Nihayetinde uzaya gidip kolonileşmeye ve evreni keşfetmeye başlıyorlar.В конце концов, они бы вышли в космос и начали колонизировать и исследовать Вселенную.
Nihayetinde uzaya gidip kolonileşmeye ve evreni keşfetmeye başlıyorlar.Одного разу вони вийдуть в космос і почнуть досліджувати та колонізувати всесвіт.
Nihayetinde uzaya gidip kolonileşmeye ve evreni keşfetmeye başlıyorlar.След време ще отидат в космоса и ще започнат да колонизират и да изследват вселената.
Nihayetinde uzaya gidip kolonileşmeye ve evreni keşfetmeye başlıyorlar.בסופו של דבר הם יגיעו לחלל, ויתחילו לאכלס ולחקור את היקום.
Nihayetinde uzaya gidip kolonileşmeye ve evreni keşfetmeye başlıyorlar.سيذهبون للفضاء ويبدأون الاستعمار واستكشاف الكون.
Nihayet kalkülüsle tanıştığımda, Harvard'da 32 yaşında kadrolu bir profesördüm.저는 결국 하버드대학에서 종신직을 보장받은 32살이나 되어서야 겨우 미적분학 근처에 가봤습니다.
Nihayet kalkülüsle tanıştığımda, Harvard'da 32 yaşında kadrolu bir profesördüm.Rachek różniczkowy poznałem mając 32 lata, jako profesor na Harvardzie.
Nihayet kalkülüsle tanıştığımda, Harvard'da 32 yaşında kadrolu bir profesördüm.הגעתי ללמוד אינפי רק בגיל 32, כפרופסור מן המניין בהרווארד,
Nihayet kalkülüsle tanıştığımda, Harvard'da 32 yaşında kadrolu bir profesördüm.وأخيرا في علم التفاضل والتكامل في سن ال32 كأستاذ مثبت في جامعة هارفرد،
Nihayet kalkülüsle tanıştığımda, Harvard'da 32 yaşında kadrolu bir profesördüm.歳が半分近く若い学部生に交じって 居心地悪く 講義を聞いていました
Nihayet kontrol altına alınmış.Chyba wreszcie zostały opanowane.
Nihayet kontrol altına alınmış.Det er omsider under kontrol.
Nihayet kontrol altına alınmış.Det verkar äntligen vara under kontroll.
Nihayet kontrol altına alınmış.Kapina taitaa vihdoin olla kukistettu.
Nihayet kontrol altına alınmış.Parece que ese asunto ya está bajo control.
Nihayet kontrol altına alınmış.Parece que está finalmente controlada.
Nihayet kontrol altına alınmış.Sembra che sia finalmente sotto controllo.
Nihayet kontrol altına alınmış.Φαίνεται ότι είναι επιτέλους υπό έλεγχο.
Nihayet kontrol altına alınmış.Похоже, что, наконец, всё взято под контроль.
Nihayet koyu mor olur, ve yaklaşık 1 km sonra, mürekkep gibi siyahtır.Aztán végül levendulakék, és körülbelül 600 méter után fekete mint a tinta.
Nihayet koyu mor olur, ve yaklaşık 1 km sonra, mürekkep gibi siyahtır.E, alla fine, diventa di un lavanda intenso, e 600 metri più sotto diventa nero inchiostro.
Nihayet koyu mor olur, ve yaklaşık 1 km sonra, mürekkep gibi siyahtır.Et, enfin, ça devient d'un riche bleu lavande, et, après environ six cent mètres, d'un noir d'encre.
Nihayet koyu mor olur, ve yaklaşık 1 km sonra, mürekkep gibi siyahtır.곧 어두운 보라색이 되었다가 수백 미터 까지 내려가면 그야말로 암흑이죠
Nihayet koyu mor olur, ve yaklaşık 1 km sonra, mürekkep gibi siyahtır.Lopulta syvän laventelinsiniseksi ja satoja metrejä alempana pikimustaksi.
Nihayet koyu mor olur, ve yaklaşık 1 km sonra, mürekkep gibi siyahtır.Nakonec je sytě levandulová a ještě hlouběji je inkoustově černá.
Nihayet koyu mor olur, ve yaklaşık 1 km sonra, mürekkep gibi siyahtır.Nakoniec je to tmavo-fialové, a po pár stovkách metrov atramentovo čierne.
Nihayet koyu mor olur, ve yaklaşık 1 km sonra, mürekkep gibi siyahtır.Şi, în cele din urmă, e de culoarea lavandei, şi după câteva sute de metri e ca cerneala neagră.
Nihayet koyu mor olur, ve yaklaşık 1 km sonra, mürekkep gibi siyahtır.Uiteindelijk is het een rijke lavendelkleur, en na een kilometer of zo is het pikzwart.
Nihayet koyu mor olur, ve yaklaşık 1 km sonra, mürekkep gibi siyahtır.Und schließlich ist es ein sattes Lila, und nach ungefähr tausend Metern ist es tintenschwarz.
Nihayet koyu mor olur, ve yaklaşık 1 km sonra, mürekkep gibi siyahtır.Và cuối cùng nó chuyển màu xanh tím đậm, sau vài ngàn feet nữa, nó thành đen như mực.
Nihayet koyu mor olur, ve yaklaşık 1 km sonra, mürekkep gibi siyahtır.W końcu robi się intensywnie lawendowa, a po paruset metrach jest czarna jak atrament.
Nihayet koyu mor olur, ve yaklaşık 1 km sonra, mürekkep gibi siyahtır.Y, finalmente, es un lavanda brillante y unos 600 metros después, ya es negro azabache.
Nihayet koyu mor olur, ve yaklaşık 1 km sonra, mürekkep gibi siyahtır.Накрая става наситено тъмнолилаво, а след две хиляди фута е мастиленочерно.
Nihayet koyu mor olur, ve yaklaşık 1 km sonra, mürekkep gibi siyahtır.ולבסוף סגול עשיר אחרי כמה קילומטרים הכל חשוך
Nihayet koyu mor olur, ve yaklaşık 1 km sonra, mürekkep gibi siyahtır.ومن ثم يكون ليلكي غامق ومن ثم, بعد بضع ألف قدم, يكون أسود قاتم
Nihayet koyu mor olur, ve yaklaşık 1 km sonra, mürekkep gibi siyahtır.さらに600mほど潜ると漆黒です ここは中深海の
Nihayetleri beyaz cücelerdi. İşte bu bir beyaz cüce.И тук на натиска, който е запазване на това от срутване допълнително е електрон упадък налягане.
Nihayetleri beyaz cücelerdi.Se vor prăbuși în aceste stele pitice.
Nihayetleri beyaz cücelerdi.Tyto hvězdy se zhroutily do bílých trpaslíků.
Nihayetleri beyaz cücelerdi.Ze storten uiteindelijk in tot witte dwergen.
Nihayetleri beyaz cücelerdi.Такі зірки перетворюються у білих карликів.
Nihayet, meselenin aslını ortaya çıkardı.E finalmente mi rivelò il segreto.
Nihayet, meselenin aslını ortaya çıkardı.És végül felfedte a dolog titkát.
Nihayet, meselenin aslını ortaya çıkardı.Et finalement, il me dévoila le fond de la chose.
Nihayet, meselenin aslını ortaya çıkardı.Iar într-un final, a dezvăluit adevărul chestiunii.
Nihayet, meselenin aslını ortaya çıkardı.결국 그는 문제의 진실을 알려주었습니다.
Nihayet, meselenin aslını ortaya çıkardı.Og tilsidst afslørede han hvad det handlede om.
Nihayet, meselenin aslını ortaya çıkardı.Ostatecznie odkrył przede mną prawdę.
Nihayet, meselenin aslını ortaya çıkardı.(Risos) Por fim, ele revelou a verdade da questão.
Nihayet, meselenin aslını ortaya çıkardı.Uiteindelijk onthulde hij de waarheid.
Nihayet, meselenin aslını ortaya çıkardı.Und zum Schluss enthüllte er die Wahrheit.
Nihayet, meselenin aslını ortaya çıkardı.Y finalmente, él me reveló la verdad del asunto.
Nihayet, meselenin aslını ortaya çıkardı.Και επιτέλους, αποκάλυψε την αλήθεια του θέματος.
Nihayet, meselenin aslını ortaya çıkardı.И наконец, он открыл правду значения.
Nihayet, meselenin aslını ortaya çıkardı.Най-накрая, той разкри истината около това нещо.
Nihayet, meselenin aslını ortaya çıkardı.לבסוף הוא גילה לי את שורש העניין.
Nihayet, meselenin aslını ortaya çıkardı.و أخيرا,كشف لي حقيقة المسألة.
Nihayet, meselenin aslını ortaya çıkardı.これは決定論的カオスを使った 擬似乱数生成器だったのです
Nihayet onu yakaladım!Äntligen tog jag honom.
Nihayet onu yakaladım!Endelig fik jeg ham!