Nihayet onları bulduk.そして、ようやく奴らを見つけた。
Nihayet babamı öldürdünüz.よくも父を殺したな。
Salınımların varlığı nihayet 1998 yılındaki Süper-Kamiokande deneyinde kanıtlandı.この現象の存在は、最終的に1998年のスーパーカミオカンデ実験によって証明された。
Beş ay kuşatmadan sonra, Thomas'a bağlı insanlar nihayetinde aç atları ve zulalarındakileri yemeye başladılar.封鎖から5ヶ月後、トマスの部下たちは最終的に飢えた馬と彼らの持つ革を食べることを余儀なくされた。
Ve nihayet, evren bir bütün olarak iyi olmalı ya da yetkin bir iyilik haline doğru gelişmelidir.これらの善い報いを受けるべき因としての善行を善根(ぜんごん)功徳または功徳善根などという。
Nihayet, gerçek ölümünde cezalandırılır.その後獄中で死亡する。
Nihayet Narin hamile kalmıştır.最終的に項武の子を産む。
Hangisiyle çağırırsanız çağırın, nihayet en güzel isimler O’nundur."召喚者の求めに応じて優れた使い魔を与えてもくれる。
Nihayet 1902 yılında Almanya'da uyuşturucu olarak sentez edildi.日本では1970年に麻薬に指定された。
Nihayet 2 Mayıs'ta Kızıl Ordu binanın tümünde kontrolü sağladı.最終的には5月2日に赤軍は議事堂を完全制圧した。
Ve nihayet Titanlar (6 tanrı ve 6 tanrıçadan oluşan) oluşturuldu.ユーピテル大神を含む6人の男神と6人の女神に組成される。
Nihayet arabacım da kaçtı.しかも、はねた車はそのまま逃走してしまった。
Kasım 1838'de nihayet Emma'ya evlilik teklif eden Darwin, Ocak 1839'da evlendi.結局ダーウィンは11月にプロポーズし、1839年1月に結婚した。
Nihayetinde, Payne söylentilere rağmen aradığı yüksek profilli aktör olarak Will Forte’u seçti.知名度の高い俳優になると噂されていたにもかかわらず、最終的にウィル・フォーテがペインによって選ばれた。
Aile nihayet 1963 yılında Güney Kaliforniya'ya yerleşebilmiştir.1964年、家族で南カリフォルニアに引っ越し。
Bunun sonucunda, nihayet anlaşma sağlayabildiler.だが最終的に、合意らしきものは得られた。
En nihayet Juno ortaya çıkar.最奥地にはホウオウが出現する。
Nihayet onu görür ve tekrar buluşurlar.後ろを向き鰓を目に見立てて威嚇する。
Su şebekesi nihayet 2010 yılında yapılmıştır fakat yetersizdir.最初の録音は2000年に行われたが、不完全なものだった。
23 Eylül 1806 günü, 12.000 km yol kat ederek nihayet St. Louis'ye vardılar.そして1806年9月23日、遂に探検隊は出発地であるセントルイスへ到着したのである。
Nihayetinde 1991'de bitti.ただし1991年に終了。
Doktorlar nihayet yolculuk için ikna olur.最終的には医者に見放されている。
Nihayet geri dönüş yolculuğu için hazırlıklar tamamlandı.最終的に修の元へと収まった。
Sadareti 6 buçuk ay sonunda nihayet buldu.6年半ぶりの復帰を果たした。
Nihayetinde Red John'un kim olduğunu öğrenen Patrick onu öldürmüştür.マンス・レイダーの末路を聞かれたジョンは自分が殺したと認める。
Nihayetinde bir sonraki sene görüşmek üzere misafirler uğurlanır.来年からもよろしくお願いします。
Takım nihayet 2003'te dağıldı.ユニットは2003年に解散した。
Nihayet iki savaşçı atlarını koşturmayı başladı.この時、2体の騎馬を倒す戦功をあげる。
Ve nihayetinde de gerçeklerle yüzleşmek zorunda kalır.最終的に事件の真相にたどり着くのは彼である。
Nihayet sarayı istila etti.大庭城を築城した。
Gece nihayet UFO' lar tekrar ziyarete gelir.夜になるとゾンビが戻っていく場所。
İyi haber, insanların nihayet yıldızlara ulaşmış olmaları.棒も先に星が付いた物になった。
Nihayetinde bir sonraki hafta bir numaranın sahibi oldu.翌週には1位を獲得。
8. yüzyılın başlağıcında nihayet başardılar.8世紀の初めに成立した。
Nihayet 6 Mart 1512 tarihinde yeniçeriler "Bizi zaferden zafere koşturacak bir padişah isteriz!"1936年3月15日の東亜日報は「春窮を弄ぶ悪魔!
Nihayetinde de topuğundan okla vurularak ölür.最期は立花に射殺される。
Nihayet Cobain aşağı inmeye ikna edildi.最終的に小佐野に軍配があがった。
Nevruz öncesindeki son Çarşamba gününde nihayet yer (toprak) uyanır, nefes almaya başlar.最終話のエンディングでは昼を背景に綾乃と煉が和麻に手を差し伸べる。
Nihayet, 1921 yılında keşif seferi için hazırdı.そこには1921年のある発見が記録されていた。
Günün en önemli noktası, Ömer'e lanet ve hakaret edilmesi ve nihayetinde sembolik bir şekilde yakılmasıydı.終盤では皮肉にもサンコーの機転によって燃やされ、焼き尽くされ今度こそ滅された。
Bu stok nihayet 2005'te tüketildi.この石碑は2005年に竣工した。
Nihayet yemekte ev sahibiyle tanışırlar.家族で弁当屋を営む。
Nihayet Harzemşah üzerine yürüyen Alâeddin Keykubad, Sivas yakınında Eyyûbî Hükümdarı Melik Eşref’le buluştu.抵抗する依田信蕃の田中城主を迂回して駿府に入った。
Yani, nihayetinde parçalanmak için çekirdeğe geri gönderilirler.やがて播磨に縁談が持ち込まれる。
Nihayet, kanıtladı ve 10.000 frank ödülü aldı.マーシャルは賞与金10,000フランを下賜された。
Nihayet 775 yılında V. Konstantinos, Bulgarlara karşı düzenlediği bir sefer esnasında ölmüştür.775年に病没するまでコンスタンティノス5世はブルガリアと戦い続けた。
Nihayet o eski arkadaşı ile irtibata geçebildi.ついに彼女は旧友と連絡をとることができた。
Nihayet doktor olma hayali gerçekleşti.ついに彼女の医者になるという夢は実現した。
Nihayetinde Rabi hala batıya gitmemiş ama Manhattan Projesine danışman olarak çalışmayı kabul etmişti.拉比到最後還是沒有到美國西部去,但就同意了擔任曼哈頓計劃的顧問。
Nihayet, gerçek ölümünde cezalandırılır.」賊畏死故復言歸依法。
Ve nihayetinde de gerçeklerle yüzleşmek zorunda kalır.可是,他們終究要面對現實。
Nihayet onları bulduk.終於……終於找到了。
Oyuncu karakteri nihayetinde çarpışmalarda mahvolur, cesetlerle dolu bir kamyonun kasasında uyanır.玩家最终陷入战争中,并在装满尸体的卡车后面醒来。
Bu nihayetinde Dünya Kadınlar Günü olarak kurumsallaştırıldı.该日后来成为妇女平等日。
Nihayet babamı öldürdünüz.最後死於父親殺驅手上。
Einstein olmasa da, pek çok bilim insanı nihayetinde klasik teorileri terk etti.除了爱因斯坦等少数外,大多数物理学家都最终放弃了经典统一场论。
Kilise nihayetinde Gloucester Katedrali olmuştur.这所教堂后来成为格洛斯特大教堂。
Nihayet, 1921 yılında keşif seferi için hazırdı.1921年,在偶然發現的情況下,當時進行了緊急挖掘調查。
Aile nihayet 1963 yılında Güney Kaliforniya'ya yerleşebilmiştir.1966年,公司搬到南加州。
Nihayet İncil'deki bir öyküden ilham alarak oğlunu kurban etmeye kalkar.因為其子被預言為毀滅世界的惡魔,所以將嬰兒時的愛送至現代。