nihayet ile cümle

nihayet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
En nihayetinde, devam edersek, sanırım korkuyu kucaklamalıyız.受け入れなくてはならないのです あの熊を檻に入れるんです
En nihayetinde Dünya'nın büyük ve hareketsiz, Güneş'in ise küçük ve seyyar olduğu aşikar gibi görünüyor.Afinal, parece óbvio que a Terra é grande e imóvel, que o Sol é pequeno e móvel.
En nihayetinde Dünya'nın büyük ve hareketsiz, Güneş'in ise küçük ve seyyar olduğu aşikar gibi görünüyor.Bagaimanapun, jelas sekali Bumi itu besar dan tak bergerak, dan Matahari itu kecil dan bergerak.
En nihayetinde Dünya'nın büyük ve hareketsiz, Güneş'in ise küçük ve seyyar olduğu aşikar gibi görünüyor.Después de todo, parece obvio que la Tierra es enorme e inmóvil, y el Sol pequeño y móvil.
En nihayetinde Dünya'nın büyük ve hareketsiz, Güneş'in ise küçük ve seyyar olduğu aşikar gibi görünüyor.Dopo tutto, sembra ovvio che la Terra sia grande ed immobile, il Sole piccolo e mobile.
En nihayetinde Dünya'nın büyük ve hareketsiz, Güneş'in ise küçük ve seyyar olduğu aşikar gibi görünüyor.În definitiv, pare evident că Pământul este mare şi imobil, Soarele mic şi mobil.
En nihayetinde Dünya'nın büyük ve hareketsiz, Güneş'in ise küçük ve seyyar olduğu aşikar gibi görünüyor.그럼에도 지구는 크고 움직이지 않으며 태양은 작고 움직이는 것이 더 명백하게 느껴집니다. 하지만 이에 대해
En nihayetinde Dünya'nın büyük ve hareketsiz, Güneş'in ise küçük ve seyyar olduğu aşikar gibi görünüyor.Koneckonců se zdá evidentní, že Země je velká a nehybná, a Slunce malé a pohyblivé.
En nihayetinde Dünya'nın büyük ve hareketsiz, Güneş'in ise küçük ve seyyar olduğu aşikar gibi görünüyor.Koniec koncov, zdá sa byť zrejmé, že Zem je veľká a nehybná a Slnko malé a pohyblivé. Ale oplatí sa pripomenúť
En nihayetinde Dünya'nın büyük ve hareketsiz, Güneş'in ise küçük ve seyyar olduğu aşikar gibi görünüyor.Vaikuttaahan ilmeiseltä, että Maa on suuri ja liikkumaton ja Aurinko pieni ja liikkeessä.
En nihayetinde Dünya'nın büyük ve hareketsiz, Güneş'in ise küçük ve seyyar olduğu aşikar gibi görünüyor.Wydaje się, że Ziemia jest ogromna i nieruchoma, a Słońce małe i ruchome.
En nihayetinde Dünya'nın büyük ve hareketsiz, Güneş'in ise küçük ve seyyar olduğu aşikar gibi görünüyor.Στην τελική, μοιάζει προφανές ότι η Γη είναι μεγάλη και ακίνητη, ο Ήλιος μικρός και σε κίνηση.
En nihayetinde Dünya'nın büyük ve hareketsiz, Güneş'in ise küçük ve seyyar olduğu aşikar gibi görünüyor.В края на краищата изглежда очевидно, че Земята е голяма и неподвижна, а Слънцето малко и подвижно.
En nihayetinde Dünya'nın büyük ve hareketsiz, Güneş'in ise küçük ve seyyar olduğu aşikar gibi görünüyor.Очевидно ведь, что Земля огромна и неподвижна, а Солнце маленькое и постоянно в движении.
En nihayetinde Dünya'nın büyük ve hareketsiz, Güneş'in ise küçük ve seyyar olduğu aşikar gibi görünüyor.הרי למראית-עין ברור שכדור הארץ הוא גדול ונייח והשמש קטנה וניידת,
En nihayetinde Dünya'nın büyük ve hareketsiz, Güneş'in ise küçük ve seyyar olduğu aşikar gibi görünüyor.أليس يبدو واضحا أن الأرض كبيرة الحجم وبلا حراك، الشمس صغيرة الحجم ومتحركة. إلا أنه يجدر التذكير..
En nihayetinde Dünya'nın büyük ve hareketsiz, Güneş'in ise küçük ve seyyar olduğu aşikar gibi görünüyor.とても明白に思えます しかしこの主題に対するウィトゲンシュタインの見解を 思い起こすとよいでしょう
En nihayetinde, kurucu atalarımız, değil mi?Aber immer noch unsere Vorväter, nicht wahr?
En nihayetinde, kurucu atalarımız, değil mi?Dar ei sunt părinții noștri, nu?
En nihayetinde, kurucu atalarımız, değil mi?Icke desto mindre, våra förfäder.
En nihayetinde, kurucu atalarımız, değil mi?여튼 이분들이 우리의 선조들이죠?
En nihayetinde, kurucu atalarımız, değil mi?Ma comunque, i nostri padri fondatori, giusto?
En nihayetinde, kurucu atalarımız, değil mi?Mindenesetre alapító atyáink, igaz?
En nihayetinde, kurucu atalarımız, değil mi?Niettemin onze voorvaderen, toch?
En nihayetinde, kurucu atalarımız, değil mi?No obstante, nuestros predecesores, no es así?
En nihayetinde, kurucu atalarımız, değil mi?Nos ancêtres, néanmoins, non ?
En nihayetinde, kurucu atalarımız, değil mi?Přesto však naši předci, že?
En nihayetinde, kurucu atalarımız, değil mi?Tak czy siak, nasi przodkowie, prawda?
En nihayetinde, kurucu atalarımız, değil mi?Tuy nhiên, cha ông của chúng ta, đúng không?
En nihayetinde, kurucu atalarımız, değil mi?Παρόλα αυτά, οι πρόγονοί μας, σωστά;
En nihayetinde, kurucu atalarımız, değil mi?Не по-малко това се отнася за предците ни, нали?
En nihayetinde, kurucu atalarımız, değil mi?Тем не менее, это наши с вами отцы-основатели, не так ли?
En nihayetinde, kurucu atalarımız, değil mi?ובכל זאת, אבות האומה, נכון?
En nihayetinde, kurucu atalarımız, değil mi?ماعدا ذلك ، فهم أجدادُنا ، أليس كذلك ؟
En nihayetinde, kurucu atalarımız, değil mi?彼らは全てを考えた上で 憲法を書いたと言われています
En nihayetinde sokaklarda sadece Mısır bayrağı altında toplanıyorlar.Aparecen en la calle sólo con la bandera de Egipto.
En nihayetinde sokaklarda sadece Mısır bayrağı altında toplanıyorlar.Az utcákon már csak az egyiptomi zászlókkal jelennek meg.
En nihayetinde sokaklarda sadece Mısır bayrağı altında toplanıyorlar.Họ xuất hiện trên đường phố chỉ với lá cờ Ai Cập.
En nihayetinde sokaklarda sadece Mısır bayrağı altında toplanıyorlar.Ies în stradă doar cu drapelul Egiptului.
En nihayetinde sokaklarda sadece Mısır bayrağı altında toplanıyorlar.Ils sont allés dans les rues seulement avec le drapeau de l'Egypte.
En nihayetinde sokaklarda sadece Mısır bayrağı altında toplanıyorlar.그들은 단 하나, 이집트 국기만을 들고 거리로 나섰습니다.
En nihayetinde sokaklarda sadece Mısır bayrağı altında toplanıyorlar.Sie gehen nur mit der Flagge Ägyptens auf die Straße.
En nihayetinde sokaklarda sadece Mısır bayrağı altında toplanıyorlar.Vanno per strada solo con la bandiera dell'Egitto.
En nihayetinde sokaklarda sadece Mısır bayrağı altında toplanıyorlar.Wychodzą na ulice jedynie z flagą Egiptu.
En nihayetinde sokaklarda sadece Mısır bayrağı altında toplanıyorlar.Ze verschenen alleen nog met de Egyptische vlag.
En nihayetinde sokaklarda sadece Mısır bayrağı altında toplanıyorlar.Εμφανίζονται στο δρόμο μόνο με τη σημαία της Αιγύπτου.
En nihayetinde sokaklarda sadece Mısır bayrağı altında toplanıyorlar.Вони з'являються на вулицях лише з прапором Єгипту.
En nihayetinde sokaklarda sadece Mısır bayrağı altında toplanıyorlar.Они выходят на улицы под единым флагом Египта.
En nihayetinde sokaklarda sadece Mısır bayrağı altında toplanıyorlar.Появяват се на улицата само със знамето на Египет.
En nihayetinde sokaklarda sadece Mısır bayrağı altında toplanıyorlar.הם מופיעים ברחוב רק עם דגל מצרים.
En nihayetinde sokaklarda sadece Mısır bayrağı altında toplanıyorlar.يظهرون في الشوارع فقط بالعلم المصري.
En nihayetinde sokaklarda sadece Mısır bayrağı altında toplanıyorlar.対照的な例としては
En nihayetinde; yaşlı bir adam ve küçük bir cami.전혀 그들의 관심의 대상이 아니었죠.
En nihayetinde; yaşlı bir adam ve küçük bir cami.Starszy człowiek, mały meczet...
En nihayetinde; yaşlı bir adam ve küçük bir cami.אדם זקן, מסגד קטן --
En nihayetinde; yaşlı bir adam ve küçük bir cami.رجل عجوز، مسجد صغير --
En nihayetinde; yaşlı bir adam ve küçük bir cami.突然 訪れるようになり
Eşek arılarını gibi, nihayet Kasım ayında kış karargahlarına girmeden önce, kullanılan말벌과 마찬가지로, 난 드디어 11 월 겨울 분기 들어가기 전에, 내가하는 데 사용
Eşek arılarını gibi, nihayet Kasım ayında kış karargahlarına girmeden önce, kullanılanRovnako ako osy, ako som nakoniec išiel do ubikácií zimy v novembri, som
Eşek arılarını gibi, nihayet Kasım ayında kış karargahlarına girmeden önce, kullanılanStejně jako vosy, než jsem nakonec šel do ubikací zimy v listopadu, jsem

İlgili Sayfalar