Nihayet 1905'te İsveç, Norveç'in bağımsızlığını tanıdı.В 1905 году Россия первой признала независимость Норвегии от Швеции.
Edinilmiş özelliklerin kalıtımı kavramının yanlış olduğu nihayet 20. yüzyılın başlarında geniş kabul gördü.Чудом сохранившийся, так как ошибочно едва не был снесён в самом начале XXI века.
Kıstak'ı geçtikten sonra nihayet 16 Ekimde oraya ulaşan Markham, Callao'ya yol aldı.После пересечения перешейка отбыл в Кальяо, куда и прибыл 16 октября.
Nihayet sefer kararı alınmıştı.В конце концов закон был принят.
Bu arada Lincoln nihayet L.J.’e ulaşır.Тем временем Маркус добирается до руин Лос-Анджелеса.
Ve nihayetinde kendini iflas etmiş olarak buldu.Но его в итоге признали вменяемым.
Nihayet bir nakliye şirketinde şoför olarak iş bulur.После окончания школы работает водителем грузовика.
Stroskobik fotoğraf projesi, görüntünün ilüzyonunu yaratma, nihayetinde sinemanın gelişmesini sağladı.Проекция стробоскопических фотографий, создавая иллюзию движения, и привела к появлению кинематографа.
Nihayetinde bin bir güçlükle parka vardıklarında parkın tadilat nedeni ile kapalı olduğunu görürler.Наконец, в парке развлечений они окончательно теряют его след.
Nihayetinde amaçlarına ulaştılar.Так или иначе, своей цели она достигла.
Nihayet 15 Kasım 1902 tarihinde Mısır Müzesi'nin resmi açılışı yapılır.في 15 نوفمبر 1902 تم افتتاح المتحف المصري رسمياً.
Nihayet 1986'da, Vietnam yetkililerin gözetimi altında, Küba'da eğitimini sürdürmesine izin verildi.ولكن في عام 1986، منحت الإذن لمواصلة دراستها في كوبا.
Cezayir nihayet 5 Temmuz 1962'de Fransa'dan bağımsızlık elde etti.أعلنت الجزائر في نهاية المطاف الاستقلال عن فرنسا في 5 يوليو 1962.
Nihayet babamı öldürdünüz.أنت قتلت أباك!".
Buenos Aires nihayet 1776 yılında Peru Eyaleti'nden ayrılıp Río de la Plata Eyaleti'nin başkenti oldu.أصبحت بوينوس إيرس عاصمة إمارة ريو دي لابلاتا في العام 1776 م مع مقاطعات من إمارة بيرو.
Batı Roma İmparatorluğu nihayet 476'da sona erdi.سقطت الامبراطورية الرومانية الغربية في عام 476.
Nihayet geri dönüş yolculuğu için hazırlıklar tamamlandı.فشلوا في استكمال رحلة العودة.
Doktorlar nihayet yolculuk için ikna olur.وأخيرا يجهز توفيق نفسه للسفر.
"Katliam nihayet savcısını buldu"."يوصل شريتاين لكمة وي القاضية على خصمه".
Nihayet İncil'deki bir öyküden ilham alarak oğlunu kurban etmeye kalkar.مسلسل عمر بدور عياش ابن ربيعة رضي الله عنه.
Evlilik yükümlülükleri ve hakları, en nihayetinde Ahit baz alınarak yaratılmıştır.ويمنح حقوقا ومسؤوليات، ولكن أقل من الزواج .
Nihayetinde Evey, "V" kimliğini devralır.أعتمد ماكغينيس في نهاية المطاف لقب ف.
İnançları uğruna ölmeye hazırdılar ve en nihayetinde öldüler."تأملوا بسيرتهم حتى النهاية واقتدوا بإيمانهم".
Nihayet 1838’de bağımsız ayrı bir cumhuriyet oldu.وأصبحت الدولة جمهورية مستقلة في عام 1838.
Başarısız ilk girişimin ardından, grup nihayet seçildi(Danity Kane).Depois que a primeira temporada fracassou, a banda foi finalmente escolhida (Danity Kane).
En nihayetinde firavun ordularıyla peşlerine düştü.O vencedor havia enviado "Pharaoh" com os erros ortográficos, disse ela.
Come nihayet piyasaya sürüldüğünde, Warner’ın bütün endişelerini teyid etmiş oldu.Come, quando foi finalmente lançado, confirmou todos os temores da Warner.
Ve nihayet, evren bir bütün olarak iyi olmalı ya da yetkin bir iyilik haline doğru gelişmelidir.Ou a salvação é pelas boas obras ou pela graça (perdão).
Bunun sonucunda, nihayet anlaşma sağlayabildiler.No fim, chegaram a um acordo.
Nihayet biz inananları, düşmanlarına karşı destekledik.Recompensou os que lhe foram fiéis e os que o ajudaram.
Ekonomide, 2005'in sonlarına doğru, nihayetinde sürekli bir iyileşme yaşanmaya başlanmıştı.No final de 2005, a economia finalmente começou o que parecia ser uma recuperação sustentável.
İki donanma nihayet 28 Eylül 1538'de, Narda Körfezi'nde, Preveze açıklarında birbirlerine nişan aldı.As duas frotas finalmente encontram-se a 28 de setembro de 1538 no golfo de Arta, perto de Preveza.
En nihayetinde birbirleri ile buluşan ikili, bir restoranda yemek yerler.As duas finalmente se encontram novamente em um restaurante.
Nihayet babamı öldürdünüz.Mata Teu Pai.
1328 yılında, III. Andronikos Konstantinopolis'e girmiş ve nihayetinde büyükbabasını tahttan indirmiştir.Em 1328, Andrônico III entrou em Constantinopla e finalmente depôs seu avô.
Fakat Oğuz destanı, Kıpçağı Oğuz-Han'ın soyundan değil, nihayet askerlerinden birisinin neslinden getiriyordu.Não tendo o seu tio tido descendência, acabou por herdar os bens deste (incluindo o Palacete Doglioni).
Nihayet, Tiberius'un 26 yılında tamamen çekilmesiyle Sejanus devletin ve Roma şehrinin sorumlusu haline geldi.Quando Tibério se retirou finalmente em 26, Sejano estava ao cargo da administração do Estado e da capital.
Nihayetinde canlanmış korkuluğu yenmeyi başarır.Por fim o meu Imaculado Coração triunfará.
Rupert nihayet sandığın kapağını açar ve cesedi bulur.Rupert levanta a tampa do baú e encontra o corpo dentro.
Nihayetinde de topuğundan okla vurularak ölür.Por fim, é abatido por flechas.
Nihayet 1957'de Botvinnik'i 12,5-9,5 (6+ 3- 13=) yenen Smislov, dünya şampiyonu oldu.Em 1963 derrotou Mikhail Botvinnik com o resultado 12,5 – 9,5 tornando-se campeão do mundo de xadrez.
Kaçakların aramaları boşa çıkmaz ve nihayet gömülü servet günışığına çıkar.Os Patetas não perdem tempo e saem a procura de todos os suspeitos à vista.
Nihayet Japonya Seferleri 1274 ve 1281 yıllarında gerçekleştirildi.Tentativas de invasão do Japão foram frustradas com pesadas perdas em 1274 e 1281.
Nihayet, Jose Miguel ve Valentina evlenmeye karar verir ama Jose Miguel'in annesi bu evliliği kabul etmez.José Miguel e Valentina finalmente concordam em se casar, mas a Leonor não aprova o casamento.
Nihayetinde her ikisinin orduları Thyateira Savaşı'nda karşı karşıya geldi ve Procopius'un birlikleri yenildi.No final, os exércitos se encontraram na Batalha de Tiatira e Procópio foi derrotado.
1 Kasımda mesele nihayet halledilmiş gibi görünüyordu.Na véspera, isso parecia acordado.
1980'lerde, kuruluşuna yönelik siyasi husumet giderek büyüdü nihayetinde 1992 yılında dağıldı.Durante os anos 80 a organização foi ostracizada e finalmente dispersa em 1992.
Bunu müteakip diğer konuşmalar yapılmış ve nihayette törene katılanlara şairin portreleri dağıtılmıştır.Eram vendidos, por exemplo, porta retratos com as fotos dos últimos condecorados.
Nihayet onları bulduk.Finalmente nos encontramos.
En nihayetinde Kasady tehlikeli bir seri katil olur.Aura tornou-se uma assassina louca e perigosa.
Nihayet Cobain aşağı inmeye ikna edildi.Mas o Vasco acabou rebaixado.
Nihayet iki ay sonra Moskova'ya döndü.Findos os dois anos, retornou à Europa.
31 yılında Tiberius nihayet Livilla ve Sejanus'un nişanlanmasına izin verdi.In 31 stond Tiberius uiteindelijk dan toch toe dat Livilla en Sejanus werden verloofd.
Nihayet, kanıtladı ve 10.000 frank ödülü aldı.Hij werd vierde en ontving hiervoor een premie van 3000 frank.
Bunun sonucunda, nihayet anlaşma sağlayabildiler.Buiten hem om hebben zij uiteindelijk een overeenkomst gesloten.
Doktorlar nihayet yolculuk için ikna olur.Uiteindelijk lukt het hen om hem te overtuigen voor een behandeling.
John nihayet 1203 yılında Arthur'u ele geçirip öldürdü.Uiteindelijk ontdeed hij zich definitief van Arthur door hem in 1203 te wurgen.
Batı Roma İmparatorluğu nihayet 476'da sona erdi.Uitgaande van het West-Romeinse Rijk, eindigde de Oudheid in 476.
Nihayet 1838’de bağımsız ayrı bir cumhuriyet oldu.In 1838 werd het een zelfstandige republiek.
Daha sonra aynı yıl nihayet NBA'ya adım atabildi.In dat jaar behaalde hij wederom de NBA titel.