Yaklaşık saat 13.00'da Weidling nihayetinde izin aldı.A las dos horas Hobben estaba en marcha.
Sekiz ay sonra, nihayet gene kızlarla çıkmaya başladı.Dopo otto mesi, finalmente ricominciò ad uscire con le ragazze.
Onun hakkında gerçekten ne düşündüğümü bugün nihayet Tom'a söyleyeceğim.Oggi dirò finalmente a Tom cosa penso davvero di lui.
Nihayet babamı öldürdünüz.Tu hai ucciso mi padre.
Kroll-Garten Oteli nihayet 1956'da kapanmış ve bir yıl sonra son binaların kalıntıları temizlenmiştir.Il Kroll-Garten chiuse definitivamente nel 1956 e un anno dopo le ultime autorizzazioni vennero revocate.
İki donanma nihayet 28 Eylül 1538'de, Narda Körfezi'nde, Preveze açıklarında birbirlerine nişan aldı.Alla fine le due flotte si scontrarono il 28 settembre 1538 nel Golfo di Arta, nelle vicinanze di Prevesa.
Solar nötrino probleminin çözümü nihayet deneysel olarak Sudbury Nötrino Gözlemevi ile bulunmuştur.La soluzione al problema dei neutrini solari venne finalmente trovata dal Sudbury Neutrino Observatory.
Cezayir nihayet 5 Temmuz 1962'de Fransa'dan bağımsızlık elde etti.L'Algeria alla fine riuscì ad ottenere l'indipendenza il 5 luglio 1962.
Daha sonra Morello'nun kardeşi Sergio Morello Jr.'un ve nihayetinde Don Morello'nun infazları gerçekleşmiştir.Dopo la morte dell'assessore, va ucciso Sergio Morello, il fratello di Don Morello.
Nihayet İncil'deki bir öyküden ilham alarak oğlunu kurban etmeye kalkar.L'iman smentì la voce che fosse rimasto ucciso, mentre il figlio fuggì.
Nihayetinde canlanmış korkuluğu yenmeyi başarır.Alla fine riuscirà a vincere le sue paure.
Batı Roma İmparatorluğu nihayet 476'da sona erdi.L'Impero romano d'Occidente sparì definitivamente nel 476.
Doktorlar nihayet yolculuk için ikna olur.Finalmente possono fare il trapianto.
Nihayetinde Jasmine, Connor tarafından öldürülür.Alla fine Conklin viene ucciso da Oliver.
En nihayetinde bu durum, çok hızlı dönmekte olan bir nötron yıldızının yaydığı sinyaller olarak tanımlandı.In seguito la sorgente venne identificata come una stella di neutroni rotante ad altissima velocità.
Gece nihayet UFO' lar tekrar ziyarete gelir.Ben presto però i fantasmi tornano a trovarla.
Nihayet sefer kararı alınmıştı.L'atto venne infine approvato.
Buffy nihayet kendine gelir ve içine düştüğü durumun farkına varır.Quando Buffy si rende conto di quello che è successo cade in trance.
İnançları uğruna ölmeye hazırdılar ve en nihayetinde öldüler."Mi vogliono morta, e alla fine ci riusciranno".
Nihayetinde bin bir güçlükle parka vardıklarında parkın tadilat nedeni ile kapalı olduğunu görürler.Alla fine, dopo aver superato mille ostacoli, trovano il cadavere.
Çeka daha sonra NKVD ve nihayet KGB adını aldı.Dopo la Čeka si realizzò il GPU, successivamente l'NKVD e, infine, il KGB, predecessore dell'attuale FSB.
Aile nihayet 1963 yılında Güney Kaliforniya'ya yerleşebilmiştir.La famiglia si stabilì in California nel 1910.
Bunun sonucunda, nihayet anlaşma sağlayabildiler.Alla fine, ci siamo messi d'accordo.
Fakat Anna nihayetinde savaşı kaybetti.La Società, alla fine, perde la battaglia.
Prag, General Konev'in güçleri tarafından nihayet 9 Mayıs 1945'te kurtarıldı.Il campo di Stutthof venne definitivamente liberato il 9 maggio 1945 dalle forze sovietiche.
Nihayetinde, Veloso ve Gil sürgün hayatlarını İngiltere'nin Londra şehrinde geçirdiler.Gil e Veloso devono riparare in esilio a Londra.
Bu heykel nihayetinde 704 depreminde sütundan devrildi ve tahrip oldu.Questa statua fu distrutta da un terremoto nel 704.
Armıda en nihayet Ramiro ile evlenmeye karar verir.Infine riuscirà finalmente a sposarsi con Andrea.
Nihayetinde amaçlarına ulaştılar.Alla fine riescono nel loro intento.
Nihayet 4 yıl aradan sonra Sürmeli Oteli'nde tekrar yakalanmış ve Kartal Cezaevi'ne gönderilmiştir.Quattro anni dopo fu trasferito alla diocesi di Castello.
1 Kasımda mesele nihayet halledilmiş gibi görünüyordu.Il 1º ottobre venne definitivamente svincolato.
En nihayetinde Katniss ile Peeta, hayatta kalan iki kişidir.Katniss e Peeta possono essere entrambi considerati interdipendenti.
Nihayetinde Bobby'i bir gece öldürmeyi başarırlar.Lo trovano, infine, ubriaco in un night.
Tom nihayet Mary ile irtibat kurabildi.Тому наконец-то удалось связаться с Мэри.
Ve nihayet ne zamandır Tom’dan beklenen mektup geldi.Наконец пришло долгожданное письмо от Тома.
Burada niyetim körü körüne inatçılık yapmak değil ama nihayetinde ısrarcıyım.Я не то чтобы упрямая, но настойчивая.
Nihayet onu görür ve tekrar buluşurlar.Постепенно к нему возвратилось зрение.
Nihayet onları bulduk.Наконец они были найдены.
Sezon finalinde Commonwealth Sitemi nihayet yeniden oluşturuldu.В финале сезона Содружество систем наконец восстановлено.
Nihayet biz inananları, düşmanlarına karşı destekledik.Шуайб же с уверовавшими праведниками из его народа спаслись.
Nihayetinde O'Higgins ve General Soler süvari ve süngülü piyadelerle saldırırlar.После этого О’Хиггинс и генерал Солер направили на силы испанцев кавалерию и инфантерию.
Nihayet babamı öldürdünüz.Сё убил своего отца.
Nihayet arabacım da kaçtı.Смотрю, остановилась и машина.
Nihayet, kanıtladı ve 10.000 frank ödülü aldı.Мария соглашается и получает за это 1000 франков.
Nihayet dilediği gibi şarkı söyleyebilecektir.Он может изменить его — отменить его — использовать его как ему угодно!».
Ve nihayet Titanlar (6 tanrı ve 6 tanrıçadan oluşan) oluşturuldu.В его состав входили двенадцать главных божеств: шесть богов и шесть богинь.
Nihayet 1963 yılında bu şansı yakaladı.Он успешно окончил его в 1963 году.
Nihayet, gerçek ölümünde cezalandırılır.После смерти над ним совершают религиозный обряд.
Bu görüşmelerin nihayetinde 1972 Mayıs'ında SALT I Antlaşması imzalandı.После длительных переговоров в мае 1924 года была подписана Клайпедская конвенция.
Ericsson nihayetinde ABD varlıklarını sattı.Вскоре VX был продан США.
Nihayet 13 Kasımda posta arabaları yeniden hizmete başladı.13 декабря дивизию вновь погрузили в вагоны.
Nihayet karısı kendi canını vermeye razı olur.И свою жену в итоге отстоял.
Salınımların varlığı nihayet 1998 yılındaki Süper-Kamiokande deneyinde kanıtlandı.Окончательно наличие атмосферы было подтверждено в 1988 году интенсивными наблюдениями нового покрытия.
Doktorlar nihayet yolculuk için ikna olur.В итоге они вместе пускаются в путешествие.
Nihayet mekikteki kişiler gezegeni taramayı başarır.А что если земляне придут на их планету?
Bunun sonucunda, nihayet anlaşma sağlayabildiler.В конечном счёте договорились о компромиссе.
Nihayet sarayı istila etti.Наконец, он вошёл во дворец.
8. yüzyılın başlağıcında nihayet başardılar.Окончательно этот процесс завершился в начале X века.
Slash nihayet Ekim 1996'da Rose'la olan farklılıklarından dolayı Guns N 'Roses'i bıraktı.Слэш официально покинул Guns N' Roses в 1996 году.
Nihayet, 1921 yılında keşif seferi için hazırdı.А в 1921 году по линии открыли временное движение.