nihayet ile cümle

nihayet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Rupert nihayet sandığın kapağını açar ve cesedi bulur.Rupert levanta a tampa do baú e encontra o corpo dentro.
Nihâyet 1929 yılında evleri yakıldı.As casas foram construídas em 1921.
Nihayetinde de topuğundan okla vurularak ölür.Por fim, é abatido por flechas.
Nihayet 1957'de Botvinnik'i 12,5-9,5 (6+ 3- 13=) yenen Smislov, dünya şampiyonu oldu.Em 1963 derrotou Mikhail Botvinnik com o resultado 12,5 – 9,5 tornando-se campeão do mundo de xadrez.
Kaçakların aramaları boşa çıkmaz ve nihayet gömülü servet günışığına çıkar.Os Patetas não perdem tempo e saem a procura de todos os suspeitos à vista.
Nihayet Japonya Seferleri 1274 ve 1281 yıllarında gerçekleştirildi.Tentativas de invasão do Japão foram frustradas com pesadas perdas em 1274 e 1281.
Nihayet, Jose Miguel ve Valentina evlenmeye karar verir ama Jose Miguel'in annesi bu evliliği kabul etmez.José Miguel e Valentina finalmente concordam em se casar, mas a Leonor não aprova o casamento.
Nihayetinde her ikisinin orduları Thyateira Savaşı'nda karşı karşıya geldi ve Procopius'un birlikleri yenildi.No final, os exércitos se encontraram na Batalha de Tiatira e Procópio foi derrotado.
1 Kasımda mesele nihayet halledilmiş gibi görünüyordu.Na véspera, isso parecia acordado.
1980'lerde, kuruluşuna yönelik siyasi husumet giderek büyüdü nihayetinde 1992 yılında dağıldı.Durante os anos 80 a organização foi ostracizada e finalmente dispersa em 1992.
Bunu müteakip diğer konuşmalar yapılmış ve nihayette törene katılanlara şairin portreleri dağıtılmıştır.Eram vendidos, por exemplo, porta retratos com as fotos dos últimos condecorados.
"Nihayet görevlendirdi...E assim foram fazendo o seu serviço...
Nihayet onları bulduk.Finalmente nos encontramos.
En nihayetinde Kasady tehlikeli bir seri katil olur.Aura tornou-se uma assassina louca e perigosa.
Nihayet Cobain aşağı inmeye ikna edildi.Mas o Vasco acabou rebaixado.
Nihayet iki ay sonra Moskova'ya döndü.Findos os dois anos, retornou à Europa.
31 yılında Tiberius nihayet Livilla ve Sejanus'un nişanlanmasına izin verdi.In 31 stond Tiberius uiteindelijk dan toch toe dat Livilla en Sejanus werden verloofd.
Nihayet, kanıtladı ve 10.000 frank ödülü aldı.Hij werd vierde en ontving hiervoor een premie van 3000 frank.
Bunun sonucunda, nihayet anlaşma sağlayabildiler.Buiten hem om hebben zij uiteindelijk een overeenkomst gesloten.
Doktorlar nihayet yolculuk için ikna olur.Uiteindelijk lukt het hen om hem te overtuigen voor een behandeling.
John nihayet 1203 yılında Arthur'u ele geçirip öldürdü.Uiteindelijk ontdeed hij zich definitief van Arthur door hem in 1203 te wurgen.
Batı Roma İmparatorluğu nihayet 476'da sona erdi.Uitgaande van het West-Romeinse Rijk, eindigde de Oudheid in 476.
Nihayet 1838’de bağımsız ayrı bir cumhuriyet oldu.In 1838 werd het een zelfstandige republiek.
Daha sonra aynı yıl nihayet NBA'ya adım atabildi.In dat jaar behaalde hij wederom de NBA titel.
Nihayet onları bulduk.Uiteindelijk legden ze het bij.
Fakat Oğuz destanı, Kıpçağı Oğuz-Han'ın soyundan değil, nihayet askerlerinden birisinin neslinden getiriyordu.Zij liet haar echtgenoot weten dat als hij niet zou ondertekenen, zij en de kinderen hem zouden verlaten.
Nihayet yemekte ev sahibiyle tanışırlar.Bij de laatste kreeg hij directielessen.
Birkaç çocuğu oldu ve nihayetinde e taşındı.Ook kreeg zij drie kinderen en heeft zich daarna gestort op het gezin.
Nihayet babamı öldürdünüz.Uiteindelijk vermoordde hij hem.
"Nihayet görevlendirdi...Ten slotte zond hij..
Nihayet 19 Şubat 1959'da Zürih ve Londra Antlaşmaları ile sorun bir süreliğine aşılmış oldu.Dit conflict kwam in 1959 met het Akkoord van Zürich en het Akkoord van Londen tot een voorlopige oplossing.
En nihayetinde ayaklanma İmparator Hadrianus tarafından bastırıldı.De opstand verraste keizer Hadrianus.
Çeka daha sonra NKVD ve nihayet KGB adını aldı.De leiding was nauw verweven met de NKVD en later de KGB.
Nihayetinde Atlas Okyanusu kıyısındaki Boma'ya vardı.Het enige hospitaal bevond zich in Boma, bij de oceaan.
1 Kasımda mesele nihayet halledilmiş gibi görünüyordu.Op 12 november waren uiteindelijk de stellingen betrokken.
Yaklaşık saat 13.00'da Weidling nihayetinde izin aldı.Om 10 uur werd Bolsward bereikt.
Nihayet Japonya Seferleri 1274 ve 1281 yıllarında gerçekleştirildi.Invasies van Japan in 1274 en 1280 mislukten.
Ve nihayet, evren bir bütün olarak iyi olmalı ya da yetkin bir iyilik haline doğru gelişmelidir.Tuchtigen (recht) of tochtigen is het geven van het recht van vruchtgebruik van een (land)goed.
Kilise nihayetinde Gloucester Katedrali olmuştur.Uiteindelijk bleef Zweedse kerk luthers.
Ve nihayetinde kendini iflas etmiş olarak buldu.Uiteindelijk raakte hij geblesseerd.
Cezayir nihayet 5 Temmuz 1962'de Fransa'dan bağımsızlık elde etti.Sinds 5 juli 1962 is Algerije onafhankelijk van Frankrijk.
Nihayet emeline ulaştı, surların üzerine çıkmayı başarmıştı.Ze kwam door de voorrondes heen en belandde uiteindelijk in de liveshows.
Nihayet 9 Eylül'de Türk orduları İzmir'e girerek Yunan işgaline son verdi.Op 9 september kwam er een einde aan de Griekse bezetting in Izmir.
Nihayet bölgenin en önemli şehri haline geldi.De stad werd de belangrijkste van het eiland.
Nihayetinde O'Higgins ve General Soler süvari ve süngülü piyadelerle saldırırlar.Zodoende worden O’Leary en zijn helpers gestopt door majoor Doryan en de soldaten.
Gitgide kötüleşen ilişkiler sonucu nihayet 1499'da gerçek savaş patlak verdi.Uiteindelijk leidde dit tot een oorlog in 1499.
Nihayet 1963 yılında bu şansı yakaladı.Die kans kreeg hij in 1939.
Evlilik yükümlülükleri ve hakları, en nihayetinde Ahit baz alınarak yaratılmıştır.Hun huwelijk en de band werden uiteindelijk ontbonden.
Bu olayın olması bir prizmanın çalışma prensibine benzer, nihayetinde ışık farklı renklere ayrışır.De facetten van het glas werken dan als een prisma, dat het licht in zijn kleuren opsplitst.
Nihayet bir yolunu bulup onlara kuvvetli bir darbe indirdi.Hij nam het ook op en had er een (toen) grote hit mee.
Nihayet 1830'da anlaşmaya varılabildi.Hij verkreeg die toestemming in 1830.
Nihayet arabacım da kaçtı.De auto is verdwenen.
Nehir, nihâyetinde Humboldt Gölü'ne dökülür.Deze rivier ontspringt in het Limburgse Nederweert.
İki hafta sonra, Petrova Linz'de nihayet ilk turnuvasını kazandı.Twee weken later won zij het toernooi van Linz.
Nihayetinde canlanmış korkuluğu yenmeyi başarır.Uiteindelijk helpt ze Mr. Incredible ontsnappen.
Nihayet 1905'te İsveç, Norveç'in bağımsızlığını tanıdı.In 1905 werd Noorwegen onafhankelijk van Zweden.
Nihayet bir nakliye şirketinde şoför olarak iş bulur.Na zijn militaire dienst ging hij aan de slag als vrachtwagenchauffeur.
Nihayet 1948 yılında FIDE, dünya şampiyonluğu için bir turnuva organize etmeye karar verdi.In 1948 werd een toernooi gehouden om een nieuwe wereldkampioen aan te wijzen.
En nihayet Juno ortaya çıkar.Uiteindelijk lijkt het of Zuko wakker wordt.
Angel nihayetinde Wolfram & Hart'a sızmayı başarır.Dan blijkt dat Craig nog steeds boos is op Stan & co.

İlgili Sayfalar