Ana içeriğe geç
Sözlük

nezaket ile cümle

nezaket kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Hem erkekler hem de kadınlar "nezaket" ve "zeka"yı en önemli iki özellik olarak sıraladılar.Both men and women ranked "kindness" and "intelligence" as the two most important factors.
Arabam bozulduğunda, kendi arabasını ödünç verme nezaketini gösterdi.Er war so freundlich und lieh mir sein Auto, als meins kaputt war.
Nezaketini kötüye kullanıyor.Il abuse de sa gentillesse.
Dili ağır olmakla birlikte, şiirinde incelik ve nezaket vardır.Le poème presente un caractère léger, dans un langage simple et populaire.
Nezaket her şeyi kazanacak!Вежливость всё победит!
O nezaketen hastaneye kadar bana eşlik etti.Он любезно сопроводил меня в больницу.
Nibbles bunu görür, başka bir fişeğe tutkal sürer ve "nezaketle" Tom'a verir.Нибблз спасает Джерри, намазав очередной фейерверк клеем и «услужливо» отдав его Тому.
İletişim Fakültesi Dergisi, 24. ^ Maraşlı, Gülşah Nezaket.Revista da Academia Piauiense de Letras. ano XCVI, Nº.
O'nun nezaketi Shmi'yi etkilemişti.Współpracował on z al-Husajnim.
Babasının adı Hıfzırrahman Raşit Öymen, annesinin adı Nezaket hanımdır.Dziewczyna wstydzi się pochodzenia swojego ojca, wszędzie posługuje się panieńskim nazwiskiem matki.
Augustus'un kendi deneyimleri, sabrı, nezaketi ve politik kavrama hızı da başarısında önemli rol oynamıştır.Augustus' egna erfarenheter, hans tålamod, takt och politiska företrädanden spelade också roll.
Bu Japon nezaketi ve Amerikan nezaketi arasındaki farktan kaynaklanmaktadır..Acest lucru se datorează diferențelor de cultură dintre curtoazia japoneză și curtoazia americană.
Nezaket bir erdemdir.Politețea este o virtute.
Beni araman büyük nezaket.Este foarte politicos din partea ta să mă suni.
Beni araman büyük nezaket.Este foarte amabil din partea ta să mă suni.
Nezaket güçten doğar.Amabilitatea se naște din putere.
AOL'in TV Squad yazarı Anna Johns, Ana Lucia'yı "kırıcı ve sağduyu veya nezaketten yoksun" olarak tanımladı.Anna Johns AOL:n TV Squadista tunsi Ana Lucian olevan ”hankala ja omaavan huonon arvostelukyvyn”.
Ancak müşterilere karşı nezaketsizlik yaptığı için işten çıkarıldı.Απολύθηκε όμως, καθώς οι πελάτες δεν ήταν ευχαριστημένοι με τη δουλειά της.
İnsan nezaketi ve onurunu saygin tutmak.Tujuannya untuk memelihara keanggunan dan kehormatan perempuan.
Procopius onun nezaketini, zekasını ve gelel yeteneklerini övmüştür.Procopius ca ngợi tính hòa nhã, sự thông mình và các khả năng nói chung của ông.
Emire nezâket katmak için -u eki yerine bonvolu -i (lütfen -ınız) kalıbı kullanılabilir.束帯を着用した際には平緒もしくは石帯を用いて佩用し、略儀の場合には紫韋(むらさき-がわ)の絎緒(くけ-お)を用いて佩用する。
Lütfen onları nezaketle; bir baba, bir yol gösterici ve bir arkadaş olarak alınız!...義父でもある主君の大友義鎮(宗麟)に仕え、その偏諱を賜って鎮実と名乗る。
"Kaf" ile ise, büyüklüğü ve nezaketin kadrini.資質に優れ、仁孝に厚かったという。
O'nun nezaketi Shmi'yi etkilemişti.故其仁厚誠恕,出於自然。
Emire nezâket katmak için -u eki yerine bonvolu -i (lütfen -ınız) kalıbı kullanılabilir.大營器械,召務勿塵,率胡晉合二萬人,進軍討穎。
"Kaf" ile ise, büyüklüğü ve nezaketin kadrini.含大雅之弘量,蕴中和之美德。
İnsan nezaketi ve onurunu saygin tutmak.Prijala mu je človeška čast in slava.
Ama belki de nezaketinize karşı duyduğum minnettarlıkla sizlerle kendime dair kısa bir hikaye paylaşabilirim.T.D.: Ale może w duchu docenienia waszej dobroci mógłbym podzielić się z wami pewną historią na swój temat.
Ama belki de nezaketinize karşı duyduğum minnettarlıkla sizlerle kendime dair kısa bir hikaye paylaşabilirim.TD: A morda lahko v duhu hvaležnosti za vašo ljubeznivost, z vami delim zgodbico o sebi.
Ama belki de nezaketinize karşı duyduğum minnettarlıkla sizlerle kendime dair kısa bir hikaye paylaşabilirim.TD: Dar poate că in spiritul aprecierii amabilităţii voastre aş putea să vă împărtăşesc povestea mea.
Ama belki de nezaketinize karşı duyduğum minnettarlıkla sizlerle kendime dair kısa bir hikaye paylaşabilirim.(TD): 하지만 여러분의 친절함에 대한 감사를 표현하고 싶은 마음으로 저에 관한 작은 이야기를
Ama belki de nezaketinize karşı duyduğum minnettarlıkla sizlerle kendime dair kısa bir hikaye paylaşabilirim.И, может быть, в духе уважения к вашей доброте, я расскажу вам немного о себе.
Ama belki de nezaketinize karşı duyduğum minnettarlıkla sizlerle kendime dair kısa bir hikaye paylaşabilirim.ט.ד.: אבל אולי ברוח ההערכה שלי לאדיבות שלכם, אוכל לשתף אתכם
Ama belki de nezaketinize karşı duyduğum minnettarlıkla sizlerle kendime dair kısa bir hikaye paylaşabilirim.ت. د. : ولكن ربما في الروح من تقدير للطفكم جميعا، يمكنني مشاركتكم
Ama belki de nezaketinize karşı duyduğum minnettarlıkla sizlerle kendime dair kısa bir hikaye paylaşabilirim.感謝するという意味で 私に関する短い物語を お話しようかと思います
Ama şimdi... Bütün kibarlığım ve nezaketim benden çalındı.Aber nun ... wurde ich meiner ganzen Höflichkeit beraubt.
Ama şimdi... Bütün kibarlığım ve nezaketim benden çalındı.Dar acum... ... toatã politeþea mi-a fost luatã cu forþa.
Bayan Medlock 'o dışarı beni th verdi nezaket.Bà Medlock đã cho tôi 'nơi ra o' thứ tử tế.
Bayan Medlock 'o dışarı beni th verdi nezaket.Doamna Medlock mi-a dat "o plasa în afara"-lea bunătate.
Bayan Medlock 'o dışarı beni th verdi nezaket.Fru Medlock gav mig th 'plads ud o' venlighed.
Bayan Medlock 'o dışarı beni th verdi nezaket.Gospa mi je dal Medlock "kraj ven o" th prijaznost.
Bayan Medlock 'o dışarı beni th verdi nezaket.La señora Medlock me dio 'lugar fuera o' th bondad.
Bayan Medlock 'o dışarı beni th verdi nezaket.La signora mi ha dato Medlock 'posto fuori o' ° gentilezza.
Bayan Medlock 'o dışarı beni th verdi nezaket.Medlock kaptam én "helyen, o" kedvesség.
Bayan Medlock 'o dışarı beni th verdi nezaket.항상 멀리. 부인 Medlock는 'O 밖 곳에'나에게 준 일 친절.
Bayan Medlock 'o dışarı beni th verdi nezaket.Mevrouw Medlock gaf me th 'plaats, buiten o' vriendelijkheid.
Bayan Medlock 'o dışarı beni th verdi nezaket.Mme Medlock m'a donné "lieu à o 'th gentillesse.
Bayan Medlock 'o dışarı beni th verdi nezaket.Mrs. Medlock gab mir th 'Platz aus o' Freundlichkeit.
Bayan Medlock 'o dışarı beni th verdi nezaket.Mrs Medlock gav mig e "plats ute o" vänlighet.
Bayan Medlock 'o dışarı beni th verdi nezaket.Mrs. Medlock me deu "lugar fora o 'th bondade.
Bayan Medlock 'o dışarı beni th verdi nezaket.Mrs Medlock memberi saya 'tempat keluar o' ke kebaikan.
Bayan Medlock 'o dışarı beni th verdi nezaket.Pani Medlock dał mi "miejsce się o 'th życzliwość.
Bayan Medlock 'o dışarı beni th verdi nezaket.Pani Medlock mi th 'miesto z o' láskavosť.
Bayan Medlock 'o dışarı beni th verdi nezaket.Paní Medlock mi th 'místo z o' laskavost.
Bayan Medlock 'o dışarı beni th verdi nezaket.Rouva Medlock sain th "paikassa O ' ystävällisyys.
Bayan Medlock 'o dışarı beni th verdi nezaket.Κα Medlock μου έδωσε "θέση από o 'ου καλοσύνη.
Bayan Medlock 'o dışarı beni th verdi nezaket.Г-жа Medlock дав мені 'місце з о' ї доброту.
Bayan Medlock 'o dışarı beni th verdi nezaket.Г-жа Medlock дал мне 'место из о' й доброту.
Bayan Medlock 'o dışarı beni th verdi nezaket.Г-жа Medlock ми даде "място, о"-та доброта.
Bayan Medlock 'o dışarı beni th verdi nezaket.תמיד משם. גב 'Medlock נתן לי' המקום o 'ה חסד.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod