Ana içeriğe geç
Sözlük

nihayet ile cümle

nihayet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Nihayet Osmanlılar şehrin iç bölgesini de kontrol etmeye başladı.Eventually the Ottomans began controlling the hinterland also.
1982'de A 24 nihayet açılabilirdi.In 1982 the A 24 could finally be opened.
İsyan nihayet 1740'ta bastırıldı.The rebellion was finally put down in 1740.
1322'de eş-naipleriyle savaş halindeydi, 1331'de Aşağı Bavyera nihayet aralarında paylaşıldı.In 1322 he was in war with his co-regents, in 1331 Lower Bavaria was finally partitioned among them.
1724'te tarif nihayet John Woodward tarafından yayınlandı. [2] [3] [4]In 1724, the recipe was finally published by John Woodward.[11][12][13]
Ancak, Up tabanlı Taigun projesi nihayetinde iptal edilmiştir.However, the Up-based Taigun project was ultimately cancelled.
Albüm nihayet birkaç ay sonra yayınlandı.The album was finally released a few months later.
Bu nihayet Louisville, Kentucky, ABD'de gerçekleşen 2013 sürümüyle değişti.This finally changed with the 2013 edition which took place in Louisville, Kentucky, United States.
Kalan huzursuzluk nihayet Eylül sonunda Grigory Orlov tarafından bastırıldı.The remaining unrest was finally subdued by Grigory Orlov in the end of September.[citation needed]
Nihayetinde, staz dermatitini tedavi etmek için altta yatan venöz reflü tedavisi gereklidir.Ultimately, treating the underlying venous reflux is necessary to treat Stasis dermatitis.
Bu dönüşüm nihayetinde ailesinden ve eski arkadaşlarından uzaklaşmasına yol açtı.He began a career as a writer and lecturer, and founded journals such as Athenaeum.
Nihayet 18 Şubat'ta hava açılmaya başladı.Finally on February 18, the weather started to break.
Lazkiye hükümeti nihayet 5 Aralık 1936'da Suriye Cumhuriyeti'ne katıldı.The government of Latakia finally joined the Syrian Republic on 5 December 1936.
24 Şubat 1954'te Edib Çiçekli hükümeti nihayet devrildi.On 24 February 1954, the government of Adib al-Shishakli was finally overthrown.
Plevral boşluktaki kan boşaltılmazsa, nihayetinde pıhtılaşacaktır .If the blood within the pleural cavity is not removed, it will eventually clot.
14. yüzyılın üçüncü on yılının sonunda , Peć Patrikhanesi nihayet şekillendi.By the end of the third decade of the 14th century the Patriarchate of Peć had finally been shaped.
Son fotoğrafından sonra nihayet kamerasını kapattı ve eve gitti. [1] [2]After her last shot she finally closed her camera and went home.[1][7]
Hayali nihayet 1974'te Churchill Falls projesi olarak gerçekleşti.His dream was finally realized in 1974 as the Churchill Falls project.
Suriye destekli Taif Anlaşması nihayet 1990'da Lübnan iç savaşını sona erdirdi.The Syrian-sponsored Taif Agreement finally brought the Lebanese civil war to an end in 1990.
Yine de, 2005 itibariyle turizm nihayet istikrar kazanmaya ve toparlanmaya başlamıştır.Nevertheless, as of 2005 tourism is finally starting to stabilize and recover.
The Post nihayetinde sosyal medya politikalarını ihlal etmediğine karar verdi.[1][2][3]The Post ultimately decided she did not violate its social media policy.[4][5][6]
Her şeyden önce, bu dönemde Asya yaban eşeği nihayet eşek olarak evcilleştirilmiştir.First of all, it is in this period that the wild onager was finally domesticated as the donkey.
Nihayetinde Mesih'in kurban edilmesi, ilk androjinliğin yeniden kurulmasını mümkün kılacaktır.Ultimately Christ's sacrifice will make possible a restoration of the primal androgyny.
Nihayetinde Osmanlılar ona Hasan Corso adını verdiler ve Cezayir'e gönderdiler.At the end of these years, the Turkish gave him the name Hassan Corso, and sent him to Algiers.
Kırım Savaşı patlak verdiğinde, nihayet bir şans elde eder.When the Crimean War breaks out, she finally gets her chance.
Teknedeki hasar nihayet onarıldığında bir kez daha yola çıktılar.It was December before damage to the boat was finally repaired and they set forth once again.
Nihayetinde Sina Yarımadası 1978 yılında Mısır'a iade edildi.Eventually, the Sinai Peninsula was returned to Egypt in 1978.
Nihayet Ocak 1926'da Le Chatelier emekli olduğunda kürsü ona verildi.He was finally given the chair in January 1926, when Le Chatelier retired.
Lawton nihayet krater kenarındaki savunma siperlerini ani saldırı ile ele geçirdi. [1]Lawton finally took the defensive trenches on the crater rim by storm.[1]
PMID 27677816. ↑ "Garip Solucanımsı Fosil Nihayet Evrim Ağacı'ndaki Yerini Buldu!".Bibcode:2015PNAS..112.8678Y. doi:10.1073/pnas.1505596112.
Bu muamele sonunda travmatik şoka ve nihayetinde ölüme yol açtı. [1] [2]This treatment eventually led to traumatic shock and ultimately death.[7][8]
Nihayet dokumacılar imparatorun giysisinin bittiğini söylerler.Finally, the weavers report that the emperor's suit is finished.
Yakıt nihayet İsrail Kerem Şalom Geçidi üzerinden transfer edildi.[1]Fuel was finally transferred via the Israeli Kerem Shalom Crossing.[53]
En nihayet, 1653-1654'te Starkey'in alacaklıları onu yakaladı.Finally, in 1653–1654, Starkey's creditors caught up with him.
Haplar nihayet 1920'lerde satıştan çekildi. [1] [2][3]The pills were finally withdrawn from sale in the 1920s.[1]: Ch.5 [23][24]
Edward tahta çıktığında, Cranmer nihayet büyük reformları destekleyebildi.When Edward came to the throne, Cranmer was able to promote major reforms.
Boşanma kağıtlarını az önce imzaladım, nihayet özgürüm!Ich habe gerade die Scheidungspapiere unterschrieben, jetzt bin ich endlich frei!
Tom nihayet uyandığında nerede olduğunu bilmiyordu.Tom wusste nicht, wo er war, als er schließlich aufwachte.
Bugün nihayet ona seni seviyorum deme cesaretini buldum.Heute habe ich es endlich über mich gebracht, ihr zu sagen, dass ich sie liebe.
Ona hediye ettiğim kalbimi, nihayet geri aldım!Ich hab' es endlich wieder zurück, mein ihm geschenktes Herz!
Nihayet bir ev buldum.Endlich habe ich ein Haus gefunden.
Şimdi artık eve gitme zamanı geldi. Nihayet.Nun ist es Zeit nach Hause zu fahren. Endlich.
Nihayet kış bize de gelebildi.Endlich ist hier auch der Winter angekommen.
Nihayetinde ideal, her zaman için çaba gösterilmesi gereken, ancak asla gerçekten ulaşılamayan bir hedeftir.Das Ideal ist letztlich ein Ziel, das immer angestrebt, aber nie wirklich erreicht werden muss.
Nihayetinde O'Higgins ve General Soler süvari ve süngülü piyadelerle saldırırlar.Schließlich griffen O'Higgins und General Soler mit Kavallerie und Infanterie mit Bajonetten an.
Fakat bu evlilik konusunda sekiz ay süren kavgalar sonucu nihayet kraliçe Victoria onayını verdi.Nach acht Monaten ständigen Streits über die Heirat war Königin Victoria endlich einverstanden.
Nihayet babamı öldürdünüz.Wer hat meinen Vater umgebracht.
Fakat Anna nihayetinde savaşı kaybetti.Anna hat im Krieg ihren Mann verloren.
Nihayet bir gün bu insanlardan bir tanesi zincirlerinden kurtulur ve mağarayı terk eder.Die beiden werden von dem Keiler verfolgt und enden in einer verlassenen Fabrik.
Nihayet bir nakliye şirketinde şoför olarak iş bulur.Sie bewirbt sich in einem Betrieb als Kraftfahrerin.
Nihayet onu görür ve tekrar buluşurlar.Auch sein Augenlicht kehrt zurück.
Evlilik yükümlülükleri ve hakları, en nihayetinde Ahit baz alınarak yaratılmıştır.Infolgedessen erreichten Rechte und Pflichten ihre Vollkommenheit oder befestigten sich darin.
Bunun sonucunda, nihayet anlaşma sağlayabildiler.Letztlich gelang doch noch eine Einigung.
Nihayet arabacım da kaçtı.Sein Auto sei ebenfalls verschwunden.
Nihayetinde oteli oda için arar, lakin odanın dolu olduğu yanıtını alır.Zurück in der Telefonzelle findet er einen Hotelschlüssel, doch ist das Zimmer leer.
Nihayet kalabalığın yaktığı ateşi fark ederek oraya vardılar.Dort hat die Menschenmenge inzwischen Feuer entzündet.
Nihayetinde önceki status quo geri konuldu.Stattdessen wurde der status quo ante wiederhergestellt.
Nihayet 1824 yılında, keşif için yola çıktı.1844 kam es schließlich zur Trennung.
Nihayet, kanıtladı ve 10.000 frank ödülü aldı.Dafür erhielt er das ausgeschriebene Preisgeld von 10.000 französischen Francs.
Daha sonra Sivas'a ve nihayetinde Refahiye'nin kuzeyindeki yol D 100'e katılır.Die nächste Station ist Sivas, von wo letztlich die Straße nördlich von Refahiye sich mit der D 100 vereinigt.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod