Ama nihayetinde işinizde, önemli olan sizin fikriniz değildir.하지만 결국 사업에서 중요한 건 본인의 의견이 아니에요
Ama nihayetinde işinizde, önemli olan sizin fikriniz değildir.Pero, en últimas, su negocio no puede basarse en su opinión.
Ama nihayetinde işinizde, önemli olan sizin fikriniz değildir.Але в кінці-кінців ваш бізнес не має жодного стосунку до вашої думки.
Ama nihayetinde işinizde, önemli olan sizin fikriniz değildir.لكن في النهاية لا شأن لعملك التجاري برأيك.
Ama nihayetinde işinizde, önemli olan sizin fikriniz değildir.顧客から"これが重要"と教えられることが大切なのです
Ama nihayetinde oğlum da bir öğretmen oldu.Mais c'est une sorte de coup du destin. Tel père, tel fils.
Ancak nihayetinde 12 ülke haline geldi.하지만 결국 12개국으로 커지게 됩니다.
Ancak nihayetinde 12 ülke haline geldi. Avrupa Birliği bayrağındaki 12 yıldız bu ülkeler oluyor.Aber schließlich wuchs sie auf 12 Länder, und dies sind die 12 Sterne auf der Europäischen Flagge.
Ancak nihayetinde 12 ülke haline geldi. Avrupa Birliği bayrağındaki 12 yıldız bu ülkeler oluyor.Ale w końcu rozrosła się do 12 krajów, które symbolizuje 12 gwiazdek na europejskiej fladze.
Ancak nihayetinde 12 ülke haline geldi. Avrupa Birliği bayrağındaki 12 yıldız bu ülkeler oluyor.È cresciuta però fino a includere 12 paesi, queste sono le 12 stelle sulla bandiera europea.
Ancak nihayetinde 12 ülke haline geldi. Avrupa Birliği bayrağındaki 12 yıldız bu ülkeler oluyor.Namun pada akhirnya lembaga ini tumbuh menjadi 12 negara, dan itulah ke-12 bintang yang ada di bendera mereka.
Ancak nihayetinde 12 ülke haline geldi. Avrupa Birliği bayrağındaki 12 yıldız bu ülkeler oluyor.Végül 12 országgá bővült, ezt jelképezi az európai zászló 12 csillaga.
Ancak nihayetinde 12 ülke haline geldi.Dar în cele din urmă a crescut la 12 țări.
Ancak nihayetinde 12 ülke haline geldi.EU の旗にある12の星は これらの国々を示しています
Ancak nihayetinde 12 ülke haline geldi.Maar het groeide uiteindelijk uit tot 12 landen.
Ancak nihayetinde 12 ülke haline geldi.Mais il se sont finalement agrandi à 12 pays.
Ancak nihayetinde 12 ülke haline geldi.Nhưng rồi một cách từ từ E.U. lớn lên gồm 12 nước.
Ancak nihayetinde 12 ülke haline geldi.Pero después se amplió hasta 12 países.
Ancak nihayetinde 12 ülke haline geldi.Σταδιακά εξελίχθηκαν οι χώρες σε 12.
Ancak nihayetinde 12 ülke haline geldi.Но в крайна сметка това прерастна в 12 страни.
Ancak nihayetinde 12 ülke haline geldi.Со временем союз вырос до 12-ти стран.
Ancak nihayetinde 12 ülke haline geldi.אבל אז הוא גדל ל-12 מדינות.
Ancak nihayetinde 12 ülke haline geldi.لكنهم إنتهوا بتوسعهم إلي 12 دولة .
Ancak, nihayetinde benim kazancım haline dönüşüverdi, gerçekten değer verdiğim birşey.Adesso è diventata la mia ricompensa alla fine della giornata, un momento che--che adoro e proteggo.
Ancak, nihayetinde benim kazancım haline dönüşüverdi, gerçekten değer verdiğim birşey.Au devenit rasplata mea la sfarsitul zilei, ceva ce am ajuns sa pretuiesc mult.
Ancak, nihayetinde benim kazancım haline dönüşüverdi, gerçekten değer verdiğim birşey.C'est devenu ma récompense à la fin de la journée, quelque chose que vraiment -- que je chéris vraiment.
Ancak, nihayetinde benim kazancım haline dönüşüverdi, gerçekten değer verdiğim birşey.Det er blevet min præmie ved dagens afslutning, noget jeg virkelig værdsætter.
Ancak, nihayetinde benim kazancım haline dönüşüverdi, gerçekten değer verdiğim birşey.Het is mijn beloning geworden op het einde van de dag, iets wat ik echt -- echt koester.
Ancak, nihayetinde benim kazancım haline dönüşüverdi, gerçekten değer verdiğim birşey.Jetzt sind sie eine Belohnung am Abend, etwas, das ich wirklich sehr schätze.
Ancak, nihayetinde benim kazancım haline dönüşüverdi, gerçekten değer verdiğim birşey.그 시간은 이제 하루 끝에 있는 보상의 시간이 되었습니다. 제가 정말 -- 정말로 소중하게 생각하는 시간으로요.
Ancak, nihayetinde benim kazancım haline dönüşüverdi, gerçekten değer verdiğim birşey.Most pedig ez a jutalmam a nap végén, olyasmi, amit nagyon megbecsülök.
Ancak, nihayetinde benim kazancım haline dönüşüverdi, gerçekten değer verdiğim birşey.Se ha convertido en mi recompensa al final del día, algo que realmente -- realmente aprecio.
Ancak, nihayetinde benim kazancım haline dönüşüverdi, gerçekten değer verdiğim birşey.Stalo se to mou odměnou na konci dne, něčím, čeho si opravdu vážím.
Ancak, nihayetinde benim kazancım haline dönüşüverdi, gerçekten değer verdiğim birşey.Teraz sa to stalo mojou odmenou na konci dňa, niečím, čo si naozaj, naozaj opatrujem.
Ancak, nihayetinde benim kazancım haline dönüşüverdi, gerçekten değer verdiğim birşey.Teraz to moja codzienna nagroda, coś co naprawdę cenię.
Ancak, nihayetinde benim kazancım haline dönüşüverdi, gerçekten değer verdiğim birşey.Κι έχει μετατραπεί στην επιβράβευσή μου στο τέλος της μέρας, κάτι που στ΄ αλήθεια -- στ΄ αλήθεια απολαμβάνω.
Ancak, nihayetinde benim kazancım haline dönüşüverdi, gerçekten değer verdiğim birşey.А теперь это стало моей наградой в конце дня, то, что я по-настоящему ценю.
Ancak, nihayetinde benim kazancım haline dönüşüverdi, gerçekten değer verdiğim birşey.Зараз це стало моєю нагородою в кінці дня, тим, що я справді ціную.
Ancak, nihayetinde benim kazancım haline dönüşüverdi, gerçekten değer verdiğim birşey.То стана моята награда в края на деня, нещо което аз наистина -- наистина обичам много.
Ancak, nihayetinde benim kazancım haline dönüşüverdi, gerçekten değer verdiğim birşey.הפכו לפרס שממתין לי בסוף היום, משהו שאני באמת, באמת מוקיר.
Ancak, nihayetinde benim kazancım haline dönüşüverdi, gerçekten değer verdiğim birşey.قد أصبح مكافأة لي في نهاية اليوم، شيء أنا حقا -- حقا أعتز به .
Ancak, nihayetinde benim kazancım haline dönüşüverdi, gerçekten değer verdiğim birşey.とても大切な時間です ハリウッド映画の
Baca emisyonu nihayet denetlendi.Die Schlotemissionen wurden reguliert.
Baca emisyonu nihayet denetlendi.Emisje z kominów wreszcie uregulowano.
Baca emisyonu nihayet denetlendi.Las emisiones de las chimeneas fueron finalmente reguladas.
Baca emisyonu nihayet denetlendi.Le emissioni di fumo sono state alla fine regolamentate.
Baca emisyonu nihayet denetlendi.Les émissions des cheminées ont été enfin réglementées.
Baca emisyonu nihayet denetlendi.Și au câștigat. Emisiile furnalelor au fost până la urmă regularizate.
Baca emisyonu nihayet denetlendi.В конце концов выбросы из труб стали регулироваться.
Baca emisyonu nihayet denetlendi.הוחל סוף-סוף פיקוח על פליטות הארובות.
Balıklar ve diğer hayvanlar ile bitkiler nihayetinde oksijen kaynağı tükendikçe boğularak ölür.Anna kann beruhigt aufatmen — trotz des üblen Geruchs.
Balıklar ve diğer hayvanlar ile bitkiler nihayetinde oksijen kaynağı tükendikçe boğularak ölür.Dat leidt weer tot verdere effecten, waaronder de uitputting van de zuurstofvoorraad.
Balıklar ve diğer hayvanlar ile bitkiler nihayetinde oksijen kaynağı tükendikçe boğularak ölür.De pronto, Johan, que iba caminando con paso titubeante, pierde el equilibrio y cae en una mata de ortigas.
Balıklar ve diğer hayvanlar ile bitkiler nihayetinde oksijen kaynağı tükendikçe boğularak ölür.disse grænseværdier inden 2010.
Balıklar ve diğer hayvanlar ile bitkiler nihayetinde oksijen kaynağı tükendikçe boğularak ölür.Kehomme käyttää reaktiivisen typen muotoja proteiinintuotannossa.
Balıklar ve diğer hayvanlar ile bitkiler nihayetinde oksijen kaynağı tükendikçe boğularak ölür.Le forme reattive di azoto sono difatti usate dai nostri organismi per produrre proteine.
Balıklar ve diğer hayvanlar ile bitkiler nihayetinde oksijen kaynağı tükendikçe boğularak ölür.När syret har förbrukats kvävs till sist fiskar, andra vattenlevande djur och växter.
Balıklar ve diğer hayvanlar ile bitkiler nihayetinde oksijen kaynağı tükendikçe boğularak ölür.Os peixes e outros animais e plantas asfixiam à medida que as reservas de oxigénio se vão esgotando.
Balıklar ve diğer hayvanlar ile bitkiler nihayetinde oksijen kaynağı tükendikçe boğularak ölür.Рибите и другите животни и растения в крайна сметка се задушават, тъй като запасите от кислород са изчерпани.
Bana bir eţik ver. Nihayetinde tutumunu sergileyeceđin belirli bir nokta ver."Fašizmus by mal byť primeranejšie pretože je to zlúčenie štátnej a