nihayet ile cümle
nihayet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Eşek arılarını gibi, nihayet Kasım ayında kış karargahlarına girmeden önce, kullanılanWie die Wespen, bevor ich ging schließlich in die Winterquartiere im November, habe ich
Eşek arılarını gibi, nihayet Kasım ayında kış karargahlarına girmeden önce, kullanılanכמו צרעות, לפני סוף סוף אני נכנס רבעים החורף נובמבר, נהגתי
Eşek arılarını gibi, nihayet Kasım ayında kış karargahlarına girmeden önce, kullanılanمثل الدبابير ، كنت قبل ذهبت أخيرا الى أرباع فصل الشتاء في تشرين الثاني ، ل
Eşek arılarını gibi, nihayet Kasım ayında kış karargahlarına girmeden önce, kullanılanピッチから反射された太陽、ウォールデンの北東側、に頼る
-Evet, bugün son gün. -Nihayet!- Đúng..hôm nay là ngày cuối cùng - Cuối cùng!!
-Evet, bugün son gün. -Nihayet! Eve dönüyorum.그렇지 오늘이 마지막 날이야. / 드디어! 이제 집에 간다!
-Evet, bugün son gün. -Nihayet! Eve dönüyorum..כן, היום זה היום האחרון .סופסוף! אני הולך הבייתה
-Evet, bugün son gün. -Nihayet! Eve dönüyorum.أجل،اليوم هو آخر يوم - أخيرا،سأذهب للمنزل -
-Evet, bugün son gün. -Nihayet! Eve dönüyorum.- 捨ててもいい - 配達完了だ
-Evet, bugün son gün. -Nihayet!- Oui, aujourdhui c'est le dernier jour.
-Evet, bugün son gün. -Nihayet!-Sí, hoy es el último día. -¡Por fin!
-Evet, bugün son gün. -Nihayet!-Да, сегодня последний день.
Evin büyük oğlu nihayet eve döndü, ...ve aralarındaki bütün problemler çözüldü.ÚLTIMO ROLLO Conmocionado por la historia de la señora, Sadao vuelve a su casa.
Fare zeki ve nihayetinde labirenti çözüyor, ama çıkış yolunu kendini yırtarcasına arıyor.Die Maus ist schlau, sie wird das Labyrinth irgendwann lösen, aber sie macht eine Brute-Force-Suche.
Fare zeki ve nihayetinde labirenti çözüyor, ama çıkış yolunu kendini yırtarcasına arıyor.쥐는 똑똑해서, 결국 미로를 나가게 되겠지만, 동물적으로 조사를 합니다.
Fare zeki ve nihayetinde labirenti çözüyor, ama çıkış yolunu kendini yırtarcasına arıyor.Muizen zijn slim. Deze muis lost uiteindelijk het doolhof op, maar hij doet dat door gissen en missen.
Fare zeki ve nihayetinde labirenti çözüyor, ama çıkış yolunu kendini yırtarcasına arıyor.Myš je chytrá a dostane se ven, ale tápe při tom.
Fare zeki ve nihayetinde labirenti çözüyor, ama çıkış yolunu kendini yırtarcasına arıyor.Myszy są sprytne, więc w końcu jej się udaje, ale robi to metodą siłową.
Fare zeki ve nihayetinde labirenti çözüyor, ama çıkış yolunu kendini yırtarcasına arıyor.Nos, az egerek okosak, ezért ő megoldja a labirintust végül, de végig próbálva az összes lehetőséget.
Fare zeki ve nihayetinde labirenti çözüyor, ama çıkış yolunu kendini yırtarcasına arıyor.Ora i topi sono scaltri, e alla fine riescono nel loro intento, ma lo fanno in modo rozzo.
Fare zeki ve nihayetinde labirenti çözüyor, ama çıkış yolunu kendini yırtarcasına arıyor.Os ratos são espertos, este rato vai sair deste labirinto, mas faz uma pesquisa exaustiva.
Fare zeki ve nihayetinde labirenti çözüyor, ama çıkış yolunu kendini yırtarcasına arıyor.Tikus itu pintar, jadi dia akhirnya pasti menyelesaikan labirin ini, tapi dia mencari dengan membabi buta.
Fare zeki ve nihayetinde labirenti çözüyor, ama çıkış yolunu kendini yırtarcasına arıyor.Τα ποντίκια είναι έξυπνα, έτσι αυτό το ποντίκι τελικά λύνει τον λαβύρινθο, αλλά κάνει εξαντλητική αναζήτηση.
Fare zeki ve nihayetinde labirenti çözüyor, ama çıkış yolunu kendini yırtarcasına arıyor.Мышь сообразительна, поэтому в итоге находит выход, но она ищет его простым перебором.
Fare zeki ve nihayetinde labirenti çözüyor, ama çıkış yolunu kendini yırtarcasına arıyor.Сега, мишките са умни, така че тази мишка евентуално решава лабиринта, но използва груба сила, за да търси.
Fare zeki ve nihayetinde labirenti çözüyor, ama çıkış yolunu kendini yırtarcasına arıyor.עכשיו, עכברים הם חכמים, כך שהעכבר יפתור את המבוך בסופו של דבר, אבל זה חיפוש של כוח גס.
Fare zeki ve nihayetinde labirenti çözüyor, ama çıkış yolunu kendini yırtarcasına arıyor.ان الفئران ذكية .. ويمكنها ان تحل المتاهة في النهاية وهي تقوم ببحث واسع
Fare zeki ve nihayetinde labirenti çözüyor, ama çıkış yolunu kendini yırtarcasına arıyor.総当たりでやります 台にたどり着くまで全ての通路を泳ぎます
Geldikten birkaç ay sonra, nihayet konuştun... Tek dediğin şey, "Amca nerede?" oldu.Amikor végre pár hónap után megszólaltál, a bácsikádat szólongattad.
Geldikten birkaç ay sonra, nihayet konuştun...Μετά από μερικούς μήνες, που μπόρεσες επιτέλους να πεις κάτι...
Geldikten birkaç ay sonra, nihayet konuştun...بعد بضعت اشهر عندما استطعتي ان تقولي شيأ
Gerçek bir laboratuvarda çalışmak harika bir imkandı, nihayet projeme başlayabilmiştim.하지만 진짜 실험실에서 작업해 보는 것은 훌륭한 기회였습니다 결국에는 저는 제 프로젝트를 실행할 수 있었습니다.
Gerçek bir laboratuvarda çalışmak harika bir imkandı, nihayet projeme başlayabilmiştim.Maar het was een geweldige kans om te werken in een echt lab - dus kon ik eindelijk beginnen met mijn project.
Gerçek bir laboratuvarda çalışmak harika bir imkandı, nihayet projeme başlayabilmiştim.Mas era uma ótima oportunidade de trabalhar num laboratório a sério e pude começar o meu projeto.
Gerçek bir laboratuvarda çalışmak harika bir imkandı, nihayet projeme başlayabilmiştim.אבל זאת הייתה הזדמנות אדירה לעבוד במעבדה אמיתית-- ככה שיכולתי סוף סוף להתחיל את הפרוייקט שלי
Gerçek bir laboratuvarda çalışmak harika bir imkandı, nihayet projeme başlayabilmiştim.على كل حال, كانت تجربة العمل في مختبر حقيقية تجربة رائعة .حيث تمكنت أخيراً من بدء مشروعي
Gerçek bir laboratuvarda çalışmak harika bir imkandı, nihayet projeme başlayabilmiştim.そうやって研究に取り組み始めました 第一段階は家で行い
(Gülüşmeler) 10 sene sonunda, nihayet eşim bana(웃음) 10년이 지나자 제 아내가 드디어 이렇게 말했습니다.
(Gülüşmeler) 10 sene sonunda, nihayet eşim bana10年経って 妻が言いました 「ずっと言い続けてた
(Gülüşmeler) 10 sene sonunda, nihayet eşim banaEt au bout de 10 ans, ma femme m'a finalement dit,
(Gülüşmeler) 10 sene sonunda, nihayet eşim bana(Gelach) Na 10 jaar zei mijn vrouw uiteindelijk:
(Gülüşmeler) 10 sene sonunda, nihayet eşim bana(Gelächter) Und nach zehn Jahren sagte meine Frau dann eines Tages:
(Gülüşmeler) 10 sene sonunda, nihayet eşim bana(Latter) Og efter 10 år med dette, sagde min kone til sidst,
(Gülüşmeler) 10 sene sonunda, nihayet eşim bana(Naurua) Kun tätä oli jatkunut 10 vuotta, vaimoni sanoi lopulta:
(Gülüşmeler) 10 sene sonunda, nihayet eşim bana(Nevetés) 10 év után a feleségem végre azt mondta,
(Gülüşmeler) 10 sene sonunda, nihayet eşim bana(Rasete) Si dupa 10 ani de facut asta, sotia mea mi-a spus intr-un final:
(Gülüşmeler) 10 sene sonunda, nihayet eşim bana(Risas) Y despues de 10 años de esto, mi esposa dijo:
(Gülüşmeler) 10 sene sonunda, nihayet eşim bana(Risate) E alla fine dei 10 anni mia moglie mi disse:
(Gülüşmeler) 10 sene sonunda, nihayet eşim bana(Skratt) Och efter 10 år av detta, sa min fru till slut,
(Gülüşmeler) 10 sene sonunda, nihayet eşim bana(smeh)
(Gülüşmeler) 10 sene sonunda, nihayet eşim bana(Smích) A po deseti letech má manželka řekla:
(Gülüşmeler) 10 sene sonunda, nihayet eşim bana(Smiech) A po týchto 10tich rokoch, mi moja žena nakoniec povedala:
(Gülüşmeler) 10 sene sonunda, nihayet eşim bana(Śmiech) Po 10 latach moja żona w końcu powiedziała:
(Gülüşmeler) 10 sene sonunda, nihayet eşim bana(Suara tawa) Dan setelah 10 tahun, istri saya akhirnya berkata,
(Gülüşmeler) 10 sene sonunda, nihayet eşim bana(Tiếng cười) Và sau 10 năm như thế, vợ tôi cuối cùng nói,
(Gülüşmeler) 10 sene sonunda, nihayet eşim bana(Γέλιο) Και μετά από 10 χρόνια, η γυναίκα μου τελικά μου είπε,
(Gülüşmeler) 10 sene sonunda, nihayet eşim bana(Смех) Наконец, через 10 лет, моя жена сказала:
(Gülüşmeler) 10 sene sonunda, nihayet eşim bana(Сміх) І ось, через 10 років, моя дружина нарешті сказала:
(Gülüşmeler) 10 sene sonunda, nihayet eşim bana(Смях) И след 10 години така, съпругата ми накрая каза,
(Gülüşmeler) 10 sene sonunda, nihayet eşim bana[צחוק] אחרי 10 שנים, אשתי אמרה,