Weichs nihayet, 25 Mart 1945 tarihinde emekli oldu.Natsi-Saksan luhistuessa Weichs jäi eläkkeelle 25. maaliskuuta 1945.
1957 yılında bazı mahkûmlar için af çıktı ve nihayet Landsberg Hapishanesi'nden serbest bırakıldı.Hänet armahdettiin kuitenkin jo vuonna 1957 ja vapautettiin Landsbergin vankilasta.
Nihayet arabacım da kaçtı.Myös autolla saattoi ajaa.
Nihayet Narin hamile kalmıştır.Sitten alkaa onnistunut raskaus.
Nihayetinde Arjantinliler, Uruguay'a girdi.Lopulta Argentiina kuitenkin taipui Uruguaylle finaalissa.
Ama nihayetinde ABD başkanlık seçimlerini Richard Nixon'a karşı kaybetti.He kuitenkin hävisivät vaalit Richard Nixonille.
Nihayetinde, gece yarısı olur ve Oliver'ın yanına verandada yaklaşır.Keskiyöllä hän saapuu tapaamiseen, jolloin hän ja Oliver harrastavat seksiä.
Nihayet, kanıtladı ve 10.000 frank ödülü aldı.Hän voitti kilpailun ja sai palkinnoksi 10 000 euroa.
Nihayet Rus tarafı baskından farkedebilirdi ve ateş etmeye başladı.Kun venäläisten etujoukko havaitsi suomalaisjoukon keskustan, se pysähtyi ja levittäytyi tulitaistelua varten.
Yarım küre şeklinde, daha sonra tümsek, nihayet yayvandır.Sienen lakki on aluksi puolipallomainen, sittemmin laakea ja lopulta kuopalla.
Nihayet babamı öldürdünüz.Tappoi isänsä.
Daha sonra cedelî, ardından sofistâî ve nihayet en son burhanî metotlar gelişir.Kauden edetessä esim. pajupensaat yleistyivät, sitten vaivaiskoivut ja lopulta pitkät koivut.
Nihayet onları bulduk.Lopulta he kuitenkin paljastuvat.
Daha sonra aynı yıl nihayet NBA'ya adım atabildi.Myöhemmin samana vuonna hän jälleen kerran solmi sopimuksen WB:n kanssa.
Önemli tarihsel varsayımlar nihayet ispatlandı.Lopultakin elementtipedot olivat lopullisesti voitettu.
Nihayetinde bir sonraki hafta bir numaranın sahibi oldu.Seuraavana vuonna hän pelasi seurassa numerolla yksi.
Litvanya Komünist Partisi nihayetinde Ağustos 1991 tarihinde yasaklandı.SMP:n rivit olivat hajalla elokuun 1991 puoluekokouksessa.
John nihayet 1203 yılında Arthur'u ele geçirip öldürdü.Juhana kuitenkin löi ja vangitsi Arthurin 31. heinäkuuta 1202lähde?.
Başlarda yenilse de nihayetinde Balas, I. Demetrius Soter'i MÖ 150'de mağlup etti.Aleksanterin sotatoimet takeltelivat aluksi, mutta lopulta hän löi Demetrioksen 150 eaa.
"Tamam, pekala", Willie nihayet kabul etti."No hyvä on sitten", Willie myöntyi lopulta.
Önemli tarihsel varsayımlar nihayet ispatlandı.Αξιοσημείωτες ιστορικές εικασίες τελικά αποδείχθηκαν.
Nihayetinde önceki status quo geri konuldu.Τελικώς, το προηγούμενο status quo επανήλθε.
Nihayet, 1904'te, Vasnetso peri masalı binalarının en bilineni olan Tretyakov Galerisi'ni tasarladı.Τέλος, το 1904, ο Βασνετσόφ σχεδίασε το πιο γνωστό από τα κτίρια του, την Πινακοθήκη Τρετιακώφ.
Nihayet 1 Temmuz'da, saldırının 5 Temmuz'da başlayacağı emri yayınlandı.Η επίθεση ξεκίνησε στις 5 Ιουλίου.
Bu nihayetinde Dünya Kadınlar Günü olarak kurumsallaştırıldı.Από τότε, αυτή η ημέρα εορτάζεται ως παγκόσμια ημέρα των εργατών.
Nihayet 1963 yılında bu şansı yakaladı.Έλαβε την αρίθμησή της το 1963.
1394 yılında, nihayet Timurlenk tarafından tahrip edildi.Το 1354 καταστράφηκε από τους Γενοβέζους.
Cezayir nihayet 5 Temmuz 1962'de Fransa'dan bağımsızlık elde etti.Η Αλγερία ανακηρύχθηκε ανεξάρτητη τις 5 Ιουλίου 1962.
Nihayet onları bulduk.Τελικά τις χάσανε.
Nihayetinde bu olaylar onu gölge dünyasına çeker.Τα γεγονότα τελικά θα τον διέψευδαν.
Nihayet iki savaşçı atlarını koşturmayı başladı.Τελικά προτιμήθηκε η κατασκευή δύο ξεχωριστών μαχητικών.
Nihayet 2011 yılında ülkesine, Minsk şehrine geri döndü.Το 2011 επέστρεψε στο Μινσκ.
Bundan sonra bir PR acentesında, sonra bir galeride ve nihayet Londra'da bir yayınevinde çalışmıştır.Αργότερα εργάστηκε σε δύο εταιρίες δημοσίων σχέσεων στο Λονδίνο και στη συνέχεια σε εκδοτική εταιρεία.
Yani, nihayetinde parçalanmak için çekirdeğe geri gönderilirler.Τελικά, επιστρέφουν στην ερειπωμένη Καστοριά, όπου διαλύονται.
Nihayet onları bulduk.Vi har endelig fundet ham.
Arkadan yapılan bir sarma taarruzu Almanların nihayet bu bölgede bir tutunma noktası elde etmesini sağladı.Et omgående angreb bagfra gav til sidst tyskerne et ståsted i denne del af byen.
Nihayet 1986'da, Vietnam yetkililerin gözetimi altında, Küba'da eğitimini sürdürmesine izin verildi.I 1986 fik Phúc dog tilladelse af regeringen til at fortsætte sine studier i Cuba.
Bunun sonucunda, nihayet anlaşma sağlayabildiler.Til sidst lykkedes det dog at komme frem til et kompromis.
Nihayet, 1933 yılında TBMM Gölcük'ü, Türk Deniz Kuvvetleri ana deniz üssü olarak kabul etti.I 1933 fik Gölcük officiel status som Tyrkiets primære flådestation.
Tipik şeklinde, makülden papüle evrim geçirir ve nihayetinde aşınma ya da ülsere dönüşür.I dets klassiske form udvikler det sig fra et macula til en papel og endeligt til en erosion eller en ulcus.
Nihayet arabacım da kaçtı.Næste vogn blev også afsporet.
Nihayet babamı öldürdünüz.Til sidst dræbte de hende.
Nihayet, 1830'da Temmuz Devrimi ile tahttan uzaklaştırıldılar.Han blev afsat ved Julirevolutionen i 1830.
Slash nihayet Ekim 1996'da Rose'la olan farklılıklarından dolayı Guns N 'Roses'i bıraktı.Slash gik fra Guns N' Roses i 1996, grundet uenigheder med forsangeren Axl Rose.
Nihayet 2011 yılında ülkesine, Minsk şehrine geri döndü.Hun flyttede tilbage til Minsk i 2011.
Bu arada Lincoln nihayet L.J.’e ulaşır.Jokeren flopper: Langt efter L.O.C..
Nihayet Fato evlenir.Per Pallesen skal giftes.
Nihayet 1830'da anlaşmaya varılabildi.Ordningen ophørte i 1830.
Buenos Aires nihayet 1776 yılında Peru Eyaleti'nden ayrılıp Río de la Plata Eyaleti'nin başkenti oldu.I 1776 blev Buenos Aires gjort til hovedstad i vicekongedømmet Río de la Plata.
Bu sırada ihtiyar, elinde aşk kadehiyle gelir; Kerem kadehi alıp içer ve nihayet aşkına kavuşur.Tilbage i nutiden undskylder manden til sin elskerinde og drikker senere sprut, mens de forsones.
Su şebekesi nihayet 2010 yılında yapılmıştır fakat yetersizdir.I 2010 gik det igen bedre, men ikke god nok.
Nihayet yemekte ev sahibiyle tanışırlar.Er gæst ved middagsselskaberne.
Ama nihayetinde ABD başkanlık seçimlerini Richard Nixon'a karşı kaybetti.Samtidig førte USA økonomisk krig mod Chile på ordre fra USA's præsident Richard Nixon.
Batı Roma İmparatorluğu nihayet 476'da sona erdi.Det Vestromerske rige kollapsede omkring 476.
Victoria ile Ted ayrılırken, Robin Ted'e kızar ancak nihayetinde Robin ile Ted çıkmaya başlarlar.Ted og Victoria slår op, og efter et stykke tid begynder han endelig at date Robin.
Nihayet biz inananları, düşmanlarına karşı destekledik.Bare skalletaket ble reddet av de troende.
Nihayet İncil'deki bir öyküden ilham alarak oğlunu kurban etmeye kalkar.Han er blitt gjenstand for kritiske betenkninger for sine åpåstander om å være Appointed Son of God.
Noldor, nihayetinde toparlanıp savunma yapabilmiş ise de kayıpları çok büyük olmuştur.Noldoene greide endelig å sette opp et forsvar, men deres tap var store.
Cezayir nihayet 5 Temmuz 1962'de Fransa'dan bağımsızlık elde etti.Algerie vant selvstendighet 5. juli 1962.
Nihayet 62 yılında saray muhafızı Tigellinus Faustus'un öldürülmesi için suikastçileri gönderdi.I 62 ble en vaktmann ved palasset, Tigellinus, sendt for å myrde Faustus.