nihayet ile cümle

nihayet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Nihayetinde önceki status quo geri konuldu.Finalement, encore une fois, c’est le statu quo qui l’emporte.
Nihayet, 1910 yılında; Lyon Olympique Universitaire oldu.Il devient le Lyon olympique universitaire en 1901.
Nihayet 1986'da, Vietnam yetkililerin gözetimi altında, Küba'da eğitimini sürdürmesine izin verildi.En 1986, il fut envoyé à Rome poursuivre ses études.
Bunun sonucunda, nihayet anlaşma sağlayabildiler.C'est ainsi que l'on parvint finalement à un accord.
23 Eylül 1806 günü, 12.000 km yol kat ederek nihayet St. Louis'ye vardılar.Ils arrivèrent le 23 septembre 1806 à Saint-Louis où ils furent accueillis par des centaines de personnes.
Nihayet bir gün Blanche'ın çok sevdiği muhabbet kuşu birden ortadan kaybolur.Quelque temps après, la grand-mère tant aimée de Serge disparaît.
Nihayet emeline ulaştı, surların üzerine çıkmayı başarmıştı.À l'ascension, il est parti sur les nuées.
1 Kasımda mesele nihayet halledilmiş gibi görünüyordu.Elle est finalement résolue en novembre.
Sonraları yeşil ve kırmızı kadifeden yapılmaya başlandı; nihayet kırmızı kadifede karar kılındı.Ses fruits sont verts, puis jaunes, et deviennent blanchâtres lorsqu'il sont mûrs.
Nihayet Jedi Ustası Yoda olay yerine gelir ve Dooku’yu durdurmaya çalışır.Le maître Jedi Yoda apparaît juste au moment où Dooku s’apprête à les achever.
Okula internet, Kasım 2008'de nihayet gelmiştir.Finalement l'école voit le jour en 2008.
Nihayet, 1992 yılında, park UNESCO Dünya Mirası seçildi.Enfin, en 1992, le parc est classé au patrimoine mondial de l'UNESCO,.
En nihayetinde ayaklanma İmparator Hadrianus tarafından bastırıldı.Il reste ensuite en disgrâce tout au long du règne de l'empereur Hadrien.
Nihayet Memphis, Tennessee'de zengin bir pamuk tüccarı oldu.Duvivier est devenu un homme d'affaires astucieux à Louisbourg.
Nihayetinde bir sonraki sene görüşmek üzere misafirler uğurlanır.Heureusement, des recrues arrivent l'année suivante.
1394 yılında, nihayet Timurlenk tarafından tahrip edildi.En 1399, les Angevins furent définitivement battus.
Nihayet 1830'da anlaşmaya varılabildi.Il s'en est définitivement retiré en 1830.
Takım nihayet 2003'te dağıldı.Le groupe est définitivement dissous en 2003.
Nihayet 1989 yılında son şeklini almıştır.Il prend sa forme définitive en 1980.
En nihayetinde Tanrı, kendi doğruluğunu açıklamaktadır.On doit donc expliquer Dieu par sa propre nature.
Nevruz öncesindeki son Çarşamba gününde nihayet yer (toprak) uyanır, nefes almaya başlar.«Terre de poésie» 1999 : Contre jour (suivi de) Du fragment, La Feugraie, coll.
Nihayet sefer kararı alınmıştı.L'affaire est finalement résolue.
Kıstak'ı geçtikten sonra nihayet 16 Ekimde oraya ulaşan Markham, Callao'ya yol aldı.Après avoir traversé l'isthme, il embarque pour Callao pour y arriver finalement le 16 octobre.
Nihayet yemekte ev sahibiyle tanışırlar.Elle devient alors gérante du diner.
Nihayet, Pioneer 10'dan çok zayıf sinyal alındı.Aucune réponse de Pioneer 10.
Nihayet sarayı istila etti.Ils assiègent donc le palais.
Nihayet arabacım da kaçtı.La voiture prend la fuite.
Nihayet 1963 yılında bu şansı yakaladı.Amsterdam a offert cette possibilité à la fin de 1963.
Daha sonra Göttingen Üniversitesi'nde eğitim gördü ve nihayetinde hukuk okudu.Il a étudié à l'université de Göttingen avant d'y enseigner.
Nihayet 8 Eylül 2009'da Only Built For Cuban Linx...II », Metacritic (consulté le 24 février 2013) ↑ (en) « Raekwon Only Built 4 Cuban Linx...
