nihayetinde ile cümle
nihayetinde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
10
ORT. KELİME
Ve elbette nihayetinde mimarinin olduğuna inandığım şey bu.ולבסוף, זה כמובן מה שאני מאמין שהארכיטקטורה היא.
Ve elbette nihayetinde mimarinin olduğuna inandığım şey bu.وبالطبع هذا هو في النهاية ما أعتقد أنه العمارة.
Ve elbette nihayetinde mimarinin olduğuna inandığım şey bu.それは空間であって、流行ではない
Ve en nihayetinde bu biraz iniş çıkışlardan sonra size göstereceğim sandalyeyi tasarlama şeklim oldu.In definitiva, ecco come, dopo qualche alto e basso, ho finito con l'ideare la sedia che sto per mostrarvi.
Ve en nihayetinde bu biraz iniş çıkışlardan sonra size göstereceğim sandalyeyi tasarlama şeklim oldu.I w końcu, po kilku wzlotach i upadkach, ukończyłem projektowanie krzesła, które wam pokażę.
Ve en nihayetinde bu biraz iniş çıkışlardan sonra size göstereceğim sandalyeyi tasarlama şeklim oldu.궁극적으로 이러한 접근 방식은 여러 질곡을 지나서 지금 보여드릴 이 의자로 귀결되게 되었습니다.
Ve en nihayetinde bu biraz iniş çıkışlardan sonra size göstereceğim sandalyeyi tasarlama şeklim oldu.Tôi cuối cùng ổn dịnh với việc thiết kế ghế mà tôi sẽ cho bạn thấy ngay đây.
Ve en nihayetinde bu biraz iniş çıkışlardan sonra size göstereceğim sandalyeyi tasarlama şeklim oldu.Zo, uiteindelijk, na wat voor- en tegenspoed, heb ik de stoel ontworpen, die ik je ga laten zien.
Ve en nihayetinde bu biraz iniş çıkışlardan sonra size göstereceğim sandalyeyi tasarlama şeklim oldu.Και έτσι, τελικά, μετά από κάποια σκαμπανεβάσματα, κατέληξα να σχεδιάσω την καρέκλα που θα σας παρουσιάσω.
Ve en nihayetinde bu biraz iniş çıkışlardan sonra size göstereceğim sandalyeyi tasarlama şeklim oldu.וזו הייתה הדרך, בסופו של דבר, אחרי מספר עליות ומורדות, עצבתי את הכסא שאני מתכוון להציג לכם.
Ve en nihayetinde bu biraz iniş çıkışlardan sonra size göstereceğim sandalyeyi tasarlama şeklim oldu.ذلك كان المنهج, في نهاية المطاف بعد بعض النجاحات والاخفاقات, انتهيت الى تصميم المقعد الذي ساعرضه عليكم.
Ve en nihayetinde bu biraz iniş çıkışlardan sonra size göstereceğim sandalyeyi tasarlama şeklim oldu.試行錯誤の末 ご覧に入れる椅子をデザインすることになったのです 付け加えるならば
Ve hepsi en nihayetinde net dışasatımın artmasına sebep olacaktır.A díky tomu se bude zvyšovat čistý export.
Ve, nihâyetinde, 17 Aralık 1903'te,결과적으로, 1903, 12월 17일에
Ve, nihâyetinde, 17 Aralık 1903'te,Dan ternyata, pada 17 Desember 1903,
Ve, nihâyetinde, 17 Aralık 1903'te,Et, finalement, le 17 décembre 1903,
Ve, nihâyetinde, 17 Aralık 1903'te,Og, endelig, den 17. december, 1903,
Ve, nihâyetinde, 17 Aralık 1903'te,Uiteindelijk, op 17 december 1903,
Ve, nihâyetinde, 17 Aralık 1903'te,Và, tình cờ, vào ngày 17 tháng 12, 1903,
Ve, nihâyetinde, 17 Aralık 1903'te, 'Wright' kardeşler uçtular, ve orada o bunu gözlemleyecek kimse yoktu.A nakonec, 17. prosince 1903, bratři Wrightové vzlétli, a poblíž ani nebyl někdo, kdo by to viděl.
Ve, nihâyetinde, 17 Aralık 1903'te, 'Wright' kardeşler uçtular, ve orada o bunu gözlemleyecek kimse yoktu.A nakoniec, 17. decembra 1903 bratia Wrightovci vzlietli a nikto pri tom nebol, aby to videl.
Ve, nihâyetinde, 17 Aralık 1903'te, 'Wright' kardeşler uçtular, ve orada o bunu gözlemleyecek kimse yoktu.E, finalmente, il 17 Dicembre 1903, i fratelli Wright sono decollati, e nessuno era la per testimoniare.
Ve, nihâyetinde, 17 Aralık 1903'te, 'Wright' kardeşler uçtular, ve orada o bunu gözlemleyecek kimse yoktu.În cele din urmă, pe 17 decembrie 1903, frații Wright și-au luat zborul fără ca măcar cineva să fie de față.
Ve, nihâyetinde, 17 Aralık 1903'te, 'Wright' kardeşler uçtular, ve orada o bunu gözlemleyecek kimse yoktu.In končno sta 17. decembra 1903 brata Wright poletela, pa niti ni bilo nikogar poleg, da bi bil priča temu.
Ve, nihâyetinde, 17 Aralık 1903'te, 'Wright' kardeşler uçtular, ve orada o bunu gözlemleyecek kimse yoktu.I tak 17 grudnia 1903 roku, bracia Wright odbyli swój lot, i nie było przy tym nikogo.
Ve, nihâyetinde, 17 Aralık 1903'te, 'Wright' kardeşler uçtular, ve orada o bunu gözlemleyecek kimse yoktu.Och till slut 17 December 1903, flög Bröderna Wright, och inte en enda var där för att uppleva det då.
Ve, nihâyetinde, 17 Aralık 1903'te, 'Wright' kardeşler uçtular, ve orada o bunu gözlemleyecek kimse yoktu.Und, schließlich, am 17. Dezember 1903, hoben die Wright Brüder ab und niemand war da um es mitzuerleben.
Ve, nihâyetinde, 17 Aralık 1903'te, 'Wright' kardeşler uçtular, ve orada o bunu gözlemleyecek kimse yoktu.Végül 1903. december 17-én a Wright fivérek megcsinálták de nem volt ott senki, hogy a részese legyen.
Ve, nihâyetinde, 17 Aralık 1903'te, 'Wright' kardeşler uçtular, ve orada o bunu gözlemleyecek kimse yoktu.Τελικά, στις 17 Δεκεμβρίου του 1903, οι αδελφοί Ράιτ πέταξαν, και κανείς δεν ήταν εκεί να το βιώσει.
Ve, nihâyetinde, 17 Aralık 1903'te, 'Wright' kardeşler uçtular, ve orada o bunu gözlemleyecek kimse yoktu.И в крайна сметка на 17-ти декември 1903-а братята Райт полетели и никой дори не бил там, за да го преживее.
Ve, nihâyetinde, 17 Aralık 1903'te, 'Wright' kardeşler uçtular, ve orada o bunu gözlemleyecek kimse yoktu.И наконец, 17 декабря 1903 года братья Райт совершили полет, это произошло без свидетелей, без наблюдателей.
Ve, nihâyetinde, 17 Aralık 1903'te, 'Wright' kardeşler uçtular, ve orada o bunu gözlemleyecek kimse yoktu.І нарешті, 17 грудня 1903 року брати Райт здійснили політ, це сталося без свідків, без спостерігачів
Ve, nihâyetinde, 17 Aralık 1903'te,Y, eventualmente, el 17 de diciembre de 1903
Ve, nihâyetinde, 17 Aralık 1903'te,ולבסוף, בשבע עשרה לדצמבר, 1903,
Ve, nihâyetinde, 17 Aralık 1903'te,و أخيراـفي يوم 17 ديسمبر عام 1903،
Ve, nihâyetinde, 17 Aralık 1903'te,ライト兄弟は初飛行に成功
Ve nihayetinde bunlar kopup vücudun farklı kısımlarına sızmaya başlıyor.Dan pada akhirnya mereka mungkin bahkan memisahkan diri dan mulai menyusup ke bagian lain dari tubuh.
Ve nihayetinde bunlar kopup vücudun farklı kısımlarına sızmaya başlıyor.Eventual, ar putea chiar să se detașeze și să înceapă să se infiltreze în alte părți ale corpului.
Ve nihayetinde bunlar kopup vücudun farklı kısımlarına sızmaya başlıyor.Eventualmente se rompen y comienzan a infiltrarse en otras partes del cuerpo.
Ve nihayetinde bunlar kopup vücudun farklı kısımlarına sızmaya başlıyor.그리고 결과적으로는 몸의 다른 부분에 침입을 하기 시작합니다
Ve nihayetinde bunlar kopup vücudun farklı kısımlarına sızmaya başlıyor.Nakonec mohou dokonce vycestovat a infiltrovat jiné části těla.
Ve nihayetinde bunlar kopup vücudun farklı kısımlarına sızmaya başlıyor.Und schließlich können sogar aufbrechen können, andere Teile des Körpers zu infiltrieren .
Ve nihayetinde bunlar kopup vücudun farklı kısımlarına sızmaya başlıyor.W końcu mogą nawet odłączyć się od guza i zacząć zajmować inne części ciała.
Ve nihayetinde bunlar kopup vücudun farklı kısımlarına sızmaya başlıyor.И понякога могат да се разпаднат и да започнат да проникват в други части на тялото.
Ve nihayetinde bunlar kopup vücudun farklı kısımlarına sızmaya başlıyor.והם מסוגלים, לאחר זמן מה, להנתק ממקומם ולנדוד לחלקים נוספים בגוף החולה.
Ve nihayetinde bunlar kopup vücudun farklı kısımlarına sızmaya başlıyor.وفي نهاية المطاف لأنها قد كسر حتى بعيدا وتبدأ وفي نهاية المطاف لأنها قد كسر حتى بعيدا وتبدأ
Ve, nihayetinde, eksi 5 eksi, 2 çarpı eksi 3.A nakonec -5 minus (2 krát -3).
Ve, nihayetinde, eksi 5 eksi, 2 çarpı eksi 3.I na koniec -5 odjąć 2 razy -3.
Ve, nihayetinde, eksi 5 eksi, 2 çarpı eksi 3.Y finalmente, -5 menos dos veces -3. Déjenme escribir eso.
Ve, nihayetinde, eksi 5 eksi, 2 çarpı eksi 3.ثم اخيراً، -5 - 2 × -3
Ve nihayetinde, meclis yoluyla, bu Amerikan halkýnýn verebileceđi bir karar.In fine, c'est au Congrès que la décision doit être prise par le peuple américain.
Ve nihayetinde, meclis yoluyla, bu Amerikan halkýnýn verebileceđi bir karar.Tôi không biết cậu ấy đã như thế. Tôi không biết<br/>rằng đây là điều mà cậu ấy phải chịu đựng và...
Ve nihayetinde, meclis yoluyla, bu Amerikan halkýnýn verebileceđi bir karar.وفي نهاية المطاف هذا قرار على الشعب الأمريكي .أن يتخذه عبر الكونغرس
Ve nihayetinde, meclis yoluyla, bu Amerikan halkýnýn verebileceđi bir karar.そして2つ目の問題だと私が考えるのは、 私たちがいまだ見つけ出そうとしているもの、
Ve nihayetinde mücadele içinde olanlar,Admás, Todos aquellos que están
Ve nihayetinde mücadele içinde olanlar,남부 코도펀과 블루나일을 포함한 모든 무장 세력은
Ve nihayetinde mücadele içinde olanlar,ולפתור את הנושאים בדרכי שלום.
Ve nihayetinde mücadele içinde olanlar,وحل هذه المسائل سلمياً. وعلى كل المقاتلين
Ve nihayetinde mücadele içinde olanlar,争いの中にいるすべての人々は気付かなくてはならない-
Yakalanmalarına rağmen ağır bir uluslararası baskıdan sonra nihayetinde serbest bırakılmışlardı.Ačkoliv je chytili, nakonec je po silném mezinárodním tlaku propustili.