nihayet ile cümle

nihayet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
1947 Hindistan nihayet özgürlüğüne kavuşuyor.ב-1947 הודו סוף סוף הרוויחה את עצמאותה.
1947 Hindistan nihayet özgürlüğüne kavuşuyor.أخيراً عام 1947 الهند حصلت على الإستقلال.
1947 Hindistan nihayet özgürlüğüne kavuşuyor.独立を獲得し、 国旗を掲げ、主権国家になりました。
1991'e geldiğimizde, inşaatı nihayet tamamlamıştık.어쨌든 1991년에 우리는 마침내 그것을 완공했습니다.
1991'e geldiğimizde, inşaatı nihayet tamamlamıştık.Aber 1991 waren wir endlich mit dem Bau fertig.
1991'e geldiğimizde, inşaatı nihayet tamamlamıştık.A do roku 1991 jsme konečně zvládli vše postavit.
1991'e geldiğimizde, inşaatı nihayet tamamlamıştık.Budowę zakończyliśmy wreszcie w roku 1991. Budowę zakończyliśmy wreszcie w roku 1991.
1991'e geldiğimizde, inşaatı nihayet tamamlamıştık.Dar prin 1991 am reuşit în sfârşit să construim treaba asta.
1991'e geldiğimizde, inşaatı nihayet tamamlamıştık.Maar in 1991 hadden we eindelijk dit ding kunnen bouwen.
1991'e geldiğimizde, inşaatı nihayet tamamlamıştık.Mais en 1991 on l'a enfin construite.
1991'e geldiğimizde, inşaatı nihayet tamamlamıştık.Nhưng tới năm 1991 thì chúng tôi mới hoàn thành việc xây dựng.
1991'e geldiğimizde, inşaatı nihayet tamamlamıştık.Pada tahun 1991 kami akhirnya berhasil membuatnya.
1991'e geldiğimizde, inşaatı nihayet tamamlamıştık.Pero para el año 1991 finalmente teníamos esta cosa construida.
1991'e geldiğimizde, inşaatı nihayet tamamlamıştık. Ve artık içeriye girip, başlamamızın zamanı gelmişti.Tuttavia, entro il '91 finalmente era pronta: era giunto il momento di entrarci e fare un tentativo.
1991'e geldiğimizde, inşaatı nihayet tamamlamıştık.Но до 1991-ва, най-накрая я бяхме построили.
1991'e geldiğimizde, inşaatı nihayet tamamlamıştık.Но к 1991 мы наконец-то её построили.
1991'e geldiğimizde, inşaatı nihayet tamamlamıştık.אולם עד 1991 הצלחנו סוף סוף לבנות את הדבר הזה.
1991'e geldiğimizde, inşaatı nihayet tamamlamıştık.ولكن بحلول عام 1991 تمكنا في النهاية من إنشائه.
1991'e geldiğimizde, inşaatı nihayet tamamlamıştık.バイオスフィア2が建造されました そして我々は
Aa, başardın! Nihayet tamir edildi.Por fin está arreglado.
Aa, başardın! Nihayet tamir edildi.Sinä sait sen korjattua.
A, B, C, D, E, F aşamalarını geçiyor. Ve nihayet kaçma aşamasını durduruyor.Anh ta đi qua điểm A, B, C,D,E,F cuối cùng anh ta dừng ở giai đoạn nước rút
Ama Gregor bu öngörü vardı. Yöneticisi, geri düzenlenen sakinleşti olmalıdır ikna ve nihayet üzerinde kazandı.그러나 그레고르이 치밀했다. 매니저, 다시 개최 진정해야합니다
Ama Gregor bu öngörü vardı. Yöneticisi, geri düzenlenen sakinleşti olmalıdır ikna ve nihayet üzerinde kazandı.Menedżer musi być powstrzymywane, uspokoił się, przekonany, i Rawicza.
Ama Gregor bu öngörü vardı. Yöneticisi, geri düzenlenen sakinleşti olmalıdır ikna ve nihayet üzerinde kazandı.Руководитель должен быть сдерживается, успокоился, убежден, и, наконец, победил.
Ama Gregor bu öngörü vardı. Yöneticisi, geri düzenlenen sakinleşti olmalıdır ikna ve nihayet üzerinde kazandı.אבל זה היה גרגור הנולד. מנהל חייב להיות התאפק, נרגע,
Ama Gregor bu öngörü vardı. Yöneticisi, geri düzenlenen sakinleşti olmalıdır ikna ve nihayet üzerinde kazandı.ولكن هذا كان غريغور التبصر. يجب أن يكون عقد مدير الظهر ، هدأت ،
Ama Gregor bu öngörü vardı. Yöneticisi, geri düzenlenen sakinleşti olmalıdır ikna ve nihayet üzerinde kazandı.確信し、そして最後に以上勝った。
Ama nihayet, akıbetimiz belli oldu.De csak ez az eredménye a várakozásnak.
Ama nihayet, akıbetimiz belli oldu.Mais voilà le résultat de toute cette attente ?!
Ama nihayet, akıbetimiz belli oldu.Αλλά το αποτέλεσμα που περιμέναμε είναι αυτό
Ama nihayet, akıbetimiz belli oldu....لكن في النهاية هذه هي النتيجة
Ama nihayetinde, bu sadece takımlarımızın ortaya koyduğu sıkı çalışmayla ilgili değil.Aan het einde van de dag gaat het niet alleen over hoe hard we werkten.
Ama nihayetinde, bu sadece takımlarımızın ortaya koyduğu sıkı çalışmayla ilgili değil.Aber am Ende des Tages geht es nicht um die harte Arbeit unseres Teams. Diese
Ama nihayetinde, bu sadece takımlarımızın ortaya koyduğu sıkı çalışmayla ilgili değil.At the end of the day, however, it's not just about the hard work our teams have done.
Ama nihayetinde, bu sadece takımlarımızın ortaya koyduğu sıkı çalışmayla ilgili değil.In fin dei conti, comunque, l'importante non sarà solo il lavoro che i nostri team hanno fatto.
Ama nihayetinde, bu sadece takımlarımızın ortaya koyduğu sıkı çalışmayla ilgili değil.Pentru ca, in cele din urma nu este vorba doar de munca grea realizata de catre echipele noastre.
Ama nihayetinde, bu sadece takımlarımızın ortaya koyduğu sıkı çalışmayla ilgili değil.Y gracias por apoyarnos. Gracias por pasar tres días de sus vidas aquí en la conferencia Google I/O.
Ama nihayetinde, bu sadece takımlarımızın ortaya koyduğu sıkı çalışmayla ilgili değil.Στο τέλος της ημέρας, ωστόσο, δεν είναι τόσο η σκληρή δουλειά που θα έχουν κάνει οι ομάδες μας.
Ama nihayetinde, bu sadece takımlarımızın ortaya koyduğu sıkı çalışmayla ilgili değil.И вконце концов, ни смотря ни на что, эта конференция не только о тяжелой работе проделанной нашими командами.
Ama nihayetinde, bu sadece takımlarımızın ortaya koyduğu sıkı çalışmayla ilgili değil.בסופו של דבר, לא מדובר רק בעבודה הקשה של הצוותים שלנו.
Ama nihayetinde, bu sadece takımlarımızın ortaya koyduğu sıkı çalışmayla ilgili değil.مع نهاية اليوم، لا يقتصر الأمر على المجهود الكبير الذي بذلته فرقنا في العمل، هذا
Ama nihayetinde, bu sadece takımlarımızın ortaya koyduğu sıkı çalışmayla ilgili değil.このコンファレンスは 開発者の皆様のものなのです
Ama nihayetinde, bu sadece takımlarımızın ortaya koyduğu sıkı çalışmayla ilgili değil.然而,在這一天的尾聲 我們的焦點並不只在於團隊付出的心力
Ama nihayetinde işinizde, önemli olan sizin fikriniz değildir.Ale dobrze wiesz, że koniec końców, w biznesie nie chodzi o twoją opinię.
Ama nihayetinde işinizde, önemli olan sizin fikriniz değildir.하지만 결국 사업에서 중요한 건 본인의 의견이 아니에요
Ama nihayetinde işinizde, önemli olan sizin fikriniz değildir.Pero, en últimas, su negocio no puede basarse en su opinión.
Ama nihayetinde işinizde, önemli olan sizin fikriniz değildir.Але в кінці-кінців ваш бізнес не має жодного стосунку до вашої думки.
Ama nihayetinde işinizde, önemli olan sizin fikriniz değildir.لكن في النهاية لا شأن لعملك التجاري برأيك.
Ama nihayetinde işinizde, önemli olan sizin fikriniz değildir.顧客から"これが重要"と教えられることが大切なのです
Ama nihayetinde oğlum da bir öğretmen oldu.Mais c'est une sorte de coup du destin. Tel père, tel fils.
Ancak nihayetinde 12 ülke haline geldi.하지만 결국 12개국으로 커지게 됩니다.
Ancak nihayetinde 12 ülke haline geldi. Avrupa Birliği bayrağındaki 12 yıldız bu ülkeler oluyor.Aber schließlich wuchs sie auf 12 Länder, und dies sind die 12 Sterne auf der Europäischen Flagge.
Ancak nihayetinde 12 ülke haline geldi. Avrupa Birliği bayrağındaki 12 yıldız bu ülkeler oluyor.Ale w końcu rozrosła się do 12 krajów, które symbolizuje 12 gwiazdek na europejskiej fladze.
Ancak nihayetinde 12 ülke haline geldi. Avrupa Birliği bayrağındaki 12 yıldız bu ülkeler oluyor.È cresciuta però fino a includere 12 paesi, queste sono le 12 stelle sulla bandiera europea.
Ancak nihayetinde 12 ülke haline geldi. Avrupa Birliği bayrağındaki 12 yıldız bu ülkeler oluyor.Namun pada akhirnya lembaga ini tumbuh menjadi 12 negara, dan itulah ke-12 bintang yang ada di bendera mereka.
Ancak nihayetinde 12 ülke haline geldi. Avrupa Birliği bayrağındaki 12 yıldız bu ülkeler oluyor.Végül 12 országgá bővült, ezt jelképezi az európai zászló 12 csillaga.
Ancak nihayetinde 12 ülke haline geldi.Dar în cele din urmă a crescut la 12 țări.
Ancak nihayetinde 12 ülke haline geldi.EU の旗にある12の星は これらの国々を示しています
Ancak nihayetinde 12 ülke haline geldi.Maar het groeide uiteindelijk uit tot 12 landen.

İlgili Sayfalar