Nihayet bugün Cuma.Por fin es viernes.
Nihayet bu Yaz İngiltere'ye gittim.Por fin fui a Inglaterra este verano.
Tom nihayet geçen yaz Boston'a gitti.Finalmente, Tom fue a Boston el verano pasado.
Tom ve Mary nihayet evlenmeye karar verdiler.Finalmente, Tom y Mary decidieron casarse.
Yıllar süren hüsranlardan sonra, nihayet çabalarım meyve verdi.Tras años de frustraciones, finalmente mi esfuerzo ha dado frutos.
Tom nihayet sorunu anladı.Finalmente, Tom entendió el problema.
Tom nihayet Mary'den ayrılmaya karar verdi.Finalmente, Tom decidió dejar a Mary.
Nihayet geldi mi?¿Por fin ha llegado?
Fakat Anna nihayetinde savaşı kaybetti.Sin embargo al final Ana perdió la guerra.
Başarısız ilk girişimin ardından, grup nihayet seçildi(Danity Kane).Después de un primer intento fallido, finalmente se eligió una banda (Danity Kane).
Nihayet babamı öldürdünüz.Tú mataste a mi padre.
Quentin nihayet Margo'nun olduğu yeri bulur.Quentin finalmente descubre cómo encontrar la ubicación de Margo.
864 yılında nihayet başlangıçta Mufarrag tarafından talep edilen resmi atama alındı.En 864 finalmente obtuvo la investidura oficial solicitada inicialmente por Mufarrag.
İyi haber, insanların nihayet yıldızlara ulaşmış olmaları.La raza humana ha alcanzado las estrellas.
1328 yılında, III. Andronikos Konstantinopolis'e girmiş ve nihayetinde büyükbabasını tahttan indirmiştir.En 1328, Andrónico III entró en Constantinopla y finalmente depuso a su abuelo.
Ekonomide, 2005'in sonlarına doğru, nihayetinde sürekli bir iyileşme yaşanmaya başlanmıştı.A finales del 2005, la economía finalmente comenzó lo que parecía ser una recuperación sostenida.
Nihayet, kanıtladı ve 10.000 frank ödülü aldı.Por esto, recibió el premio anunciado de 10,000 francos franceses.
Ve nihayet Titanlar (6 tanrı ve 6 tanrıçadan oluşan) oluşturuldu.En el Enûma Eliš, hay seis generaciones de dioses, creados uno tras otro.
Nihayetinde Jasmine, Connor tarafından öldürülür.Al final ella es asesinada por Connor.
Batı Roma İmparatorluğu nihayet 476'da sona erdi.Fin del Imperio Romano de Occidente en 476.
Bu heykel nihayetinde 704 depreminde sütundan devrildi ve tahrip oldu.Esta estatua con el tiempo fue derribada de la columna y destruida durante un terremoto en 704.
Nihayet arabacım da kaçtı.Al final, se van en coche.
Ve nihayetinde kendini iflas etmiş olarak buldu.Por ello se endeudó y finalmente se arruinó.
Nihayet, gerçek ölümünde cezalandırılır.Por todo ello, se esperaba un terrible castigo y, posteriormante, la muerte.
Heinrich Himmler ise nihayetinde SS'nin en tanınmış lideri olacaktı.Heinrich Himmler, el líder de las SS, era uno de principales ideólogos de la Solución Final.
Yani, nihayetinde parçalanmak için çekirdeğe geri gönderilirler.Al final la dejan salir a cabalgar de nuevo.
Üçlü nihayetinde onu oradan çıkarır ki Beyaz Kitapı alabilsinler.Por suerte, al final todos ellos escapan con el libro negro.
Nihayet 1957'de Botvinnik'i 12,5-9,5 (6+ 3- 13=) yenen Smislov, dünya şampiyonu oldu.En 1963 derrotó a Mijaíl Botvínnik 12,5-9,5, convirtiéndose en campeón mundial.
Nihayet, 1904'te, Vasnetso peri masalı binalarının en bilineni olan Tretyakov Galerisi'ni tasarladı.Finalmente, en 1904 inició su obra más célebre, la fachada de la galería Tretyakov.
İnançları uğruna ölmeye hazırdılar ve en nihayetinde öldüler."Las estrellas murieron para que ustedes puedan vivir».

İlgili Sayfalar