1947 Hindistan nihayet özgürlüğüne kavuşuyor.Em 1947, a Índia ganha finalmente a sua independência.
1947 Hindistan nihayet özgürlüğüne kavuşuyor.En 1947 India finalmente gana su independencia.
1947 Hindistan nihayet özgürlüğüne kavuşuyor.En 1947, l'Inde gagna finalement son indépendance.
1947 Hindistan nihayet özgürlüğüne kavuşuyor.I 1947 får Indien omsider sin uafhængighed.
1947 Hindistan nihayet özgürlüğüne kavuşuyor.În 1947, India reuşeşte în sfârşit să-şi câştige independenţa.
1947 Hindistan nihayet özgürlüğüne kavuşuyor.In 1947 kreeg India eindelijk zijn onafhankelijkheid.
1947 Hindistan nihayet özgürlüğüne kavuşuyor.India 1947-ben végre elnyerte függetlenségét.
1947 Hindistan nihayet özgürlüğüne kavuşuyor.Pada tahun 1947, India akhirnya memperoleh kemerdekaannya.
1947 Hindistan nihayet özgürlüğüne kavuşuyor.Roku 1947 Indie konečně získala nezávislost.
1947 Hindistan nihayet özgürlüğüne kavuşuyor.Vào năm 1947, Ấn Độ cuối cùng đã giành được độc lập.
1947 Hindistan nihayet özgürlüğüne kavuşuyor.V roku 1947 India konečne získala nezávislosť.
1947 Hindistan nihayet özgürlüğüne kavuşuyor.Vuonna 1947 Intia lopulta saavutti itsenäisyytensä.
1947 Hindistan nihayet özgürlüğüne kavuşuyor.W 1947 Indie w końcu odzyskały swoją niepodległość.
1947 Hindistan nihayet özgürlüğüne kavuşuyor.Το 1947 η Ινδία τελικά κέρδισε την ανεξαρτησία της.
1947 Hindistan nihayet özgürlüğüne kavuşuyor.През 1947 г. Индия най-после спечелва независимостта си.
1947 Hindistan nihayet özgürlüğüne kavuşuyor.У1947 році Індія нарешті здобула незалежність.
1947 Hindistan nihayet özgürlüğüne kavuşuyor.أخيراً عام 1947 الهند حصلت على الإستقلال.
1947 Hindistan nihayet özgürlüğüne kavuşuyor.独立を獲得し、 国旗を掲げ、主権国家になりました。
1991'e geldiğimizde, inşaatı nihayet tamamlamıştık.어쨌든 1991년에 우리는 마침내 그것을 완공했습니다.
1991'e geldiğimizde, inşaatı nihayet tamamlamıştık.Aber 1991 waren wir endlich mit dem Bau fertig.
1991'e geldiğimizde, inşaatı nihayet tamamlamıştık.A do roku 1991 jsme konečně zvládli vše postavit.
1991'e geldiğimizde, inşaatı nihayet tamamlamıştık.Budowę zakończyliśmy wreszcie w roku 1991. Budowę zakończyliśmy wreszcie w roku 1991.
1991'e geldiğimizde, inşaatı nihayet tamamlamıştık.Dar prin 1991 am reuşit în sfârşit să construim treaba asta.
1991'e geldiğimizde, inşaatı nihayet tamamlamıştık.Maar in 1991 hadden we eindelijk dit ding kunnen bouwen.
1991'e geldiğimizde, inşaatı nihayet tamamlamıştık.Mais en 1991 on l'a enfin construite.
1991'e geldiğimizde, inşaatı nihayet tamamlamıştık.Nhưng tới năm 1991 thì chúng tôi mới hoàn thành việc xây dựng.
1991'e geldiğimizde, inşaatı nihayet tamamlamıştık.Pada tahun 1991 kami akhirnya berhasil membuatnya.
1991'e geldiğimizde, inşaatı nihayet tamamlamıştık.Pero para el año 1991 finalmente teníamos esta cosa construida.
1991'e geldiğimizde, inşaatı nihayet tamamlamıştık. Ve artık içeriye girip, başlamamızın zamanı gelmişti.Tuttavia, entro il '91 finalmente era pronta: era giunto il momento di entrarci e fare un tentativo.
1991'e geldiğimizde, inşaatı nihayet tamamlamıştık.Но до 1991-ва, най-накрая я бяхме построили.
1991'e geldiğimizde, inşaatı nihayet tamamlamıştık.Но к 1991 мы наконец-то её построили.
1991'e geldiğimizde, inşaatı nihayet tamamlamıştık.אולם עד 1991 הצלחנו סוף סוף לבנות את הדבר הזה.
1991'e geldiğimizde, inşaatı nihayet tamamlamıştık.ولكن بحلول عام 1991 تمكنا في النهاية من إنشائه.
1991'e geldiğimizde, inşaatı nihayet tamamlamıştık.バイオスフィア2が建造されました そして我々は
Aa, başardın! Nihayet tamir edildi.Por fin está arreglado.
Aa, başardın! Nihayet tamir edildi.Sinä sait sen korjattua.
A, B, C, D, E, F aşamalarını geçiyor. Ve nihayet kaçma aşamasını durduruyor.Anh ta đi qua điểm A, B, C,D,E,F cuối cùng anh ta dừng ở giai đoạn nước rút
Ama Gregor bu öngörü vardı. Yöneticisi, geri düzenlenen sakinleşti olmalıdır ikna ve nihayet üzerinde kazandı.그러나 그레고르이 치밀했다. 매니저, 다시 개최 진정해야합니다
Ama Gregor bu öngörü vardı. Yöneticisi, geri düzenlenen sakinleşti olmalıdır ikna ve nihayet üzerinde kazandı.Menedżer musi być powstrzymywane, uspokoił się, przekonany, i Rawicza.
Ama Gregor bu öngörü vardı. Yöneticisi, geri düzenlenen sakinleşti olmalıdır ikna ve nihayet üzerinde kazandı.Руководитель должен быть сдерживается, успокоился, убежден, и, наконец, победил.
Ama Gregor bu öngörü vardı. Yöneticisi, geri düzenlenen sakinleşti olmalıdır ikna ve nihayet üzerinde kazandı.אבל זה היה גרגור הנולד. מנהל חייב להיות התאפק, נרגע,
Ama Gregor bu öngörü vardı. Yöneticisi, geri düzenlenen sakinleşti olmalıdır ikna ve nihayet üzerinde kazandı.ولكن هذا كان غريغور التبصر. يجب أن يكون عقد مدير الظهر ، هدأت ،
Ama Gregor bu öngörü vardı. Yöneticisi, geri düzenlenen sakinleşti olmalıdır ikna ve nihayet üzerinde kazandı.確信し、そして最後に以上勝った。
Ama nihayet, akıbetimiz belli oldu.De csak ez az eredménye a várakozásnak.
Ama nihayet, akıbetimiz belli oldu.Mais voilà le résultat de toute cette attente ?!
Ama nihayet, akıbetimiz belli oldu.Αλλά το αποτέλεσμα που περιμέναμε είναι αυτό
Ama nihayet, akıbetimiz belli oldu....لكن في النهاية هذه هي النتيجة
Ama nihayetinde, bu sadece takımlarımızın ortaya koyduğu sıkı çalışmayla ilgili değil.Aan het einde van de dag gaat het niet alleen over hoe hard we werkten.
Ama nihayetinde, bu sadece takımlarımızın ortaya koyduğu sıkı çalışmayla ilgili değil.Aber am Ende des Tages geht es nicht um die harte Arbeit unseres Teams. Diese
Ama nihayetinde, bu sadece takımlarımızın ortaya koyduğu sıkı çalışmayla ilgili değil.At the end of the day, however, it's not just about the hard work our teams have done.
Ama nihayetinde, bu sadece takımlarımızın ortaya koyduğu sıkı çalışmayla ilgili değil.In fin dei conti, comunque, l'importante non sarà solo il lavoro che i nostri team hanno fatto.
Ama nihayetinde, bu sadece takımlarımızın ortaya koyduğu sıkı çalışmayla ilgili değil.Pentru ca, in cele din urma nu este vorba doar de munca grea realizata de catre echipele noastre.
Ama nihayetinde, bu sadece takımlarımızın ortaya koyduğu sıkı çalışmayla ilgili değil.Y gracias por apoyarnos. Gracias por pasar tres días de sus vidas aquí en la conferencia Google I/O.
Ama nihayetinde, bu sadece takımlarımızın ortaya koyduğu sıkı çalışmayla ilgili değil.Στο τέλος της ημέρας, ωστόσο, δεν είναι τόσο η σκληρή δουλειά που θα έχουν κάνει οι ομάδες μας.
Ama nihayetinde, bu sadece takımlarımızın ortaya koyduğu sıkı çalışmayla ilgili değil.И вконце концов, ни смотря ни на что, эта конференция не только о тяжелой работе проделанной нашими командами.
Ama nihayetinde, bu sadece takımlarımızın ortaya koyduğu sıkı çalışmayla ilgili değil.בסופו של דבר, לא מדובר רק בעבודה הקשה של הצוותים שלנו.
Ama nihayetinde, bu sadece takımlarımızın ortaya koyduğu sıkı çalışmayla ilgili değil.مع نهاية اليوم، لا يقتصر الأمر على المجهود الكبير الذي بذلته فرقنا في العمل، هذا
Ama nihayetinde, bu sadece takımlarımızın ortaya koyduğu sıkı çalışmayla ilgili değil.このコンファレンスは 開発者の皆様のものなのです
Ama nihayetinde, bu sadece takımlarımızın ortaya koyduğu sıkı çalışmayla ilgili değil.然而,在這一天的尾聲 我們的焦點並不只在於團隊付出的心力
Ama nihayetinde işinizde, önemli olan sizin fikriniz değildir.Ale dobrze wiesz, że koniec końców, w biznesie nie chodzi o twoją opinię.