müsse und werde wiedervereinigt werden.
Nitekim o zamanki Başçiftlik mezarlığı da aynı isimle anılmaktadır.Hier liegt auch der königliche Sommerpalast mit dem gleichen Namen.
Nitekim yaralanmasının ardından geçen üçüncü günün akşamında ölmüştür.Er starb in der dritten Stunde des darauffolgenden Tages.
Nitekim mevduat bankaları işlemlerini diğer bankacılık türlerine nispeten daha kısa vadeli sürdürmektedirler.Diese Hausbankfunktion der Sparkassen wird jedoch zugunsten anderer Institutsgruppen tendenziell geschwächt.
Nitekim bu Özbek emiri ile Çağataylar arasında aynı yıl içerisinde çatışma vuku buldu.Trotzdem kam es zum Ausgleich zwischen Kaiser und Stadt im selben Jahr.
Nitekim artık sona ermiş bulunuyor.Damit ist es jetzt vorbei...
Nitekim, nüfusun yarıdan çoğu 1960'lara değin kırsal kesimde yaşamayı sürdürdü.Ein Teil der Bevölkerung verblieb jedoch bis mindestens in die 1960er Jahre im Ort.
Nitekim Avustralya'daki midilliler 14 elin altındadir.In Österreich liegt das Schutzalter bei 14 Jahren.
Nitekim öyle de olmuştur.Dem war auch so.
Nitekim Burgonya dönemi Hollanda için çok yararlı oldu.Das Verhältnis von Länge zu Durchmesser war bei der Holland nahezu perfekt.
Nitekim durumun öyle olmadığını zaman gösterdi.Im Laufe der Zeit bemerkt er jedoch, dass dies nicht der Fall ist.
Nitekim bölüm karakterleri tekrar 2004 ve 2007 yıllarına götürüldü.Weitere nationale Titel folgten 2004 und 2007.
Nitekim bu dörtlü takımda kaldı.Hier wurde er mit der Mannschaft Vierter.
Nitekim, Kur'an'da "cahiliye" teriminin geçtiği dört ayetten özellikle üçü, bu görüşü destekler.Le Coran cite quatre fois le Zabur qui fut révélé à David : Al-Imran - 3.
Nitekim filozoflar da bu gerçeği kabul ederler.Les philosophes s'en emparent aussi.
Nitekim, bu restoranta işler yürümedi.On y a pas bougé lors des travaux de restaurations.
Nitekim ismi de (dişi) "yiyici, (yiyerek) yok edici" anlamına gelmektedir.D’où le nom de « Nourriture des Cœurs » (Qût al-Qulûb) qu’il donne à son exposé.
Nitekim, Heckler & Koch silahın oluşturulmasından sorumlu iken Nobel mühimmattın tasarımından sorumluydu.HK était responsable du développement de l’arme tandis que Nobel se chargeait de la munition.
Nitekim artık sona ermiş bulunuyor.La fin est désormais proche.
Nitekim bu dönemdeki çok önemli siyasi aktörlerin Sabataycı kökenli olduğu söylenir.Il est relativement certain que tous les acteurs politiques de ce temps sont des Ramessides.
Nitekim elektrik enerjisi üretildiği anda kullanılmak zorunluluğundadır.L'énergie électrique doit être générée à la même vitesse à laquelle elle est consommée.
Nitekim, ani bir taarruzla Gorizia’nın içlerine kadar ilerler.Il expire soudainement entre les bras de Grete.
Nitekim bu dörtlü takımda kaldı.Il apparaît dans 4 matchs de l'équipe.
Nitekim 1981'de birleştirilecekti.Les derniers seront réformés en 1981.
Nitekim, Yunan tiyatrosunda sadece iki tür oyun vardı: trajedi ve komedi.En Grecia surgieron los dos grandes géneros teatrales: la tragedia y la comedia.
Nitekim 1981'de birleştirilecekti.Se volverían a unir en 1981.
Nitekim, Hans Bethe nin gösterdiği gibi, Lamb kayması nın açıklanması bir öz-enerji terimini gerektirmiştir.En efecto, como demostró Hans Bethe, el efecto Lamb necesitaba un término de auto-energía para ser explicado.
Nitekim bir gün onların cinsel tacizine uğrayacaktır.Pero un día van a cambiar su mal suerte...
Nitekim, öyleydi de.Parece ser que sí.
Nitekim ölümü de bir Abbâsî halifesinin eliyle olmuştur.Como moros sin señor (describe la reunión en que reina gran confusión y desorden).
Babasından nefret eder ve nitekim sonradan onu öldürür.Déjala morir, y evócala luego.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod