Ana içeriğe geç
Sözlük

nihayet ile cümle

nihayet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Nihayet kar yağıyor!Finally, it's snowing!
Benim sıram nihayet geldi.My turn finally came.
Dönem sınavları nihayet bitti.The semester exams are finally over.
Tüm hafta sonu sıkı çalıştıktan sonra, nihayet yaşanabilir bir daireye sahibiz.After working hard all the weekend, finally we have a livable apartment!
Nihayet, ilk bölümü bitirdik.At least, we finished the first part.
Sonunda nihayet ben de geldim.At last I finally arrived too.
Tom nihayet adını değiştirdi.Tom finally changed his name.
Nihayet kararımı verdim.I've finally made up my mind.
Nihayet bir karar verdim.I've finally made a decision.
Tom nihayet geldi.Tom finally arrived.
O nihayet oluyor.It's finally happening.
Uzun bir tartışmadan sonra, ben nihayet boyun eğdim.After a long argument, I finally gave in.
Nihayet zil çaldı.Finally, the bell rang.
Nihayet anahtarlarımı buldum.I finally found my keys.
Nihayet Tom'a telefonda eriştim.I finally got Tom on the phone.
Nihayet ihtiyaç duyduğum her şeyim var.I finally have everything I need.
Kâşifler nihayet hedefine ulaştı.The explorers finally reached their goal.
Okul nihayet bitti.School is finally over.
Hafta nihayet bitti.The week is finally over.
Nihayet bu üç hafta içinde aldığım postayı yanıtlamak için zamanım var.Finally I have time to reply to the mail I received these three weeks.
O nihayet Savaş ve Barış'ı okudu.She finally read War and Peace.
Nihayet tanıştığımıza sevindim.I'm glad to finally meet you.
Nihayet serbest bırakıldım.I was eventually released.
Bunu nihayet kabul ettiğini görüyorum.I see you finally admit it!
Nihayet bitti.It's finally finished.
Tom nihayet bize yardım etmeye karar verdi.Tom finally decided he would help us.
Tom nihayet bize inanıyor.Tom finally believes us.
Tom nihayet oturdu.Tom finally sat down.
Tom nihayet yakalanmıştı.Tom was finally captured.
Voyager 1 nihayet yıldızlararası uzaya ulaştı.Voyager 1 has finally reached interstellar space.
Ben sonsuza kadar bekledim ve nihayet John geldi.I waited forever, and finally, John came.
Onlar nihayet caddemize kaldırım döşedi.They've finally paved our street.
Tom nihayet Mary'nin ne yaptığını fark etti.Tom finally noticed what Mary was doing.
Tom nihayet Mary'nin dikkatini çekti.Tom finally got Mary's attention.
Tom nihayet Mary ile tanıştı.Tom finally met Mary.
Nihayet gelebildin.It's about time you showed up.
Belki bu yıl nihayet Eurovision'u kazanırız.Maybe this year we'll finally win Eurovision.
Biz nihayet göle ulaştık.We finally reached the lake.
Hazine nihayet ellerimde!The treasure is finally in my hands!
Sen onun nihayet eve geri döndüğünü zaten duydun mu?Have you heard already that he has finally returned home?
Tom nihayet Mary ile irtibat kurabildi.Tom was finally able to get in touch with Mary.
Tom nihayet arabasını çalıştırabildi.Tom was finally able to get his car started.
Çocuklar nihayet uyuyor.The kids are finally asleep.
Nihayet işler bir araya gelmeye başladı.Things are finally starting to come together.
Otobüs nihayet bir durağa gelmişti.The bus finally came to a stop.
Tom nihayet sormak istediği soruyu sordu.Tom finally asked the question he wanted to ask.
Nihayet, evime hoş geldiniz.Welcome to my house, finally.
Tom'a istediği o kamerayı almak için nihayet yeterli param var.I finally have enough money to buy Tom that camera he's wanted.
Tom nihayet Mary'ye çıkma teklif etmeye cesaret etti.Tom finally got the nerve to ask Mary out.
Tom nihayet yapmaya kalkıştığı şeyi başardı.Tom has finally achieved what he set out to do.
Tom nihayet bir iş bulmayı başardı.Tom finally succeeded in getting a job.
Tom nihayet emekli olmak zorundaydı.Tom finally had to retire.
Tom nihayet sorun için bir çözüm buldu.Tom finally came up with a solution to the problem.
Nihayet Tom'la bir araya geldim.I finally met Tom.
Şimdi nihayet biraz uyuyabileceğim.Now I'll finally be able to get some sleep.
Tom'un nihayet evet dediğini bana söyleme.Don't tell me Tom finally said yes.
Onun hakkında gerçekten ne düşündüğümü bugün nihayet Tom'a söyleyeceğim.Today, I'm finally going to tell Tom what I really think of him.
Nihayet, o geldi!Finally, she arrived!
Nihayet o burada.Finally she's here.
Şükür Tanrım, nihayet yağmur yağıyor.Thank God, it is finally raining.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod