nihayetinde ile cümle

nihayetinde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Nihayetinde Jasmine, Connor tarafından öldürülür.Alla fine Conklin viene ucciso da Oliver.
En nihayetinde bu durum, çok hızlı dönmekte olan bir nötron yıldızının yaydığı sinyaller olarak tanımlandı.In seguito la sorgente venne identificata come una stella di neutroni rotante ad altissima velocità.
İnançları uğruna ölmeye hazırdılar ve en nihayetinde öldüler."Mi vogliono morta, e alla fine ci riusciranno".
Nihayetinde bin bir güçlükle parka vardıklarında parkın tadilat nedeni ile kapalı olduğunu görürler.Alla fine, dopo aver superato mille ostacoli, trovano il cadavere.
Fakat Anna nihayetinde savaşı kaybetti.La Società, alla fine, perde la battaglia.
Nihayetinde, Veloso ve Gil sürgün hayatlarını İngiltere'nin Londra şehrinde geçirdiler.Gil e Veloso devono riparare in esilio a Londra.
Bu heykel nihayetinde 704 depreminde sütundan devrildi ve tahrip oldu.Questa statua fu distrutta da un terremoto nel 704.
Nihayetinde amaçlarına ulaştılar.Alla fine riescono nel loro intento.
En nihayetinde Katniss ile Peeta, hayatta kalan iki kişidir.Katniss e Peeta possono essere entrambi considerati interdipendenti.
Nihayetinde Bobby'i bir gece öldürmeyi başarırlar.Lo trovano, infine, ubriaco in un night.
Burada niyetim körü körüne inatçılık yapmak değil ama nihayetinde ısrarcıyım.Я не то чтобы упрямая, но настойчивая.
Nihayetinde O'Higgins ve General Soler süvari ve süngülü piyadelerle saldırırlar.После этого О’Хиггинс и генерал Солер направили на силы испанцев кавалерию и инфантерию.
Bu görüşmelerin nihayetinde 1972 Mayıs'ında SALT I Antlaşması imzalandı.После длительных переговоров в мае 1924 года была подписана Клайпедская конвенция.
Ericsson nihayetinde ABD varlıklarını sattı.Вскоре VX был продан США.
Ve nihayetinde kendini iflas etmiş olarak buldu.Но его в итоге признали вменяемым.
Stroskobik fotoğraf projesi, görüntünün ilüzyonunu yaratma, nihayetinde sinemanın gelişmesini sağladı.Проекция стробоскопических фотографий, создавая иллюзию движения, и привела к появлению кинематографа.
Nihayetinde bin bir güçlükle parka vardıklarında parkın tadilat nedeni ile kapalı olduğunu görürler.Наконец, в парке развлечений они окончательно теряют его след.
Nihayetinde amaçlarına ulaştılar.Так или иначе, своей цели она достигла.
Evlilik yükümlülükleri ve hakları, en nihayetinde Ahit baz alınarak yaratılmıştır.ويمنح حقوقا ومسؤوليات، ولكن أقل من الزواج .
Nihayetinde Evey, "V" kimliğini devralır.أعتمد ماكغينيس في نهاية المطاف لقب ف.
İnançları uğruna ölmeye hazırdılar ve en nihayetinde öldüler."تأملوا بسيرتهم حتى النهاية واقتدوا بإيمانهم".
En nihayetinde firavun ordularıyla peşlerine düştü.O vencedor havia enviado "Pharaoh" com os erros ortográficos, disse ela.
Ekonomide, 2005'in sonlarına doğru, nihayetinde sürekli bir iyileşme yaşanmaya başlanmıştı.No final de 2005, a economia finalmente começou o que parecia ser uma recuperação sustentável.
En nihayetinde birbirleri ile buluşan ikili, bir restoranda yemek yerler.As duas finalmente se encontram novamente em um restaurante.
1328 yılında, III. Andronikos Konstantinopolis'e girmiş ve nihayetinde büyükbabasını tahttan indirmiştir.Em 1328, Andrônico III entrou em Constantinopla e finalmente depôs seu avô.
Nihayetinde canlanmış korkuluğu yenmeyi başarır.Por fim o meu Imaculado Coração triunfará.
Nihayetinde de topuğundan okla vurularak ölür.Por fim, é abatido por flechas.
Nihayetinde her ikisinin orduları Thyateira Savaşı'nda karşı karşıya geldi ve Procopius'un birlikleri yenildi.No final, os exércitos se encontraram na Batalha de Tiatira e Procópio foi derrotado.
1980'lerde, kuruluşuna yönelik siyasi husumet giderek büyüdü nihayetinde 1992 yılında dağıldı.Durante os anos 80 a organização foi ostracizada e finalmente dispersa em 1992.
En nihayetinde Kasady tehlikeli bir seri katil olur.Aura tornou-se uma assassina louca e perigosa.
Birkaç çocuğu oldu ve nihayetinde e taşındı.Ook kreeg zij drie kinderen en heeft zich daarna gestort op het gezin.
En nihayetinde ayaklanma İmparator Hadrianus tarafından bastırıldı.De opstand verraste keizer Hadrianus.
Nihayetinde Atlas Okyanusu kıyısındaki Boma'ya vardı.Het enige hospitaal bevond zich in Boma, bij de oceaan.
Yaklaşık saat 13.00'da Weidling nihayetinde izin aldı.Om 10 uur werd Bolsward bereikt.
Kilise nihayetinde Gloucester Katedrali olmuştur.Uiteindelijk bleef Zweedse kerk luthers.
Ve nihayetinde kendini iflas etmiş olarak buldu.Uiteindelijk raakte hij geblesseerd.
Nihayetinde O'Higgins ve General Soler süvari ve süngülü piyadelerle saldırırlar.Zodoende worden O’Leary en zijn helpers gestopt door majoor Doryan en de soldaten.
Evlilik yükümlülükleri ve hakları, en nihayetinde Ahit baz alınarak yaratılmıştır.Hun huwelijk en de band werden uiteindelijk ontbonden.
Bu olayın olması bir prizmanın çalışma prensibine benzer, nihayetinde ışık farklı renklere ayrışır.De facetten van het glas werken dan als een prisma, dat het licht in zijn kleuren opsplitst.
Nehir, nihâyetinde Humboldt Gölü'ne dökülür.Deze rivier ontspringt in het Limburgse Nederweert.
Nihayetinde canlanmış korkuluğu yenmeyi başarır.Uiteindelijk helpt ze Mr. Incredible ontsnappen.
Angel nihayetinde Wolfram & Hart'a sızmayı başarır.Dan blijkt dat Craig nog steeds boos is op Stan & co.
Ve nihayetinde de gerçeklerle yüzleşmek zorunda kalır.Uiteindelijk komt ze achter de waarheid door Force-visioenen.
Nihayetinde Pazar günü sabah Saat 10.00 sularında gelin çıkarılır.Op zaterdagen wordt om 15:00 uur de zondag ingeluid.
Nihayetinde Avrupa'da bir yıl daha kalarak tecrübe kazanmak isteği sonucunda drafttan kesin olarak çekildi.België wist na een jaar afwezigheid in de finale weer een finaleplaats te behalen.
Ve nihayetinde de gerçeklerle yüzleşmek zorunda kalır.Pewnego dnia jednak musi zmierzyć się z prawdą.
Nihayetinde canlanmış korkuluğu yenmeyi başarır.Chce w końcu przezwyciężyć ten lęk.
1980'lerde, kuruluşuna yönelik siyasi husumet giderek büyüdü nihayetinde 1992 yılında dağıldı.Polityczna niechęć do organizacji narastała, co w efekcie doprowadziło do jej rozwiązania w 1992 r.
Nihayetinde Roussel de Bailleul yakalandı ve idam edildi.Roussel de Bailleul został pojmany i wtrącony do więzienia.
Nihayetinde önceki status quo geri konuldu.Ostatecznie zostaje mu wyjaśnione, dlaczego poprzedni system został zniesiony.
En nihayetinde Tanrı, kendi doğruluğunu açıklamaktadır.To przymiot Boga, Jezus objawia prawdę o sobie.
Nihayetinde bu olaylar onu gölge dünyasına çeker.W końcu wszystkie trzy zastawiają na niego pułapkę.
Geralt daha sonra ejderha formundaki Saskia ile savaşır ve nihayetinde onu yener.Okazuje się, że walka miała ona na celu doprowadzić Sashę do czwartego poziomu i tak też się dzieje.
En nihayetinde hanedanın devamı sağlanmış oldu.Mieszkanie ostatecznie zostało zamurowane.
Nihayetinde amaçlarına ulaştılar.W końcu udaje im się osiągnąć cel.
Ve nihayetinde kendini iflas etmiş olarak buldu.Tam też został ostatecznie zezłomowany.
Nihayetinde bir sonraki sene görüşmek üzere misafirler uğurlanır.Tack till alla som har sökt i år!
Bu nihayetinde Dünya Kadınlar Günü olarak kurumsallaştırıldı.Den har blivit en pendang till den internationella kvinnodagen.
Stroskobik fotoğraf projesi, görüntünün ilüzyonunu yaratma, nihayetinde sinemanın gelişmesini sağladı.Stroboskopiska fotografier var en av de uppfinningar som slutligen ledde fram till filmens skapande.
En nihayetinde birbirleri ile buluşan ikili, bir restoranda yemek yerler.Efteråt möter vi de två på en restaurang.

İlgili Sayfalar