Ana içeriğe geç
Sözlük

nihayet ile cümle

nihayet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Nihayet bir köy halkına varıp onlardan yemek istediler.They asked its people for food, but were refused hospitality.
Nihayet bir ot ufantısı haline gelir.But in the Hereafter is a Penalty severe (for the devotees of wrong).
Nihayet Almanya' da YazNameFinally Summer in Germany
Bulgaristan, devlet tütün tekelini nihayet sattıBulgaria finally sells state-owned tobacco monopoly
Bulgartabac'ı satma yönündeki başarısız girişimlerle geçen on yıl sonunda, anlaşma nihayet sağlandı.After over a decade of unsuccessful attempts to sell off Bulgartabac, the deal finally went through.
Sırp Parlamentosu nihayet başkanını seçebildi, ancak ülkedeki siyasi kriz sürüyor.Serbia's Parliament finally elected a speaker, but the country's political crisis continues.
Uzmanlar, nihayetinde AB'nin Türkiye'ye, Türkiye'nin de AB'ye ihtiyacı olduğu görüşünde.Ultimately, the EU needs Turkey and Turkey needs the EU, experts said.
Zaev olayının yankıları nihayet sona ererken, yeni bir fırtına patlak verdi.Even as passions over the Zaev affair were finally cooling down, a new storm flared up.
Kamu reklamcılığı yasası bu ay nihayet meclis prosedürüne sokulacak.This month, the law on public advertising will finally enter parliamentary procedure.
Nihayet Çek Cumhuriyetine girişFinally entering the Czech Republic
Şimdi öyle görünüyor ki o beklenen büyük yatırım nihayet geldi.It now appears that big investment has finally arrived.
Uzun bir bekleyiş sonucunda Sırbistan, yeni sağlık yasasına nihayet kavuşuyor.After a long wait, Serbia is finally getting a new healthcare law.
Kaczynski konuşmasında, "Katin yarasının nihayet iyileşmesine izin verelim." demeyi planlamıştı."Let's allow the Katyn wound to finally heal," Kaczynski had planned to say in his speech.
BH hükümeti üzerinde nihayet anlaşma sağlandıAgreement finally reached on BiH government
Anlaşma, ticaretin serbestleştirilmesi ve nihayetinde serbest insan dolaşımı için zemin hazırlıyor.It sets the stage for trade liberalisation and -- eventually -- the free movement of people.
Balkanlar'da hukuk devleti ilkesi nihayet pekişiyor mu?Is strengthened rule of law finally becoming a reality?
Nihayetinde ülke hazır olduğunda, AB yapılarına katılım gerçekleşecektir.It is wise to avoid being too optimistic on the timing of accession.
Türk hükümeti yedi denemeden sonra Türk Telekom'un çoğunluk hissesini satmayı nihayet başardı.After seven tries, the Turkish government has finally sold a majority stake in Turk Telecom.
Bakü-Tiblis-Ceyhan boru hattı, pek çok gecikme sonrasında nihayet hizmete girdi.The Baku-Tbilisi-Ceyhan oil pipeline finally opens after many delays.
Sırbistan'da Organize Suç, Nihayet Adalet KarşısındaOrganised Crime Finally Faces Justice in Serbia
Dokunulmazlık günleri nihayet sona ermişti.The days of impunity were finally over.
Takım nihayet havasını bulmuş gibi görünüyordu.The team looked like it had finally regained its stride.
Makedonya, AB üyeliği müzakerelerinin nihayet bu yıl başlayacağını umuyor.Macedonia is expecting to finally start negotiations for EU membership this year.
Diğer taraftan Arnavutluk nihayet AB ile bir İstikrar ve Ortaklık Anlaşması imzaladı.On the bright side, Albania finally has a Stabilisation and Association Agreement with the EU.
Dinkiç, zanlıyla başa çıkma yönündeki siyasi iradenin nihayet bir araya getirildiğini de kaydetti.Finally the political will has been summoned to deal with him, Dinkic added.
Hükümet nihayet durumu fark etmeye başlıyor.The government is finally starting to take notice.
Ancak Weller, bunun nihayetinde gıda zincirine girebileceğini kabul etti.He acknowledged, however, that it could eventually enter the food chain.
11 Temmuz'da Srebrenica soykırımının 775 kurbanı nihayet toprağa verildi.On July 11th, 775 victims of the Srebrenica genocide were finally laid to rest.
Bu durumun nihayet sona ereceğini ümit ediyorum." dedi.I hope that it will finally come to an end," she told SETimes.
Sırbistan, AB üyeliği için adaylık statüsünü nihayet geçtiğimiz Perşembe günü aldı.On Thursday, Serbia finally received the status of a candidate for membership in the EU.
Vrki Sırbistan'a çok uzun zaman önce kazandığı bir şeyin nihayet verildiğini düşünüyor.Vrki thinks Serbia has finally been given something it earned a long time ago.
Gama radyasyonu yoğun maddeleri delmesinden dolayı nihayet absorbe edilir.Gamma radiation is eventually absorbed as it penetrates a dense material.
Nihayetinde, dernek resmi olarak 1968 yılında Üniversal sistem destekledi.As a result, the association officially supported the Universal system in 1968.
Başarısız ilk girişimin ardından, grup nihayet seçildi(Danity Kane).After an unsuccessful first attempt, a band was finally chosen (Danity Kane).
Bir dizi talipleri arasında nihayet Yuri Çurbanov'u seçti.She ended up selecting Yuri Churbanov from a number of suitors.
Bitmemiş gemi nihayetinde 1909 yılında hurdaya ayrılarak parçalandı.The unfinished ship was ultimately broken up for scrap in 1909.
1932'de nihayet görevden alındı ve hurdaya ayrıldı.[30][31]In 1932, she was finally decommissioned and broken up for scrap.[30][31]
Westmoreland'ın stratejisi nihayetinde siyasi olarak başarısız oldu.Westmoreland's strategy was ultimately politically unsuccessful.
Uygun olan birlikler nihayetinde normal birliklere transfer edildi.Troops who conformed were eventually transferred to regular units.
Ortaya çıkan tüm kaos içinde, Drake ve Josh büyük bir kavgadan sonra nihayet kaçarlar.In all of the ensuing chaos, Drake and Josh finally escape after a large fight.
Nihayet ortalık aydınlanırken korkunç ses onları yakalayıverdi!So the shriek seized them at sunrise.
Her iki fosil hominini kalıntısı eklemlendiğinden, nihayetinde birbirlerine uydukları ortaya çıktı.As both fossil hominin remains are jointed, it is found that they ultimately fit one another.
Nihayetinde 1929'da hurdaya ayrıldı.She was ultimately broken up for scrap in 1929.
Nihayetinde 1932'de hurdaya ayrıldı.She was ultimately broken up for scrap in 1932.
Ön klinik denemeler başlangıçta umut vericiydi, ancak ilaç nihayetinde başarısız oldu.[1][2].Preliminary clinical trials were initially promising,[8] but the drug was ultimately unsuccessful.
Medea Hipotezi: Dünyadaki Yaşam Nihayetinde Kendi Kendini Yıkıcı mı?The Medea Hypothesis: Is Life on Earth Ultimately Self-Destructive?
Bizanslılar bunu nihayet Halep'in kontrolünü ele geçirmek için bir fırsat olarak gördü.The Byzantines saw this as an opportunity to finally take control of Aleppo.
Nihayetinde aşağıdaki sonuca varıyoruz:We conclude that
Su nihayet çekildi.The water finally receded.
Nihayet kuruduğunda hepsi aşağı indi.When it was finally dry they all came down.
Ancak nihayetinde girişimci insanlar, gelir elde etmek için kobra üretmeye başladı.Eventually, however, enterprising people began to breed cobras for the income.
Nihayet 9 Temmuz 1816'da Tucumán Kongresi'nde resmi bir bağımsızlık ilanı yayınlandı.A formal declaration of independence was finally issued at the Congress of Tucumán on July 9, 1816.
Su kaynakları konusundaki anlaşmazlık nihayet yoğun diplomatik müzakerelerle çözüldü.The dispute over water resources was finally resolved by intense diplomatic negotiations.
Daniel nihayet Reseda'da yaşarken çocukken kıskandığı zengin yaşam tarzını yaşıyor.Daniel is finally living the wealthy lifestyle he envied as a kid when he lived in Reseda.
Nihayetinde her türlü metafiziğin yıkılmasına neden olur.It ultimately gets to destroying any kind of metaphysics.
Biriktirme nihayet nehir kanalından ayrıldığında, bir akçaağaç gölü oluşur.When deposition finally seals off the cutoff from the river channel, an oxbow lake forms.
Afrodit, seks ve güzellik tanrıçası, Astarte'nin Yunan versiyonu ve nihayetinde İnanna.Aphrodite, goddess of sex and beauty, Greek version of Astarte and ultimately Inanna.
Gün doğumunda Angus, Crusoe'nun ayrılışını izlemeden önce babasının öldüğünü nihayet kabul eder.At sunrise, Angus finally accepts his father has passed before they watch Crusoe depart.
Nihayetinde bomba patladı ve bir daha asla tekrar birlikte çalışmadık.So finally the bomb exploded and we never worked together again.[32]
Nihayetinde grubun kendisine fayda sağlamalıdır. [1]Ultimately, it should benefit the community itself.[1]
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod